ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
53 sonuç · “Cevr”
01Anadolu Abdalları Çevresi
Bektaşiyye'nin teşekkülünden önce ve sırasında Hacı Bektâş hafızasına bağlanan gezgin derviş, zâviye ve ocak çevreleri.
Bâharziyye çevresi
Seyfeddin Bâharzî’nin Orta Asya’daki irşad çevresi; kaynaklarda Sühreverdî tesirinin bölgesel aktarım hatlarından biri olarak ele alınır.
Prizren Rifâî Çevresi
Yakova ve Prizren dergâhları üzerinden Balkanlarda sürdürülen Rifâî erkân, yayın ve meşâyih ağı.
Rumeli Gazi-Dervişleri Çevresi
Seyyid Ali Sultan, Otman Baba ve Balkan zâviyeleri etrafındaki erken fetih, yerleşme ve velâyet hafızası.
Âfâkıyye / Akdağlık Hâceleri
Hidâyetullah Âfâk Hoca çevresinde Kaşgar ve Doğu Türkistan'da siyasî-mânevî güç kazanan; Akdağlık Hâceleri diye de bilinen Kâsânî kolu.
Amûdiyye
Ebû Îsâ Saîd el-Amûdî'ye nispet edilen Medyenî çevre.
Arvâs Kolu
Fehim Arvâsî'nin Van-Arvâs medrese-tekkesi çevresinde gelişen halka.
Atâiyye
Muhammed Atıyye'ye nispet edilen Kudüs çevresi Rifâî kolu.
Bahâiyye
Bahâeddin Zekeriyyâ Multânî ve halifeleri çevresinde Hint alt kıtasında gelişen Sühreverdî kolu.
Bâharziyye
Seyfeddin Bâharzî'nin Buhara çevresindeki irşadına nispet edilen Kübrevî kol.
Bârzân Hattı
Kuzey Irak'taki Bârzân Tekkesi'nin Nehrî çevresiyle tarihî irtibatı; doğrudan hilafet bağı kesin kabul edilmez.
Bayramiyye
Hacı Bayrâm-ı Velî çevresinde Ankara merkezli teşekkül eden; farklı halife hatlarıyla Osmanlı coğrafyasına yayılan tasavvuf yolu.
Abdullah ez-Zeytûnî
Abdullah ez-Zeytûnî, XV. yüzyıl Fas tasavvuf çevresinde Ahmed Zerrûk’un ilk belirgin şeyhi olarak anılan sûfîdir.
Abdülazîz b. Ebû Bekir el-Mehdevî
Abdülazîz el-Mehdevî (yaklaşık 1150–1224), Ebû Medyen çevresinde yetişen, Tunus’ta bir tedris ve sohbet merkezi yöneten; İbnü’l-Arabî’nin Rûhu’l-kuds ve el-Fütûhâtü’l-Mekkiyye’de özel bir muhatap olarak andığı, Ahmed el-Bûnî’nin de ‘şeyhimiz’ dediği İfrîkiyeli sûfîdir.
Abdülkādir-i Geylânî
Abdülkādir-i Geylânî (1077-1166), Gîlân’dan Bağdat’a gelerek hadis, fıkıh ve tasavvufta yetişen; medrese, ribat ve vaaz çevresi vefatından sonra Kādiriyye adıyla İslâm dünyasının en geniş irşad ağlarından birine dönüşen âlim-sûfîdir.
Abdülkerîm Şah el-Kesnezânî
Abdülkerîm Şah el-Kesnezânî (yaklaşık 1820-1899), Süleymaniye’nin Karadağ çevresinde Kādirî terbiyeyi aile ve bölge ağıyla birleştiren; adına Kesnezâniyye nispet edilen Berzencî şeyhidir.
Abdülkerîmzâde Mehmed Efendi
Abdülkerîmzâde Mehmed Efendi (ö. 1568), Ebüssuûd ve Kemalpaşazâde çevresinde yetişen; müderrislik, kadılık ve Anadolu kazaskerliği yapan, tefsirden nahve uzanan eserler ve Arapça Kasîde-i Mîmiyye kaleme alan Osmanlı âlimidir.
