Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

41 sonuç · “sa'y

01
Kol

Sayyâdiyye

Ahmed İzzeddin es-Sayyâdî'ye nispet edilen; Hicaz, Suriye, Mısır ve daha sonra İstanbul bağlantıları bulunan Rifâî kolu.

02
İlişkili kol

Ammâriyye

Ammâr Bû Sennâ’ya nispet edilen, doğu Cezayir’den Tunus’a yayılan bölgesel Kādirî kol.

03
İlişkili kol

Prizren Rifâî Çevresi

Yakova ve Prizren dergâhları üzerinden Balkanlarda sürdürülen Rifâî erkân, yayın ve meşâyih ağı.

04
İlişkili yol

Rifâiyye

Ahmed er-Rifâî'nin Ümmü Abîde merkezli ilim, hizmet ve irşad mirasına nispet edilen; Irak'tan Suriye, Mısır, Anadolu ve Balkanlar'a çok sayıda aile ve halife hattıyla yayılan tasavvuf yolu.

05
Şahsiyet

Abdurrahman Câmî

Abdurrahman-ı Câmî / Molla Câmî (23 Şâban 817 / 7 Kasım 1414, Harcird – 18 Muharrem 898 / 9 Kasım 1492, Herat); Fars şiirinin son büyük üstadı sayılan Nakşibendî şair ve âlim. Nefehâtü'l-üns müellifi; İbnü'l-Arabî'nin vahdet-i vücûdunu Nakşibendiyye ile kaynaştırmıştır .

06
Şahsiyet

Abdüsselâm b. Meşîş el-Hasenî

Abdüsselâm b. Meşîş el-Hasenî (ö. 625/1228 [?]), Benî Arûs ve Cebelialem çevresinde yaşayan; Ebü'l-Hasan eş-Şâzelî'yi yetiştiren, Salâtü'l-Meşîşiyye ve Şâzelî kaynaklarında korunan öğütleriyle Mağrib tasavvufunda kalıcı iz bırakan sûfîdir.

07
Şahsiyet

Açıkbaş Seyyid Mahmud Resmî

Açıkbaş Seyyid Mahmud Resmî (ö. 15 Rebîülâhir 1077/1666), amcası Rûmiyye Şeyhi'nden Nakşibendî terbiyesi alan; Âmid'den Bursa'ya gelerek Dâye Hatun ve Ulu Cami'de irşad halkaları kuran şeyh ve şairdir.

08
Şahsiyet

Ahmed b. Ukbe el-Hadramî

Ahmed b. Ukbe el-Hadramî (ö. 1489), Yemen’den Kahire’ye yerleşen, Şâzelî ve Kādirî icâzetlerini taşıyan ve Ahmed Zerrûk’un seyrüsülûkünde derin tesir bırakan şeyhtir.

09
Şahsiyet

Akıncı Muslihiddin Efendi

Akıncı Muslihiddin Efendi (ö. 970/1562-63), Ustrumca’dan Vardar Yenicesi’ne yerleşen, Edirne Üç Şerefeli Medrese’de müderrislik yaptıktan sonra resmî görevden çekilip öğretim ve ibadetle yaşayan Osmanlı âlimidir.

10
Şahsiyet

Alâiyeli Seyyid Süleyman el-Halvetî

Alâiyeli Seyyid Süleyman (ö. 27 Cemâziyelevvel 1064/15 Nisan 1654), Şeyh Ali Efendi’den inâbe alan, Kasımpaşa’da bulunduktan sonra Bursa Ahmed Paşa-yı Fenârî Zâviyesi postunu yaklaşık otuz sekiz yıl taşıyan Halvetî şeyhidir.

11
Şahsiyet

Ali b. Meymûn el-Mağribî

Ali b. Meymûn el-Mağribî (1450–1511), Mağrib’den Hicaz, Suriye, Lübnan ve Bursa’ya uzanan irşad ağıyla Şâzeliyye’nin Anadolu’daki ilk güçlü temaslarından birini kuran; zühd, sünnete bağlılık ve doğrudan terbiye anlayışıyla tanınan sûfî ve âlimdir.

12
Şahsiyet

Ali Dede Buhârî

Ali Dede Buhârî, XV. yüzyıl başlarında Emîr Sultan’ın yol arkadaşlarıyla Buhara’dan Hicaz üzerinden Bursa’ya gelen; İncirli Hamamı yakınında tekke kurup burada yaşayan ve Eşrefzâde Tekkesi çevresine defnedilen sûfîdir.

