Mehmed Sükûnî'nin Bıçakçızâde Ali Efendi yanındaki tahsilini, Niyâzî-i Mısrî'ye intisabını, Gelibolu vazifesini ve Fevâ’id-i Aliyye adlı eserini birlikte okur.
İlimden tasavvufa geçiş değil, iki alanın birleşmesi
Şeyhî'nin biyografisi Mehmed Sükûnî'yi önce Bıçakçızâde Ali Efendi'nin talebesi, ardından Niyâzî-i Mısrî'nin müridi olarak tanıtır. Daha sonraki Fevâ’id-i Aliyye kaydı, ilmî çalışmalarını tasavvufa yöneldikten sonra bırakmadığını gösterir.
Gelibolu hilâfeti
Gelibolu'ya gönderilişi Mısrî çevresinin Bursa dışındaki irşad coğrafyasını gösterir. Kaynak vazifenin süresini “aylar ve yıllar” diye anlatır; kesin tarih ve tekke adı vermediği için bunlar tahminle tamamlanmamıştır.
Kasım Subaşı Zâviyesi
Bursa'ya dönüşünün ardından Ali Paşa Camii yakınındaki zâviyenin postuna geçmiştir. Mekân adı açık olmakla birlikte bugünkü konumu güvenle tespit edilmeden haritaya nokta">nokta eklenmemiştir.
Bir hâşiye müellifi
Fevâ’id-i Aliyye, Câmî ve İsâmüddin arasındaki ilmî tartışmayı ele alır. Bu eser Mehmed Sükûnî'nin kişi sayfasını yalnız bir silsile halkasına indirgememeyi gerektirir.
Adaşlık uyarısı
Kaynaklarda Sükûnî mahlasını kullanan başka şahıslar vardır. Mudurnulu Mehmed Sükûnî, isim benzerliği sebebiyle Sükûnî Ahmed Efendi veya diğer Sükûnî kayıtlarıyla birleştirilemez.