ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
50 sonuç · “Dest”
01Karadestârî Hattı
Üsküdar'dan Unkapanı Âsitânesi'ne ve oradan Yakova-Prizren hattına uzanan İzzeddînî Rifâî silsilesi.
Ahmed Yekdest-i Cüryânî
Ahmed Yekdest-i Cüryânî (ö. 1707), Serhend’de Muhammed Ma‘sûm Sirhindî’den hilâfet alıp Mekke’de uzun yıllar irşad eden; Mehmed Emin Tokadî ve Abdürrahîm-i Buhârî üzerinden Müceddidiyye’nin Hicaz ve İstanbul bağlantısını kuran Nakşibendî şeyhidir.
Bursalı İsmâil Belîğ
Bursalı İsmâil Belîğ (1079/1668-69–22 Ramazan 1142/10 Nisan 1730), yaklaşık elli yıl imamlık yapan; Güldeste-i Riyâz-ı İrfân ile Bursa’nın şeyh, âlim, şair, sanatkâr ve şehir kurumlarını biyografik bir hafızada birleştiren tarihçi, tezkireci, şair ve nâsirdir.
Eğrikapılı Hoca Mehmed Râsim Efendi
Eğrikapılı Hoca Mehmed Râsim Efendi (1099/1687-88–1169/1756), Yedikuleli Seyyid Abdullah’tan aklâm-ı sitte icâzeti alan; Galata ve Topkapı saraylarında hat muallimliği yapan, Kırımlı Tatar Ahmed ile Yekdest Ahmed çevresinde Nakşibendî irtibatı belgelenen hattat, şair ve münşîdir.
Hâce Abdürrahîm-i Buhârî
Hâce Abdürrahîm-i Buhârî, Ahmed Yekdest-i Cüryânî'nin Medine'deki Nakşibendî-Müceddidî halifesi; Mehmed Emin Tokadî'ye hilâfet vererek Sirhind–Haremeyn–İstanbul aktarımının devamını sağlayan şeyhtir.
Hekim Çelebi
Hekim Çelebi Mehmed b. Seyyid Ahmed (ö. 9 Zilhicce 974/17 Haziran 1567), İzmit geçidinde doğup Seyyid Ahmed-i Buhârî çevresinde yetişen; tıp tahsil eden ve Rüstem Paşa'nın desteğiyle kendi tekkesini kuran şeyhtir.
İbrâhim b. Edhem
İbrâhim b. Edhem (ö. 161/778 veya 162/779), Belh'te bütün servetini bırakıp zühd yoluna giren, ömrünü ırgatlık ve bostan bekçiliğiyle geçiren Horasanlı sûfî; hayatı daha kendi asrında destanlaşmış, Türk edebiyatında “Edhem” bir mazmun hâline gelmiştir.
İmam Abdullah el-Yâfiî
Ebû’s-Saâdât, Afîfüddîn İmâm Abdullâh el-Yâfiî b. Ali el-Kâdirî eş-Şâfiî el-Yemenî hazretleri müessistir. Silsile-i tarîkatları ber-vech-i âtidir: - Pîr-i dest-gîr Hz. Sultân Seyyid Abdülkâdir (Kuddise sırruhû) - eş-Şeyh Cemâleddîn Ebû Muhammed Yûnus-ı Kassâr (Kuddise sırruhû) - eş-Şeyhu’l-Ekber Muhyiddîn-i Arabî hazretleri (Kuddise sırruhû ) - eş
Kahraman er-Rifâî el-Kâdirî
Kahraman er-Rifâî el-Kādirî, Cemâlî Cemâleddin’den 1999’da üç irşad hattının emanetini aldığı aktarılan ve Risâle-i Rifâiyye’nin hazırlanmasına arşiv desteği veren çağdaş şeyhtir.
Karasarıklı Şeyh İbrâhim Sabrî Efendi
Karasarıklı İbrâhim Sabrî Efendi (ö. 1827), Osman Himâyetî’nin mevlid ve Rifâî âyinlerine devam ederek yetişen; Küçükmustafapaşa’daki Kara Ayşe Hatun Mescidi’nde meşihat kurup yirmi üç halife yetiştiren Rifâî şeyhidir.
Sadr Ata
Sadr Ata, Buhara'da ilim tahsil ettikten sonra Zengi Ata'ya intisap eden dört halifeden; Taşkent ile Deştikıpçak sahasında devam eden Yesevî irşad çizgisinin başlıca halkalarındandır.
