ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
42 sonuç · “Terk”
01Balım Sultan
Balım Sultan (Hızır Balı, ö. 922/1516 [?]), Dimetoka’daki Kızıldeli çevresinden Hacıbektaş pîr evine gelen; Bektaşiyye’nin merkezî teşkilâtını, mücerredlik ve on iki post erkânını sistemleştirdiği için pîr-i sânî kabul edilen mutasavvıftır.
Ömer Halvetî
Ömer el-Halvetî (Lâhîcân – 800/1397, Tebriz); Halvetiyye tarikatının pîri . Halveti sevdiği için “Halvetî” denmiş; esmâ-i seb'a zikri ve dört terkli dâl tâcı ona nisbet edilir. Kırk erbaîn çıkardığı rivayet edilir.
Selâmî Ali Efendi
Selâmi Ali Efendi (Kozkaya, Menteşe – Safer 1103 / Ekim-Kasım 1691, Üsküdar); Celvetiyye tarikatının Selâmiyye kolunun pîri , Aziz Mahmud Hüdâyî Âsitânesi'nin yedinci postnişini. Üsküdar'da üç tekke, bir hamam ve üç çeşme yaptırmış; Celvetî tâcını on üç terkten on yedi terke çıkarmıştır .
Seyyid Feyzüddin Hüseyin es-Simmânî
Seyyid Feyzüddin Hüseyin es-Simmânî (1821–1891/92), Mısır doğumlu; Şâbâniyye-Bekriyye-Semmâniyye terkibindeki Feyziyye koluna adını veren şeyhtir.
Şeyh Muhammed Ziyâeddîn Yaşar Efendi
Şeyh Muhammed Ziyâeddîn Yaşar Efendi Abdülazîz Efendi-zâdedir. Yahyâ Gâlib Efendi’nin birâderi ve halîfesidir. Onbeş sene kadar icrâ-yı meşîhat edip, terk-i âlem-i nâsût eyledi. Birâderinin yanında medfûndur. Safvet-i kalbe mâlik kendi hâlinde bir zât idi. (Kuddise sırruhû). Şeyh Fahreddîn Efendi Verilen ibârenin hesaplanmasından 1273 çıkmaktadır. (H) Rızâeddîn Efendi-zâdedir ve ondan müstahleftir. Pederinin irtihâlinde câ- nişîni…
Şeyh Muhammed-i Sahfî
Şeyh Muhammed-i Sahfî Bursa’da Şehâbeddîn Mahallesi’nde nice zamân tahsîl-i ulûm-ı zâhirî ve kitâb bey’ u şirâsıyla iştigâl etmiştir. Bundan dolayı “Sahfî” (tahallus) eylediler. Hz. Mısrî’den ahz-i feyz edip, nâil-i hilâfet olarak hânkâh-ı şerîfde seccâde-i irşâda câlis olmuştur. 1146/(1733-34) senesinde terk-i hayât-ı müsteâr eyledi. Bursa’da Âsitâne-i Hz. Mısrî’de medfûndur. (Kaddesa'llâhu sırrahû). İlâhî cilve-gâh-ı Şeyh Sahfî'i…
Terk (tâc)
Tâc kubbesini meydana getiren dilim veya dikiş bölümlerinden her biri. Terk sayıları kaynaklarda farklı dinî ve tasavvufî kavramlarla ilişkilendirilmiştir; yorumlar her çevrede aynı değildir.
Abdülkādir-i Geylânî Külliyesi
Bağdat · Irak · Vefat ettiği ve medfun bulunduğu yer; Kādiriyye'nin âsitânesidir. Bağdat ve çevresindeki Geylânî seyyidleri Moğol ve Timur istilâlarında şehri terketmek zorunda kaldıklarında bile cedlerinin türbesinin bulunduğu bu yere dönmüşlerdir.
Ramazan Efendi Hankâhı ve Türbesi
İstanbul · Türkiye · Kocamustafapaşa civarında Bezistânî Hâce Hüsrev Bey’in yaptırdığı, Sâî’nin “ka‘betü’l-uşşâk” terkibiyle 994/(1586) tarihini düşürdüğü hankâh. Ramazâneddîn-i Mahfî burada otuz iki yıl irşadda bulunmuş, hankâhta hazırlanan medfene defnedilmiştir.
