ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
44 sonuç · “Sâhib”
01Ali Senâî Efendi
Ali Senâî Efendi (ö. 1200/1786), Edirne’de doğan, Keşan’da babası Süleyman Zâtî’nin terbiyesinde sülûkünü tamamlayan; Edirne’de kendi adıyla anılan dergâhta irşad eden ve mürettep Dîvân-ı İlâhiyyât bırakan Celvetî-Hakkî şeyhidir.
Bâbîzâde Mehmed Efendi
Bâbîzâde Mehmed Efendi (1065/1654-55–1136/1724), İstanbul medreselerinden yetişerek Medine, İzmir, Mısır ve Şam kadılıklarında bulunan; adaleti, ibadete bağlılığı ve Arapça şiirleriyle anılan Osmanlı ilmiye mensubudur.
Cemâlîzâde Abdülbâkî Efendi
Cemâlîzâde Abdülbâkî Efendi (ö. 1010/1601-02), Zenbilli Ali Cemâlî Efendi’nin torunu; Sahn ve Edirne Sultan Bayezid medreselerinde müderrislik, Lofça, Halep, Mekke, Bursa ve Mısır’da kadılık yapan; Makrîzî’nin el-Hıtat’ını Türkçeye çeviren Osmanlı âlimi, kadısı ve hayır sahibidir.
Cihânârâ Begüm
Cihânârâ Begüm (1614-1681), Şah Cihan ile Mümtaz Mahal’in kızı; Padişah Begüm unvanıyla Bâbürlü sarayında siyasî sorumluluk üstlenen, Kādirî şeyhi Mollâ Şah Bedahşî’ye intisap eden, Çiştî hafızasını Müʾnisü’l-ervâḥ’ta derleyen tasavvuf müellifi ve büyük hayır sahibidir.
Dârib Muhyiddin Tekeli
Teke yöresinden İstanbul’a gelen Dârib Muhyiddin Efendi (ö. 973/1565), Kara Dâvud Efendi’den mülâzemet aldı; Mihaliç, Sofya, Rodos ve İznik çevresinde müderrislik ve müftülük yaptı; Karamürsel yakınında eşkıya saldırısında öldürüldü.
Ebû Abdullah Muhammed b. Ebû Bekir el-Hikemî
Ebû Abdullah Muhammed b. Ebû Bekir el-Hikemî (ö. 617/1220-21), Harad’dan Uvâce’ye yerleşen, Muhammed el-Becelî’ye hırka veren ve Yemen’deki Hikemiyye şubesinin kendisine nispet edildiği Sâhib-i Uvâce’dir.
Edib Harâbî
Ahmed Edib Harâbî (1853-1916/17), Şahkulu Dergâhı’nda Mehmed Ali Hilmi Dedebaba’ya bağlanan, hece ve aruzla yazdığı nefesleri ve hacimli divanıyla tanınan son dönem Bektaşî şairidir.
Ezelîzâde Abdurrahman b. İbrâhim
Ezelîzâde Abdurrahman b. İbrâhim (ö. 972/1565), Şeyh Cemâl Efendi’den Halvetî terbiyesi alan; Konya Sâhib Ata Zâviyesi’nde zâhirî ve bâtınî ilimleri okutan, Vişne Efendi’nin irşadını tamamlayan ve Bahrü’l-ulûm adlı tefsiri kaleme alan âlim-şeyhtir.
Gülâboğlu Muhammed Askerî
Gülâboğlu Muhammed Askerî (yaklaşık 1621–1693), Ümmî Sinan’dan hilâfet alan, Afyonkarahisar’da kırk yıla yakın müderrislik ve irşad yürüten, dört bin beyitlik Dîvân sahibi Halvetî şairidir.
Hacı Ali Tûrâbî Dedebaba
Hacı Ali Tûrâbî Dedebaba (1786–1868), Şahkulu çevresinde yetişerek 1849–1868 arasında Hacıbektaş Pîrevi dedebabalığını yürüten; divanı, manzum risalesi, icâzetnâmesi ve geniş Bektaşî hizmet ağıyla tanınan şair ve mürşiddir.
