Ara
Menü

Sayfalar 129–135

1.757 kelime · kısa başlangıç

İrşad III · kaynak sayfaları 129–135 Bu ve bunun gibi bir çok sırlar ve hakikatler, mâ-verayı hicapta ve ilmullah'ın hudutları içindedir. Kulların bilmeleri, bulmaları ve almaları için, Resûl-ü zişâna âyet âyet nâzil olmuştur ki, sırası geldikçe ve lüzum hâsıl oldukça fem-i saadetten nüzulü, sebep tahtında zuhura gelmesidir. Leyle-i kadirde nüzulünden murad, Kur'an-ı kerîm'in başladığı zamana işarettir ki, bu mübarek gece de yine beşer için meçhul, Allah ve Resûlüne malûmdur. Bunun böyle olmadığını ispat etmek de, elbette Kur'an-1 kerim'e atfen bu soruları sorana düşer. 2) Nâzil olan Kur'an değil, Kur'an-ı kerîm'dir ki, kelâm-ı nefsiden, kelâm-ı lafzi ile beyan olunmuştur. 3) Levh-i mahfuz ile birinci sema izafi olup, levh-i mahfuz denilen makamı, Allah ve Resûlünden gayrı kimse bilemez. (Dünyanın neresindedir?) diye soran, bu sorusu ile ancak cehlini izhar ve ispat etmiştir. (Dünyanın neresindedir?) diye, yerini bildiğini iymâ etmek isteyene, bu iddiasını Kur'an-ı kerîm ile ispat etmek düşer. Her şeyin nerede olduğunu bilmek…

Okumaya kaldığınız yerden devam edin.

Tam metin Meclis üyelerine açıktır. Üyelik ücretsizdir; okuduğunuz bölümü defterinize kaydedebilir ve özel notlarınızı aynı yerde tutabilirsiniz.

Giriş yapÜcretsiz üye ol