Envârü’l-Kulûb I · kaynak sayfaları 116–121 — Haydi, şimdi bana işledigin günahı söyle! buyurdu. O genç, gözyaşlarıyla konuşmağa başladı: — Yâ Resülallah! Ben, alçak ve igrenç bir insanım. Benim işlediğim günahı, hayvanlar bile irtikâp edemez ve Allahu teâlâ'dan korkarlar. Şimdi, çok ama pek çok pişman oldum ama, iş işten geçti. Cebbâr ve intikam sahibi olan Allahu azim-üş-şândan korkuyorum. Bilmiyorum, şimdi ben ne yapacağım? Resûl-ü efham efendimiz hazretleri, kendisinden bazı sualler sordu ve aralarında şöyle bir konuşma oldu: — Allahu teâlâ'ya şirk mi koştun? - Hayır ya Resûlallah! — Haksız olarak adam mı öldürdün? — Hayır ya Resûlallah! — Öyle ise, yedi kat gökleri ve yedi kat yerleri dolduracak kadar günah işlemiş olsan bile, Allahu teâlâ dilerse günahlarını af buyurur. O, günahları affedicidir. Sen, hemen ona tovbe et... — Benim günahım, yedi kat gökleri ve yedi kat yerleri dolduracak kadar büyüktür ya Resûlallah! — Senin günahın Allahu azim-üş-şânın kürsisinden de mi…
ÜYE KÜTÜPHANESİ
Okumaya kaldığınız yerden devam edin.
Tam metin Meclis üyelerine açıktır. Üyelik ücretsizdir; okuduğunuz bölümü defterinize kaydedebilir ve özel notlarınızı aynı yerde tutabilirsiniz.