Hâfız Muhammed Cemâleddin Efendi
Hâfız Muhammed Cemâleddin Efendi (d. 1870), Kasımpaşa tekke çevrelerinde zâkirbaşılık yapan; Kādirî-Eşrefî terbiyesi yanında Rifâî ve Bayramî icâzetleri alan mûsikişinas şeyhtir.
Hakiki-zâde Şeyh Osmân Efendi
Hakîkîzâde Osman Efendi, Seyfullah Efendi'nin halifesi; Eğrikapı'daki evini zâviye haline getirerek irşad hizmetinde bulunan sûfî ve divan sahibi şairdir.
sâhibeyn
bk. imâmeyn sâhib-dil s. (Jj ^M [< Ar.sâh + F.dil] Gönül sahibi, gönü den seven (kimse). 2. Kutsa ermiş (kimse). sahîf a. [Ar.] Hadis bilimi de, sağlıklı hadis niteliğini ta mamakla birlikte “mevzû” [b bu madde) olduğu söylenmeye hadis. sahîfe a. [Ar.] (ç. b. suhû 1. “Sayfa veya defter.” anlamınd olan bu söz başka kelime ve te kiplerle yeni terimler oluşturu 2. Hadis biliminde, eskiden üz rine hadis veya ayet yazıla malzeme anlamında kullanıla bu terim, sonradan ayet ve had kitapçıklarına da ad olmuştur. § tam. sahîfetü’l-a'mâl (J^l îi;-^) “Amel defter ri” anlamında bir terim, b amel defteri sahih a [Ar.] 1. Hadis bi minde, sağlam olduğunu kes delillerle ifade eden ve gerek koşullan bünyesinde bulund ran hadisler. Bu söz, “ceyyi mahfuz, müstakim, neb sâbit, sâlih” [bk. bu maddele terimleriyle eşanlamlı olar kullanılmıştır. 2. Bu tür hadisle bünyesinde toplayan kitaplar. sahih hadis a Hadis bilimind adalet ve zabt özelliklerini ta yan ravîler tarafından sürek bir isnatla rivayet edilen, şaz illetli olmayan hadis; bk. sah 585 sâî hib “sahih hadis”in özünde şu beş ül vasıf aranmaktadır: 1. Senedi al, muttasıl olmalıdır. 2. Ravîler adaletli olmalıdır. 3. Ravîler zabt sahibi olmalıdır. 4. Hadis şaz inolmamalıdır; yani güvenilir olaşımalıdır. 5. Hadis illetli (kusurlu) bk. olmamahdır. en Kutsa ermiş (kimse). sahîf a. [Ar.] Hadis bilimi de, sağlıklı hadis niteliğini ta mamakla birlikte “mevzû” [b bu madde) olduğu söylenmeye hadis. sahîfe a. [Ar.] (ç. b. suhû 1. “Sayfa veya defter.” anlamınd olan bu söz başka kelime ve te kiplerle yeni terimler oluşturu 2. Hadis biliminde, eskiden üz rine hadis veya ayet yazıla malzeme anlamında kullanıla bu terim, sonradan ayet ve had kitapçıklarına da ad olmuştur. § tam. sahîfetü’l-a'mâl (J^l îi;-^) “Amel defter ri” anlamında bir terim, b amel defteri sahih a [Ar.] 1. Hadis bi minde, sağlam olduğunu kes delillerle ifade eden ve gerek koşullan bünyesinde bulund ran hadisler. Bu söz, “ceyyi mahfuz, müstakim, neb sâbit, sâlih” [bk. bu maddele terimleriyle eşanlamlı olar kullanılmıştır. 2. Bu tür hadisle bünyesinde toplayan kitaplar. sahih hadis a Hadis bilimind adalet ve zabt özelliklerini ta yan ravîler tarafından sürek bir isnatla rivayet edilen, şaz illetli olmayan hadis; bk. sah 585 sâî hib “sahih hadis”in özünde şu beş ül vasıf aranmaktadır: 1. Senedi al, muttasıl olmalıdır. 2. Ravîler adaletli olmalıdır. 3. Ravîler zabt sahibi olmalıdır. 4. Hadis şaz inolmamalıdır; yani güvenilir olaşımalıdır. 5. Hadis illetli (kusurlu) bk. olmamahdır. en Hadis biliminde, eskiden üz rine hadis veya ayet yazıla malzeme anlamında kullanıla bu terim, sonradan ayet ve had kitapçıklarına da ad olmuştur. § tam. sahîfetü’l-a'mâl (J^l îi;-^) “Amel defter ri” anlamında bir terim, b amel defteri sahih a [Ar.] 1. Hadis bi minde, sağlam olduğunu kes delillerle ifade eden ve gerek koşullan bünyesinde bulund ran hadisler. Bu söz, “ceyyi mahfuz, müstakim, neb sâbit, sâlih” [bk. bu maddele terimleriyle eşanlamlı olar kullanılmıştır. 