ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
60 sonuç · “Kile”
01Ayderûsiyye
Hadramut ve Aden'deki Ayderûsî irşadını Medyenî silsileyle ilişkilendiren nispet.
Celvetiyye
Üftâde ve Aziz Mahmud Hüdâyî ile belirginleşen; tezkiye, tasfiye, tecliye, zikir, hizmet ve halk içinde Hak ile olmayı öne çıkaran tasavvuf yolu.
Cezerî Hattı
Hâlid el-Cezerî'ye ulaşan ve Suriye, Irak ile Güneydoğu Anadolu'da faaliyet gösteren Hâlidî silsile.
Hadîdiyye İstanbul Hattı
Muhammed Hadîdî'nin Üsküdar'daki erken Rifâî faaliyetiyle ilişkilendirilen İstanbul aktarım hattı.
Medyeniyye (Şuaybiyye)
Ebû Medyen Şuayb el-Ensârî'nin Endülüs, Fas, Bicâye ve Tilimsân arasında gelişen irşadına nispet edilen; Mağrib'in sonraki tasavvuf yollarını derinden etkileyen erken tarikat.
Rûmiyye
Rûmiyye, İsmâil Rûmî’nin İstanbul Tophane’de kurduğu Kādirîhâne merkezinde teşkilâtlanan; Osmanlı coğrafyasındaki Kādirî tekke ve halife ağlarını etkileyen Kādiriyye koludur.
Ahmed-i Bîcân
Ahmed-i Bîcân (ö. 870/1466’dan sonra), Gelibolu’da Hacı Bayrâm-ı Velî’nin irşad çevresinde yetişen; Envârü’l-âşıkīn başta olmak üzere Türkçe dinî, tasavvufî ve ansiklopedik eserleriyle Anadolu ve Balkan halk kültürünü etkileyen müelliftir.
Cemâleddîn-i Efgānî
Cemâleddîn-i Efgānî (1254/1838-1314/1897), Kahire, İstanbul, Hindistan, İran ve Avrupa arasında yürüttüğü eğitim, yayın ve siyasî faaliyetlerle İslâm dünyasında ıslah, hürriyet, dayanışma ve sömürge karşıtı düşünceyi etkileyen fikir ve siyaset adamıdır.
Dâvûd et-Tâî
Ebû Süleyman Dâvûd b. Nusayr et-Tâî, Ebû Hanîfe’nin çevresinde fıkıh ve hadis tahsil ettikten sonra zühd, murakabe ve mürüvvet merkezli bir hayatı seçen; Ma‘rûf-i Kerhî üzerinden klasik tasavvuf silsilelerini etkileyen Kûfeli âlim ve zâhiddir.
Ebû Ali el-Fârmedî
Ebû Alî Fazl b. Muhammed el-Fârmedî (401-477/1010-1084), Kuşeyrî’nin öğrencisi, Ebû Saîd-i Ebü’l-Hayr’ın sohbetlerinden etkilenen, seyrüsülûkunu Cürcânî yanında tamamlayan ve sonraki Hâcegân-Nakşibendî silsilesinde iki kolu birleştiren Horasan sûfîsidir.
Eşrefoğlu Rûmî
Eşrefoğlu Rûmî (ö. 874/1469-70), Hacı Bayrâm-ı Velî yanında yetişip Hüseyin el-Hamevî’den Kādirî hilâfeti alan; İznik’te Eşrefiyye’yi kuran, Müzekki’n-nüfûs ve ilâhileriyle Türk tasavvuf dilini derinden etkileyen mutasavvıf şairdir.
Fahreddin Irâkī
Fahreddin Irâkī (1213-1289), Bahâeddin Zekeriyyâ’nın Mültan hankahında yetişen; Sadreddin Konevî ve Mevlânâ çevresiyle buluşarak Lemaât’ı kaleme alan Farsça tasavvuf şiirinin büyük temsilcisidir.
Ferîdüddin Attâr
Ferîdüddin Attâr (ö. 618/1221), Nîşâbur’da eczacılık ile telifi birlikte yürüten; aşk, hayret ve fenâ yolculuğunu Mantıku’t-tayr, Musîbetnâme ve Tezkiretü’l-evliyâ gibi eserlerle klasik tasavvuf edebiyatının merkezine yerleştiren sûfî şairdir.