Abdüllatîf en-Nakşibendî
Abdüllatîf en-Nakşibendî (ö. 1563-64), Emîr Buhârî’nin halifesi Hâce Mahmud Efendi’nin müridi, damadı ve Fâtih’teki hânkāhın halefidir; İstanbul’daki erken Ahrârî-Nakşibendî mirasını tekke, sohbet ve kitap hizmetiyle sürdürmüştür.
Abdülmün‘im b. Abdünnebî Ali el-Kādirî
Abdülmün‘im b. Abdünnebî Ali el-Kādirî el-Mâlikî (ö. 1986), Muhammed Habîbullah eş-Şinkītî’den aldığı Kādirî irşadını Mısır’da Şer‘iyye adıyla düzenleyen; evrâd ve zikir meclisi esaslarını eserlerinde kayda geçiren sûfîdir.
Abdürrahîm el-Kınâî
Abdürrahîm el-Kınâî (1127–1196), Mağrib’de yetişip Ebû Medyen çevresinden aldığı irşadı Kınâ’ya taşıyan; Mâlikî ilmi, helâl kazanç, hizmet ve sohbeti birleştirerek Yukarı Mısır’da kalıcı bir tesir oluşturan âlim ve mürşiddir.
Abdürrahîm el-Mahbûb
Abdürrahîm el-Mahbûb, Muhammed b. Ali es-Senûsî’nin yakın çevresinde yetişen; Bingazi Zâviyesi’ni yöneten, Osmanlı merkeziyle temas kuran, Muhammed el-Mehdî’yi Hicaz’dan Câğbûb’a götüren ve eğitimine katılan Senûsî şeyhidir.
Abdürrezzâk Şâban Efendi
Abdürrezzâk Şâban Efendi (ö. 1098/1686-87), İnebolu çevresinden İstanbul'a gelerek Kasımpaşa Kızanlık Çeşme Mescidi imamlığı yapan; 1668'den vefatına kadar Eyüp Sultan Camii kürsüsünde hadis, tefsir ve vaaz hizmeti yürüten âlimdir.
Abdüsselâm b. Meşîş el-Hasenî
Abdüsselâm b. Meşîş el-Hasenî (ö. 625/1228 [?]), Benî Arûs ve Cebelialem çevresinde yaşayan; Ebü'l-Hasan eş-Şâzelî'yi yetiştiren, Salâtü'l-Meşîşiyye ve Şâzelî kaynaklarında korunan öğütleriyle Mağrib tasavvufunda kalıcı iz bırakan sûfîdir.
Açıkbaş Seyyid Mahmud Resmî
Açıkbaş Seyyid Mahmud Resmî (ö. 15 Rebîülâhir 1077/1666), amcası Rûmiyye Şeyhi'nden Nakşibendî terbiyesi alan; Âmid'den Bursa'ya gelerek Dâye Hatun ve Ulu Cami'de irşad halkaları kuran şeyh ve şairdir.
Cevr
Zulüm, haksızlık; adâletin zıddı. Yeryüzü cevrle dolduktan sonra, benim Ehl-i beytimden (evlâdımdan) mutlaka birisi çıkar. Dünyâ daha önce nasıl zulüm ve cevr ile dolu ise o, dünyâyı adâletle doldurur. (Hadîs-i şerîf-Ebû Dâvûd) Dînimizde, cevr edenlere azâb yapılacağı bildirilmiştir. (Muhammed Hâdimî)
Seyyid Velâyet Türbesi çevresi (kabri)
İstanbul, Fatih · Türkiye · Cenaze namazı Fâtih Camii'nde kılındıktan sonra Âşık Paşa Camii'nin hazîresinde, Seyyid Velâyet Türbesi yakınında defnedildi. İlişkili kişi dosyası Taşköprizâde Ahmed Efendi : Taşköprizâde Ahmed Efendi (1495-1561), Osmanlı âlim ve şeyh biyografilerini Şakā’iku’n-Nu‘mâniyye’de bir araya getiren; ilimler tasnifi, kelâm, mantık ve belâgat alanlarında eserler veren âlim ve kadıdır.
