ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
861 sonuç · toplam 861 · “bât” · 1/36
01bât
Bu terim, İslâm inancına göre, imanın esaslarına ve İlâhî emirlere aykırı davranmanın, yapılan ibadetlerin ve iyi amellerin karşılığı olan sevaplan sileceğini veya yok edeceğini ifade etmektedir.
Bâtın
İç, gizli, derun, iç nihan, gizli âlem. tas. a Allah'ın dort isminden biri: Evvel, Ahir, Zahir, Bâtın (Hadid Suresi, 2). Bunlara ‘ana adlar denir. Bu halde zahir-bâtın, aşikâr-pinhan, açık-gizli, iyannihan O'dur (Git ros, EK 1 305, KTA 87).…
Bâtıniye
Bâtına ve iç yoruma ağırlık veren zümreler için farklı dönemlerde kullanılan genel ad. Kelime tek ve değişmez bir topluluğu göstermediği için bağlamına dikkat edilmelidir. Tasavvuf literatüründeki kullanım Bazı tasavvuf kaynaklarında şeriat…
batıl din
batıl din a Allah’ın elçüeri tarafından tebliğ edilmemiş olan, İlâhî vahye dayanmayan ve insanlar tarafından uydurulmuş bulunan dinler.
Bâtın Oku
Manevî olarak edebe getirilme işine ve evliya sillesine bu ad verilir. Zulmeden biri, umulmadık, beklenmedik bir derde maruz kalınca, ansızın gelen bu gibi acı olaylar, “erenlerin bâtın kılıcına uğradı”, “bâtın okuna geldi” gibi deyimlerle…
Bâtıla Eyvallah Dedem
Tasavvuf! yolda, razı oluş, yani teslim oluş vazgeçilmez, esasî bir şarttır. Bu “eyvallah” sözüyle ifâde edilir. Ancak bu teslimiyet, miskinlik mânâsında değildir. Buradaki bâtıl kelimesi ile, gerçeğe, islam’a, tasavvuf yoluna aykırı olan,…
Batn
Arapça, karın, iç vs. gibi manaları ihtiva eder. Zahr, Kur’ân’ın lafzı, batn ise te’vilidir. Yine, kıssa şeklen zahr iken, ondan alınacak nasihata batn denmiştir. Kur’an’ın tilavetine zahr, okunan âyet üzerinde düşünmeye batn denir. Yine, i…
Battal
Arapça’da işsiz güçsüz anlamındadır. Geçimini tekkeden sağlayan işsizler için kullanılan bir tabir. Tekkeler sosyal bir fonksiyon olarak, işsizlerin iaşesini sağlama durumundaydı. Bu bir sosyal güvenceydi.
Bât Satışı
Şartsız, kesin satış, alış-verişte şart koşmama. Bât satışında ikrah (zorlama), muhayyerlik gibi şartlar bulunmaz ve satın alınan mal geri verilmez. (İbn-i Âbidîn)
Bâtıl
1. Fânî, geçici, devamlı olmayan, yok olan. En güzel söz, (şâir) Lebîd'in "Allahü teâlâdan başka her şey bâtıldır" sözüdür. (Hadîs-i şerîf-Tefsîr-i Mazharî) 2. Abes, boş, boşuna, sebebsiz yere, yok yere. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen…
Bâtıl Satış
Sahîh olmayan, yâni dînen bulunması lâzım gelen şartların hepsi veya bir kısmı bulunmayan satış, alış-veriş. Satılacak malın mütekavvim olması (kullanılmasına dînen izin verilmesi, kıymetli ve kullanılabilir olması) bu şartlardandır. Buna g…
Batâih
Batâih · Irak · Bağdat ile Basra arasındaki bataklık bölge; tarikatın bir süre Batâihiyye adıyla anılmasının sebebi burasıdır. İlişkili kişi dosyası Ahmed er-Rifâî : 512/1118’de Batâih bölgesindeki Ümmüabîde’de doğan Ahmed er-Rifâî, Şâfiî f…
Ahmed er-Rifâî
Ahmed er-Rifâî (512/1118 – 578/1182), Batâih bataklıklarındaki Ümmüabîde'de irşad eden Rifâiyye'nin pîri; “ebü'l-alemeyn” unvanıyla anılan âlim-sûfî, kerameti değil edeb i esas alan ve tekkesinde her gün binlerce kişiyi doyuran mürşid.
Ahkâm-ı bâtına
İç dünyaya ve kalbe ilişkin hükümler. Niyet, ihlâs, riya, kibir, tevekkül ve benzeri mânevî-ahlâkî konuların hükümlerini ifade eden klasik bir tabirdir. “Bâtınî fıkıh” diye de anılan bu alan, ibadet ve davranışların yalnız dış biçimini deği…
cünüb-ı Bâtınî
Tasavvuf inancında, basireti kapah olan kimseyi ifade eden terim. Bunda zerre kadar dünya ile ilgili bir kirlilik söz konusu olursa kişi Hak’tan uzak kalır
mâl-i bâtın
Mâ flk. Para ve gümrüğe tabi olmayan mallar
vahy-i bâtın
Peygamber’in p gamberlik görevi ile i olan konulardaki içtihat için kullanılan terim. Bu nularda da amel etm mümünler için vacip ka edilmiştir
emvâl-i bâtına
fık. “Gizli mallar” anlamındaki bu söz, “Nakit paralar, evde veya işyerinde bulunan ticarî mallar.” karşılığmda kullanılan bir fıkıh terimidir. Bu terim, sıklıkla “zekât” ile ilgili hükümler açıklanırken kullandırdı
âlem-i bâtın
Görünmeyen âlem, gizli veya iç âlem; “âlem-i zâhir” karşıtı. âlem-i berzah a. ^ (JL) tas. Öteki âlem veya melekler âlemi
nikâh-ı bâtıl
Yasal koşullara uymayan nikâh
İlm-i Bâtın
1.1.6. İlm-i Bâtın Tasavvuf epistemolojisinin esasını teşkil eden ilm-i bâtın (ملعلا نطابلا) kaynaklarda bir ıstılâh olarak yer alan ve özellikle Serrâc’ın üzerinde önemle durduğu bir kavramdır.71 Gazâlî de ilimler tasnifinde mükâşefe ilmi…
Bey'-İ Bâtıl
Sahih olmayan, yâni dînen bulunması lâzım gelen şartların hepsi veyâ bir kısmı bulunmayan alış veriş. (Bkz. Bâtıl)
Hîle-İ Bâtıla
Haramı helâl ve helâli haram yapmak veya farzı kendisine uygun gelecek şekilde yapmak yâhut birinin hakkına mâni olmak veya haksız mal ele geçirmek için yapılan hîle. Farz olduktan sonra zekât vermemek için hîle-i bâtıla yapmak haramdır. (İ…
Fıkh-I Bâtın
İç hallere ait fıkıh anlamında Arapça bir ifade. İslâm hukukuna “Fıkıh” veya “Fıkh-ı Amelî”: Akâid ve kelama “Fıkh-ı İtikâdî”; Tasavvufa da “Fıkh-ı Bâtınî” veya “Fıkh-ı Vicdanî” denir.