2. Bu tür hadisle bünyesinde toplayan kitaplar. sahih hadis a Hadis bilimind adalet ve zabt özelliklerini ta yan ravîler tarafından sürek bir isnatla rivayet edilen, şaz illetli olmayan hadis; bk. sah 585 sâî hib “sahih hadis”in özünde şu beş ül vasıf aranmaktadır: 1. Senedi al, muttasıl olmalıdır. 2. Ravîler adaletli olmalıdır. 3. Ravîler zabt sahibi olmalıdır. 4. Hadis şaz inolmamalıdır; yani güvenilir olaşımalıdır. 5. Hadis illetli (kusurlu) bk. olmamahdır. en Hadis bi minde, sağlam olduğunu kes delillerle ifade eden ve gerek koşullan bünyesinde bulund ran hadisler. Bu söz, “ceyyi mahfuz, müstakim, neb sâbit, sâlih” [bk. bu maddele terimleriyle eşanlamlı olar kullanılmıştır. 2. Bu tür hadisle bünyesinde toplayan kitaplar. sahih hadis a Hadis bilimind adalet ve zabt özelliklerini ta yan ravîler tarafından sürek bir isnatla rivayet edilen, şaz illetli olmayan hadis; bk. sah 585 sâî hib “sahih hadis”in özünde şu beş ül vasıf aranmaktadır: 1. Senedi al, muttasıl olmalıdır. 2. Ravîler adaletli olmalıdır. 3. Ravîler zabt sahibi olmalıdır. 4. Hadis şaz inolmamalıdır; yani güvenilir olaşımalıdır. 5. Hadis illetli (kusurlu) bk. olmamahdır. en Bu tür hadisle bünyesinde toplayan kitaplar. sahih hadis a Hadis bilimind adalet ve zabt özelliklerini ta yan ravîler tarafından sürek bir isnatla rivayet edilen, şaz illetli olmayan hadis; bk. sah 585 sâî hib “sahih hadis”in özünde şu beş ül vasıf aranmaktadır: 1. Senedi al, muttasıl olmalıdır. 2. Ravîler adaletli olmalıdır. 3. Ravîler zabt sahibi olmalıdır. 4. Hadis şaz inolmamalıdır; yani güvenilir olaşımalıdır. 5. Hadis illetli (kusurlu) bk. olmamahdır. en Senedi al, muttasıl olmalıdır. 2. Ravîler adaletli olmalıdır. 3. Ravîler zabt sahibi olmalıdır. 4. Hadis şaz inolmamalıdır; yani güvenilir olaşımalıdır. 5. Hadis illetli (kusurlu) bk. olmamahdır. en Ravîler adaletli olmalıdır. 3. Ravîler zabt sahibi olmalıdır. 4. Hadis şaz inolmamalıdır; yani güvenilir olaşımalıdır. 5. Hadis illetli (kusurlu) bk. olmamahdır. en Ravîler zabt sahibi olmalıdır. 4. Hadis şaz inolmamalıdır; yani güvenilir olaşımalıdır. 5. Hadis illetli (kusurlu) bk. olmamahdır. en Hadis şaz inolmamalıdır; yani güvenilir olaşımalıdır. 5. Hadis illetli (kusurlu) bk. olmamahdır. en Hadis illetli (kusurlu) bk. olmamahdır. en
sâhib-i sûr
Dört büyük melekten kıyamet gününde “sûr”u üfleyeceğinden ötürü İsrâfil için kullanılan terim
sâhib-i Sıffîn
Siftin savaşmın ulu kişisi veya kişileri. mec. Hz. Âli
sâhib-i tarikat
Hz. Muhammed
sâhib-i işâret
Konuşması ile enbe, gin bilgi, derin mecaz ve zenülk gin nükteyi yansıtan sufî
sâhib-i kâ'inât
Allah
sâhib-i nazar
Müridini bakışıyla yönlendiren, etkileyen ve ona güç veren mürşit. sâhib-i rüşd a. ^Ua) Rüşdünü ispat etmiş olan kimse
sâhib-i nâmûs
Kanun yapıcısı ve koyucu için kullanılan terim. 2. Hz. Muhammed Hz. Muhammed
Gucdüvân (Gicdüvân)
Buhara · Özbekistan · Buhara'ya yaklaşık 30 km. uzaklıktaki, doğduğu, inzivaya çekildiği ve hankahında ömrünü tamamlayıp defnedildiği köy; türbesi buradadır. 918/1512'de bir Safevî muhasarasından kurtulması onun ruhaniyetine bağlanmıştır.