Hâmid-i Kırımî
Hâmid-i Kırımî (ö. 1800), Etvâr-ı Seb‘a üzerine 1764 tarihli risalesi bulunan ve Tekirdağ Halvetî çevresiyle ilişkilendirilen mutasavvıftır.
İbrâhim Zâhid Geylânî
İbrâhim Zâhid Geylânî, Halvetiyye–Cerrâhiyye ortak silsilesinin halvetî öncesi halkalarındandır. Kayıtları Lâhîcân çevresiyle ilişkilendirilir. Kişi dosyasında hayatı, irşad bağlantıları ve gelenek içinde kendisine nispet edilen anlatılar geniş biçimde aktarılır.
Kalender Çelebi (Kalender Şah)
Kalender Çelebi, Hacıbektaş pîr evi ve Çelebiler soy hafızasıyla ilişkilendirilen; 1526–1527'de malî, siyasî ve dinî sebeplerle büyüyen Orta Anadolu ayaklanmasına liderlik eden tarihî şahsiyettir.
Kutbüddin Ebherî
Kutbüddin Ebherî, Halvetiyye–Cerrâhiyye ortak silsilesinin sühreverdî halkası halkalarındandır. Kayıtları Şam çevresiyle ilişkilendirilir. Kişi dosyasında hayatı, irşad bağlantıları ve gelenek içinde kendisine nispet edilen anlatılar geniş biçimde aktarılır.
Mehmed Kâsım Lârendevî
Mehmed Kâsım Lârendevî, Halvetiyye–Cerrâhiyye ortak silsilesinin ahmediyye halkalarındandır. Kayıtları İnegöl çevresiyle ilişkilendirilir. Kişi dosyasında hayatı, irşad bağlantıları ve gelenek içinde kendisine nispet edilen anlatılar geniş biçimde aktarılır.
Şâbânî tâcı
Tarikatın tarihî kıyafet kültüründe mürşid ve dervişlerin derecesiyle ilişkilendirilen başlık. Biçim, dilim ve renklerin sembolik açıklamaları vardır; bunlar yolun amacı değil dönemsel adabıdır.
İslâm-iman-ihsan mertebeleri
Şâbânî seyr ü sülûkunda fiiller, sıfatlar ve zât tevhidiyle ilişkilendirilen üç ana eğitim katmanı; her biri iki iç makamla açıklanır.
Burhan (Rifâiyye)
Bazı Rifâî çevrelerde ateş, kesici alet veya şişle ilişkilendirilen olağanüstü dayanıklılık uygulamalarına verilen ad. Bütün Rifâî kollarının değişmez uygulaması değildir.
Rifâî Âsitânesi
Bir Rifâî kolunun merkez dergâhı için kullanılan ad; İstanbul bağlamında özellikle Üsküdar'daki merkezle ilişkilendirilir.
İzzeddîniyye
Risâlede Ahmed İzzeddin el-Basrî'ye nispet edilen ve İstanbul-Balkan aktarımıyla ilişkilendirilen Rifâiyye kolu.
İsm-i Hû
Allah’a işaret eden Hû zamiriyle yapılan zikir. Celvetî kaynaklarda ileri sülûk mertebeleri ve müntehî zikriyle ilişkilendirilir.
Terk (tâc)
Tâc kubbesini meydana getiren dilim veya dikiş bölümlerinden her biri. Terk sayıları kaynaklarda farklı dinî ve tasavvufî kavramlarla ilişkilendirilmiştir; yorumlar her çevrede aynı değildir.
Müjgânlı tâc
Alt kenarına kirpik görünümünde siyah yün saçak veya kürk şerit dikilen tâc tipi. Bazı Kadirî ve Nakşibendî örnekleriyle ilişkilendirilir.
