Ara
Menü

İbrâhim Tennûrî

İbrâhim Tennûrî (Sivas veya Amasya – 887/1482, Kayseri); Bayramiyye-Şemsiyye tarikatının Tennûriyye kolunun kurucusu , mutasavvıf-şair. “Kahrın da hoş lutfun da hoş” ilâhisi bugün de okunmaktadır.

Vefat
1482
Unvan
Bayramî-Şemsî şeyhi, müderris ve Gülzâr-ı Ma‘nevî müellifi

Doğumu ve tahsili

Sivas'ta veya Amasya'da dünyaya geldi. Babası Sarrafoğlu Hüseyin Sivaslıdır. Annesi Amasyalı olduğundan Bursalı Mehmed Tâhir onun Amasya'da doğduğunu söylerse de, diğer kaynaklarda Sivas'ta doğduğu kaydedilmektedir (Lâmiî, Taşköprizâde).

Aile çevresinde başladığı öğrenimine Konya'da devam etti. Müderris Sarı Yâkub Efendi'den icâzet aldıktan sonra Kayseri'ye giderek bir süre Huand (Hunda) Hatun Medresesi'nde müderrislik yaptı.

Bu görevi bırakışının sebebi kaynakta açıkça kaydedilir: Enîsî onun Şâfiî olduğunu, medresenin vakfiyesinde müderrislerin Hanefî mezhebinden olmasının şart koşulduğunu öğrenmesi üzerine müderrisliği bıraktığını söyler.

Mürşid arayışı

Bu yıllarda tasavvufa yönelen İbrâhim, kendisine mânevî ilimleri öğretecek bir mürşid aramaya başladı.

Önceleri Safeviyye tarikatının merkezi Erdebil Tekkesi'ne gitmeye niyetlenmişken, Akşemseddin'in şöhretini duyunca Beypazarı'na geçerek kendisini ziyaret etti ve onun dervişi oldu.

Akşemseddin'in Hamza eş-Şâmî, Abdürrahim Karahisârî, İskilipli Muslihuddin Halife gibi halifeleriyle birlikte halvete girdi; seyrüsülûkünü tamamlayarak hilâfet aldı.

Hilâfetinin tarihi için iki kayıt vardır: Enîsî, İbrâhim Tennûrî'nin “Karaman oğlu kavgası” zuhur ettiği sırada hilâfet aldığını kaydeder; Ali İhsan Yurd ise onun seyrüsülûkünü 847-848 (1444-1445) yılları arasında tamamlamış olabileceği görüşündedir.

İrşadı ve vefatı

Hilâfet aldıktan sonra Akşemseddin'in emriyle tekrar Kayseri'ye dönerek irşad faaliyetine başladı.

887 (1482) yılı sonbaharında vefat etti. Türbesi, kendisinin yaptırdığı söylenen Şeyh Camii'nin batı tarafındadır. Ölümü için “Şüd hemîşe merkad-i vey menzil-i rûhâniyân” mısraı mücevher tarih olarak düşürülmüştür.

Tennûriyye kolu

Kurduğu Bayramiyye-Şemsiyye tarikatının Tennûriyye şubesi oğulları Ali, Lutfullah ve Kasım tarafından sürdürülmüştür.

Tarikat, XVI. yüzyılda İstanbul'da Ebüssuûd Efendi'nin babası İskilipli Şeyh Muhyiddin Muhammed Yavsî tarafından temsil edilmiştir.

Şeyh Kasım'ın halifesi Mecdüddin Îsâ'nın oğlu ve müridi İlyas Saruhânî'ye (İbn Îsâ) Tennûriyye'nin Îseviyye şubesi nisbet edilirse de bu şube devam etmemiştir.

Tennûrî lakabı

Mürşidi Akşemseddin gibi İbrâhim Tennûrî'nin de hem ruhî hem bedenî hastalıkları tedavi ettiği, Tennûrî lakabını, bir ara içine düştüğü “kabz” hâlinden kurtulmak için şeyhinin himmetiyle geliştirdiği tedavi usulünden aldığı rivayet edilmektedir.

İbrâhim Tennûrî kabza düşenleri sıcak bir tandıra (tennûr) oturtup terletiyor, bir taraftan da bol su içirmek suretiyle tedavi ediyordu.