Şeyh Vefâ Külliyesi
İstanbul · Türkiye · İstanbul’un bir semtine adını veren külliye; cami / tevhidhâne, medrese, hankah, çifte hamam, imaret, tabhâne, kütüphane, çeşme ve türbeden meydana gelmiştir. Cami ve çifte hamam Fâtih Sultan Mehmed tarafından onun adına yaptırılmış, ilk yapılışına “Câmi-i Hâkaniyye” terkibiyle 881 (1476) tarihi düşürülmüştür. Caminin yanındaki arazide derviş hücreleri, kütüphane, dervişler için evler ve imaret niteliğinde bir mutfak bizzat şeyh tarafından yaptırılmıştır. 1481-1490 yılları arasında medrese, mutfak ve kütüphane gibi mekânlar eklenerek yapı geniş bir külliye haline gelmiştir. Cami ve hamam tamamen yıkılmış, cami 1990’lı yıllarda betonarme olarak yeniden inşa edilmiştir; cami önündeki hücre, türbe, medresenin bir kısım duvarları ile çeşme günümüze ulaşmıştır.
Uzunköprü
Uzunköprü · Türkiye · Kaynak doğum yerini “Edirne yakınında Ergeneköprüsü adlı kasaba” diye verir; neşrin dayandığı bir nüshada aynı yerde doğrudan “Uzunköprü” yazılıdır. Şeyhinin vefatından sonra irşad postuna burada oturdu, Kazak akınları üzerine burayı terk etti.
Merkez Efendi Kabristanı
İstanbul · Türkiye · Seyyid Feyzüddin Hüseyin es-Simmânî'nin 1309/(1891-92) vefatından sonra defnedildiği kabristan. Sefîne yalnız kabristan adını verir; kabrin kabristan içindeki yeri metinde tarif edilmez. İlişkili kişi dosyası Seyyid Feyzüddin Hüseyin es-Simmânî : Seyyid Feyzüddin Hüseyin es-Simmânî (1821–1891/92), Mısır doğumlu; Şâbâniyye-Bekriyye-Semmâniyye terkibindeki Feyziyye koluna adını veren şeyhtir.
Rey
Rey (Tahran) · İran · 573'te (1177) doğduğu şehir; 599'da (1202) tahsil için ayrıldı, Hârizm'den sonra döndü ve Moğol tehdidi üzerine ailesini burada bırakarak terketti. İlişkili kişi dosyası Necmeddîn-i Dâye : Rey'den Hârizm'e, Anadolu'dan Bağdat'a uzanan hayatı ve Mirṣâdü'l-ibâd başta olmak üzere eserleriyle Kübrevî düşünceyi Moğol istilası sonrasında geniş bir coğrafyaya taşıdı.
Tırnova
Veliko Tarnovo · Bulgaristan · Doğduğu, medrese tahsili görüp sıbyan mektebi muallimliği ve hamamcılık yaptığı, Ömer Halvetî'ye intisap ettiği şehir; 1877'de Tuna vilâyetinin elden çıkması üzerine terketmiştir. İlişkili kişi dosyası Ahmed Amiş Efendi : Ahmed Amiş Efendi (1807-1920), Tırnova’daki muallimlikten Fatih sertürbedarlığına uzanan hayatında Kuşadavî irşadı sohbet, melâmet ve teveccüh merkezli bir yöntemle İstanbul’un ilim ve kültür çevrelerine taşıdı.
Yenikapı Mevlevîhânesi
İstanbul · Türkiye · Şeyhleri Ali Nutkî Dede ile Abdülbâki Nâsır Dede'ye teveccüh gösterdiği mevlevîhâne; terkip ettiği makamların listesi Abdülbâki Nâsır Dede'nin Tedkīk u Tahkīk'inden gelir. İlişkili kişi dosyası III. Selim : III. Selim, Nizâm-ı Cedîd ıslahatları kadar şiir, musiki ve Mevlevîhânelerle kurduğu yakın ilişkiyle de XVIII. yüzyıl sonu kültür hayatının merkezî şahsiyetidir. Mevlevî şeyhi değil, Mevlevî çevrelerini himaye eden bir muhib ve bestekârdır.
Tebriz
Tebriz · İran · Molla Hasan'ın evlât edinip medrese öğrenimi gördürdüğü, Uzun Hasan'dan “tarhan” unvanını aldığı ve cezbe hâlini yaşadığı şehir. Şah İsmâil'in 1502'de girmesiyle terketti. İlişkili kişi dosyası İbrâhim Gülşenî : Dede Ömer Rûşenî'nin yanında yetişen; Diyarbakır ve Kahire'deki irşadıyla Gülşeniyye'yi kurumsallaştıran sûfî.
