ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
60 sonuç · “Kol”
01Arvâs Kolu
Fehim Arvâsî'nin Van-Arvâs medrese-tekkesi çevresinde gelişen halka.
Gayda Kolu
Sıbgatullah Arvâsî'nin Hizan-Gayda merkezli halkası.
Küfrevî Kolu
Muhammed Küfrevî'nin Bitlis merkezli irşad halkası.
Nehrî Kolu
Şemdinli'nin Nehrî köyünde Seyyid Tâhâ çevresinde teşekkül eden; Türkiye, İran ve Irak'a yayılan Hâlidî şube.
Norşin Kolu
Abdurrahman Tâğî'nin Norşin'deki medrese-tekke merkezinden yayılan Hâlidî halka.
Sûrsûre Kolu
Tâhâ Harîrî'nin Irak'taki Sûrsûre Dergâhı merkezli halkası.
Abbâsiyye
Ebü'l-Abbas Ahmed b. Muhammed el-Endelüsî'ye (ö. 1236) nispet edilen kol.
Âciziyye
Süleyman Âcizî Baba'nın Prizren merkezli Balkan kolu.
Âfâkıyye / Akdağlık Hâceleri
Hidâyetullah Âfâk Hoca çevresinde Kaşgar ve Doğu Türkistan'da siyasî-mânevî güç kazanan; Akdağlık Hâceleri diye de bilinen Kâsânî kolu.
Ahmediyye
Ahmediyye, Halvetiyye içinde tarihî silsile ve kurucu nispetiyle belirginleşen koldur.
Ahrâriyye
Ubeydullah Ahrâr’a nispet edilen, Orta Asya ve erken Osmanlı Nakşibendîliğinde etkili kol.
Alâviyye-Derkāviyye
Ahmed el-Alâvî’ye nispet edilen modern Derkāvî-Şâzelî kolu.
Abdullah Salâhî Uşşâkî
Abdullah Salâhî Uşşâkī (1117/1705, Kesriye – 29 Muharrem 1197 / 4 Ocak 1783, İstanbul); Halvetî-Uşşâkī şeyhi, şair ve şârih. Uşşâkıyye'nin Salâhiyye kolunun pîri ; on iki tarikattan nasip aldığı için “câmiu't-turuk” denmiştir. İbnü'l-Arabî'yi metinden değil ruhaniyetinden istimdadla anladığını söyler.
Abdullah-ı Berzişâbâdî
Abdullah-ı Berzişâbâdî (789/1387–872/1467-68), Muhammed Pârsâ ve Ya‘kūb-i Çerhî’den Hâcegân-Nakşibendî terbiyesi, İshak Huttalânî’den Kübrevî hilâfeti alan; Horasan’daki irşad hattı daha sonra Zehebiyye silsilelerince geriye dönük olarak sahiplenilen sûfîdir.
Abdurrahman en-Niyâzî
Abdurrahman en-Niyâzî (ö. 1311/1894), Kādiriyye'nin Mısır'da teşekkül eden Niyâziyye koluna adını veren pîr ve İskenderiye'deki bir Kādirî tekkenin şeyhidir. Tarihî yeri, Osmanlı derviş dolaşımı ile Mısır'ın resmî tekke idaresinin kesişiminde belirginleşir.
Abdülahad Nûrî Sivâsî
Abdülahad Nûrî Sivâsî (1594/95-1651), Abdülmecid Sivâsî’nin ilmî ve tasavvufî terbiyesinde yetişen; Midilli’den İstanbul’a uzanan irşadı, Mehmed Ağa Tekkesi, selâtin camilerindeki vaazları, Kadızâdelilere karşı kaleme aldığı risaleleri ve Dîvân-ı İlâhiyyât’ıyla Sivâsiyye’nin Nûriyye koluna adını veren mutasavvıf, vâiz ve şairdir.
Abdüsselâm eş-Şeybânî es-Sa‘dî
Abdüsselâm eş-Şeybânî es-Sa‘dî (ö. 1165/1752), Şam'dan İstanbul'a gelerek Koska'daki Sa‘dî Âsitânesi'nin postnişini olan; Ayasofya'daki Sa‘dî görünürlüğünde rol oynayan ve oğlu Gālib Behcetüddin ile süren Abdüsselâmiyye/Selâmiyye koluna adını veren şeyhtir.