Kaynak bu uygulamayı iki türlü okur ve kendi mesafesini de koyar: gerek menâkıbnâme metnindeki “kabz ve bast” kelimelerinden, gerekse Akşemseddin'in “Bu âdeti terkeyleme ve dervişlere dahi ettir” şeklindeki emri üzerine bunu dervişlerine de uygulamasından, bu usulün mânevî sıkıntıların giderilmesi için tatbik edildiği mânasını çıkarmak mümkünse de, bunun tasavvufun ruhuna uygun bir uygulama olmadığı açıktır.

Menâkıbnâmedeki ifadeler, kabızlık hastalığına tutulmuş olanların bir tandır üzerine oturtulup terletilmek suretiyle şifaya kavuşturulması şeklinde de anlaşılmış ve İbrâhim Tennûrî'nin tıp ilmiyle de meşgul olduğu ileri sürülmüştür.

Akşemseddin'in itibarı

Akşemseddin'in İbrâhim Tennûrî'ye büyük değer verdiği ve kendisine başvuran bazı tâlipleri ona gönderdiği bilinmektedir.

Akşemseddin'in vefatından sonra küçük oğlu Hamdullah Hamdi de, rüyasında babasından aldığı bir işaretle Kayseri'ye giderek İbrâhim Tennûrî'nin yanında seyrüsülûkünü tamamlamıştı.

Şiiri

Şiirle de meşgul olan İbrâhim Tennûrî, Yûnus Emre tarzındaki manzumelerinde “Âşık” mahlasını kullanmıştır. Bu manzumelerinden birkaçı ilâhi şeklinde bestelenmiştir.

Mevlid merasimlerinde kaside olarak okunan, “Kahrın da hoş lutfun da hoş” nakaratlı ilâhisi günümüzde de sevilerek icra edilmektedir.

“Hak bir gönül verdi bana / Ha demeden hayrân olur / Bir dem gelir şâdî bulur / Bir dem gelir giryân olur” dörtlüğüyle başlayan on sekiz kıtalık ilâhisi ise Ahmet Hatiboğlu tarafından bestelenmiştir.

COĞRAFÎ HAFIZA12 coğrafî bağlantıMekân kayıtlarına git →
Koordinatlı mekânŞehir düzeyi12 nokta · 0 kesin koordinat. Kümeye tıklayarak yaklaşın; tek noktadan mekân dosyasını açın.

Ağ ve yol

KİŞİLER AĞIBağlantılarını aç5 doğrudan bağlantıAğda gör →
YOL ATLASISilsiledeki yerini açÖnceki ve sonraki halkalarla birlikte

Menkıbeler

İlk 3 kayıt gösteriliyor

MENKIBE · GELENEK İÇİ

Tandır tedavisi

Lakabını veren usul.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Tennûrî lakabını, bir ara içine düştüğü “kabz” hâlinden kurtulmak için şeyhinin himmetiyle geliştirdiği tedavi usulünden aldığı rivayet edilir: kabza düşenleri sıcak bir tandıra (tennûr) oturtup terletiyor, bir taraftan da bol su içirmek suretiyle tedavi ediyordu.

Akşemseddin'in “Bu âdeti terkeyleme ve dervişlere dahi ettir” şeklindeki emri üzerine bunu dervişlerine de uygulamıştır.

Çerçeve. Kaynak burada nadir görülen bir mesafe koyar: usulün mânevî sıkıntılar için tatbik edildiği anlaşılabilse de “bunun tasavvufun ruhuna uygun bir uygulama olmadığı açıktır”. Ayrıca metnin, kabızlık hastalığına tutulanların tandırda terletilerek şifaya kavuşturulması şeklinde okunduğunu ve buradan tıp ilmiyle meşgul olduğu sonucunun çıkarıldığını da kaydeder.

Bu anlatı gelenek hafızasına aittir; doğrulanabilir tarihî olayla aynı kesinlikte sunulmaz. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “İbrâhim Tennûrî”, c. 21, s. 356.
MENKIBE · GELENEK İÇİ

Şeyhin oğlunu gönderen rüya

Hamdullah Hamdi'nin Kayseri'ye gelişi.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Akşemseddin'in vefatından sonra küçük oğlu Hamdullah Hamdi de, rüyasında babasından aldığı bir işaretle Kayseri'ye giderek İbrâhim Tennûrî'nin yanında seyrüsülûkünü tamamlamıştı.

Çerçeve. Hamdullah Hamdi (ö. 909/1503), hey'et, nücûm ve mûsikide bilgi sahibi olup devrinin önde gelen şairleri arasında sayılır. Bir şeyhin oğlunun, babasının halifesine mürid olması, Tennûrî'nin Şemsiyye içindeki ağırlığını gösterir — nitekim Akşemseddin kendisine başvuran bazı tâlipleri de ona gönderirdi.