13
Şahsiyet

Ali el-Aclûnî

Ali el-Aclûnî (ö. 972 veya 973/1564-66), Aclûn’dan Osmanlı ülkesine gelerek Bursa’ya yerleşen; 1546’dan itibaren Ulu Cami imamlığı yapan, on kıraat bilgisi, uzlet hayatı ve Ebüssuûd Efendi’yle ilmî yazışmalarıyla tanınan Hanefî ve Kâdirî meşrep âlim-sûfîdir.

14
Şahsiyet

Balıkesirli Kara Mehmed Efendi

Balıkesirli Kara Mehmed Efendi (ö. 1139/1726-27), Müfettişzâde Abdülkerîm Efendi’nin çevresinde yetişen; Bursa’nın çok sayıda vakıf medresesinde ve İnegöl İshak Paşa Medresesi’nde yaklaşık otuz beş yıl ders veren Osmanlı müderrisidir.

15
Şahsiyet

Bigadiçli Şeyh İsmâil Efendi

Bigadiçli Şeyh İsmâil Efendi (ö. 1122/1710-11), Bigadiç’ten Bursa’ya ilim tahsili için gelen; Bursa Ulu Camii’ndeki vaaz ve nasihatleriyle, fasih ve etkili hitabetiyle tanınan Osmanlı âlim ve vâizidir.

16
Şahsiyet

Burhâneddin İbrâhim ed-Desûkī

Burhâneddin İbrâhim ed-Desûkī (633-676/1235-1277), Kur’an ve Şâfiî fıkhı tahsilinden sonra Rifâiyye, Sühreverdiyye, Şâzeliyye ve Ebû Medyen irşad çevrelerinden nasip alan; Desûk’ta uzun halvet ve irşad hayatı yaşayan, kardeşi Şeyh Mûsâ vasıtasıyla Desûkıyye-Burhâniyye adıyla teşekkül eden yolun pîridir.

17
Sözlük

sa'y

(^1 [Ar.] ftk. Hac ve umre ibadetleri sırasında, Safâ ile Merve tepeleri arasın Safâ’dan başlayıp Merve’de mamlanmak üzere yedi defa dip gelmeyi ifade eden fıkıh rimi. Bu ibadet, İslâmî inan göre vacip olup ihramlı bir çimde yapılması uygun gör mektedir. saye a. [F.] “Gölge” anlam daki bu söz, başka kelime terkiplerle yeni terimler oluş rur.

18
Mekân

Emîr Sultan Türbesi ve Külliyesi

Bursa · Türkiye · Vefatında defnedildiği yer; rivayete göre kafileye rehberlik eden nurun söndüğü noktadır. Padişahların Bursa'ya geldiklerinde mutlaka ziyaret ettikleri türbe. İlişkili kişi dosyası Emîr Sultan : Emîr Sultan (ö. 833/1429 [?]), Buhara’dan Hicaz ve Irak üzerinden Anadolu’ya gelen, Bursa’ya yerleşen, Yıldırım Bayezid’in kızı Hundi Hatun’la evlenen; Kübrevî irşad hattı, külliyesi ve menâkıbnâme mirasıyla erken Osmanlı dinî-toplumsal hayatında kalıcı iz bırakan sûfîdir.

19
Mekân

İsmâil Hakkı Camii ve Türbesi, Tuzpazarı

Bursa · Türkiye · 1135/1723'te Bursa'ya döndükten sonra kendi imkânlarıyla inşa ettirdiği cami; 9 Zilkade 1137'de (20 Temmuz 1725) vefat etmiş ve kabri caminin kıble tarafına yapılmıştır. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Bursalı İsmâil Hakkı : Bursalı İsmâil Hakkı (1653–1725), Atpazarî Osman Fazlı’nın halifesi; Üsküp, Ustrumca, Bursa, Tekirdağ, Şam ve Üsküdar’da irşad faaliyetinde bulunan; Rûhu’l-beyân başta olmak üzere yüzü aşkın eseriyle Celvetî irfanını tefsir, vaaz, şiir ve şerh geleneği içinde işleyen Osmanlı sûfî-müellifidir.

20
Mekân

Harput

Elazığ · Türkiye · Doğduğu şehir; Celâlî isyanları sebebiyle buradan Bursa'ya hicret etmek zorunda kalmıştır. İlişkili kişi dosyası Hasan Burhâneddin Cihângîrî : Hasan Burhâneddin Cihângîrî (yaklaşık 1592–Kasım 1663), Perçenç’ten Bursa’ya giderek Ya‘kūb-ı Fânî’den hilâfet alan; İstanbul Cihangir Camii yanında tekke kuran Halvetî şeyhidir.