Esmâ-i Seb‘a
Etvâr-ı Seb‘a terbiyesinde kullanılan yedi ilâhî isim için kullanılan terimdir. Harîrîzâde'nin Halvetî-Bekrî şemasında bunlar Lâ ilâhe illallah, Allah, Hû, Hak, Hay, Kayyûm ve Kahhâr olarak sıralanır. Her isim nefsin bir mertebesi, belirli bir seyr, makam ve mânevî dikkat biçimiyle ilişkilendirilir. Zikir sayısı ve mertebeler arası geçiş, kaynaklarda mürşidin gözetimine bağlanır.
Abâ-i ulviyye
Abâ-i ulviyye veya pederân-ı bülend , “ulu atalar, yüce babalar” anlamında kullanılan Farsça bir tamlamadır. Felsefe ve astroloji geleneğinde hava, su, toprak ve ateşten oluşan dört unsurun kaderini yönlendirdiğine inanılan yıldızlara verilen ad. Tasavvufta yaratılışın zuhuruyla ilişkilendirilen ilâhî isimler. Bazı tasavvufî kozmoloji metinlerinde akl-ı evvel, nefs-i küllî, tabiat-ı küllî ve hebâ için kullanılan toplu ad. “Ulvî babalar” nitelemesi, yaratıkların ortaya çıkmasını sağlayan iradenin bu ilâhî isimler ve kozmik ilkeler üzerinden açıklanmasına dayanır.
Âdâb
İ) t. Edep Uyulması gereken görgü kuralları, göz önünde tutulması gerekli olan esaslar, izlenmesi gereken yol yordam. En iyi hal ve hareketler, ölçülü davranışlar, kişiler arasındaki iyi ilişkileri düzenleyen esaslar. tas. Süfilerin uydukları ve uyguladıkları kurallara adab-ı sofiyye, tarikat ehlinin gözettiği ve dikkate aldığı kurallara adab-ı tarikat veya adap ve erkân denir. Tasavvufta zamana, mekâna, muhataba, hale ve makama göre birtakım edepler vardır. Tasavvufi toplantılarda bulunanların uymaları gereken adap ve usüle adab-ı sohbet, adab-ı işret ve sohbet, şeyhin dikkate alması gereken esaslara adab-ı şeyh, müridin tabi olması gerekli olan esaslara da adab-ı mürit denir. Bu esaslara uymak amaca ulaşmayı sağladığından “usüle uymayan vusülden mahrum kalır” denilmiş ve terk-i edep edepsizlik sayılmıştır. İbn Atâ, “Salihlerin adabını uygulayan hürmet, evliyanın adabını uygulayan Allah’a yakınlık, sıddıkların adabını uygulayan temaşa, peygamberlerin adabını uygulayan üns ve inbisât makamına yaraşır hale gelir” demiştir. Tasavvufta kişinin nefsine uygulayacağı adaba adab-ı nefs denir. sülûkün her aşamasında gözetilmesi gereken belli bir adap vardır. Süfiler biri zahiri (şer'i) diğeri bâtıni olmak üzere iki türlü adaptan bahsederler. Zahiri ve şer'i adap tasavvufun temelidir. Bâtıni adap tefekkür. ve gönül halleriyle ilgilidir. Küçüklere evlat şefkati, büyüklere baba hürmeti ve akrana kardeşlik sevgisi göstermek tasavvufun genel adabının temelidir ( 415 437). Bkz. Usül, Asl- Fer, Edep, Erkan, Adab-ı tarikat.
Âdemiyet
İnsanlık ve olgun insan olma hâli. Tasavvuf terbiyesinin hedefi olan güzel ahlâk, merhamet, mertlik ve benlikten arınmayla ilişkilendirilir.
Yesi (Türkistan)
Türkistan · Kazakistan · Şeyhi Ahmed Yesevî'nin dergâhının bulunduğu ve “bir müridim, bir de yarım müridim” menkıbesinin geçtiği şehir; Yeseviyye'nin merkezidir. İlişkili kişi dosyası Sûfî Muhammed Dânişmend : Sûfî Muhammed Dânişmend, Ahmed Yesevî'nin önde gelen halifelerinden; Otrar çevresinde irşadda bulunan ve erken Yesevî öğretisini Türkçe Mir'âtü'l-kulûb'da derleyen sûfî müelliftir.
