HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
İzmit'ten İstanbul ilim çevresine
İzmit geçidi civarında doğdu. Kocavî Seyyidî Efendi'nin derslerine devam etti; Çivizâde Efendi ile aynı tahsil çevresinde bulundu. İlmî çalışmasının ardından tasavvufa yöneldi.
Seyyid Ahmed-i Buhârî ve Nakşibendî çevresi
Seyyid Ahmed-i Buhârî'nin dergâhına intisap etti. Mahmud Çelebi ve Lâmiî Çelebi ile birlikte Nakşibendî terbiyesi gördü. Atâyî bu dönemi onun tasavvufî eğitiminin esas safhalarından biri olarak anlatır.
Tıp tahsili ve “Hekim” lakabı
Kronik bir hastalığa yakalandığında kayınpederi Hekim Îsâ tarafından tedavi edildi. Bu aile ilişkisi sırasında tıp öğrendi ve meslekî yetkinliği sebebiyle Hekim Çelebi adıyla tanındı. Burada hekimlik yalnız lakaptan değil, açık tahsil kaydından doğrulanır.
Haclar ve zâviyeden uzak duruşu
Seyyid Ahmed-i Buhârî'nin vefatından sonra birkaç defa hacca gitti ve Hicaz'da mücavir kaldı. İstanbul ve Bursa'da yaşadı; az bir gelirle yetinip uzun süre zâviye postu kabul etmedi.
Rüstem Paşa ve tekkenin kuruluşu
Rüstem Paşa, saray hizmetinden çıktıktan sonra onun komşusu oldu ve kendisinden Mesnevî okudu. Daha sonra şeyhin halkla daha geniş biçimde buluşması için zâviye kabul etmesini istedi. Padişah fermanıyla fil ahırı yıkılarak yerine mescit ve zâviye yapıldı; yapı Hekim Çelebi Tekkesi adıyla tanındı.
Bayramî nispet ve post devamı
Kaynak onun Bayramî meşrebinden de beslendiğini ve Şeyh Mehmed-i İskilîbî'nin irşadını tanıdığını belirtir. Böylece Nakşibendî eğitim ile Bayramî nispet birbirini silen iki ayrı kimlik değil, aynı biyografide korunan çoklu irşad katmanlarıdır. Ardından Nakşibendzâde Mustafa Çelebi posta geçti.
Vefatı
Uzun bir hastalıktan sonra 9 Zilhicce 974/17 Haziran 1567 Pazar günü vefat etti. Kaynakta 982 şeklindeki varyant da bulunur; ana metnin 974 kaydı esas alınmış, fark gizlenmemiştir.