21
Mekân

Baba Haydar Tekkesi, Eyüp

İstanbul · Türkiye · Celâlî tehdidi Bursa'ya ulaşınca şeyhi Yâkub Fânî ile birlikte gelip yerleştikleri tekke; Ramazan Mahfî ve Şerbetçi Mehmed Efendi'nin sohbetlerine bu yıllarda katılmıştır. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Hasan Burhâneddin Cihângîrî : Hasan Burhâneddin Cihângîrî (yaklaşık 1592–Kasım 1663), Perçenç’ten Bursa’ya giderek Ya‘kūb-ı Fânî’den hilâfet alan; İstanbul Cihangir Camii yanında tekke kuran Halvetî şeyhidir.

22
Mekân

Akhisar

Manisa · Türkiye · Doğduğu köyün bağlı olduğu kaza; aynı ilçeden İbn Îsâ Akhisarî de bir sûfî şairdir. İlişkili kişi dosyası Yiğitbaşı Ahmed Şemseddin Marmaravî : Ahmediyye'nin teşekkülü Pîr Muhammed Erzincânî, Tâceddin İbrahim Kayserî ve Alâeddin Uşşâkî hattından gelen Yiğitbaşı Ahmed Şemseddin Marmaravî, Halvetiyye'nin dört ana kolundan Ahmediyye'nin pîri kabul edilir. Geniş alt kol ağı Sinâniyye, Uşşâkıyye ve Ramazâniyye başta olmak üzere birçok şube Ahmediyye gövdesinde gelişti. Mısriyye, Cerrâhiyye, Cihangiriyye, Raûfiyye ve Hayâtiyye gibi kollar bu ağın sonraki…

23
Mekân

Araplar mahallesi

Bursa · Türkiye · 900/1495 civarında doğduğu mahalle; babası Manyas'tan gelip Bursa'ya yerleşmiştir. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Mehmed Muhyiddin Üftâde : Mehmed Muhyiddin Üftâde (ö. 1580), Bursa’da yetişen, Hızır Dede yanında sülûkünü tamamlayan ve Aziz Mahmud Hüdâyî’yi yetiştiren Celvetiyye pîridir.

24
Mekân

Karaman

Karaman · Türkiye · Ankara Savaşı'nın ardından Timur'un askerleri Bursa'yı ele geçirince Fenârî, muhtemelen Mısır dönüşünde tanıştığı Karamanoğlu II. Mehmed Bey'le Karaman'a gitti ve orada on yıldan fazla ders verdi. Fâtiha tefsiri Aynü'l-a'yân da Mehmed Bey'e ithaf edilmiştir.

25
Mekân

Manyas

Balıkesir · Türkiye · Babasının Bursa'ya gelmeden önce bulunduğu yer. İlişkili kişi dosyası Mehmed Muhyiddin Üftâde : Mehmed Muhyiddin Üftâde (ö. 1580), Bursa’da yetişen, Hızır Dede yanında sülûkünü tamamlayan ve Aziz Mahmud Hüdâyî’yi yetiştiren Celvetiyye pîridir.

26
Mekân

Bursa

Bursa · Türkiye · Zâkirzâde Abdullah Efendi'nin halifesi olarak gönderildiği, kendi dergâhını yaptırıp irşadda bulunduğu şehir; İstanbul'a giderken meşihatı Niksarlı Mehmed Efendi'ye bırakmıştır. Rakibi Vânî Mehmed Efendi de 1683 sonrası buranın Kestel köyüne sürülmüştür.

27
Mekân

Rodos Kalesi (ilk sürgün)

Rodos · Yunanistan · Edirne Eskicami'deki vaazı sebebiyle 13 Cemâziyelâhir 1085'te (14 Eylül 1674) kale içinde bir hücreye kapatıldı; dokuz ay sonra Bursa'ya dönmesine izin verildi. İlişkili kişi dosyası Niyâzî-i Mısrî : Niyâzî-i Mısrî, XVII. yüzyıl Halvetî şiirinin en güçlü temsilcilerinden; sürgünler, vaazlar, irşad halkaları ve Türkçe Dîvân-ı İlâhiyyât'ıyla etkili olmuş sûfîdir.

28
Mekân

Mekke

Mekke · Suudi Arabistan · Kaldığı süre boyunca her gün yedi tavaf ve yedi sa'y yaptığı şehir. İlişkili kişi dosyası Seyyid Ahmed-i Buhârî : Seyyid Ahmed-i Buhârî (ö. 994/1586), XVI. yüzyıl ortalarında Buhara’dan İstanbul’a gelerek Unkapanı-Yeşil Tulumba çevresine yerleşen; türbesi II. Mahmud döneminde yeniden ortaya çıkarılan Nakşibendî şeyhidir.