Degal
Degel · Nijerya · Kabilesiyle birlikte taşındığı, ders vermeye başladığı ve otuz yaşında çekilip Gobir, Katsina ve Kano'dan gelen gençleri yetiştirdiği yer; 1803'te Yunfa'nın emriyle terketmek zorunda kaldı. Konum yaklaşıktır.
Hârizm (Ürgenç)
Köhne Ürgenç · Türkmenistan · Necmeddîn-i Kübrâ'nın halkasına katılmak için gittiği ve Mecdüddin el-Bağdâdî'nin gözetiminde eğitildiği yer; Moğol istilâsı veya Mecdüddin'in öldürülmesi üzerine terketti. İlişkili kişi dosyası Necmeddîn-i Dâye : Rey'den Hârizm'e, Anadolu'dan Bağdat'a uzanan hayatı ve Mirṣâdü'l-ibâd başta olmak üzere eserleriyle Kübrevî düşünceyi Moğol istilası sonrasında geniş bir coğrafyaya taşıdı.
Maçka Mevlevîhânesi
İstanbul · Türkiye · 29 Ocak 1870'te açılan ve fiilen meşihat görevine başlayıp ilk âyin-i şerifi idare ettiği bina; yerine askerî kışla yapılmak istenmesi üzerine 1875'te terkedilmiştir. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Hüseyin Fahreddin Dede : Hüseyin Fahreddin Dede (1854–1911), Bahariye Mevlevîhânesi'nde otuz dört yıl postnişinlik yapan; ney, beste, şiir ve dil öğretimini aynı irfan çevresinde birleştiren son dönem İstanbul Mevlevîliğinin önde gelen ismidir.
Halvet, Erbaîn, Zikir ve Devrân
Şâbânî uygulamalarının anlamı, düzeni ve değişen biçimleri üzerine eserin bütün ilgili bölümlerinden hareketle hazırlanmış özgün editoryal inceleme.
Tarikat Tâcını Nasıl Okumalı?
Genel tekke maddî kültürü rehberi. Derleme ve ana başvuru kaynakları ihtiyatla karşılaştırılarak hazırlanmıştır.
Kadirî Tâcları: Eşrefî ve Rûmî Örnekleri
Eşrefî gülü, Rûmî düğmesi ve değişen terk düzenleri. Derleme ve ana başvuru kaynakları ihtiyatla karşılaştırılarak hazırlanmıştır.
Tâc, Sikke ve Şemle: Tarikatlar Arası Farklar
Mevlevî, Rifâî, Nakşibendî, Celvetî ve Halvetî adlandırmaları. Derleme ve ana başvuru kaynakları ihtiyatla karşılaştırılarak hazırlanmıştır.
Hasan-ı Basrî'nin Zühd ve Hüzün Anlayışı
Dünyayı terk etmekten kalbi korumaya. Tezin bütün ilgili bölümleri karşılaştırılarak hazırlanmış özgün editoryal inceleme.
Şâzelî terbiyesinin beş esası ve çalışma hayatı
Takvâ, sünnet, halka ihtiyaçsızlık, teslimiyet ve Allah’a yöneliş ilkelerinin gündelik hayattaki karşılığı.
Semâhâne ve Semâdaki Sembol Haritası
Meydan, post, mutrib ve hareket düzeni. Metin ve görsel kaynaklar birlikte değerlendirilerek hazırlanmış editoryal inceleme.
El-Uṣûlü'l-aşere: On Esas
Necmeddîn-i Kübrâ'nın kısa fakat yoğun seyrüsülûk rehberi. Kaynaklar arasındaki farklar ve gelenek içi anlatıların derecesi korunarak hazırlanmıştır.
Neccâr-zâde'nin Tevhid Dili: Vahdet-i Vücûd ve Vahdet-i Şühûd
Müceddidî aidiyet ile şiirdeki vücûdî dilin birlikte okunması. Kaynak makaledeki biyografi, eser ve kavram bölümleri karşılaştırılarak hazırlanmış editoryal dosya.
Kādiriyye'nin Afrika ve Güneydoğu Asya Ağları
Küntiyye, Sokoto, Mürîdiyye ve Sambasî terkibi üzerine kişi, eser, mekân ve silsile bağlantılarını birleştiren ayrıntılı dosya.