Seyyid Burhâneddin Türbesi
Kayseri · Türkiye · 638/1241 sonları veya 639/1241 başlarında vefat edip defnedildiği yer. Sâhib İsfahânî'nin türbe yaptırma teşebbüsü rüyada reddedilmiş; bugünkü türbe 1892'de Kayseri mutasarrıfı Mehmed Nâzım Paşa tarafından yaptırılmış, Farsça kitâbesi Ali Emîrî Efendi hattıyla yazılmıştır. Konum yaklaşıktır.
Hâce Yûsuf Ziyaretgâhı
Merv · Türkmenistan · Bâmeîn'de defnedildikten sonra İbnü'n-Neccâr adlı bir müridi tarafından Merv'e nakledilen kabrinin bulunduğu yer. Bugün Türkmenistan sınırları içinde, Merv yakınlarındaki Bayramali denilen mevkide Hâce Yûsuf adıyla bir ziyaretgâhtır.
Karadağ
Süleymaniye · Irak · 1193/1779'da doğduğu kasaba; babası Pir Mîkâil (Şeşangost) burada yaşamıştır. Vasiyetinde buradaki emlâkini yeğeni Mahmûd es-Sâhib'e bırakmıştır. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî : Şehrizorlu Mevlânâ Hâlid, Abdullah Dihlevî'den aldığı Müceddidî-Nakşibendî terbiyeyi kısa sürede Irak, Anadolu, Suriye, Kafkasya ve daha geniş Osmanlı coğrafyasına taşıdı.
Bâmeîn
Bağşûr yakınlarındaki yerleşim. Hemedânî, hayatının son yıllarını geçirdiği Herat'tan Merv'e dönerken burada vefat etti (22 Rebîülevvel 535 / 5 Kasım 1140) ve önce buraya defnedildi. İlişkili kişi dosyası Hâce Yûsuf el-Hemedânî : Yûsuf el-Hemedânî (440/1048–535/1140-41), Bağdat, İsfahan, Buhara, Semerkant, Merv ve Herat'ta ilim ve irşadla meşgul olan; Ahmed Yesevî ile Abdülhâlik Gucdüvânî'yi yetiştiren Hanefî fakih, muhaddis ve sûfîdir.
Malatya
Malatya · Türkiye · Babası Abdülcemîl İmam'ın memleketi; sultanın kızıyla evlenip sonradan ayrılmak zorunda kalarak Buhara'ya göçmüştür. Rivayet Risâle-i Sâhibiyye'ye dayanır. İlişkili kişi dosyası Hâce Abdülhâlik Gucdüvânî : Abdülhâlik Gucdüvânî, Yûsuf el-Hemedânî’nin halifesi; hafî zikir, sekiz Hâcegân ilkesi, ilim ve toplum içinde mânevî dikkat anlayışıyla Nakşibendiyye öncesi usulün kurucu şahsiyetidir.
