ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
50 sonuç · “Sıla”
01Buhûriyye
Buhûriyye, Halvetiyye'nin alt şubelerinden biridir; nispet, silsile ve tarihî merkez bilgileri karşılaştırmalı kaynaklarla gösterilir.
Câhidiyye
Câhidiyye, Halvetiyye'nin alt şubelerinden biridir; nispet, silsile ve tarihî merkez bilgileri karşılaştırmalı kaynaklarla gösterilir.
Cemâliyye
Cemâliyye, Halvetiyye'nin dört ana gövdesinden biridir; nispet, silsile ve tarihî merkez bilgileri karşılaştırmalı kaynaklarla gösterilir.
Cihangiriyye
Cihangiriyye, Halvetiyye'nin alt şubelerinden biridir; nispet, silsile ve tarihî merkez bilgileri karşılaştırmalı kaynaklarla gösterilir.
Demirtaşiyye
Demirtaşiyye, Halvetiyye'nin alt şubelerinden biridir; nispet, silsile ve tarihî merkez bilgileri karşılaştırmalı kaynaklarla gösterilir.
Gülşeniyye
Gülşeniyye, Halvetiyye'nin alt şubelerinden biridir; nispet, silsile ve tarihî merkez bilgileri karşılaştırmalı kaynaklarla gösterilir.
Hâletiyye
Hâletiyye, Halvetiyye'nin alt şubelerinden biridir; nispet, silsile ve tarihî merkez bilgileri karşılaştırmalı kaynaklarla gösterilir.
Hayâtiyye
Hayâtiyye, Halvetiyye'nin alt şubelerinden biridir; nispet, silsile ve tarihî merkez bilgileri karşılaştırmalı kaynaklarla gösterilir.
Hıfniyye
Hıfniyye, Halvetiyye'nin alt şubelerinden biridir; nispet, silsile ve tarihî merkez bilgileri karşılaştırmalı kaynaklarla gösterilir.
Kemâliyye-i Bekriyye
Kemâliyye-i Bekriyye, Halvetiyye'nin alt şubelerinden biridir; nispet, silsile ve tarihî merkez bilgileri karşılaştırmalı kaynaklarla gösterilir.
Muslihiyye
Muslihiyye, Halvetiyye'nin alt şubelerinden biridir; nispet, silsile ve tarihî merkez bilgileri karşılaştırmalı kaynaklarla gösterilir.
Raûfiyye
Raûfiyye, Halvetiyye'nin alt şubelerinden biridir; nispet, silsile ve tarihî merkez bilgileri karşılaştırmalı kaynaklarla gösterilir.
Bedr Ata (Bedreddin Muhammed)
Bedr Ata, asıl adıyla Bedreddin Muhammed; Buhara’da Sadr Ata ile tahsil gören, mürşid arayışıyla Taşkent çevresine giderek Zengî Ata’ya intisap eden dört başlıca Yesevî halifeden biridir.
Bosnevî İbrâhim Efendi
Bosnevî İbrâhim Efendi (ö. Şaban 1139/1727), Saraybosna’dan İstanbul’a gelerek Uzunîzâde Süleyman Efendi’nin yanında yetişen ve medrese hiyerarşisinde mûsıla-i Sahn pâyesine ulaşan Osmanlı müderrisidir.
Hacı Kabâyî
Asıl adı Keyvân olan Hacı Kabâyî, Hacı Efendi ve bazı kayıtlarda Hacı Bayram adlarıyla da anılan, İdrîs-i Muhtefî’nin halifelerinden bir Melâmî-Hamzavî sûfîdir.
Hoca Neş’et Efendi
Hoca Neş’et Efendi (1735–1807), asıl adı Süleyman olan; İstanbul’da Farsça ve Mesnevî öğretimiyle bir şairler kuşağı yetiştiren Nakşibendî şeyhi, divan şairi ve müelliftir.
İbnü’l-Fârız
İbnü'l-Fârız (576/1181 – 632/1235), “sultânü'l-âşıkīn” diye anılan Mısırlı mutasavvıf şair; Mukattam dağında ve Mekke çöllerinde çile çıkarmış, ilâhî aşkı şarap ve sevgili diliyle anlatan Tâiyye ile Hamriyye kasideleri asırlarca hem şerhedilmiş hem tekfir edilmiştir.
İbrâhim Tennûrî
İbrâhim Tennûrî (Sivas veya Amasya – 887/1482, Kayseri); Bayramiyye-Şemsiyye tarikatının Tennûriyye kolunun kurucusu , mutasavvıf-şair. “Kahrın da hoş lutfun da hoş” ilâhisi bugün de okunmaktadır.