Karaviyyîn Camii
Fas · Fas · Fas'ta hocaların ders halkalarına devam ettiği başlıca yer; İnâniyye Medresesi ile birlikte tahsil çevresini oluşturdu. Fıkıh ve hadis ilimlerine ilgisi buradaki derslerde başladı; Karaviyyîn'in ileri gelen hocalarından Ebû Abdullah Muhammed b. Kasım el-Kavrî ile samimi ilişkiler kurdu.
Kûfe
Kûfe · Irak · Ebû Hanîfe'nin yanında uzun yıllar hadis ve fıkıh okuduğu, sonra evine kapanıp zühde çekildiği ve harap evinde Kur'an okurken vefat ettiği şehir. İlişkili kişi dosyası Dâvûd et-Tâî : Ebû Süleyman Dâvûd b. Nusayr et-Tâî, Ebû Hanîfe’nin çevresinde fıkıh ve hadis tahsil ettikten sonra zühd, murakabe ve mürüvvet merkezli bir hayatı seçen; Ma‘rûf-i Kerhî üzerinden klasik tasavvuf silsilelerini etkileyen Kûfeli âlim ve zâhiddir.
Şûnîziyye Kabristanı
Bağdat · Irak · Kabri, yeğeni ve talebesi Cüneyd-i Bağdâdî'nin yanı başındadır. Konum yaklaşıktır; aynı kabristana sonradan Necmeddîn-i Dâye de defnedilmiştir. İlişkili kişi dosyası Serî es-Sakatî : Serî es-Sakatî, helâl kazanç, güzel ahlâk ve şeriatla mârifetin birlikteliğini vurgulayan; Cüneyd-i Bağdâdî üzerinden Bağdat tasavvuf mektebini derinden etkileyen sûfîdir.
Mevlânâ Türbesi
Konya · Türkiye · 8 Zilkade 670'te (6 Haziran 1272) doğduğu ve 24 Zilhicce 719'da (5 Şubat 1320) vefat ettiği şehirdeki âsitâne; dedesi Mevlânâ ve babası Sultan Veled ile aynı türbededir. İlişkili kişi dosyası Ulu Ârif Çelebi : Ulu Ârif Çelebi, Sultan Veled’den sonra çelebilik makamına geçen; uzun seyahatleri, beylerle kurduğu ilişkiler ve halife ağıyla Mevleviyye’nin Konya dışındaki yayılışını hızlandıran isimdir.
Hacıbektaş (Hacı Bektaş ocağı)
Nevşehir · Türkiye · Kaynak, Kalender'in hayatı hakkında “Hacı Bektaş ocağı şeyhi olması dışında bilgi mevcut değildir” der. Ocak şeyhliği, isyan öncesindeki tek sabit görev kaydıdır. İlişkili kişi dosyası Kalender Çelebi (Kalender Şah) : Kalender Çelebi, Hacıbektaş pîr evi ve Çelebiler soy hafızasıyla ilişkilendirilen; 1526–1527'de malî, siyasî ve dinî sebeplerle büyüyen Orta Anadolu ayaklanmasına liderlik eden tarihî şahsiyettir.
Dînever
Kirmanşah · İran · Doğduğu, ilim tahsil ettiği ve 299/911-12'de vefat ettiği şehir. Ortaçağ'ın önemli bir Cibâl merkeziyken sonradan harabeye dönmüştür. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Mimşâd Dîneverî : Mimşâd Dîneverî, Halvetiyye–Cerrâhiyye ortak silsilesinin dînever hattı halkalarındandır. Kayıtları Dînever çevresiyle ilişkilendirilir. Kişi dosyasında hayatı, irşad bağlantıları ve gelenek içinde kendisine nispet edilen anlatılar geniş biçimde aktarılır.
Edirne
Edirne · Türkiye · Kaynak, Câhidî Ahmed Efendi'nin Edirne'de doğduğunu, Kitâbü'n-Nasîha 'dan Rumelili bir aileden geldiğinin ve babasının adının Muhammed olduğunun anlaşıldığını bildirir. Muhtemelen Halvetî-Uşşâkī hilâfetini de burada almıştır.
