Ara
Menü

Hacı Ali Türâbî Dedebaba

Hacı Ali Türâbî, 1849–1868 arasında Hacıbektaş Pîrevi’nde dedebabalık yaptı. Halil Revnâkî Baba’dan mücerred ikrarı aldığı, Şahkulu Dergâhı postunda bulunduğu ve nefeslerinin Bektaşî cemlerinde yaygın biçimde okunduğu kaydedilir. Dîvânı ile manzum Hurûfîlik risalesi vardır.

Vefat
1868
Unvan
Hacıbektaş Pîrevi dedebabası, Bektaşî şairi ve nefes müellifi

Adı ve doğum yeri meselesi

Kaynaklarda Ali Türâbî, Hacı Ali Türâbî ve Yanbolulu Elhac Ali Türâbî adlarıyla anılır; kendi tarih manzumesinde “Mahlasım derler Türâbî, nâmım el-Hac Ali” der. Yanbolu, Yanya, Koniça ve Ankara doğum yeri olarak ileri sürülmüş, fakat kesin bir yer tesbit edilememiştir.

İkrar ve post hizmetleri

Halil Revnâkî Baba’dan mücerred ikrarı alarak Bektaşî hizmet basamaklarında ilerledi. Hacıbektaş Pîrevi postuna geçmeden önce 1850–1851 dolaylarında İstanbul Şahkulu Bektaşî Dergâhı postnişinliğinde bulunduğu kaydedilir. Çorumlu Hüsnü Dedebaba’nın ardından 1849’da Pîrevi dedebabası oldu; kaynakların sıra ve başlangıç yılı kayıtlarında küçük farklar vardır.

Hacıbektaş Pîrevi

Yaklaşık on dokuz yıllık dedebabalığı döneminde dergâhta tamirler yaptırdı. Meydanevi kemerindeki 1282/1865 tarihli tamir kitabesi onun adını taşır. II. Mahmud devrindeki kapatılma ve takibat sonrasındaki güç koşullarda Bektaşî merkez kurumunun yeniden görünürlük kazandığı dönemin başlıca postnişinlerindendir.

Şiiri ve sözlü dolaşım

Aruz ve heceyle yazdığı gazel, nefes ve başka nazım şekilleri Bektaşî çevrelerinde sözlü ve musikili biçimde dolaştı. Cemlerde Pîr Sultan, Kul Himmet ve Hatâyî’den sonra en çok okunan şairlerden olduğu belirtilir. Dîvân yaklaşık 2800 beyitlik geniş bir külliyattır; ayrıca Hurûfî terimlerini işleyen manzum Risâle-i Türâbî Baba ona aittir.

Mahlas karışıklığı

Bektaşî edebiyatında Türâbî mahlasını taşıyan çok sayıda şair vardır. Özellikle Türâbî-i Sânî diye anılan Kulalı Mehmed Ercan’ın şiirleriyle karışma ihtimali yüksektir. Cönk veya sözlü kayıttaki her “Türâbî” mahlaslı nefes bu kişi dosyasına otomatik bağlanmaz.

Vefatı

Cemâziyelevvel 1285/Eylül 1868’de vefat etti. Kabri Hacıbektaş Pîrevi’nde, Hacı Bektaş Velî’nin yatırına çıkan merdiven yakınındaki dedebaba mezarları arasındadır. Kabir kitabesinde kendi tarih manzumesi yer alır.

Bağlantılı dosya

Dîvân ve kaynak ilişkilerini ayrıntılı oku →

Bektaşiyye on iki terkli tâc
BAĞLI YOLUN MADDÎ HAFIZASIBektaşiyye on iki terkli tâc

On iki terkli Bektaşî tâcı. Kitap, tepedeki teslim taşının müze sergilemesi sırasında sonradan eklendiğini özellikle kaydeder.