Bu anlatı gelenek hafızasına aittir; doğrulanabilir tarihî olayla aynı kesinlikte sunulmaz. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “İbrâhim Tennûrî”, c. 21, s. 356.
MENKIBE · GELENEK İÇİ

Eserin ilk cüzleriyle gösterilen keramet

Gülzâr-ı Ma'nevî'nin ilk okuyucusu.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Enîsî'nin bildirdiğine göre Akşemseddin'in komşularından birinin torunu kendisine mürid olmak istemiş, şeyh bu sırada hayli yaşlı olduğundan onu Kayseri'ye İbrâhim Tennûrî'ye göndermişti.

Tennûrî de huzuruna çıkan yeni dervişin eline eserin ilk cüzlerini vererek keramet göstermişti.

Çerçeve. Menkıbe aynı zamanda Gülzâr-ı Ma'nevî'nin telif zamanına dair bir ipucudur: eser, Akşemseddin'in son yıllarında (863/1459 öncesi) yazılmaya başlanmıştır.

Bu anlatı gelenek hafızasına aittir; doğrulanabilir tarihî olayla aynı kesinlikte sunulmaz. Kaynak: Enîsî, Menâkıb-ı Akşemseddin.

Hayatından kayıtlar

İlk 3 kayıt gösteriliyor

BİYOGRAFİK KAYIT

Vakfiyedeki mezhep şartı

Müderrisliği kendi eliyle bırakması.

Metni gösterMetni daralt

Kayseri'de Huand (Hunda) Hatun Medresesi'nde müderrislik yaparken, Enîsî onun Şâfiî olduğunu, medresenin vakfiyesinde müderrislerin Hanefî mezhebinden olmasının şart koşulduğunu öğrenmesi üzerine müderrisliği bıraktığını söyler.

Çerçeve. Görevi elinden alınmamış, kendisi bırakmıştır. Bu yıllarda tasavvufa yönelmiş ve mürşid aramaya başlamıştır — kariyerini bir vakıf şartı yüzünden terkeden kişi, sonunda Kayseri'ye şeyh olarak dönecektir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Enîsî, Menâkıb-ı Akşemseddin, s. 107-108.
BİYOGRAFİK KAYIT

Erdebil yerine Beypazarı

Yolunu değiştiren bir şöhret.

Metni gösterMetni daralt

Önceleri Safeviyye tarikatının merkezi Erdebil Tekkesi'ne gitmeye niyetlenmişken, Akşemseddin'in şöhretini duyunca Beypazarı'na geçerek kendisini ziyaret etti ve onun dervişi oldu.

Çerçeve. XV. yüzyıl ortasında Erdebil, Anadolu'dan mürid çeken en güçlü merkezdi; bu tercih, Akşemseddin'in şöhretinin o çekimi kırabildiğini gösterir. Aynı kalıp mürşidinde de vardır: Akşemseddin de Zeynüddin el-Hâfî'ye gitmek üzere yola çıkıp Hacı Bayram'a dönmüştü.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “İbrâhim Tennûrî”, c. 21, s. 356.
BİYOGRAFİK KAYIT

Mücevher tarih

Ölümüne düşürülen mısra.

Metni gösterMetni daralt

887 (1482) yılı sonbaharında vefat etti. Türbesi, kendisinin yaptırdığı söylenen Şeyh Camii'nin batı tarafındadır.

Ölümü için “Şüd hemîşe merkad-i vey menzil-i rûhâniyân” mısraı mücevher tarih olarak düşürülmüştür.

Çerçeve. Mücevher tarih, yalnız noktalı harflerin ebced değerlerinin toplandığı tarih düşürme türüdür; normal tarihe göre daha zor sayılır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “İbrâhim Tennûrî”, c. 21, s. 356.

Eserleri ve metinleri

İlk 4 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Gülzâr-ı Ma'nevî

5140 beyit, Muhammediyye tarzında.

Metni gösterMetni daralt

Aruzun “mefâîlün mefâîlün feûlün” vezniyle kaleme alınan kitap, Yazıcıoğlu'nun Muhammediyye'si tarzında tertip edilmiştir.

Muhtevası: abdest, namaz, zekât, oruç gibi ibadetlerin dinî ve tasavvufî mânaları açıklanmış, bunlarla ilgili âyet ve hadisler nakledilerek yorumları yapılmıştır.

