ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
51 sonuç · “Bad”
01Dekken Çiştî Hankahları
Burhâneddin Garîb ve Gîsûdırâz çevresinde Devletâbâd, Gülberge ve Dekken'de gelişen bölgesel hankah ağı.
Abdullah Bosnevî
Abdullah Bosnevî (1584–1644), Bayramî-Melâmî terbiyesini Hasan Kabadûz’dan alan; İbnü’l-Arabî’nin Fusûsu’l-hikem’ine yazdığı Türkçe ve Arapça şerhlerle tanınan sûfî müelliftir.
Abdullah-ı Berzişâbâdî
Abdullah-ı Berzişâbâdî (789/1387–872/1467-68), Muhammed Pârsâ ve Ya‘kūb-i Çerhî’den Hâcegân-Nakşibendî terbiyesi, İshak Huttalânî’den Kübrevî hilâfeti alan; Horasan’daki irşad hattı daha sonra Zehebiyye silsilelerince geriye dönük olarak sahiplenilen sûfîdir.
Abdülfettah Efendi Tennûrî
Abdülfettah Efendi Tennûrî (ö. 984/1577), Zeynelibâd Efendi’nin küçük kardeşidir. İstanbul, Dimetoka, Kastamonu ve Ankara medreselerindeki görevlerinden sonra Şam müftülüğüne yükselmiştir.
Abdülkuddûs Gengûhî
Abdülkuddûs Gengûhî (yaklaşık 1456–1537), Rudevl’de aldığı Sâbirî terbiyeyi Şâhâbâd ve Gengûh’a taşıyan; Rüşdnâme, Mektûbât-ı Kuddûsî ve Envârü’l-uyûn gibi eserleriyle Kuzey Hindistan tasavvufunun başlıca müellif şeyhlerinden biridir.
Abdülmecid Şirvânî
Abdülmecid Şirvânî (ö. 1564-65 civarı), Şahkubâd-ı Şirvânî’den aldığı Halvetî terbiyeyi Tokat’a taşıyan; Şemseddin Sivâsî’yi yetiştirip hilâfet vererek Şemsiyye’nin teşekkül zeminini hazırlayan şeyhtir.
Akıncı Muslihiddin Efendi
Akıncı Muslihiddin Efendi (ö. 970/1562-63), Ustrumca’dan Vardar Yenicesi’ne yerleşen, Edirne Üç Şerefeli Medrese’de müderrislik yaptıktan sonra resmî görevden çekilip öğretim ve ibadetle yaşayan Osmanlı âlimidir.
Ali b. Hüseyin Zeynelâbidîn
Ali b. Hüseyin Zeynelâbidîn (38/659–94/712), Hz. Hüseyin’in oğlu; Kerbelâ’dan sağ çıkan, Medine’de hadis, fıkıh, ibadet ve gizli hizmet hayatıyla tanınan büyük tâbiî ve Ehl-i beyt büyüğüdür.
Ali el-Arabî Efendi
Ali el-Arabî Efendi (ö. 1008/1599-1600), Antakya’dan İstanbul’a gelerek Bostan Efendi’den mülâzemet alan; Saraybosna ve Hezargrad’da müftülük, İstanbul’da fetva mukabelesi ve Babadağ’da müderrislik yapan Hanefî fakih ve Osmanlı âlimidir.
Anabolulu Ali Hilmî Çelebi
Anabolulu Ali Hilmî Çelebi (ö. 1004/1595-96), Balyabadra ve Mizistre’de kadılık yapan, mukataa mallarını teftiş eden ve Hilmî mahlasıyla şiir söyleyen Osmanlı ilmiye mensubudur.
Babadağlı Hoca İsmail Efendi
Babadağlı Hoca İsmail Efendi (ö. 20 Eylül 1727), medrese öğretiminden Sultan Bayezid ders vekilliğine, Eski Saray teberdaran ve Yeni Saray Hazine Odası hocalıklarına yükselen Osmanlı âlimidir.
Bâbîzâde Mehmed Efendi
Bâbîzâde Mehmed Efendi (1065/1654-55–1136/1724), İstanbul medreselerinden yetişerek Medine, İzmir, Mısır ve Şam kadılıklarında bulunan; adaleti, ibadete bağlılığı ve Arapça şiirleriyle anılan Osmanlı ilmiye mensubudur.
Balyabadralı (Badralı) Mehmed Efendi
Balyabadralı Mehmed Efendi (ö. 1003/1595), Mora’daki Balyabadra’dan yetişip İstanbul medreselerinde yükselen; Koca Sinan Paşa’nın Macaristan seferinde ordu kadılığı yapan Osmanlı âlimidir.