Ahmed el-Alevî el-Müstegānimî
Ahmed el-Alevî (1869–1934), Müstegānim'de Muhammed el-Bûzîdî'nin terbiyesinde yetişen; Şâzeliyye-Derkāviyye içindeki Aleviyye kolunu Kuzey Afrika, Ortadoğu ve Avrupa'ya taşıyan Cezayirli sûfî müelliftir.
Akşehirli Abdurrahman Gubârî
Akşehirli Abdurrahman Gubârî (ö. 974/1566-67), Şeyh Hamdullah ekolünden hattat, Şeyh Abdüllatif’in müridi, Irakeyn seferi kâtibi, şehzade hocası ve Mekke’de mahmil kadısı olan Nakşibendî şairdir.
Akşemseddin
Akşemseddin (792/1390, Şam – Rebîülâhir 863 / Şubat 1459, Göynük); Fâtih'in hocası, mutasavvıf, âlim-tabip ve şair. Hacı Bayrâm-ı Velî'nin halifesi ve Bayramiyye'nin Şemsiyye kolunun kurucusudur .
Alâeddin Ali Ahmed Sâbir
Alâeddin Ali Ahmed Sâbir Kalyerî (1196-1291), Baba Ferîd Genc-i Şeker’in halifesi ve Çiştiyye’nin Kalyar merkezli Sâbiriyye koluna adını veren pîrdir.
Ali b. Ammâr el-Menzelî eş-Şuaybî
Ali b. Ammâr el-Menzelî eş-Şuaybî, XVIII. yüzyılda adına nispet edilen Menzeliyye koluyla tanınan Kādirî şeyhidir. Menzeliyye Cezayir ve Tunus’ta yayılmış, nispeti sonraki icazet hatlarıyla Batı Afrika’ya kadar taşınmıştır.
Ali Nûreddin el-Beyyûmî
Ali Nûreddin el-Beyyûmî (1108/1696–1183/1769), Kahire'de Bedevî-Halebî hilâfetini Halvetî-Demirtâşî terbiye ve esmâ usulüyle birleştirerek Beyyûmiyye kolunu teşkilâtlandıran Mısırlı sûfî, muhaddis ve müelliftir.
Bahâeddin el-Cüneydî
Bahâeddin el-Cüneydî (ö. 921/1515), Kādirî terbiyesini Ebü’l-Abbas Ahmed b. Hasan’dan alan ve Hindistan’da yayılan Cüneydiyye kolunun kendisine nispet edildiği sûfîdir.
Nehrî Kolu
Seyyid Tâhâ Hakkârî'nin Şemdinli-Nehrî merkezinde şekillendirdiği, Nakşibendî-Hâlidî geleneğe bağlı bölgesel şube.
Nûreddin Cerrâhî Âsitânesi
Karagümrük, İstanbul · Türkiye · Cerrâhiyye'nin merkez tekkesi ve pîr makamı. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Mehmed Ârif Dede Efendi : Mehmed Ârif Dede (1752–1823), Anabolu’daki Cerrâhî çevresinde doğup İstanbul’da yetişen; devlet hizmeti, Mora’daki tekke vakıfları ve Cerrâhî Âsitânesi postnişinliğini bir arada yürüten şeyhtir.
Nûreddin Cerrâhî Âsitânesi
Karagümrük, İstanbul · Türkiye · Cerrâhiyye'nin merkez tekkesi ve pîr makamı. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Şuhûdî Şeyh Muhammed Efendi : Şuhûdî Şeyh Muhammed Efendi (ö. 1126/1714), Köstendil Müftüsü Ali Efendi'nin terbiyesinde yetişen; Babaeski'de irşad eden, şiir ve tasavvuf eserleri kaleme alan Halvetî şeyhidir.