Seyyid Ahmed Şerîf es-Senûsî
Seyyid Ahmed Şerîf es-Senûsî (1873–1933), Cağbûb'da yetişen Senûsiyye'nin üçüncü şeyhi; Fransız ve İtalyan sömürgeciliğine karşı Sahra ve Trablusgarp direnişini yöneten, 1918'den sonra Anadolu'da Millî Mücadele'yi destekleyen âlim ve teşkilâtçıdır.
Seyyid Mehmed Emrullah Emîrî
Seyyid Mehmed Emrullah Emîrî (yaklaşık 1625-26–1725), ömrünü Diyarbakır’da geçiren; ticaret, hayır faaliyetleri, şairlere desteği, Divan’ı ve oğluna yazdığı Nasihatnâme’siyle tanınan Osmanlı şairidir.
Destar
Tâc veya sikke çevresine belirli bir usulle sarılan sarık. Renk, sarılış ve sarkıtma biçimleri mensubiyet, seyyidlik, görev veya yerel âdete göre değişebilir.
Molla Fenârî Camii Hazîresi
Bursa · Türkiye · Molla Fenârî 1 Receb 834 (15 Mart 1431) tarihinde Bursa'da vefat etmiş ve kendi yaptırdığı caminin hazîresine defnedilmiştir. Bursa'da yaptırdığı üç mescid ile bir medrese, 833/1430 tarihli vakfiyesiyle desteklenmiştir. Hüseyin Hüsâmeddin'in bazı vakıf kayıtlarına ve kitâbelere dayanarak verdiği 838/1434-35 vefat tarihi, yaygın kabul gören 834/1431 tarihinden ayrılır; bu ihtilaf kaynakta açıkça belirtilir.
Mantıcı Camii
Bursa · Türkiye · İsmâil Belîğ'in elli yıla yakın bir süre imamlık yaptığı cami; kendisinden önce ailesinden iki kişi de burada imamlık yapmıştır. İlişkili kişi dosyası Bursalı İsmâil Belîğ : Bursalı İsmâil Belîğ (1079/1668-69–22 Ramazan 1142/10 Nisan 1730), yaklaşık elli yıl imamlık yapan; Güldeste-i Riyâz-ı İrfân ile Bursa’nın şeyh, âlim, şair, sanatkâr ve şehir kurumlarını biyografik bir hafızada birleştiren tarihçi, tezkireci, şair ve nâsirdir.
Belh
Belh · Afganistan · Horasan'daki doğum şehri; bütün servetini burada bırakıp yola çıktı. Riyâzetini bu şehirdeki Budizm'e bağlayan görüşün tutarsızlığı ortaya konmuştur. İlişkili kişi dosyası İbrâhim b. Edhem : İbrâhim b. Edhem (ö. 161/778 [?]), Belh’ten ayrılarak Şam ve Hicaz çevresinde zühd, helâl kazanç ve halka hizmet esaslı bir hayat süren ilk dönem sûfîlerindendir.
Edirne
Edirne · Türkiye · Ramazâniyye'yi yaydığı ve nisbesini aldığı şehir; Cerrâhî silsilenâmesine göre 1030/1620'de burada vefat etmiştir. Oğlu Mestçizâde İbrâhim de aynı nisbeyi taşır. İlişkili kişi dosyası Mestçi Ali Rûmî : Mestçi Ali Rûmî, Ramazan Mahfî’den sonra Halvetiyye-Ramazâniyye irşad zincirini Edirne çevresinde sürdüren erken dönem şeyhidir.
Ali Bey (Taşlık) Medresesi
Edirne · Türkiye · Anadolu kazaskeri Müeyyedzâde Abdurrahman'ın desteğiyle otuz akçe yevmiye ile tayin edildiği ilk müderrislik görevidir. Bu sırada kendisine 33.000 akçe ihsan edilip Türkçe bir Osmanlı tarihi yazmakla görevlendirilmiştir.
Yeniyer Mezarlığı
Bursa · Türkiye · Çatalfırın civarındaki bu mezarlığa defnedilmiştir; mezarlığın bugün tamamen kaldırılmış olması sebebiyle kabri bilinmemekte, mezar taşı da bulunamamıştır. İlişkili kişi dosyası Bursalı İsmâil Belîğ : Bursalı İsmâil Belîğ (1079/1668-69–22 Ramazan 1142/10 Nisan 1730), yaklaşık elli yıl imamlık yapan; Güldeste-i Riyâz-ı İrfân ile Bursa’nın şeyh, âlim, şair, sanatkâr ve şehir kurumlarını biyografik bir hafızada birleştiren tarihçi, tezkireci, şair ve nâsirdir.