5140 beyitten meydana gelir. Ali Rıza Karabulut ve Ramazan Yıldız neşretmiş (1978); Semiha Kiraz yüksek lisans (1991, MÜ) ve Mustafa Fidan doktora (1995, EÜ) çalışması yapmıştır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: nşr. Ali Rıza Karabulut – Ramazan Yıldız, Ankara 1978.
TARİHÎ KAYIT

Gülşen-i Niyâz

Gayri mürettep divanı.

Metni gösterMetni daralt

Müellifin, İbrâhim mahlasının kullanıldığı yaklaşık 2500 beyit ihtiva eden gayri mürettep divanıdır.

Rasim Deniz ve Ali Rıza Karabulut tarafından seçmeler yapılarak Şeyh İbrâhim Tennûrî Divanı Gülşen-i Niyaz'dan Seçmeler adıyla yayımlanmıştır (Kayseri 1983).

Çerçeve. Divanda “İbrâhim”, Yûnus tarzındaki manzumelerinde ise “Âşık” mahlasını kullanır — iki ayrı damar, iki ayrı imza.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Süleymaniye Ktp., Hacı Mahmud Efendi, nr. 3791.
TARİHÎ KAYIT

“Kahrın da hoş lutfun da hoş”

Bugün de okunan ilâhisi.

Metni gösterMetni daralt

Yûnus Emre tarzındaki manzumelerinden birkaçı ilâhi şeklinde bestelenmiştir.

Mevlid merasimlerinde kaside olarak okunan, “Kahrın da hoş lutfun da hoş” nakaratlı ilâhisi günümüzde de sevilerek icra edilmektedir.

“Hak bir gönül verdi bana / Ha demeden hayrân olur / Bir dem gelir şâdî bulur / Bir dem gelir giryân olur” dörtlüğüyle başlayan on sekiz kıtalık ilâhisi ise Ahmet Hatiboğlu tarafından bestelenmiştir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “İbrâhim Tennûrî”, c. 21, s. 356.
TARİHÎ KAYIT

Eser kaydı

Gulzār-ı Maʿnevī.

Metni gösterMetni daralt

Gulzār-ı Maʿnevī.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: İSAM Ulema Veritabanı.

Kavram dünyası

İlk 4 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Tennûriyye

Şemsiyye'nin Kayseri kolu.

Metni gösterMetni daralt

Kurduğu Bayramiyye-Şemsiyye tarikatının Tennûriyye şubesi oğulları Ali, Lutfullah ve Kasım tarafından sürdürülmüştür.

Tarikat, XVI. yüzyılda İstanbul'da Ebüssuûd Efendi'nin babası İskilipli Şeyh Muhyiddin Muhammed Yavsî tarafından temsil edilmiştir.

Bir alt şube daha vardır ama sürmemiştir: Şeyh Kasım'ın halifesi Mecdüddin Îsâ'nın oğlu ve müridi İlyas Saruhânî'ye (İbn Îsâ) Tennûriyye'nin Îseviyye şubesi nisbet edilirse de bu şube devam etmemiştir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “İbrâhim Tennûrî”, c. 21, s. 356.
TARİHÎ KAYIT

Kabz ve bast

Daralma ve açılma hâlleri.

Metni gösterMetni daralt

Kabz sâlikin kalbindeki daralma, bast ise açılma ve ferahlık hâlidir; ikisi tasavvufun temel hâl çiftlerindendir.

Tennûrî lakabının kaynağı budur: bir ara içine düştüğü “kabz” hâlinden kurtulmak için şeyhinin himmetiyle geliştirdiği tedavi usulü.

Kaynak kelimenin ikili anlamına dikkat çeker: menâkıbnâme metnindeki “kabz ve bast” kelimelerinden bu usulün mânevî sıkıntıların giderilmesi için tatbik edildiği mânasını çıkarmak mümkündür — ama aynı metin, tıbbî anlamda kabızlık olarak da okunmuştur.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “İbrâhim Tennûrî”, c. 21, s. 356.
TARİHÎ KAYIT

Bayramiyye-Şemsiyye

Akşemseddin'in kolu ve dört merkezi.

Metni gösterMetni daralt

Akşemseddin'in kurduğu Bayramiyye-Şemsiyye kolu, kendisinden sonra dört merkezde devam etmiştir: Göynük'te oğlu Fazlullah, Kayseri'de İbrâhim Tennûrî, İskilip'te Attaroğlu Muslihuddin, Ankara ve civarında ise Hamza eş-Şâmî.