Van
Van · Türkiye · Zâhirî ilimleri tahsil ettikten sonra tasavvufa yönelen Sıbgatullah Arvâsî, Van'a giderek Seyyid Muhyiddîn Efendi'nin hizmetine girdi. Uzun yıllar süren riyâzet ve mücâhede devresini burada geçirdi; hocasının “vefat etmiş velîlerden istifade edecek makama geldin” sözü de bu dönemin sonuna aittir. Koordinat şehir düzeyindedir; kaynak Van'da hangi medrese veya tekkede bulunduğunu belirtmez.
Nûreddin Cerrâhî Âsitânesi
Karagümrük, İstanbul · Türkiye · Cerrâhiyye'nin merkez tekkesi ve pîr makamı. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Seyyid Mehmed Rızâeddin Yaşar Efendi : Seyyid Mehmed Rızâeddin Yaşar Efendi (1845–1913), Abdülaziz Zihnî’nin oğlu; hat, klasik ilimler ve Farsça tahsilinin ardından Kapıağası Tekkesi ile Cerrâhiyye Âsitânesi’nde hizmet eden ve on altı halife yetiştiren şeyhtir.
Nûreddin Cerrâhî Âsitânesi
Karagümrük, İstanbul · Türkiye · Cerrâhiyye'nin merkez tekkesi; 6 Receb 1115'te (15 Kasım 1703) III. Ahmed tarafından açtırılmıştır. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Süleyman Veliyyüddin Efendi : Süleyman Veliyyüddin Efendi (1673–1745), Köstendilli Ali Efendi’ye intisap edip Nûreddin Cerrâhî tarafından yetiştirilen; 1721’den itibaren yirmi beş yıl Cerrâhî Âsitânesi postunda hizmet eden şeyhtir.
Sûlikān köyü
Rey / Tahran · İran · Şâhruh'un ölümünden (850/1447) sonra serbest kalıp yerleştiği ve 14 Rebîülevvel 869'da (14 Kasım 1464) vefat ettiği köy; hayatının son dönemini burada geçirmiştir. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Muhammed Nûrbahş : Muhammed Nûrbahş, İshak Huttalânî çevresindeki Kübrevî terbiyesi, mehdîlik iddiası etrafındaki siyasî gerilimler ve sonraki Nurbahşiyye kollarıyla XV. yüzyıl İran tasavvuf tarihinin tartışmalı ismidir.
Nûreddin Cerrâhî Âsitânesi ve Türbesi
Karagümrük, İstanbul · Türkiye · Cerrâhiyye'nin merkez tekkesi ve pîr makamı; kolun postnişinleri burada medfundur. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Şeyh Abdullah b. Fâzıl Ali Efendi : Abdullah b. Fâzıl Ali Efendi, Sefîne-i Evliyâ’nın kısa kaydına göre Nûreddîn-i Cerrâhî ser-tarîkıydı ve Eyüp’teki Şeyh Râşid Efendi Dergâhı’na defnedildi.
Kumcân Köyü, Hemedan
Hemedan · İran · Irâkī'nin 610 (1213) dolayında doğduğu köy; Kumcânî nisbesi buradan gelir. Hemedan'daki Şehristan Medresesi'nde daha on yedi yaşındayken ders vermeye başladı; medresede ders okuturken içeri giren Kalenderî dervişlerin gazeli ve semâı sebebiyle 627'de (1230) buradan ayrıldı. Koordinat Hemedan şehir merkezine göre verilmiştir; köyün kesin yeri gösterilmemiştir.
Sokollu Mehmed Paşa Dergâhı
İstanbul · Türkiye · Mısrî’nin İstanbul’a ilk gelişinde ikamet edip erbaîn çıkardığı, Sultanahmed civarındaki dergâh. Hücre kapısındaki levhada onun bu dergâhı erbaîniyle ihyâ ettiğini söyleyen bir kıt‘a yazılıdır. İlişkili kişi dosyası Niyâzî-i Mısrî : Niyâzî-i Mısrî, XVII. yüzyıl Halvetî şiirinin en güçlü temsilcilerinden; sürgünler, vaazlar, irşad halkaları ve Türkçe Dîvân-ı İlâhiyyât'ıyla etkili olmuş sûfîdir.