Yenikapı Mevlevîhânesi
İstanbul · Türkiye · İlk öğrenimini babasından bu dergâh çevresinde aldı; bir yıl sonra semâ meşkedip âyine girmeye başladı, mûsiki bilgisini de dergâhtaki mûsikişinaslardan edindi. Ağabeyi Ali Nutkî Dede’nin şeyhliği sırasında neyzenbaşılık yaptı; onun 1804’teki ölümü üzerine Hacı Mehmed Çelebi tarafından şeyhlik destârıyla buraya tayin edildi. 1814’te Kazasker Mekkîzâde Mustafa Âsım Efendi tarafından dergâhın vakıf işlerine bakmakla da görevlendirildi. Yapının kesin konumu kaynakta tarif edilmediğinden koordinat verilmemiştir.
Cağbûb
Cağbûb · Libya · Senûsiyye'nin merkez zâviyesi; Mehdî es-Senûsî'nin yanında sekiz yıl okudu. 9 Şubat 1929'da direnmeksizin İtalyanlar'a teslim edilmesi onu büyük bir destekten mahrum bıraktı. İlişkili kişi dosyası Ömer el-Muhtâr : Ömer el-Muhtâr (1862–1931), Senûsî zâviyelerinde yetişen bir eğitimci ve şeyh; Cebelülahdar kabilelerini teşkilatlandırarak İtalyan işgaline karşı Libya direnişini yöneten bağımsızlık önderidir.
Dımaşk (Şam)
Dımaşk · Suriye · Hayatının en az yirmi dört yılını geçirdiği şehir. Hemşerisi Şakīk-ı Belhî ile karşılaştığında memleketinde bulamadığı huzuru Şam beldelerinde bulduğunu söylemiştir. İlişkili kişi dosyası İbrâhim b. Edhem : İbrâhim b. Edhem (ö. 161/778 [?]), Belh’ten ayrılarak Şam ve Hicaz çevresinde zühd, helâl kazanç ve halka hizmet esaslı bir hayat süren ilk dönem sûfîlerindendir.
Mekke
Mekke · Suudi Arabistan · Belh'ten çıkışta yöneldiği hedef; Süfyân es-Sevrî ve Fudayl b. İyâz ile burada tanışıp dost oldu. Babasının vefat haberini de burada aldı. İlişkili kişi dosyası İbrâhim b. Edhem : İbrâhim b. Edhem (ö. 161/778 [?]), Belh’ten ayrılarak Şam ve Hicaz çevresinde zühd, helâl kazanç ve halka hizmet esaslı bir hayat süren ilk dönem sûfîlerindendir.
Mekke
Mekke · Suudi Arabistan · 1702'de gelip Kâbe'deki bir zikir halkasında Ahmed Yekdest-i Cüryânî'ye intisap ettiği ve üç yıl yanında bulunduğu şehir; 1710-1717 arasında yeniden uzun süre kalmış, burada hadis icâzeti almıştır. İlişkili kişi dosyası Mehmed Emin Tokadî : Muhammed Emîn-i Tokadî ana kaydıyla birleştirildi.