Ağ ve yol

Menkıbeler

İlk 2 kayıt gösteriliyor

MENKIBE · GELENEK İÇİ

Karda kalan yolcuları dergâha getiren köpekler

Ağır kışta yollar kapanınca Türâbî Dedebaba’nın dergâh köpeklerini dışarı göndermesi ve köpeklerin akşam mahsur kalan yolcularla dönmesi hakkında Kırşehir’den derlenmiş anlatı.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Anlatıya göre bütün Anadolu’da ağır bir kış hüküm sürmekte, Kırşehir ve çevresi karla kaplanmakta; dağlar ve yollar haftalarca geçit vermemektedir. Türâbî Dedebaba böyle bir günde dergâhın bahçesine çıkar ve dervişinden köpekleri kapıdan dışarı salmasını ister.

Akşama doğru köpekler, karda ve yolda kalmış beş-on kişilik bir yolcu kafilesiyle birlikte dergâha döner. Böylece yolcular dergâha ulaşır ve kış şartlarından kurtulur.

Tez, bu anlatının Enver Beşe tarafından Kırşehir ve yöresinden derlendiğini, 1951’de Türk Folklor Araştırmaları dergisinde yayımlandığını bildirir. Dolayısıyla kayıt, olayın gerçekleştiği döneme ait bir tutanak değil; Türâbî’nin himmet ve misafirperverlik hafızasını taşıyan sözlü kültür malzemesidir.

Bu anlatı gelenek hafızasına aittir; doğrulanabilir tarihî olayla aynı kesinlikte sunulmaz. Kaynak: Türâbî Dîvânı: İnceleme ve Metin.
MENKIBE · GELENEK İÇİ

Köy dervişine çocukları temaşa öğüdü

Köyünde tek başına kalacağını söyleyen yeni dervişe, çocukların mektebe gidiş gelişini temaşa etmesini öğütleyen Türâbî Dedebaba anlatısı.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Rivayete göre uzak köylerden birinden Kırşehir’e gelen bir köylü dergâhta nasip alır ve bir müddet âyinlere katılır. Köyüne dönmeden önce Türâbî Dedebaba’yı ziyaret ederek, “Baba erenler, ben köyüme dönüyorum; fakat orada benden başka Bektaşî yok. Kendi kendime nasıl âyin yapıp ibadet edeyim?” diye sorar.

Türâbî ona, köyünde bir mektep varsa küçük çocukları mektebe gidip gelirken temaşa etmesini öğütler. Tezin yorumunda çocukların saflığına yönelen bu dikkat, ibadeti yalnız merasimle sınırlamayan; yaratılıştaki temizlik ve masumiyeti seyretmeyi mânevî tefekküre dönüştüren bir cevap olarak ele alınır.

Anlatı Enver Beşe’nin Kırşehir yöresinden derleyip 1951’de yayımladığı sözlü kültür kayıtları arasındadır. Türâbî’nin kelimesi kelimesine doğrulanmış tarihî sözü gibi değil, ona nispet edilen irfan tavrını gösteren gelenek anlatısı olarak sunulur.

Bu anlatı gelenek hafızasına aittir; doğrulanabilir tarihî olayla aynı kesinlikte sunulmaz. Kaynak: Türâbî Dîvânı: İnceleme ve Metin.

Eserleri ve metinleri

İlk 2 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Dîvân-ı Türâbî

Yaklaşık 2800 beyitlik külliyat aruz ve heceyle yazılmış gazel, nefes, mersiye, murabba, koşma ve başka türleri içerir. Türâbî mahlaslı başka şairlerin şiirleri nüsha denetimi olmadan külliyata eklenmez.

Metni gösterMetni daralt

Yaklaşık 2800 beyitlik külliyat aruz ve heceyle yazılmış gazel, nefes, mersiye, murabba, koşma ve başka türleri içerir. Türâbî mahlaslı başka şairlerin şiirleri nüsha denetimi olmadan külliyata eklenmez.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Türâbî Dîvânı: İnceleme ve Metin.
TARİHÎ KAYIT

Risâle-i Türâbî Baba

Hurûfî terminolojiyi manzum biçimde işleyen risaledir; Dîvândan ayrı eser olarak kaydedilir.

Metni gösterMetni daralt

Hurûfî terminolojiyi manzum biçimde işleyen risaledir; Dîvândan ayrı eser olarak kaydedilir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Türâbî Dîvânı: İnceleme ve Metin.