Aladağ ve Bozarmut (Bolu çevresi)
Bolu · Türkiye · Âşık Ahmed'e göre Anadolu'ya geldikten sonra yaşadığı yerler. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Kemâl Ümmî : Kemâl Ümmî, Şeyh Hâmid-i Velî ve Hoca Ali Erdebîlî çevreleriyle ilişkili XV. yüzyıl mutasavvıf şairidir. Kaynakların çoğu onu Halvetî kabul eder; erken Erdebil-Safevî ocağıyla bağı ve Kemâllü adı verilen çevrenin niteliği ayrıca tartışmalıdır.
Aladağ ve Bozarmut (Bolu çevresi)
Bolu · Türkiye · Âşık Ahmed'e göre Anadolu'ya geldikten sonra yaşadığı yerler. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Kemâl-i Ümmî İsmâil : Kemâl-i Ümmî İsmâil (ö. 1475), Bahâeddin Erzincânî’nin müridi; Yunus Emre söyleyişini hatırlatan ilâhileri, divanı ve adına yazılan menâkıbnâme ile tanınan Halvetî şairdir.
Sulucakarahöyük çevresindeki mağara
Nevşehir · Türkiye · Vilâyetnâme 'ye göre zaman zaman inzivaya çekildiği, bugün ziyaret yeri olan yakındaki mağara. Konum yaklaşık verilmiştir. İlişkili kişi dosyası Hacı Bektâş-ı Velî : XIII. yüzyılda Sulucakarahöyük’te yaşayan Hacı Bektâş-ı Velî’nin tarihî şahsiyeti Baba İlyas çevresiyle; asırlar süren tesiri ise Vilâyetnâme, Rum abdalları ve kurumsallaşan Bektaşîlik üzerinden anlaşılır.
Hacı Murtaza Efendi Camii çevresindeki Nakşî hücreleri
İstanbul · Türkiye · Devlet-i Aliyye hâcegânından Hacı Murtaza Efendi'nin inşa ettirdiği caminin etrafındaki hücerât-ı Nakşiyye. Abdullah Efendi buranın meşihatini üstlenip on altı yıl irşadda bulunmuştur. İlişkili kişi dosyası Kaşgarlı Abdullah Efendi : Kaşgarlı Abdullah Efendi (yaklaşık 1687–1760), İstanbul’da Eyüp çevresinde irşad eden; La‘lîzâde Dergâhı ve Hacı Murtaza Camii hücreleriyle ilişkili Nakşibendî şeyhidir.
Kasûr Zâviyesi (Merc çevresi)
Merc · Libya · 1897'de şeyh tayin edildiği zâviye; Ubeyd kabilesini Osmanlı idaresine yaklaştırdı ve cihadın öncü kuvveti olacak şekilde eğitti. İlişkili kişi dosyası Ömer el-Muhtâr : Ömer el-Muhtâr (1862–1931), Senûsî zâviyelerinde yetişen bir eğitimci ve şeyh; Cebelülahdar kabilelerini teşkilatlandırarak İtalyan işgaline karşı Libya direnişini yöneten bağımsızlık önderidir.
Üsküp irşad çevresi
Üsküp · Kuzey Makedonya · 1086/1675'te halife olarak gönderildi; altı yıl süren çekişme burada geçti. İlişkili kişi dosyası İsmâil Hakkı Bursevî : İsmâil Hakkı Bursevî (1063/1653–1137/1725), Atpazarî Osman Fazlı'nın yanında yetişen; Bursa, Üsküp, Şam, Tekirdağ ve Üsküdar arasında vaaz, irşad ve telif faaliyeti yürüten Celvetî şeyhi ve müfessirdir.