Aziz Mahmud Hüdâyî Âsitânesi
İstanbul · Türkiye · Celvetiyye’nin merkez tekkesi Aziz Mahmud Hüdâyî’nin 997-1003 (1589-1595) yılları arasında kurduğu külliye, Celvetiyye’nin âsitânesi ve pîr evidir. Kaynaklarda Hüdâyî Mahmud Efendi Âsitânesi, Hankāh-ı Celvetî ve Aziz Mahmud Hüdâyî Efendi Dergâhı gibi farklı adlarla anılır. İlk yapı programı Hüdâyî’nin 1589’da satın aldığı arsada başlayan ilk tekke, 1595’te tamamlandı; tevhidhâne 1598-99’da minber eklenerek camiye çevrildi. Derviş hücreleri, aşhane-imaret, taamhâne, meşrutahâneler, çeşmeler ve Hüdâyî’nin türbesi merkez çevresinde gelişti. Geniş vakıf ağı, kalabalık derviş topluluğunun barınma ve iaşesini destekliyordu. Yangın ve ikinci inşa 1850 Üsküdar yangınında türbe dışındaki yapıların büyük bölümü ortadan kalktı. Sultan Abdülmecid 1855-56’da külliyeyi, önceki yerleşim düzenini büyük ölçüde koruyarak yeniden yaptırdı; cami-tevhidhâneye hünkâr mahfili ve arsaya sıbyan mektebi eklendi. Lutfi Bey’in 1899-1900 tarihli kütüphane ve türbe yapısı da geç Osmanlı katmanını temsil eder. İrşad ve şehir hafızası Âsitâne yalnız Hüdâyî’nin kabri çevresindeki ziyaret hareketinin değil, Celvetî post silsilesinin, halife ağının, imaret hizmetinin ve Üsküdar’daki tasavvuf coğrafyasının merkezidir. Yakındaki Fenâî Ali Efendi Türbesi, Kapıcı Tekkesi ve Küçükçamlıca Çilehânesi bu geniş irşad çevresinin bağlantılı duraklarıdır. 1921: türbe müstahfızlığı için tevcih 1921 tarihli kayıtta, Üsküdar’daki Aziz Mahmud Hüdâyî Hankahı’nda türbe müstahfızı İsmâil Bedreddin Efendi’nin vefatı üzerine görevin kardeşi Hüseyin Haydar Efendi’ye tevcihi yer alır. Bu, türbe hizmetinin devamına ilişkin idarî kayıttır.
Şâbâniyye'nin Edebiyat ve Musiki Hafızası
Nutuklar, divanlar, ilâhiler, bestekârlar ve hat eserleri üzerine eserin bütün ilgili bölümlerinden hareketle hazırlanmış özgün editoryal inceleme.
Tarikat Tâcını Nasıl Okumalı?
Genel tekke maddî kültürü rehberi. Derleme ve ana başvuru kaynakları ihtiyatla karşılaştırılarak hazırlanmıştır.
Tâc, Sikke ve Şemle: Tarikatlar Arası Farklar
Mevlevî, Rifâî, Nakşibendî, Celvetî ve Halvetî adlandırmaları. Derleme ve ana başvuru kaynakları ihtiyatla karşılaştırılarak hazırlanmıştır.
Rifâiyye'nin İstanbul ve Balkan Yolculuğu
Üsküdar'dan Unkapanı, Yakova ve Prizren'e. Risâleden hazırlanmış özgün ve ihtiyatlı editoryal inceleme.
Ecvibe'de Rüya, Himmet ve Dua
Mânevî işaretin sınırı ve müridin sorumluluğu. Ecvibe ve karşılaştırmalı makaleden hazırlanmış özgün editoryal inceleme.
Halvetiyye'de Halvet Âdâbı
Kırk günlük inzivanın şartları ve amacı. Tez ve çevrilen yazma metin karşılaştırılarak hazırlanmış editoryal inceleme.
Mevlevî Kıyafetlerini Nasıl Okumalı?
Görev, eğitim, dönem ve sembolik yorum. Metin ve görsel kaynaklar birlikte değerlendirilerek hazırlanmış editoryal inceleme.
Sikke, Tennure ve Hırkanın Sembol Dili
Mezar taşı, kefen ve nefsin mezarı yorumları. Metin ve görsel kaynaklar birlikte değerlendirilerek hazırlanmış editoryal inceleme.
Mevlevî Âyin-i Şerifinin Mûsiki Mimarisi
Mevlevî mukabelesinin tam akışı; icracıları, mekân düzeni, makam ve usûl örgüsü, dört selâmı, terennümleri, sembolik yorumları ve sahne icrasından farklarıyla birlikte.
Mevleviyye'nin Kuruluşu ve Kurumsallaşması
Mevlânâ çevresinden Konya merkezli tarikat teşkilatına. Klasik erkân, tarihî veri ve gelenek içi sembolik yorum birbirinden ayrılarak hazırlanmıştır.
XIX. Yüzyıl Anadolu Tasavvuf Haritası
On dokuzuncu yüzyıl Anadolu tasavvufunu yalnız tekke sayılarıyla değil; tarikat kolları, şehir ağları, göçler, cami ve hâne tekkeleri, Meclis-i Meşâyih, ulema, mûsiki ve gündelik hizmet kurumları üzerinden okuyan kapsamlı dönem dosyası.