Nûreddin Cerrâhî Âsitânesi
Karagümrük, İstanbul · Türkiye · Cerrâhiyye'nin merkez tekkesi ve pîr makamı. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Moravî Mehmed Emin Efendi : Moravî Mehmed Emin Efendi (1730–1794), Anabolu’da intisap edip İstanbul’da Sertarîkzâde yanında yetişen; 1782 yangınından sonra Cerrâhî Âsitânesi’ni yeniden kuran postnişindir.
Nûreddin Cerrâhî Âsitânesi
Karagümrük, İstanbul · Türkiye · Cerrâhiyye'nin merkez tekkesi ve pîr makamı. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Yahyâ Gālib Hayâtî Efendi : Yahyâ Gālib Hayâtî Efendi (1833–1897), Abdülaziz Zihnî’nin oğlu; klasik ilimler, hat, Farsça ve mûsiki tahsilini birleştiren, 1854–1897 arasında Cerrâhî Âsitânesi postunda bulunan şeyhtir.
Hasîrîzâde Dergâhı
İstanbul · Türkiye · İstanbul’daki en meşhur Sa‘dî dergâhlarından biri olan bu tekkenin son şeyhidir. 1880’den 1925’e kadar burada şeyhlik yapmış, Mesnevî, şemail, hadis ve dinî ilimleri okutmuş; II. Abdülhamid’in iradesiyle 1887’de yeniden inşa edilen binaların mimarlığını da kendisi üstlenmiştir.
Yûnus Emre Dîvânı Nasıl Okunmalı?
Dîvân'ın tek bir el yazmasından değil, farklı yüzyıllara ait nüshaların karşılaştırılmasından doğduğunu açıklayan okuma kılavuzu.
Tasavvuf Tarihinin Üç Dönemi
Tasavvuf tarihini zühd, tasavvuf ve tarikat dönemleri üzerinden okuyan; dönemlerin birbirinden kesin duvarlarla ayrılmadığını hatırlatan giriş metni.
Melâmîlikte Nokta Sembolü
Birlik, çokluk, yazı ve insan hakikati arasında kurulan yoğun mecaz üzerine iki kaynağın birlikte ve kaynak türleri ayrılarak okunmasına dayalı editoryal dosya.
Şâbâniyye'nin Kolları ve Yenilenme Hatları
Karabaşiyye, Nasûhiyye, Bekriyye, Çerkeşiyye, Kuşadaviyye ve Halîliyye üzerine eserin bütün ilgili bölümlerinden hareketle hazırlanmış özgün editoryal inceleme.
Şâbânî Kıyafet ve Sembol Dünyası
Hırka, renk, sarık, tâc, risâle, asâ, post ve seccadenin tarihî dili üzerine eserin bütün ilgili bölümlerinden hareketle hazırlanmış özgün editoryal inceleme.
Sühreverdiyye’nin Bağdat’tan Multan ve Şiraz’a yayılması
Bahâeddin Zekeriyyâ Multânî, Necîbüddin Buzguş ve bölgesel kollar üzerinden yolun coğrafi genişlemesi.
Eşrefiyye ve Rûmiyye
İki Osmanlı Kadirî kolu. Tezden hazırlanmış özgün editoryal inceleme.
Nakşibendî-Hâlidî Nehrî Kolu
Nehrî'den Türkiye, İran ve Irak'a uzanan aktarım ağı. Mehmet Saki Çakır'ın doktora tezinden hazırlanmış özgün editoryal dosya.
Nehrî'den Yayılan Kollar
Gayda, Norşin, Sûrsûre, Küfrevî, Arvâs ve Bârzân bağlantıları. Mehmet Saki Çakır'ın doktora tezinden hazırlanmış özgün editoryal dosya.
Nehrî Kolunda Tasavvufî Eğitim
Vird, sohbet, rabıta, teveccüh ve hatm-i hâcegân. Mehmet Saki Çakır'ın doktora tezinden hazırlanmış özgün editoryal dosya.
Hâlisiyye: Kerkük'ten Yukarı Fırat'a
Kadiriyye'nin bölgesel aktarım haritası. Tezin ilgili bölümlerinden hareketle hazırlanmış özgün editoryal inceleme.