29
Makale

Mehmed Sükûnî: İlim, Tasavvuf ve Gelibolu Hattı

Mehmed Sükûnî'nin Bıçakçızâde Ali Efendi yanındaki tahsilini, Niyâzî-i Mısrî'ye intisabını, Gelibolu vazifesini ve Fevâ’id-i Aliyye adlı eserini birlikte okur.

30
Eser

Sayfalar 21–28

Muzaffer Ozak Külliyatı · Evet, Hz. Musa aleyhisselâm sadrının şerholunmasını, işlerinin kolaylaştırılmasını, lisanındaki tutukluğun giderilmesini, sözünün daha iyi anlaşılmasını, ehlinden ve akrabasından b

31
Eser

Sayfalar 16–22

Muzaffer Ozak Külliyatı · attı. Biz narı gülzar eyledik. Bizim için nara düşene nâr nûr olur. Bizim iznimiz olmadıkça ateş yakmaz. Suretperestler ateşi yakar zannederler. Işte Nemrud öyle zannetmişti. Ateş,

32
Eser

Sayfalar 23–28

Muzaffer Ozak Külliyatı · bağlayıp, bıçağı onun körpe gerdanına nasıl vuracaksın? Bu güle, oynaya giden yavrunun sence hiçbir değeri yok mu?» dediğinde hak nebi, Allahın Halili, Iblise hitaben şöyle söyledi

33
Eser

Sayfalar 41–48

Muzaffer Ozak Külliyatı · ETVAR-I-SEB'ADA OLAN ESMÂ-I-İLÂHİYYENİN RENKLERI Tevhidin nuru hava'i mavi Ism-i-celâlin nuru kırmızı İsm-i-Hû'nun nuru yeşil İsm-i-Hak'kın nuru beyaz Ism-i-Hay'yın nuru sarı İsm-i

34
Eser

Sayfalar 35–40

Muzaffer Ozak Külliyatı · tahhar olan âşıkı sadıklar! Eğer Allah ve Resûlüne iyman edip, Allah ve Resûlünü her şeyimizden ziyade severek îymanımızı kemale eriştirdi isek, hak yolunda da herşeyimizi fedaya h

35
Eser

Sayfalar 42–50

Muzaffer Ozak Külliyatı · Allah celle celâluhu; bu âyet-i celillerle, kâfirlerin cehennemde görecekleri şiddetli âzabı beyan buyurmakta ve diğer bir âyet-i kerimede de: «innâ a'tednâ lil-kâfiriyne selasile

36
Eser

Sayfalar 64–70

Muzaffer Ozak Külliyatı · ni ateşle doldururlar. Allah bizi ondan dünyada ve âhirette ayırmasın. Onu sev, unun sünnetine riayet et. Zira, seven meyus mükedder ve mahzun olmaz. Severim diyen ona çok salâvat

37
Eser

Sayfalar 85–93

Muzaffer Ozak Külliyatı · Kıssas-ı Ali Radiyallahu anh: HİKÂYE Ibni Mülcem namındaki nâmerd, beyt-i Huda olan damadı Paygamberi bir sabah huzuru Hakta iken zehirli kılıç ile vurdu. O beyti Huda melcei fukar

38
Eser

Sayfalar 97–102

Muzaffer Ozak Külliyatı · da içmek, yemek yediği tabağa ve su içtiği kaba üfürmemek, her yudumun evvelinde besmele ve sonunda el-hamdü lillah demektir. Behlül-ü Dâna, kadı efendiyi sabırla ve sükûnetle dinl

39
Eser

Sayfalar 117–122

Muzaffer Ozak Külliyatı · cehenneme beraber girersiniz. Onlara doğru yolu göstermek, kötü yoldan çevirmek için elinden geleni yap! Başıma belâ açarım diye korkma! Bütün dünya kâfir olsa, sen dini Muhammedde

40
Eser

Sayfalar 126–134

Muzaffer Ozak Külliyatı · kapıda görününce kadınların hepsi bıçakları ile meyvaların jerine parmaklarını kesmeğe başladılar ve bunun farkına dahi varmadılar. Bunu gören Züleyha, Yusuf Aleyhisselâmı dışarıya

41
Eser

Sayfalar 152–159

Muzaffer Ozak Külliyatı · (O gün, biz müttekileri binecekleri bineklerle Rahmanin huzuruna foplayacağız.) Cehennemlik olanlardan kurban kesenlerin, kurbanlarını Allahu teâlâ kabul buyurmayacak ve onlar cehe