İlmî Dede el-Mevlevî
Asıl adı Molla Hüseyin Ferehşâd olan Bağdatlı İlmî Dede, Irak ve Mısır’daki tahsilinden sonra Şam’da Kartal Dâlî Dede’ye bağlandı. Cezîre-i Mesnevî şerhi, akaid, fıkıh ve tefsir eserleriyle Dîvân sahibidir.
Kāimî Şeyh Hasan Efendi
Kāimî Hasan Efendi (ö. 1091/1680-81), Öziçeli Muslihuddin'den Halvetî terbiyesi alan; Saraybosna Silahdar Paşa Zâviyesi ve İzvornik çevresinde yaşayan şair ve cifr müellifidir.
Kemâl Ümmî
Kemal Ümmî (asıl adı İsmâil); mutasavvıf-şair. Tahsil görmeden yetiştiği için şiirlerinde Ümmî Kemal mahlasını kullanmıştır. Halvetî; son durağının Bolu olduğu araştırmalarla anlaşılmıştır.
Kemâl-i Ümmî İsmâil
Kemal Ümmî (asıl adı İsmâil); mutasavvıf-şair. Tahsil görmeden yetiştiği için şiirlerinde Ümmî Kemal mahlasını kullanmıştır. Halvetî; son durağının Bolu olduğu araştırmalarla anlaşılmıştır. [Editör notu: Bu kayıt 1181 numaralı kayıtla mükerrerdir ; CMS'te silinip 1181'e yönlendirilmelidir.]
Lâ‘lîzâde Seyyid Abdullah Efendi
Lâ‘lîzâde Seyyid Abdullah Efendi (1676-1726), Şeyh Mehmed Efendi'nin oğlu; Süleymaniye Dârülhadisi ve Halep kadılığında bulunan Osmanlı âlimidir.
Mustafa Fenâî Efendi
Mustafa Fenâî Efendi (ö. 1711), Odabaşı lakabıyla tanınan; Selâmî Ali Efendi’nin ardından âsitâne meşîhatinde bulunan, Şehzade Camii’nde vaaz eden Celvetî şeyhidir.
sıla-i rahm
[Ar.} İslâ inançta, kan bağı veya evli sonucu oluşan akrabalık ve hısımlık bağlarını canlı tutm onlarla ilişkiyi sürdürme, on rm haklarını ve hukukunu k layıp gözetme, onlara dest olma ve yardımda bulunma, o ları sık sık ziyaret etme an mmda kullanılan terim
Sıla
Fıkıh ve tasavvufu (kalb bilgilerini) meczeden, birleştiren mânâsına İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin lakabı. Ümmetimden sıla isminde bir zât gelecek, onun şefâati ile grup grup insanlar Cennet'e gireceklerdir. (Hadîs-i şerîf-Cem-ül-Cevâmi') Beni iki dünyâ arasında sıla kılan Rabbime hamd olsun. (İmâm-ı Rabbânî)
Cennetü'l-bakī
Medine · Suudi Arabistan · Babası Muhammed el-Bâkır ve dedesi Zeynelâbidîn'in kabirlerinin yanına defnedildiği kabristan; mezarı Vehhâbîler'in tahribine kadar ziyaret mahalli olarak kalmıştır. İlişkili kişi dosyası Ca‘fer es-Sâdık : Ca‘fer es-Sâdık (ö. 148/765), Medine’de yetişen Ehl-i beyt imamı, güvenilir hadis râvisi ve müctehid fakih; zühd, ilim ve mârifet mirasıyla Nakşibendiyye, Bektaşiyye ve başka irşad silsilelerinde müşterek halka kabul edilen büyük İslâm âlimidir.
İsmihan Sultan Medresesi
İstanbul · Türkiye · 1113 Şevval'inin 14. günü, mûsıla-i Süleymâniyye itibarıyla Hazret-i Ebâ Eyyûb-i Ensârî civarındaki bu dârülifâdeye tayin edildi. İlişkili kişi dosyası Kevâkibîzâde Mustafa Efendi : Kevâkibîzâde Mustafa Efendi (1649-1725), Kudüs, Bursa, Halep, Mekke ve İstanbul görevlerinde bulunan; fıkıh ve zikir hayatıyla tanınan Osmanlı âlimidir.
Kahire
Kahire · Mısır · 966'da (1558-59) sıla için gittiği ve üç yıl sonra vefat ettiği ülke merkezi; dedesi İbrâhim Gülşenî'nin âsitânesi de buradadır. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Fethullah-ı Acemî (Ârif) : Fethullah-ı Acemî Ârif (ö. 969/1561-62), Türkçe ve Farsça şiir yazan; Kanûnî devrinin savaşlarını yaklaşık 60.000 beyitlik Şehnâme'de anlatan saray şehnâmecisidir.