Mevlevîlikte Semâ Meşki
Çivili tahta, çark, denge, zikir ve meydana çıkış. Klasik erkân, tarihî veri ve gelenek içi sembolik yorum birbirinden ayrılarak hazırlanmıştır.
SÛFİLERİN HAK SÖZÜ GÜZELCE ANLAMALARI
Avârifü’l-Maârif · 2. bölüm · Şeyhimiz Şeyhülislam Ebu’n-Necîb es-Sühreverdî, bize, Zeyd b. Sâbit yoluyla gelen bir hadis-i şerifte, Rasûlullah (a.s) Efendimizin şöyle buyurduğunu nakletti: “Bizden bir hadis iş
TASAVVUF İLİMİNİN FAZİLETİ
Avârifü’l-Maârif · 3. bölüm · Bize, Şeyhimiz Şeyhülislâm Ebu’n-Necib es-Sühreverdî (rah.), el-Ahves b. Hakim in babasından naklen, onun şöyle söylediğini haber verdi. Bir adam Hz. Resûlullah’a (s.a.v) şerrin ne
SÛFİLERİN HALLERİ VE TARİKATLARI
Avârifü’l-Maârif · 4. bölüm · Bize, şeyh, âlim Ziyâuddin Ebu Ahmed Abdulvahhab b. Ali, Enes b. Mâlik’in (r.a) şöyle dediğini haber verdi. Rasûlullah (a.s) bana buyurdu ki: “Yavrucuğum! Eğer kalbinde hiçbir kims
TASAVVUFUN MÂHİYETİ
Avârifü’l-Maârif · 5. bölüm · Abdullah İbnu Ömer (r.a), Hz. Rasûlullah’ın (s.a.v) şöyle buyurduğunu nakletmiştir: “Her şeyin bir anahtarı vardır; Cennetin anahtarı da miskinleri ve fakirleri sevmektir. Çünkü sa
Sayfalar 10–17
Muzaffer Ozak Külliyatı · (YÂ RAHMANÜ ism-i celilini, her farz namazdan sonra 100 kerre okuyan kimseler, gaflet ve unutkanlıktan ve gönül darlığından emin olurlar.) Er Rahiymü Celle Celâluhu Pek ziyade merh
Sayfalar 19–24
Muzaffer Ozak Külliyatı · çimleri dar, vakitleri dar, ömürleri acı bir zarar içinde geçer. Onlar, daha burada hamiym suyundan içer. Her ne ka dar zâhiren, yani dış görünüşleri itibariyle rahat ve huzur için
Sayfalar 51–57
Muzaffer Ozak Külliyatı · her yaptıgını görür, her söylediğini işitir, her niyetini bilir. Onun için, sen de ona ibadet, tâ'at, sadakat, hayır ve hasenât ile yaklaş ki, Habib-i edib-i Kibriyâ'ya lûtfolunan
Sayfalar 49–56
Muzaffer Ozak Külliyatı · Birinci tevhid; ehl-i şeriatin ve avamın, tkinci tevhid; ehl-i ilmin ve havassın, Ücüncü tevhid; ehl-i hakikatin yani havassül - havassın tevhidleridir. MÜRŞİD KIMDEN OLUR? Sâlik-i
Sayfalar 41–47
Muzaffer Ozak Külliyatı · Esteizü billâh: « Ve yetûfu aleyhim vildanün muhalledüne iza reeytehüm hasibtehüm lü'lüen men süra» sadakallahulaziym. Insan sûresi: 19-20 Meâli şerifi: «Cennet ehlinin etrafında h
Sayfalar 52–58
Muzaffer Ozak Külliyatı · her kim Allah resûlü bildi ve ona iyman etti, gönül verdi, iki cihan saadetine erdi. Hatırıma gelmişken söylemeden geçemeyeceğim: Resûl-ü zişânı rü'yâsında görmek saadetine erenler
Sayfalar 58–64
Muzaffer Ozak Külliyatı · hına getirdiler. Orada, kadı efendi merhumun vasiyyetini okudu ve bir gece onunla birlikte kabirde geçirecek kimseye yüz altın verileceğini bildirdi ve talip olanların ortaya çıkma
Sayfalar 57–62
Muzaffer Ozak Külliyatı · yemeğe başlar, âşıkan da mürşidi takip ederler. Yemek esnasında, pilâva kadar konuşulmaz. Bazı tekkelerde, yemekten sonra su dahi içmezler. Yemekten sonra, şeyh evvelâ ellerini yık