ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
38 sonuç · “re'y”
01Gavsiyye (Kādiriyye)
Uç merkezli, Sind-Pencap-Keşmir'e yayılan Geylânî aile kolu.
Medeniyye
Muhammed Hasan Zâfir el-Medenî ve Zâfir ailesiyle Trablusgarp, İstanbul ve başka merkezlere yayılan kol.
Abdürrezzâk Şâban Efendi
Abdürrezzâk Şâban Efendi (ö. 1098/1686-87), İnebolu çevresinden İstanbul'a gelerek Kasımpaşa Kızanlık Çeşme Mescidi imamlığı yapan; 1668'den vefatına kadar Eyüp Sultan Camii kürsüsünde hadis, tefsir ve vaaz hizmeti yürüten âlimdir.
Acem Seyyid Ömer Efendi
Acem Seyyid Ömer Efendi (ö. 4 Rebîülevvel 1138/1725), Mirza Mustafa Efendi'den mülâzemet alan; Hayreddin Paşa Medresesi'nin ilk müderrisliğinden Sahn-ı Semân ve altmışlı medreselere yükselen Osmanlı âlimidir.
Ahmed b. Ukbe el-Hadramî
Ahmed b. Ukbe el-Hadramî (ö. 1489), Yemen’den Kahire’ye yerleşen, Şâzelî ve Kādirî icâzetlerini taşıyan ve Ahmed Zerrûk’un seyrüsülûkünde derin tesir bırakan şeyhtir.
Balıkzâde İbrâhim Çelebi
Balıkzâde İbrâhim Çelebi (ö. 1003/1595), Ebüssuûd Efendi’den mülâzemet alan; Gümülcine, Silistre ve Tırhala’dan Feyyûm ile Mansûre’ye uzanan görev hattında kadılık yapan Osmanlı âlimidir.
Bursalı İsmâil Hakkı
Bursalı İsmâil Hakkı (1653–1725), Atpazarî Osman Fazlı’nın halifesi; Üsküp, Ustrumca, Bursa, Tekirdağ, Şam ve Üsküdar’da irşad faaliyetinde bulunan; Rûhu’l-beyân başta olmak üzere yüzü aşkın eseriyle Celvetî irfanını tefsir, vaaz, şiir ve şerh geleneği içinde işleyen Osmanlı sûfî-müellifidir.
Harîrîzâde Kemâleddin Efendi
Harîrîzâde Muhammed Kemâleddin Efendi (1850-1882), Halvetî-Bekrî sülûkünü Melâmî tevhid öğretisi ve geniş icazet ağıyla birleştiren; Tibyân ve Fecru'l-Esmâ başta olmak üzere yaklaşık kırk eser bırakan İstanbul sûfî-müellifidir.
İBRÂHÎM-İ DESSÛKÎ HAZRETLERİ
İBRÂHÎM-İ DESSÛKÎ HAZRETLERİ Mısbâh-ı esrâr-ı tarîkat, miftâh-ı envâr-ı hakîkat, kutbu’l-aktâb İbrâhîm ed-Dessûkî hazretleri, eâzım-ı ulemâ-yı İslâmiyye’den ve ecille-i ricâl-i tarîkat-ı aliyyeden olup, aktâb- ı erbaa sırasına girmiş ve silsile-i nesebleri Hz. Ali efendimize müntehî bulunmuştur. İbrâhîm b. Ebi’l-Mecd b. Ali Kureyş b. Muhammed et-Tayyib…
Karamanî Ahaveyn Mehmed Çelebi
Karamanî Ahaveyn Mehmed Çelebi (ö. 974/1566), Konya’dan yetişen; Sahn-ı Semân ve Süleymaniye’de ders veren, Bâkî ve Hoca Sâdeddin’in de bulunduğu ilmî-edebî çevreyi himaye eden Osmanlı âlimidir.