Merv Hankahı
Merv · Türkmenistan · Yûsuf el-Hemedânî’nin Merv’deki irşad merkezi olan hankahtır; Hâcegân geleneğinde bu hankah “Horasan Kâbesi” olarak anılır. İlişkili kişi dosyası Hâce Yûsuf el-Hemedânî : Yûsuf el-Hemedânî (440/1048–535/1140-41), Bağdat, İsfahan, Buhara, Semerkant, Merv ve Herat'ta ilim ve irşadla meşgul olan; Ahmed Yesevî ile Abdülhâlik Gucdüvânî'yi yetiştiren Hanefî fakih, muhaddis ve sûfîdir.
Şam
Dımaşk · Suriye · Hiç gitmediği hâlde adına hankah kurulan şehir; buradaki müridleri onu ziyaret için Gucdüvân'a gelmiştir. İlişkili kişi dosyası Hâce Abdülhâlik Gucdüvânî : Abdülhâlik Gucdüvânî, Yûsuf el-Hemedânî’nin halifesi; hafî zikir, sekiz Hâcegân ilkesi, ilim ve toplum içinde mânevî dikkat anlayışıyla Nakşibendiyye öncesi usulün kurucu şahsiyetidir.
Merv
Mary · Türkmenistan · Sem'ânî'nin Yûsuf el-Hemedânî'den hadis dinlediği şehir; Madelung'un itirazı bu kaynaktaki bilgilere dayanır. İlişkili kişi dosyası Hâce Abdülhâlik Gucdüvânî : Abdülhâlik Gucdüvânî, Yûsuf el-Hemedânî’nin halifesi; hafî zikir, sekiz Hâcegân ilkesi, ilim ve toplum içinde mânevî dikkat anlayışıyla Nakşibendiyye öncesi usulün kurucu şahsiyetidir.
Kayseri (Seyyid Burhâneddin Türbesi)
Kayseri · Türkiye · Seyyid Burhâneddin'in Sâhib İsfahânî'nin yanında kaldığı, dönüşte Mevlânâ'ya üç erbaîn çıkarttırdığı ve sonunda vefat ettiği şehir; Mevlânâ kabrini ziyaret edip Konya'ya dönmüştür. İlişkili kişi dosyası Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî : Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî (1207-1273), Belh'ten Konya'ya uzanan hayatında medrese ilmi, tasavvufî terbiye, sohbet, şiir ve semâı birleştiren; Mesnevî, Dîvân-ı Kebîr, Fîhi Mâ Fîh, Mektûbât ve Mecâlis-i Seb'a ile İslâm irfan tarihinde kalıcı iz bırakan âlim, sûfî ve şairdir.
Rîvger
Buhara · Özbekistan · Silsileyi sürdüren halifesi Hâce Ârif-i Rîvgerî'nin nisbesini aldığı yer. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Hâce Abdülhâlik Gucdüvânî : Abdülhâlik Gucdüvânî, Yûsuf el-Hemedânî’nin halifesi; hafî zikir, sekiz Hâcegân ilkesi, ilim ve toplum içinde mânevî dikkat anlayışıyla Nakşibendiyye öncesi usulün kurucu şahsiyetidir.
Kasrıârifân
Buhara · Özbekistan · Ruhaniyetinden hafî zikri öğrettiği Bahâeddin Nakşibend'in köyü ve türbesi; Nakşibendiyye buradan doğmuştur. İlişkili kişi dosyası Hâce Abdülhâlik Gucdüvânî : Abdülhâlik Gucdüvânî, Yûsuf el-Hemedânî’nin halifesi; hafî zikir, sekiz Hâcegân ilkesi, ilim ve toplum içinde mânevî dikkat anlayışıyla Nakşibendiyye öncesi usulün kurucu şahsiyetidir.