Abâdile
Abâdile , Arapça “Abdullahlar” anlamına gelir. Başına abd kelimesi getirilerek yapılan Abdurrahman, Abdülkuddûs, Abdülkādir ve Abdülkerîm gibi birleşik isimler için de kullanılır. Tasavvufî anlamı Tasavvuf dilinde abâdile, ilâhî isimlerden birinin tecellisini kendisinde belirgin biçimde gerçekleştiren kimseleri ifade eder. Sâlik, hangi ilâhî ismin hakikatine daha güçlü biçimde mazhar olmuşsa o isme nispet edilen kulluk vasfıyla anılır. Meselâ el-Mün‘im, “nimet veren” demektir. Bu isme belirgin biçimde mazhar olan kul, Allah’ın nimet vericiliğini daha çok müşahede eder; kendisine ulaşan nimeti başkalarına yansıtması onun ahlâkında öne çıkar. Böylece isimle kul arasında rubûbiyet ve ubûdiyet ilişkisi kurulur. Abdülcebbâr, Abdülmüntakim, Abdülkādir, Abdülhâdî, Abdülhalîm ve Abdüssabûr gibi isimler de aynı adlandırma mantığı içinde değerlendirilir.
Âbid-Ubbâd
İbadete devam eden kimse; çoğulu ubbâddır. Tasavvuf kaynaklarında ibadetin yalnız şekline değil, ihlâs ve kulluk bilincine de dikkat çekilir.
Tekfurdağı (Tekirdağ)
Tekirdağ · Türkiye · Selânik kadılığına giderken bu kasabaya vardığında rahatsızlandı; 1140 Saferinin dördüncü Cumartesi gecesi vefat etti ve aynı kasabada defnedildi. İlişkili kişi dosyası Babadağlı Hoca İsmail Efendi : Babadağlı Hoca İsmail Efendi (ö. 20 Eylül 1727), medrese öğretiminden Sultan Bayezid ders vekilliğine, Eski Saray teberdaran ve Yeni Saray Hazine Odası hocalıklarına yükselen Osmanlı âlimidir.
Râmpûr (Mustafaâbâd)
Râmpûr · Hindistan · Kaynak, 2 Zilkade 1196'da (9 Ekim 1782) Delhi'ye sekiz konak mesafedeki Râmpûr'da (Mustafaâbâd) doğduğunu bildirir. İlk tarikat terbiyesini burada babasından aldı, Şah Dergâhî'ye burada intisap etti ve ilk irşad dönemini yine burada geçirerek binden fazla müride ulaştı.
Mevlânâ Hâlid Türbesi, Cebelikāsiyûn
Şam · Suriye · 14 Zilkade 1242'de (9 Haziran 1827) vebadan vefat ettikten sonra defnedildiği tepe. Kabrinin üzerine sonradan bir bina inşa edilmiş; zâviye ve kütüphaneden oluşan bu yer bugün ziyaretgâhtır. Konum yaklaşıktır.
Bahrâbâd Mescid-Hankahı
Nîşâbur · İran · Yirmi beş yılını seyahatle geçirdikten sonra 641 (1243-44) yılında memleketine dönüp yerleştiği Bahrâbâd’daki mescid-hankah. Burayı onararak irşad faaliyetini sürdürdü; hankahta tasavvufî faaliyetlerin sonraki asırlarda da devam ettiği anlaşılmaktadır. Oğlu ve halifesi Sadreddin İbrâhim kabrinin yanına bir imaret yaptırmıştır.
Sa'dî Türbesi (Sa'diyye)
Şîraz · İran · Ömrünün son yıllarını riyâzet ve ibadetle geçirdiği hankah ve defnedildiği yer; Şîraz'ın kuzeybatısındadır. Harap olan mezar ve hankah Kerim Han Zend tarafından 1766'da yeniden yaptırılmıştır. İlişkili kişi dosyası Sa‘dî-i Şîrâzî : Sa‘dî-i Şîrâzî, akıcı nesri, hikmetli hikâyeleri ve gazelleriyle Fars edebiyatını; Gülistân ve Bostân’ın yüzyıllar süren tedrisiyle Osmanlı ahlâk ve tasavvuf kültürünü derinden etkiledi.
Ayaş
Ayaş · Türkiye · Kaynak, Bünyâmin Ayâşî'nin Ankara'ya bağlı Ayaş'ta doğduğunu bildirir. Nisbesi de bu kasabadan gelir; hayatının ilk dönemleri hakkında yeterli bilgi yoktur. İlişkili kişi dosyası Şeyh Bünyâmin-i Ayâşî : Bünyâmin-i Ayâşî (ö. 916/1510), Dede Ömer Rûşenî'nin halifesi; şeyhinden sonra yirmi altı yıl irşad makamında bulunan ve kabri Ayaş'ta ziyaret edilen sûfîdir.