Ken‘an Rifâî
Ken'an Rifâî (Selânik – 7 Temmuz 1950, İstanbul); mutasavvıf-şair. Medine'de Seyyid Hamza er-Rifâî'den hilâfet alıp Hırkaişerif'teki Ümmü Kenan Dergâhı'nda postnişin olmuş, XX. yüzyılın ilk yarısına damgasını vuran bir çevre yetiştirmiştir.
Mevlevî Şeyhi Hasîb Seyyid Mehmed Efendi
Hasîb Seyyid Mehmed Efendi (ö. 1709-10), İstanbul'dan Kahire'ye giderek Siyâhî Mustafa Efendi'den Mevlevî terbiyesi alan; İznik'te zâviye şeyhliği yapan ve Hasîb mahlasıyla divan tertip eden Mevlevî şairidir.
Muhammed b. Abdurrahman el-Gaştûlî el-Curcurî
Muhammed b. Abdurrahman el-Gaştûlî el-Curcurî (yaklaşık 1722–1793/94), Ezher’de Mustafa Kemâleddin el-Bekrî’nin halifesi Muhammed el-Hifnî’den yetişen, Cezayir’de Rahmâniyye’yi kuran ve iki makamı sebebiyle ‘Ebû Kabreyn’ diye anılan Halvetî-Şa‘bânî şeyhidir.
Muhammed el-Fârızî
Abdülkādir-i Geylânî'nin Kahire'ye yerleşen torunlarından ve Fârızıyye nispetinin pîri.
re'y
(JİJ [Ar.] İslâm bilimlerinde, şefî ve amelî bir konuda görüş, düşünce ve kıyas yöntemiyle kanaat bildirme. reyhânî a. Çy^fi [< Ar. reyhân î] İslâm hat sanatında, genellik Kur’ân-ı Kerîm yazımında k lanılan altı yazı çeşidinden bi nin adı. bk. aklâm-ı sitte rezîlet a. (oLjJ [Ar.] Kötü huy erdem dışı davranışlar için k lanılan ahlâk terimi, “fazile (bk. bu madde) karşıtı
ashâbu’r-re'y
Akıl ve kıyas yöntemini kullanarak Kur’ân-ı Kerîm ve sünnetten birtakım temel ilkeler çıkaran ve Hz. Peygamberden’den hadis çıkmayan konularda hayatın değerlerini bu esaslar doğrultusunda çözümlemeye çalışan kimseler ve bunlarm oluşturduğu ekol
ehl-i re'y
İslâmiyetin yayılmasmdan sonra 8. yüzyılda ortaya çıkan Küfe merkezli fıkıh ekolüne ve bu ekol içinde hâkimlik yapanlar kimseler
Re'y Yolu
Kıyas yolu. Kur'ân-ı kerîmde ve hadîs-i şerîflerde açıkça bildirilmemiş bir işin hükmünü buna benziyen ve açıkça bildirilen başka bir işin hükmüne benzeterek bulma yolu. (Bkz. Ehl-i Re'y) Eshâb-ı kirâmdan (radıyallahü teâlâ anhüm) sonra re'y yolunda olan müctehidlerin reisi, imâmı, İmâm-ı a'zam Ebû Hanîfedir. (Serahsî)
Ezher
Kahire · Mısır · Hifnî'nin on dört yaşında babasıyla Kahire'ye gidip kaydolduğu, Şâfiî fıkhı başta olmak üzere usûl, tefsir, hadis, kelâm, mantık, nahiv ve aruz okuduğu, sonra bu ilimleri okutmaya başladığı medrese. 1171 (1758) yılında Ezher şeyhliğine getirilmiştir.
Vidin
Vidin · Bulgaristan · Ailenin Rus istilâsından sonra hicret ettiği ve üç yıl kaldığı şehir. Feyzullah Efendi burada Vidin valisi Molla İdris Paşa'nın isyanı sırasındaki çatışmayı, uzun süre yer altı sığınağında yaşamayı ve ardından çıkan veba salgınını anlatır. Silistre'ye dönüp iki buçuk yıl kaldıktan sonra 1232/1816'da yeniden Vidin'e yerleştiler; babası ve iki kardeşiyle kale neferliğine kaydolurken gündüzleri mektebe devam etti, Asâkir-i Mansûre-i Muhammediyye'nin kurulması üzerine askerî eğitimlere katıldı. 1262/1845'te memleketi olarak Vidin'e döndüğünde üç ay kalmış ve burada pek çok kişinin yola girmesine vesile olmuştur.