Merâga
Doğu Azerbaycan · İran · Cerrâhî silsilenâmesine göre 831/1427'de vefat ettiği şehir; İlhanlı devrinin rasathanesiyle meşhur ilim merkezidir. İlişkili kişi dosyası Hacı İzzeddin Türkmânî : Hacı İzzeddin Türkmânî (ö. 828/1424-25), Ahî Mîrem’den aldığı Halvetî irşadını Sadreddin-i Hıyâvî’ye aktaran; Merâga ve Herat çevreleriyle ilişkilendirilen erken dönem Halvetiyye şeyhidir.
Sa'dî Türbesi (Sa'diyye)
Şîraz · İran · Ömrünün son yıllarını riyâzet ve ibadetle geçirdiği hankah ve defnedildiği yer; Şîraz'ın kuzeybatısındadır. Harap olan mezar ve hankah Kerim Han Zend tarafından 1766'da yeniden yaptırılmıştır. İlişkili kişi dosyası Sa‘dî-i Şîrâzî : Sa‘dî-i Şîrâzî, akıcı nesri, hikmetli hikâyeleri ve gazelleriyle Fars edebiyatını; Gülistân ve Bostân’ın yüzyıllar süren tedrisiyle Osmanlı ahlâk ve tasavvuf kültürünü derinden etkiledi.
Hasîrîzâde Dergâhı
İstanbul · Türkiye · İstanbul’daki en meşhur Sa‘dî dergâhlarından biri olan bu tekkenin son şeyhidir. 1880’den 1925’e kadar burada şeyhlik yapmış, Mesnevî, şemail, hadis ve dinî ilimleri okutmuş; II. Abdülhamid’in iradesiyle 1887’de yeniden inşa edilen binaların mimarlığını da kendisi üstlenmiştir.
Cemâlîzâde Tekkesi
İstanbul · Türkiye · Eğrikapı savaklarının karşısında, Kırkçeşme su şebekesine bağlı olan tekke. Vezir Hırâmî Ahmed Paşa tarafından XVI. yüzyılın son çeyreğinde mescid-zâviye olarak kurulmuş, muhtemelen XVIII. yüzyıl başlarında Halvetiyye'ye intikal etmiştir. 1155'te (1742) buraya postnişin olan Cemâleddin Uşşâkī'nin vefatında buraya gömülmesi üzerine Cemâliyye şubesinin âsitânesi ve pîr evi vasfını kazanmıştır. Kaynaklarda Cemâleddin Halvetî, Cemâleddin Uşşâkî, Cemâlî, Cemâlî Efendi, Savaklar, Seyyid Cemâleddin, Seyyid Cemal Efendi ve Şalcızâde gibi çeşitli adlarla anılır. Oğlu ve halefi Mehmed Nizâmeddin Efendi mescid-tevhidhânenin dârülkurrâ olarak da kullanılması için bir vakıf yapmıştır. Tekke ve zâviyelerin kapatılmasından sonra mescid-tevhidhânesi cami olarak kullanılmaya başlanmış, 1958'den az önceki onarımda cami harimi ile türbe arasına duvar çekilerek yapının en önemli mimari özelliği yok edilmiştir.
Bahâeddin Nakşibend: Hayatı, Yolu ve Kaynakları
Bahâeddin Nakşibend'in hayatını, Hâcegân geleneği içindeki yerini ve öğretisinin ana kavramlarını üç farklı nitelikteki kaynağı birbirine karıştırmadan ele alan kaynaklı giriş.
Şâbânî Seyr ü Sülûk Haritası
Tevbe ve kelime-i tevhid telkininden İslâm-iman-ihsan mertebelerine üzerine eserin bütün ilgili bölümlerinden hareketle hazırlanmış özgün editoryal inceleme.
Sühreverdiyye’nin Bağdat’tan Multan ve Şiraz’a yayılması
Bahâeddin Zekeriyyâ Multânî, Necîbüddin Buzguş ve bölgesel kollar üzerinden yolun coğrafi genişlemesi.
Celvetiyye'nin Tarihî Silsilesi
Erdebîl'den Üsküdar'a aktarım. Monografiden hareketle hazırlanmış özgün inceleme.
