Envârü’l-Kulûb II · kaynak sayfaları 116–122 la iftihar eden islâm velilerine muhabbet etmektedirler. Evliyâ' ullahın hayat hikâyelerini ve menkıbelerini okuyarak onların ahlâklarıyla ahlâklanmağa heves edenlerin sayısı hergün biraz daha artmakta ve çoğalmaktadır. Hiç düşündünüz mü, acaba bu neden böyle olmaktadır? Çünkü, hakayık-i Muhammediyye'ye hiç kimsenin hakkıyle ve lâyikiyle vâkıf ve ârif olması mümkün ve mutasavver değildir. Herkes, ancak nasibi ve istidadı kadar bazı sırlara vâkıf olabilmekte ve yine nasibi ve istidadı kadar onun feyiz ve ruhaniyyetinden nur alabilmektedir. Hal böyle olunca, Resûl-ü zişânı herkesin anlaması, tanıması ve bilmesi muhal olduğundan ancak o nûr-u Hüdâ'ya tâbi olarak yüksek mertebelere erişen Hak velilerinin fiil ve hareketleriyle gerçek hüviyetlerini, dünya hayatı ve insan hakkındaki hâlis niyetlerini izlemek suretiyle bu yüce kişilerin baş tâcı ettikleri âhir zaman peygamberinin mümtaz haslet ve üstün meziyetlerine bir dereceye kadar âşina olabilmek bahtiyarlığına erişmektedirler. Habib-i edib-i Kibriyâ'ya iyman etmeyen ve hattâ Resûl-ü müctebâ'yı inkâra yeltenen gafillere ve cahillere…
ÜYE KÜTÜPHANESİ
Okumaya kaldığınız yerden devam edin.
Tam metin Meclis üyelerine açıktır. Üyelik ücretsizdir; okuduğunuz bölümü defterinize kaydedebilir ve özel notlarınızı aynı yerde tutabilirsiniz.