Dımaşk
Dımaşk · Suriye · Muhtemelen on beş ile yirmi yaşları arasında yüksek öğrenim için önce buraya gitti. 954'te (1547) yeniden döndüğü, ardından Kahire'ye geçtiği ve iki şehirde on yıl kadar kaldığı kaydedilir. İlişkili kişi dosyası Garseddin Ahmed Şihâbeddin : Garseddin Ahmed Şihâbeddin (ö. 971/1563-64), Halep, Şam ve Kahire'de tıp, hikmet, matematik, tefsir ve hadis tahsil eden; Osmanlı ülkesinde hekimlik ve telifle geçinen çok yönlü âlimdir.
Kahire
Kahire · Mısır · Tahsilini bitirince Mısır'a giderek Gülşenî çevresine bağlandı; Semiz Ali Paşa ile de burada tanıştı. İlişkili kişi dosyası Lâihî Mustafa Çelebi : Sirozlu Lâihî Mustafa Çelebi (ö. 973/1565-66), Kahire'de Ahmed Hayâlî'nin yanında Gülşenî terbiyesini tamamlayan; üç dilde şiir yazan ve geniş bir mecmua derleyen sûfî müelliftir.
Kahire
Kahire · Mısır · Muhtemelen şeyhinin izniyle vaaz ve irşad için gidip yerleştiği şehir; çevresinde Sübkî'nin babasının da katıldığı geniş bir cemaat oluştu ve İbn Teymiyye ile tartışmaları burada geçti. İlişkili kişi dosyası İbn Atâullah el-İskenderî : Tâcüddîn İbn Atâullah el-İskenderî (ö. 1309), Mâlikî fakihi, vaiz ve Şâzelî şeyhi; amel, ihlâs, tevekkül, fakr ve mârifet öğretisini el-Hikem başta olmak üzere eserleriyle kalıcılaştırdı.
Mekke-i Mükerreme
Mekke · Suudi Arabistan · Sefîne, Şeyh Murâd'ın seyahat hattında Hicaz'a dönüşünü ve en az üç defa haccettiğini kaydeder; üçüncü haccının ardından Kahire'ye, oradan Şam'a geçmiştir. İlişkili kişi dosyası Şeyh Murâd el-Özbeki en-Nakşıbendi : ŞEYH MURAD el-ÖZBEKİ en-NAKŞiBENDİ Keşmir veya Kabil beldesinden neş'et eyledi. 105 5/( 1 645) tarihinde dünyaya zi net-bahş olmuştur. Henüz üç yaşındayken ayaklarına felç arız olmakla kötürüm bir halde kaldı. Fakat atideki tafsilden ma'lum olacağı üzre, ayakları sağlam olandan zi yade dünyayı dolaştı. Sinni kemal bulunca, tahsll- i kemalata başlayıp…
Hama
Hama · Suriye · Babasının memleketi; evi bir depremde harap olunca Kahire'ye göç etti. “Hamevî” nisbesi buradan gelir. İlişkili kişi dosyası İbnü’l-Fârız : İbnü’l-Fârız (1181–1235), ilâhî aşkı ve seyrüsülûk tecrübesini Arap şiirinin en güçlü örnekleri arasında yer alan el-Kasîdetü’t-tâiyye ve el-Hamriyye ile anlatan Mısırlı sûfî şairdir.
Mısır ve Suriye'de Kādiriyye Şubeleri
Kahire, Şam, Kudüs ve Halep çevrelerindeki altı Kādirî nispeti; yanlış atıf ve güncellik sorunlarıyla birlikte ele alan dosya.