Hâlisiyye'de Usul, Âdâb ve Zikir
Ortak Kadirî esaslar ve kola mahsus uygulamalar. Tezin ilgili bölümlerinden hareketle hazırlanmış özgün editoryal inceleme.
SÛFİLERİN İLİMLERİNİN KAYNAĞI
Avârifü’l-Maârif · 1. bölüm · Mürşidimiz, Şeyhu’l-İslâm Ebu’n-Necîb Abdulkâhir es-Sühreverdî, hicrî 560, milâdî 1165 senesinin Şevval ayında, bize, imlâ yoluyla (bizzat yazdırarak) şunu rivâyet etti: Ebû Mûsâ e
TASAVVUF İLİMİNİN FAZİLETİ
Avârifü’l-Maârif · 3. bölüm · Bize, Şeyhimiz Şeyhülislâm Ebu’n-Necib es-Sühreverdî (rah.), el-Ahves b. Hakim in babasından naklen, onun şöyle söylediğini haber verdi. Bir adam Hz. Resûlullah’a (s.a.v) şerrin ne
Sayfalar 4–12
Muzaffer Ozak Külliyatı · SALAH BILICI KITABEVI YAYINLARI - No: 41 5846 Sayılı Kanun gereğince Te'lif hakları müessesemize aittir. Taklit edenler mes'uldür. Dizgi: GÜYRAY, Baskı: ÜÇLER Matbaası İSTANBUL — 1
Sayfalar 4–13
Muzaffer Ozak Külliyatı · SALÂH BİLİCİ KİTABEVİ YAYINLARI - No: 43 5846 Sayılı Kan un gereğince telif hakları müessesemize aittir. Taklit edenler mes'uldür. Dizgi: ÖZAL Matbaası - Baskı: ÖZTÜRK Matbaası Ist
Sayfalar 1–10
Muzaffer Ozak Külliyatı · Elhac Muzaffer OZAK colli ZİYNET-UL-KULÜB KALPLERİN ZİYNETİ] Aşık sohbetleri ve evradı şerifeler AYRICA ASKÎ DİVANI SALÂH BİLİCİ KİTABEVİ Ali BİLİCİ Büyük Reşitpaşa Cad. Yümni Işha
Sayfalar 13–20
Muzaffer Ozak Külliyatı · tün kâ'inat ve mevcudat, Resûl-ü ekrem sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz hazretlerinin yüzü suyu hürmetine halk ve icat buyurulmuş ve Habib-i adib-i Kibriyâ on sekiz bin âleme
Sayfalar 10–17
Muzaffer Ozak Külliyatı · (YÂ RAHMANÜ ism-i celilini, her farz namazdan sonra 100 kerre okuyan kimseler, gaflet ve unutkanlıktan ve gönül darlığından emin olurlar.) Er Rahiymü Celle Celâluhu Pek ziyade merh
Sayfalar 9–16
Muzaffer Ozak Külliyatı · Okuduğum âyet-i celile, işte o günü yani ölüm gününü, başka bir tâ'birle zâlimin mazlûmun eline geçeceği kıyâmet gününü anlatmaktadır. Bu şiddetli ve dehşetli günün başlangıcı düny
Sayfalar 13–18
Muzaffer Ozak Külliyatı · kullar! Ey bu imanları sebebiyle ebedi saadete erenler, selâmet yoluna girenler Hakka varanlar, daha bu âlemde iken cennete girenler ve cennet güllerinden derenler, cemal-i Hakkı g
Sayfalar 18–25
Muzaffer Ozak Külliyatı · (YA GAFURU ism-i celilini, hummaya ve başağrısına uğrayanlarla, gam ve keder içinde bulunanlar devamlı okurlarsa kurtulurlar.) 3EJE3, Eş Şekûrü Celle Şanühu Kendi rızâsı için yapıl
Sayfalar 21–28
Muzaffer Ozak Külliyatı · Evet, Hz. Musa aleyhisselâm sadrının şerholunmasını, işlerinin kolaylaştırılmasını, lisanındaki tutukluğun giderilmesini, sözünün daha iyi anlaşılmasını, ehlinden ve akrabasından b