Adana (Sîs Kalesi çevresi)
Adana · Türkiye · Mir'âtü'l-ışk 'a göre Somuncu Baba'nın Bursa'dan göçüp Ceyhan kenarında Nebî Sûfî'nin evine yerleştiği bölge; kapıcıbaşı kıyafetini bırakıp buraya gelerek intisap etti. İlişkili kişi dosyası Hacı Bayram Velî : Hacı Bayrâm-ı Velî, Ankara merkezli Bayramiyye yolunun pîri; medrese ilmi, sohbet, ortak emek ve topluma hizmeti birleştiren 15. yüzyıl sûfîsidir.
Mekke ve çevresindeki vadiler
Mekke · Suudi Arabistan · Şeyh Bakkāl'ın “fetih sana Mısır'da değil Mekke'de gelecek” işareti üzerine geldiği şehir. Muhtemelen 613-628 (1216-1231) yılları arasında Mekke çevresindeki dağ ve vadilerde çile çıkardı; kaynak bu çetin dönemin ruhî hayatında derin izler bıraktığını söyler. 628'de burada Avârifü'l-maârif müellifi Şehâbeddin es-Sühreverdî ile görüştü.
Sivas (Pîr Sultan Abdal çevresi)
Sivas · Türkiye · Şair ve şahsiyet olarak etkilendiği Pîr Sultan Abdal'ın muhiti; ona müridlik ettiği iddiası ise yanlış bir mısra okumasından doğmuştur. İlişkili kişi dosyası Kul Himmet : Kul Himmet, XVI. yüzyılın ikinci yarısı ile XVII. yüzyılın ilk yarısında yaşadığı kabul edilen; Tokat-Almus çevresinden yetişmiş Alevî-Bektaşî şairidir.
Rohilhand (Bareilly çevresi)
Bareilly · Hindistan · 1769'da gittiği, Rohilla Afganlılarının geleneksel kalesi olan bölge; umduğu karşılamayı bulamayınca Delhi'ye döndü. İlişkili kişi dosyası Mazhar Cân-ı Cânân : Şair, âlim ve Müceddidî şeyh Mazhar Cân-ı Cânân, Delhi'de yetiştirdiği halifelerle Nakşibendiyye'nin XVIII. yüzyıldaki büyük aktarım düğümlerinden biri oldu.
Küçükçekmece (Nûreddinzâde çevresi)
İstanbul · Türkiye · Melâmî meşrebiyle ilgili dedikodular yayılınca intisap edip erbaîne girdiği Halvetî şeyhi Nûreddinzâde'nin bulunduğu muhit. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Hâşimî Emîr Osman Efendi : Hâşimî Emîr Osman Efendi (ö. 1595), “Saçlı Emîr” lakaplı Sivaslı âlim; Vizeli Alâeddin ve Gazanfer Dede çevresinde yetişen, Kasımpaşa Saçlı Emîr Tekkesi’ni kuran Bayramî-Melâmî şeyh ve şairdir.
Vâhib Ümmî Dîvânı ve Elmalı İrfan Çevresi
Vâhib Ümmî'nin dîvânını, silsilesini ve Elmalı'da oluşan şiir-irfan halkasını birlikte okumak için giriş.
Tarikatların Teşekkülü: Zühd Çevrelerinden Kurumsal Yollara
İlk zâhid çevreleri, klasik tasavvuf dili ve XII. yüzyıldan sonra belirginleşen tarikat kurumları TDV İslâm Ansiklopedisi maddeleri mevcut monografilerle karşılaştırılarak özgün biçimde hazırlanmıştır.
Galata Mevlevîhânesi’nde Şiir ve Musiki Çevresi
Galata postu, Mesnevîhanlık, ney ve âyin besteciliği ile XVIII. yüzyıl şiir çevresini kişi ve eser bağları üzerinden izleyen dosya.
İstanbul Zeyniyyesi: Şeyh Vefâ ve İlim Çevresi
Şeyh Vefâ merkezli Zeynî çevrenin tekke, medrese, saray, şiir ve musiki ilişkilerini tarihî sınırlarıyla ele alır.