Sayfalar 33–40
Muzaffer Ozak Külliyatı · Cenabı erham-er-râhimiyn, cümlemize tevfikini ihsan buyursun, âf ve magfiretiyle sâd eylesin ve bizleri necata erdirsin. Kötü ve çirkin huylarımızı Kur'an ahlâkına ve ahlâk-ı Ahmed
Sayfalar 48–56
Muzaffer Ozak Külliyatı · bütün bu alâmetler ölen o kimse için rahmet-i ilâhiyyenin nüzulüne işarettir. Haberde vârid olmuştur ki, Allahu teâlâ bir mü'minin ruhunu kabzetmek murad buyurduğunda, Melek-ül-mev
Sayfalar 52–58
Muzaffer Ozak Külliyatı · her kim Allah resûlü bildi ve ona iyman etti, gönül verdi, iki cihan saadetine erdi. Hatırıma gelmişken söylemeden geçemeyeceğim: Resûl-ü zişânı rü'yâsında görmek saadetine erenler
Sayfalar 71–77
Muzaffer Ozak Külliyatı · silmişti. Insanlardan kaçıyor, daima tenhalarda dolaşıyor. Anası, bu hâle vâkıf olup meseleyi babasına açtı. Baba divanı toplayıp, Habbâbı divana dâvet etti. Habbâb divana geldiğin
Sayfalar 96–103
Muzaffer Ozak Külliyatı · - 96 _ yaklaştığında mübarek bir zatın kendisine havzı nebiyden bir kâse doldurup uzattığında «Kimsiniz?» diye sorar. O zatı muhterem de «Ben ol kişiyim ki, Resûlü-Ekreme büyüklerd
Sayfalar 116–122
Muzaffer Ozak Külliyatı · la iftihar eden islâm velilerine muhabbet etmektedirler. Evliyâ' ullahın hayat hikâyelerini ve menkıbelerini okuyarak onların ahlâklarıyla ahlâklanmağa heves edenlerin sayısı hergü
Sayfalar 123–129
Muzaffer Ozak Külliyatı · oğlu Ebu Katade'den emanet aldığım elbiseyi giyerek huzuru Resûlüllah'a dahil olmak üzere giderken ashap bölük bölük gelerek Affı ilâhî ve lûtf-u Nebeviyye mazhar olduğumu tebliğ v
Sayfalar 116–121
Muzaffer Ozak Külliyatı · — Haydi, şimdi bana işledigin günahı söyle! buyurdu. O genç, gözyaşlarıyla konuşmağa başladı: — Yâ Resülallah! Ben, alçak ve igrenç bir insanım. Benim işlediğim günahı, hayvanlar b
Sayfalar 166–172
Muzaffer Ozak Külliyatı · lâ'nın fazl-ü keremiyle bunca ni'met ve devlete, ihsan ve inayete mazhar oldum. O halde, sen de babanın meslek ve meşrebine gir, dinine, peygamberine, Allahına sıkı sıkıya bağlan k
Sayfalar 185–192
Muzaffer Ozak Külliyatı · -- 185 _ ve sellem efendimizdir. İyi bilmelidir ki, bu zâhirde böyledir Hakikatte ise. aleyhissalâtü vesselâm efendimizin nuru evvel. Hz. Adern aleyhisselâmın nuru sondur. Zira ruh
Sayfalar 189–195
Muzaffer Ozak Külliyatı · lem efendimizin amcası olup ESED-IR-RESUL (Resûl'ün arslanı) olarak ün yapmış mert, yiğit ve kahraman bir zat olan Hz. Hamza radıyallahu anh şehid olmuş ve Habib-i edib-i Kibriyâ'n
Sayfalar 207–213
Muzaffer Ozak Külliyatı · kuşbaşı ve bir kısmını da pirzola haline getirmeli ve bunları parçalar halinde vilâyetlere göndererek halka teşhir etmeli ve padişahını aldatmaya kalkanın sonunun böyle olacağı her