SÛFİLERİN İLİMLERİNİN KAYNAĞI
Avârifü’l-Maârif · 1. bölüm · Mürşidimiz, Şeyhu’l-İslâm Ebu’n-Necîb Abdulkâhir es-Sühreverdî, hicrî 560, milâdî 1165 senesinin Şevval ayında, bize, imlâ yoluyla (bizzat yazdırarak) şunu rivâyet etti: Ebû Mûsâ e
SÛFİLERİN HAK SÖZÜ GÜZELCE ANLAMALARI
Avârifü’l-Maârif · 2. bölüm · Şeyhimiz Şeyhülislam Ebu’n-Necîb es-Sühreverdî, bize, Zeyd b. Sâbit yoluyla gelen bir hadis-i şerifte, Rasûlullah (a.s) Efendimizin şöyle buyurduğunu nakletti: “Bizden bir hadis iş
TASAVVUF İLİMİNİN FAZİLETİ
Avârifü’l-Maârif · 3. bölüm · Bize, Şeyhimiz Şeyhülislâm Ebu’n-Necib es-Sühreverdî (rah.), el-Ahves b. Hakim in babasından naklen, onun şöyle söylediğini haber verdi. Bir adam Hz. Resûlullah’a (s.a.v) şerrin ne
SÛFİLERİN HALLERİ VE TARİKATLARI
Avârifü’l-Maârif · 4. bölüm · Bize, şeyh, âlim Ziyâuddin Ebu Ahmed Abdulvahhab b. Ali, Enes b. Mâlik’in (r.a) şöyle dediğini haber verdi. Rasûlullah (a.s) bana buyurdu ki: “Yavrucuğum! Eğer kalbinde hiçbir kims
TASAVVUFUN MÂHİYETİ
Avârifü’l-Maârif · 5. bölüm · Abdullah İbnu Ömer (r.a), Hz. Rasûlullah’ın (s.a.v) şöyle buyurduğunu nakletmiştir: “Her şeyin bir anahtarı vardır; Cennetin anahtarı da miskinleri ve fakirleri sevmektir. Çünkü sa
SÛFÎ KELİMESİNİN KÖKÜ
Avârifü’l-Maârif · 6. bölüm · Hz. Enes b. Mâlik (r.a) demiştir ki: “Rasûlullah (s.a.v), bir kölenin bile dâvetine gider, merkebe biner ve yün elbise giyerdi.” 31 Sûfîler, bu hadis-i şerife uyarak hem daha yumuş
MUTASAVVIFLAR VE ONLARA BENZEYENLER
Avârifü’l-Maârif · 7. bölüm · Şeyhimiz, Şeyhu’l-İslam Ebu’n-Necîb es-Sühreverdî’nin, Enes b. Mâlik (ra)’den rivayet ettiğine göre; Hz. Peygamber (sav)’e göre bir adam geldi ve: “Kıyâmet ne zaman kopacak?” diye
MELÂMETİLİK VE MELÂMETÎLER
Avârifü’l-Maârif · 8. bölüm · Bazıları melâmetiyi şöyle tarif etmişlerdir: “Melâmetî, iyiliğini açıklamayan, kötülüğünü de gizlemeyen kimsedir.” Bunu şöyle izâh edebiliriz: Melâmetî; damarlarına varana kadar, b
SÛFÎ OLMADIKLARI HALDE SÛFÎLERE NİSBET EDİLENLER
Avârifü’l-Maârif · 9. bölüm · Kendilerini bazen “Kalenderi” bazen de “Melâmetî” diye isimlendiren bir grup, sûfiler arasında zikredilmektedir. Az önceki bölümde melâmetînin hâlini zikrettik. Onların hâlinin şer
MÜRŞİDLİK RÜTBESİ VE MÜRŞİDLERİN HİZMETİ
Avârifü’l-Maârif · 10. bölüm · Rasûlullah (sav) Efendimiz bir hadislerinde buyurmuştur ki: “Muhammed’in nefsini elinde bulunduran Allah’a yemin olsun; eğer isterseniz bu hususta yemin de edebilirim. Hiç şüphesiz
Sayfalar 18–25
Muzaffer Ozak Külliyatı · (YA GAFURU ism-i celilini, hummaya ve başağrısına uğrayanlarla, gam ve keder içinde bulunanlar devamlı okurlarsa kurtulurlar.) 3EJE3, Eş Şekûrü Celle Şanühu Kendi rızâsı için yapıl
Sayfalar 26–33
Muzaffer Ozak Külliyatı · SEJ prati El Mukaddimü Celle Sanühu İstediğini ileri geçiren, öne alan. (YÂ MUKADDIMÜ ism-i celilini savaş alanında veya korkulacak bir yerde okuyanlara hiç bir zarar gelmez.) El M