Dîrînî Camii
Dîrîn (Neberuh) · Mısır · Doğduğu ve vefatında defnedildiği, Garbiye vilâyetine bağlı Neberuh’un doğusundaki Dîrîn köyünde yaptırılan ve adına nisbet edilen camidir. Cami ile çevresindeki binalar zamanla harap olmuşsa da çeşitli dönemlerde tamir edilerek ibadete açık tutulmuştur. Bugün de burada cumartesi günleri zikir, safer ayında ise bir anma (mevlid) töreni düzenlenmektedir.
Sadreddin Konevî Türbesi
Konya · Türkiye · 1054/1644'te vefat ettiği şehirde, İbnü'l-Arabî'nin en yakın talebesi Sadreddin Konevî'nin yanına defnedilmiştir. İlişkili kişi dosyası Abdullah Bosnevî : Abdullah Bosnevî (1584–1644), Bayramî-Melâmî terbiyesini Hasan Kabadûz’dan alan; İbnü’l-Arabî’nin Fusûsu’l-hikem’ine yazdığı Türkçe ve Arapça şerhlerle tanınan sûfî müelliftir.
Seyfeddin Bâharzî Türbesi, Fethâbâd
Buhara · Özbekistan · Moğol tahribinden sonra yerleştiği, hankahını kurduğu ve 25 Zilkade 659'da (21 Ekim 1261) vefat ettiği yer; Buhara'nın dış mahallelerindendir. Kabri ve tekkesi asırlarca ziyaretgâh olmuş, İbn Battûta ve Ma'sûm Ali Şah da burayı ziyaret etmiştir. Konum yaklaşıktır.
Sofya
Sofya · Bulgaristan · 1137 Şevvalinde kendisine tevcih edilen ve vefatına kadar elinde kalan kadılık; selefi Babadağlı Ali Efendi’dir. İlişkili kişi dosyası Rıfkî Hemşirezâdesi Ahmed Efendi : Rıfkî Hemşirezâdesi Ahmed Efendi (ö. 1726), Mahmud Paşa Mahkemesi kâtipliğinden medrese ve Sofya kadılığına ilerleyen Osmanlı âlimidir.
Basra
Basra · Irak · Hz. Ali'nin halife olmasının ardından ailesiyle geldiği ve ömrünü geçirdiği şehir; iki sefer dışında hayatını burada vaaz ve ibadetle geçirdi ve Receb 110'da (Ekim 728) burada vefat etti. “Basra halkının şeyhi, Basralılar'ın imamı” unvanları buradandır.
Molla Fenârî Medresesi
Bursa · Türkiye · Tekaüd vazifesiyle birlikte kendisine tevcih edilen ve otuz yıl kadar ilim ve ibadetle meşgul olduğu Bursa medresesi. İlişkili kişi dosyası Nasuh Efendi Ankaralı : Nasuh Efendi (ö. 972/1564-65), Ankara doğumlu; Kadrî Efendi'den mülâzemet alarak Bursa Mollâ Fenârî Medresesi'nde uzun yıllar ders vermiş Osmanlı âlimidir.
Tasavvuf Tarihinin Üç Dönemi
Tasavvuf tarihini zühd, tasavvuf ve tarikat dönemleri üzerinden okuyan; dönemlerin birbirinden kesin duvarlarla ayrılmadığını hatırlatan giriş metni.
İlk Dönem Melâmetîliğinin Temel İlkeleri
Nişâbur çevresinde ihlâs, fütüvvet, emek ve hâli gizleme üzerine iki kaynağın birlikte ve kaynak türleri ayrılarak okunmasına dayalı editoryal dosya.
Halvet, Erbaîn, Zikir ve Devrân
Şâbânî uygulamalarının anlamı, düzeni ve değişen biçimleri üzerine eserin bütün ilgili bölümlerinden hareketle hazırlanmış özgün editoryal inceleme.
Sühreverdî terbiyesinde şeyh, mürid, sohbet ve ribat
Tasavvuf eğitimini kişi kültüne indirgemeden, sorumluluklar ve kurumsal mekân üzerinden açıklayan bir inceleme.
Kadirî Tekkesinde Hizmet
Şeyhten meydancıya görevler. Tezden hazırlanmış özgün editoryal inceleme.
Muhasebe, Murakabe ve Amel Bilgisi
Bilginin ahlâka dönüşmesi. Tezin bütün ilgili bölümleri karşılaştırılarak hazırlanmış özgün editoryal inceleme.
Celvetî Halvet Âdâbı
Perhiz, ibadet, zikir ve tefekkür düzeni. Ecvibe ve karşılaştırmalı makaleden hazırlanmış özgün editoryal inceleme.
Ecvibe'de Rüya, Himmet ve Dua
Mânevî işaretin sınırı ve müridin sorumluluğu. Ecvibe ve karşılaştırmalı makaleden hazırlanmış özgün editoryal inceleme.