Kadirî Âdâb ve Sülûk Haritası
Sohbetten halvete eğitim. Tezden hazırlanmış özgün editoryal inceleme.
Tâc, Sikke ve Şemle: Tarikatlar Arası Farklar
Mevlevî, Rifâî, Nakşibendî, Celvetî ve Halvetî adlandırmaları. Derleme ve ana başvuru kaynakları ihtiyatla karşılaştırılarak hazırlanmıştır.
Nehrî Tekkesi: Medrese, Tekke ve Bölge
Mânevî eğitim ile sosyal ve siyasî tarihin kesişimi. Mehmet Saki Çakır'ın doktora tezinden hazırlanmış özgün editoryal dosya.
Hâlisiyye'de Usul, Âdâb ve Zikir
Ortak Kadirî esaslar ve kola mahsus uygulamalar. Tezin ilgili bölümlerinden hareketle hazırlanmış özgün editoryal inceleme.
Celvetî Zikir Yolu: Tevhid ve Hû
Kelime-i tevhidin merkezî, esmâ zikrinin tâli konumu. Ecvibe ve karşılaştırmalı makaleden hazırlanmış özgün editoryal inceleme.
Sefîne-i Evliyâ Cilt 1 Tarikat Haritası
Ana yollar, şubeler ve geç Osmanlı hafızası. Birinci cildin tamamı indekslenerek hazırlanmış editoryal rehber.
Esmâ-i Seb'a ve Etvâr-ı Seb'a
Yedi isim, nefis mertebeleri ve seyrüsülûk. Tez ve çevrilen yazma metin karşılaştırılarak hazırlanmış editoryal inceleme.
Semâhâne ve Semâdaki Sembol Haritası
Meydan, post, mutrib ve hareket düzeni. Metin ve görsel kaynaklar birlikte değerlendirilerek hazırlanmış editoryal inceleme.
TASAVVUF İLİMİNİN FAZİLETİ
Avârifü’l-Maârif · 3. bölüm · Bize, Şeyhimiz Şeyhülislâm Ebu’n-Necib es-Sühreverdî (rah.), el-Ahves b. Hakim in babasından naklen, onun şöyle söylediğini haber verdi. Bir adam Hz. Resûlullah’a (s.a.v) şerrin ne
SÛFÎ KELİMESİNİN KÖKÜ
Avârifü’l-Maârif · 6. bölüm · Hz. Enes b. Mâlik (r.a) demiştir ki: “Rasûlullah (s.a.v), bir kölenin bile dâvetine gider, merkebe biner ve yün elbise giyerdi.” 31 Sûfîler, bu hadis-i şerife uyarak hem daha yumuş
Sayfalar 4–13
Muzaffer Ozak Külliyatı · SALÂH BİLİCİ KİTABEVİ YAYINLARI - No: 43 5846 Sayılı Kan un gereğince telif hakları müessesemize aittir. Taklit edenler mes'uldür. Dizgi: ÖZAL Matbaası - Baskı: ÖZTÜRK Matbaası Ist
Sayfalar 1–8
Muzaffer Ozak Külliyatı · eSSz ELHAC MUZAFFER OZAK İR$ÂD 152 0 3.cilt Salâh Bilici Kitabevi Ali Bilici Büyük Reşitpaşa Cad. Yümni Iş Hanı Giriş KatNo: 24 Vezneciler /ISTANBUL Tel-Fax (0212) 512 87 44 SALAH
Sayfalar 9–16
Muzaffer Ozak Külliyatı · Okuduğum âyet-i celile, işte o günü yani ölüm gününü, başka bir tâ'birle zâlimin mazlûmun eline geçeceği kıyâmet gününü anlatmaktadır. Bu şiddetli ve dehşetli günün başlangıcı düny
Sayfalar 13–18
Muzaffer Ozak Külliyatı · kullar! Ey bu imanları sebebiyle ebedi saadete erenler, selâmet yoluna girenler Hakka varanlar, daha bu âlemde iken cennete girenler ve cennet güllerinden derenler, cemal-i Hakkı g