İbrâhim Tennûrî, bu dördü içinde adına ayrı bir şube (Tennûriyye) nisbet edilen tek isimdir. Halvete de Hamza eş-Şâmî, Abdürrahim Karahisârî ve İskilipli Muslihuddin Halife ile birlikte girmişti.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Akşemseddin”, c. 2, s. 299-302.
KAVRAM

Doğum yeri ihtilâfı

Sivas mı, Amasya mı?

Metni gösterMetni daralt

Sivas'ta veya Amasya'da doğmuştur. Babası Sarrafoğlu Hüseyin Sivaslıdır.

Annesi Amasyalı olduğundan Bursalı Mehmed Tâhir onun Amasya'da doğduğunu söylerse de, diğer kaynaklarda Sivas'ta doğduğu kaydedilmektedir — Lâmiî Çelebi ve Taşköprizâde bu ikinci grubun başında gelir.

Kartta her iki yer de işaretlenmiş, ihtilâf açıkça belirtilmiştir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Lâmiî, Nefehât Tercümesi, s. 688 / Taşköprizâde, eş-Şekāik, s. 232.

Şeyh, halife, aile ve post ağı

HOCASI / ŞEYHİAkşemseddinİbrâhim Tennûrî, Akşemseddin’in Kayseri’de irşad eden başlıca halifelerindendir.ÖNCEKİ HALKABahâeddinzâde Muhyiddin Mehmed EfendiBayramiyye'nin, Bahâeddinzâde'nin de mensup olduğu Tennûriyye kolu ona nisbet edilir; Bahâeddinzâde'nin kabri Kayseri'de onun yanındadır.AİLE BAĞIZeynelibâd EfendiZeynelibâd Efendi, İbrahim Tennûrî'nin ilmiye ve tasavvuf çevresini sürdüren aile koluna mensuptur.AİLE BAĞIAbdülfettah Efendi TennûrîAbdülfettah Efendi, İbrahim Tennûrî ailesinin ilmiye koluna mensuptur.AİLE / NESEPSarı Babazâde Seyyid Abdürrahim EfendiUşşâkīzâde, Sarı Babazâde Seyyid Abdürrahim’i İbrâhim Tennûrî ailesinin torunlarından gösterir; ara nesiller bilinmediğinden doğrudan baba-oğul bağı kurulmamıştır.