Medine
Medine · Suudi Arabistan · 80 (699) veya 83'te (702) doğduğu, siyasetten uzaklaşıp kendini ilme vakfettiği ve vefat ettiği şehir; Ebû Hanîfe ile ilmî münakaşalarından biri burada geçmiştir. İlişkili kişi dosyası Ca‘fer es-Sâdık : Ca‘fer es-Sâdık (ö. 148/765), Medine’de yetişen Ehl-i beyt imamı, güvenilir hadis râvisi ve müctehid fakih; zühd, ilim ve mârifet mirasıyla Nakşibendiyye, Bektaşiyye ve başka irşad silsilelerinde müşterek halka kabul edilen büyük İslâm âlimidir.
İshak Paşa Medresesi
İnegöl · Türkiye · 1129 Cemâziyelûlâ'sının 21. günü Abdurrahman Efendi'nin yerine İnegöl kasabasındaki bu medreseye tayin edildi; mûsıla-i Sahn ve Sahn itibarlarını burada aldı ve 1135 Zilhicce'sinde bu görevdeyken vefat etti.
Mekke
Mekke · Suudi Arabistan · Mu'tezile'nin kurucuları Amr b. Ubeyd ve Vâsıl b. Atâ ile, ayrıca Hafs b. Sâlim ile ilmî münakaşalar yaptığı şehir. İlişkili kişi dosyası Ca‘fer es-Sâdık : Ca‘fer es-Sâdık (ö. 148/765), Medine’de yetişen Ehl-i beyt imamı, güvenilir hadis râvisi ve müctehid fakih; zühd, ilim ve mârifet mirasıyla Nakşibendiyye, Bektaşiyye ve başka irşad silsilelerinde müşterek halka kabul edilen büyük İslâm âlimidir.
Vâlide Sultan Medresesi
İstanbul · Türkiye · 1129 Ramazan'ının 27. günü sâbık Emîn-i Fetvâ Ömer Efendi'nin yerine, mûsıla-i Süleymâniyye itibarıyla Üsküdar'daki bu medreseye nakledildi. İlişkili kişi dosyası Yağlıkçızâde Mehmed Efendi : Yağlıkçızâde Mehmed Efendi (ö. 1723), Süleymaniye Dârülhadisi'ne kadar yükselen ve Selanik kadılığı sırasında vefat eden Osmanlı âlimidir.
Kûfe
Kûfe · Irak · Ebû Hanîfe ile münakaşalarının geçtiği Irak merkezi; Şehristânî'ye göre bir süre Irak'ta kalmış olması, kimya ile ilgilendiği iddiasının dayanaklarından biri sayılır. İlişkili kişi dosyası Ca‘fer es-Sâdık : Ca‘fer es-Sâdık (ö. 148/765), Medine’de yetişen Ehl-i beyt imamı, güvenilir hadis râvisi ve müctehid fakih; zühd, ilim ve mârifet mirasıyla Nakşibendiyye, Bektaşiyye ve başka irşad silsilelerinde müşterek halka kabul edilen büyük İslâm âlimidir.
Sulûk kampı (idam yeri)
Sulûk · Libya · 16 Eylül 1931'de, kampta tutulan 20.000 civarındaki halkın önünde asılarak idam edildi. İlişkili kişi dosyası Ömer el-Muhtâr : Ömer el-Muhtâr (1862–1931), Senûsî zâviyelerinde yetişen bir eğitimci ve şeyh; Cebelülahdar kabilelerini teşkilatlandırarak İtalyan işgaline karşı Libya direnişini yöneten bağımsızlık önderidir.
Bağdat
Bağdat · Irak · Abbâsî hilâfetinin merkezi; Şiî rivayetlere göre onu zehirleterek öldürttüğü söylenen Halife Ebû Ca'fer el-Mansûr'un başşehri. İlişkili kişi dosyası Ca‘fer es-Sâdık : Ca‘fer es-Sâdık (ö. 148/765), Medine’de yetişen Ehl-i beyt imamı, güvenilir hadis râvisi ve müctehid fakih; zühd, ilim ve mârifet mirasıyla Nakşibendiyye, Bektaşiyye ve başka irşad silsilelerinde müşterek halka kabul edilen büyük İslâm âlimidir.
Kâzımeyn
Bağdat · Irak · İmâmetin kendisinden sonra geçtiği oğlu Mûsâ el-Kâzım'ın medfun bulunduğu türbe. İlişkili kişi dosyası Ca‘fer es-Sâdık : Ca‘fer es-Sâdık (ö. 148/765), Medine’de yetişen Ehl-i beyt imamı, güvenilir hadis râvisi ve müctehid fakih; zühd, ilim ve mârifet mirasıyla Nakşibendiyye, Bektaşiyye ve başka irşad silsilelerinde müşterek halka kabul edilen büyük İslâm âlimidir.