Tarikat Eşyalarını Okumak
Tâc, hırka, kemer, teslim taşı, keşkül, teber ve burhan aletlerini tek bir sembol sözlüğüne indirgemeden okumak için kaynaklı yöntem.
SÛFİLERİN HAK SÖZÜ GÜZELCE ANLAMALARI
Avârifü’l-Maârif · 2. bölüm · Şeyhimiz Şeyhülislam Ebu’n-Necîb es-Sühreverdî, bize, Zeyd b. Sâbit yoluyla gelen bir hadis-i şerifte, Rasûlullah (a.s) Efendimizin şöyle buyurduğunu nakletti: “Bizden bir hadis iş
TASAVVUF İLİMİNİN FAZİLETİ
Avârifü’l-Maârif · 3. bölüm · Bize, Şeyhimiz Şeyhülislâm Ebu’n-Necib es-Sühreverdî (rah.), el-Ahves b. Hakim in babasından naklen, onun şöyle söylediğini haber verdi. Bir adam Hz. Resûlullah’a (s.a.v) şerrin ne
SÛFİLERİN HALLERİ VE TARİKATLARI
Avârifü’l-Maârif · 4. bölüm · Bize, şeyh, âlim Ziyâuddin Ebu Ahmed Abdulvahhab b. Ali, Enes b. Mâlik’in (r.a) şöyle dediğini haber verdi. Rasûlullah (a.s) bana buyurdu ki: “Yavrucuğum! Eğer kalbinde hiçbir kims
Sayfalar 13–20
Muzaffer Ozak Külliyatı · tün kâ'inat ve mevcudat, Resûl-ü ekrem sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz hazretlerinin yüzü suyu hürmetine halk ve icat buyurulmuş ve Habib-i adib-i Kibriyâ on sekiz bin âleme
Sayfalar 14–20
Muzaffer Ozak Külliyatı · BEtSsü; Ve lekad kerremna beni-Âdeme... El-İsrâ: 70 (Andolsun, biz azim-üş-şân Âdem oğullarını, diğer bütün yarattıklarımızdan üstün kıldık.) sırrına ve tecellisine mazhar olabilsi
Sayfalar 9–16
Muzaffer Ozak Külliyatı · Okuduğum âyet-i celile, işte o günü yani ölüm gününü, başka bir tâ'birle zâlimin mazlûmun eline geçeceği kıyâmet gününü anlatmaktadır. Bu şiddetli ve dehşetli günün başlangıcı düny
Sayfalar 11–17
Muzaffer Ozak Külliyatı · Aleyküm bis-sünneti ve sünneti hulefâ-ir-râşidiyn. (Sünnetim üzere ve rüşt sahibi halifelerimin sünnetleri üzerine olunuz.) Hadis-i şerifi buna delâlet etmektedir. Resûl-ü zişâna h
Sayfalar 13–18
Muzaffer Ozak Külliyatı · kullar! Ey bu imanları sebebiyle ebedi saadete erenler, selâmet yoluna girenler Hakka varanlar, daha bu âlemde iken cennete girenler ve cennet güllerinden derenler, cemal-i Hakkı g
Sayfalar 19–24
Muzaffer Ozak Külliyatı · çimleri dar, vakitleri dar, ömürleri acı bir zarar içinde geçer. Onlar, daha burada hamiym suyundan içer. Her ne ka dar zâhiren, yani dış görünüşleri itibariyle rahat ve huzur için
Sayfalar 21–28
Muzaffer Ozak Külliyatı · (Cennette, gözlerin göremediği, kulakların işitemediğı ve insan kalbinin idrak ve ilata edemediği ni'metler vardır..) Fazl-ı ilâhi ile cennete girecek bazı zevatı, Allahu sübhanehu
Sayfalar 18–24
Muzaffer Ozak Külliyatı · ğunu ileri sürmesine benzerler. Babasının kim olduğu bilinmeyen ve bir fahişeden dünyaya gelen ne idüğü belirsiz bir piçe, böyle bir zat: (Evlâdım...) diyebilir mi, bilmem? Insan,
Sayfalar 23–28
Muzaffer Ozak Külliyatı · bağlayıp, bıçağı onun körpe gerdanına nasıl vuracaksın? Bu güle, oynaya giden yavrunun sence hiçbir değeri yok mu?» dediğinde hak nebi, Allahın Halili, Iblise hitaben şöyle söyledi