Tekke, türbe ve irşad coğrafyası

Kayseri · Türkiyeİbrâhim Tennûrî Türbesi (Şeyh Camii)887 (1482) sonbaharında vefat edip defnedildiği yer; türbesi, kendisinin yaptırdığı söylenen Şeyh Camii'nin batı tarafındadır. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası İbrâhim Tennûrî : Akşemseddin’in halifesi İbrâhim Tennûrî (ö. 1482), Kayseri’de irşad eden; fıkıh ile tasavvuf dilini Gülzâr-ı Ma‘nevî’de birleştiren Bayramî-Şemsî şeyhidir.Kayseri · TürkiyeKayseriHuand Hatun Medresesi'nde müderrislik yaptığı, sonra Akşemseddin'in emriyle dönüp irşada başladığı ve Tennûriyye kolunu kurduğu şehir; Akşemseddin'in oğlu Hamdullah Hamdi de seyrüsülûkünü burada tamamlamıştır.Sivas · TürkiyeSivasBabası Sarrafoğlu Hüseyin'in memleketi; Lâmiî Çelebi ve Taşköprizâde onun burada doğduğunu kaydeder. İlişkili kişi dosyası İbrâhim Tennûrî : Akşemseddin’in halifesi İbrâhim Tennûrî (ö. 1482), Kayseri’de irşad eden; fıkıh ile tasavvuf dilini Gülzâr-ı Ma‘nevî’de birleştiren Bayramî-Şemsî şeyhidir.Amasya · TürkiyeAmasyaAnnesinin memleketi; Bursalı Mehmed Tâhir bu sebeple onun burada doğduğunu söyler. İlişkili kişi dosyası İbrâhim Tennûrî : Akşemseddin’in halifesi İbrâhim Tennûrî (ö. 1482), Kayseri’de irşad eden; fıkıh ile tasavvuf dilini Gülzâr-ı Ma‘nevî’de birleştiren Bayramî-Şemsî şeyhidir.Konya · TürkiyeKonyaAile çevresinde başlayan öğrenimini sürdürdüğü ve Müderris Sarı Yâkub Efendi'den icâzet aldığı şehir. İlişkili kişi dosyası İbrâhim Tennûrî : Akşemseddin’in halifesi İbrâhim Tennûrî (ö. 1482), Kayseri’de irşad eden; fıkıh ile tasavvuf dilini Gülzâr-ı Ma‘nevî’de birleştiren Bayramî-Şemsî şeyhidir.Ankara · TürkiyeBeypazarıAkşemseddin'i ziyaret edip dervişi olduğu yer; Erdebil'e gitmek üzereyken yolunu buraya çevirmişti. İlişkili kişi dosyası İbrâhim Tennûrî : Akşemseddin’in halifesi İbrâhim Tennûrî (ö. 1482), Kayseri’de irşad eden; fıkıh ile tasavvuf dilini Gülzâr-ı Ma‘nevî’de birleştiren Bayramî-Şemsî şeyhidir.Erdebil · İranErdebil TekkesiSafeviyye tarikatının merkezi; önce buraya gitmeye niyetlenmiş, Akşemseddin'in şöhretini duyunca vazgeçmiştir. İlişkili kişi dosyası İbrâhim Tennûrî : Akşemseddin’in halifesi İbrâhim Tennûrî (ö. 1482), Kayseri’de irşad eden; fıkıh ile tasavvuf dilini Gülzâr-ı Ma‘nevî’de birleştiren Bayramî-Şemsî şeyhidir.Bolu · TürkiyeGöynük (Akşemseddin Türbesi)Mürşidi Akşemseddin'in son yıllarını geçirdiği ve medfun bulunduğu yer; Şemsiyye kolunun diğer merkezi burada oğlu Fazlullah tarafından sürdürülmüştür. İlişkili kişi dosyası İbrâhim Tennûrî : Akşemseddin’in halifesi İbrâhim Tennûrî (ö. 1482), Kayseri’de irşad eden; fıkıh ile tasavvuf dilini Gülzâr-ı Ma‘nevî’de birleştiren Bayramî-Şemsî şeyhidir.Çorum · TürkiyeİskilipBirlikte halvete girdiği Muslihuddin Halife'nin merkezi; Tennûriyye'yi XVI. yüzyılda İstanbul'da temsil eden Şeyh Muhyiddin Muhammed Yavsî de İskiliplidir. İlişkili kişi dosyası İbrâhim Tennûrî : Akşemseddin’in halifesi İbrâhim Tennûrî (ö. 1482), Kayseri’de irşad eden; fıkıh ile tasavvuf dilini Gülzâr-ı Ma‘nevî’de birleştiren Bayramî-Şemsî şeyhidir.

Bu dosyada izlenebilen kaynaklar

Bu liste biyografi, ilişki, anlatı ve mekân kayıtlarında açıkça taşınan kaynak künyelerini bir araya getirir. Paragraf düzeyinde kaynağı belirlenmemiş iddialara sonradan dipnot uydurulmaz.

  1. [1]Enîsî, Menâkıb-ı Akşemseddin, s. 107-108
  2. [2]TDV İslâm Ansiklopedisi, “İbrâhim Tennûrî”, c. 21, s. 356
  3. [3]Enîsî, Menâkıb-ı Akşemseddin
  4. [4]TDV İslâm Ansiklopedisi, “Akşemseddin”, c. 2, s. 299-302
  5. [5]Lâmiî, Nefehât Tercümesi, s. 688 / Taşköprizâde, eş-Şekāik, s. 232
  6. [6]nşr. Ali Rıza Karabulut – Ramazan Yıldız, Ankara 1978
  7. [7]Süleymaniye Ktp., Hacı Mahmud Efendi, nr. 3791
  8. [8]İSAM Ulema Veritabanı
  9. [9]Nev‘îzâde Atâyî, Hadâ’iku’l-Hakâ’ik fî Tekmileti’ş-Şakā’ik, s. 761-767
  10. [10]Uşşâkīzâde, Zeyl-i Şakāik; Naîmâ, Târih; Mustafa Kara, ‘Abaza Şeyhi’, TDV İslâm Ansiklopedisi; H. İ. Göktürk, İstanbul Ansiklopedisi, ‘Abdürrahim Efendi’
  11. [11]TDV İslâm Ansiklopedisi, Akşemseddin
  12. [12]Kişi kartı kaynak paketi — İbrâhim Tennûrî
Ortak kaynak kataloğunu aç →