Sayfalar 64–70
Muzaffer Ozak Külliyatı · ni ateşle doldururlar. Allah bizi ondan dünyada ve âhirette ayırmasın. Onu sev, unun sünnetine riayet et. Zira, seven meyus mükedder ve mahzun olmaz. Severim diyen ona çok salâvat
Sayfalar 71–77
Muzaffer Ozak Külliyatı · silmişti. Insanlardan kaçıyor, daima tenhalarda dolaşıyor. Anası, bu hâle vâkıf olup meseleyi babasına açtı. Baba divanı toplayıp, Habbâbı divana dâvet etti. Habbâb divana geldiğin
Sayfalar 130–136
Muzaffer Ozak Külliyatı · nice mâ'murlar harap olmuştur, gelen gidiyor ve giden bir daha geri dönmüyor. Sana ve bana da bu sonsuz yolculuk çok yaklaştı, bizleri aldatıp avutan dünyadan ayrılmamız çok yakınd
Sayfalar 137–143
Muzaffer Ozak Külliyatı · kapıya sıgınır, hangi mahlük ona yardımeı olabilir? buyurulmaktadır. Evet; Rabbimizin bahş ve ihsan buyurduğu her ni'mete şükretmek her kula vâciptir. O ni'metleri bir kerre daha h
Sayfalar 231–238
Muzaffer Ozak Külliyatı · Aralarında bahse girdiler. Herbiri, adını verdiği iyiliksevere gidecek ve ondan bir şey isteyecekti. Sonunda, tekrar bir araya gelerek hangisinin gerçekten iyiliksever ve ihsan sah
Sayfalar 333–339
Muzaffer Ozak Külliyatı · caktır ama, kimsenin de yaptığı yanına kâr kalmayacaktır. Her kul yaptığının karşılığını muhakkak görecektir. Herkes, kaybettigini sandığı hakkını orada alacaktır. O, öyle bir günd
Sayfalar 315–320
Muzaffer Ozak Külliyatı · pıyor» demeye başladılar. Bu söz sultanın kulagına geldi. Sultan bu dedikoduya fena halde üzüldü. Buna imkân mı vardı? Ses çıkarmasa, bu iftirânın yayılması böyle bir olayın vukuun
Sayfalar 329–337
Muzaffer Ozak Külliyatı · NAMAZ KASİDESİ Alâmet-i-iymandır; ruha kuvvet, kalbe nur, Selâmet-i-Insandır, onda huzur bulunur, Delâlet-i-irfandır, anda uruç olunur, Hakkın en çok sevdiği bir ibadettir namaz...
Sayfalar 442–449
Muzaffer Ozak Külliyatı · Aşk bâdesin içtim dostun elinden, Bıldim ancak nice bir sâki buldum Vest-ü bitâb geçtim askın selinden, Bu âlem-i fânide bâki buldum.. Kalmadı hiç bir eser, ben ben miyim? Ben deği
Sayfalar 417–423
Muzaffer Ozak Külliyatı · ortadadır. O halde, bu hadis-i-geriflere inanıp, itaat etmeyerek, kendi bâtıl fikirlerini ileriye sürmek: (Ve men yuti-ir-resule fekâd eta allah. ) Nisâ sûresi: 80 (Muhakkak ki, Re
Sayfalar 437–443
Muzaffer Ozak Külliyatı · kir, köleler ve kadınlardı. İyman edenler çoğaldıkça inadçı kâfirlerin de zulmü, eziyet ve cefası çoğalıyordu. O muhterem nebiyyi zişanı, nerede görseler elleri ve dilleri ile inci
Sayfalar 444–449
Muzaffer Ozak Külliyatı · miştir. Nefis islâhında, âfâtı-lisâna müptelâ olana tatbik olunur. Yahut, kendine yapılacak herhangi bir tecaviize cevap vermemek için tatbik olunur. Yeme, içme ve cinsi münasebeti