Şam (Dımaşk)
Dımaşk · Suriye · İmâmetinin ilk yıllarındaki Emevî hilâfet merkezi; amcası Zeyd b. Ali'nin 122'de (740) öldürülmesinden sonra siyasetten tamamen uzaklaşmasına yol açan şartlar buradan yönetiliyordu. İlişkili kişi dosyası Ca‘fer es-Sâdık : Ca‘fer es-Sâdık (ö. 148/765), Medine’de yetişen Ehl-i beyt imamı, güvenilir hadis râvisi ve müctehid fakih; zühd, ilim ve mârifet mirasıyla Nakşibendiyye, Bektaşiyye ve başka irşad silsilelerinde müşterek halka kabul edilen büyük İslâm âlimidir.
SÛFİLERİN AHLÂKI
Avârifü’l-Maârif · 30. bölüm · 1-TEVÂZU. Sûfilerin en güzel ahlâkı Tevâzudur. Kul, tevâzu elbisesinden daha güzel bir elbise giymemiştir. Tevâzu ve hikmet hâzinesine sahip olan bir kimse, herkes onu nasıl görüyo
Sayfalar 11–17
Muzaffer Ozak Külliyatı · Aleyküm bis-sünneti ve sünneti hulefâ-ir-râşidiyn. (Sünnetim üzere ve rüşt sahibi halifelerimin sünnetleri üzerine olunuz.) Hadis-i şerifi buna delâlet etmektedir. Resûl-ü zişâna h
Sayfalar 19–24
Muzaffer Ozak Külliyatı · çimleri dar, vakitleri dar, ömürleri acı bir zarar içinde geçer. Onlar, daha burada hamiym suyundan içer. Her ne ka dar zâhiren, yani dış görünüşleri itibariyle rahat ve huzur için
Sayfalar 25–32
Muzaffer Ozak Külliyatı · nın belirli bir kaç uzvuna hizmet etmekten ibarettir. Bunlardan ırak olanlar da hakka yakın olurlar. Bununla beraber, bu güruhun yukarıda zikrolunan kal şeyhlerinden daha az zararl
Sayfalar 44–50
Muzaffer Ozak Külliyatı · O salih ve ârif zat-1 şerifin ruhu kabzolununca, beşyüz rahmet meleği cesedinin yanında kalırlar, yakınları kendisini gasletmeden melekler o velinin cesedini yıkarlar, cennetten ge
Sayfalar 58–64
Muzaffer Ozak Külliyatı · hına getirdiler. Orada, kadı efendi merhumun vasiyyetini okudu ve bir gece onunla birlikte kabirde geçirecek kimseye yüz altın verileceğini bildirdi ve talip olanların ortaya çıkma
Sayfalar 78–83
Muzaffer Ozak Külliyatı · âleminde işlediğiniz suçların hepsine tövbe ve nedamet ediniz, kabahat sınırını aşmasa bile o suçları bir daha işlemeyeceginize ve o çirkin ve kötü davranışları büsbütün terkedeceg
Sayfalar 129–135
Muzaffer Ozak Külliyatı · Bu ve bunun gibi bir çok sırlar ve hakikatler, mâ-verayı hicapta ve ilmullah'ın hudutları içindedir. Kulların bilmeleri, bulmaları ve almaları için, Resûl-ü zişâna âyet âyet nâzil
Sayfalar 111–116
Muzaffer Ozak Külliyatı · yi, bir çarmıha gerdirdi. Mâşite hatunun iki kızı vardı; biri kundakta, diğeri beş yaşında idi. Firavun, o iki meleği de getirtti, kızlardan büyük olanını, Mâşite'nin karşısında tu
Sayfalar 153–158
Muzaffer Ozak Külliyatı · anh Resûlüllah Aleyhisselâmın ayaklarına kapanarak: (Yâ Nebiyallah! Ummetinin menzillerini gördün. Ben kuluna ise cennet makam olmuş) Peygamberimiz Aleyhisselâm da Bilâl'e: «Yâ Bil
Sayfalar 140–146
Muzaffer Ozak Külliyatı · gelince; O, mühim bir sıfattır. Onu sana bu gün öğretemem, yarın gel» dedi. Ertesi günü alelâcele mürüvveti öğrenmeye koşan zat, Hallacı dârağacında asılı buldu. Dün bunu, yâni mür
Sayfalar 196–203
Muzaffer Ozak Külliyatı · Şeriatte edebin saklamayan, Tarikatte pişip büryân olamaz.. Mâ'rifet âbından içip kanmayan, Hakikat bâbında ummân olamaz. Müslüman ve mü'min olana lâyık olan, ilm-ü hilm, lûtf-ü ke