Cerrâhîlikte Evrâd, Tâc ve Hırka
Sabah-akşam evrâdı ve aidiyet işaretleri. Envâr ve Tabakāt metninin ilgili bölümlerinden hazırlanmış kaynaklı inceleme.
Matbah-ı Şerif ve Binbir Günlük Mevlevî Çilesi
Saka postundan hücre sahibi dedeliğe hizmet yolculuğu. Klasik erkân, tarihî veri ve gelenek içi sembolik yorum birbirinden ayrılarak hazırlanmıştır.
Mevlevî Silsileleri ve Kübrevî Temaslar
Tek zincir yerine silsile varyantları, irşad çevresi ve post devamı. Klasik erkân, tarihî veri ve gelenek içi sembolik yorum birbirinden ayrılarak hazırlanmıştır.
Kübreviyye'nin Anadolu'ya Taşınması
Moğol istilası, Necmeddîn-i Dâye ve XIII. yüzyıl Anadolu irfan çevresi. Kaynaklar arasındaki farklar ve gelenek içi anlatıların derecesi korunarak hazırlanmıştır.
SÛFİLERİN HAK SÖZÜ GÜZELCE ANLAMALARI
Avârifü’l-Maârif · 2. bölüm · Şeyhimiz Şeyhülislam Ebu’n-Necîb es-Sühreverdî, bize, Zeyd b. Sâbit yoluyla gelen bir hadis-i şerifte, Rasûlullah (a.s) Efendimizin şöyle buyurduğunu nakletti: “Bizden bir hadis iş
Sayfalar 3–12
Muzaffer Ozak Külliyatı · SALÂH BİLİCİ KİTABEVİ YAYINLARI - No: 42 5846 Sayılı Kanun gereğince te'lif hakları müessesemize aittir. Taklit edenler mes'uldür. Dizgi: ÖZAL Matbaası - Baskı: ARBEN Matbaası Ista
Sayfalar 1–9
Muzaffer Ozak Külliyatı · ELHAC MUZAFFER OZAK İRSAD 1.cilt Salâh Bilici Kitabevi Ali Bilici Büyük Reşitpaşa Cad. Yümni Iş Hanı Giriş KatNo: 24 Vezneciler /ISTANBUL Tel-Fax (0212) 512 87 44 SALÂH BİLİCİ KITA
Sayfalar 4–12
Muzaffer Ozak Külliyatı · SALAH BILICI KITABEVI YAYINLARI - No: 41 5846 Sayılı Kanun gereğince Te'lif hakları müessesemize aittir. Taklit edenler mes'uldür. Dizgi: GÜYRAY, Baskı: ÜÇLER Matbaası İSTANBUL — 1
Sayfalar 4–13
Muzaffer Ozak Külliyatı · SALÂH BİLİCİ KİTABEVİ YAYINLARI - No: 43 5846 Sayılı Kan un gereğince telif hakları müessesemize aittir. Taklit edenler mes'uldür. Dizgi: ÖZAL Matbaası - Baskı: ÖZTÜRK Matbaası Ist
Sayfalar 1–10
Muzaffer Ozak Külliyatı · Elhac Muzaffer OZAK colli ZİYNET-UL-KULÜB KALPLERİN ZİYNETİ] Aşık sohbetleri ve evradı şerifeler AYRICA ASKÎ DİVANI SALÂH BİLİCİ KİTABEVİ Ali BİLİCİ Büyük Reşitpaşa Cad. Yümni Işha
Sayfalar 2–9
Muzaffer Ozak Külliyatı · SALÂH BILICI KITABEVİ YAYINLARI: 18 ONBİRINCİ DERS MUNDERECAT: Süre-i Kevserin tefsiri, Hazretl Fatime'nin ahlrete Intikali, Hz. Ibrahim'in Hz. Ismalll Allah yolunda kurban etmesi,
Sayfalar 14–20
Muzaffer Ozak Külliyatı · BEtSsü; Ve lekad kerremna beni-Âdeme... El-İsrâ: 70 (Andolsun, biz azim-üş-şân Âdem oğullarını, diğer bütün yarattıklarımızdan üstün kıldık.) sırrına ve tecellisine mazhar olabilsi
Sayfalar 10–15
Muzaffer Ozak Külliyatı · katre, güneşlerden bir zerre olarak Allahın bize ihsanı kadar anlatabilecegiz. Zira, kelimatullahı; denizler mürekkep, agaçlar kalem, yerler ve gökler kâğıt ve defter, insan ve mel
Sayfalar 13–18
Muzaffer Ozak Külliyatı · kullar! Ey bu imanları sebebiyle ebedi saadete erenler, selâmet yoluna girenler Hakka varanlar, daha bu âlemde iken cennete girenler ve cennet güllerinden derenler, cemal-i Hakkı g
Sayfalar 11–17
Muzaffer Ozak Külliyatı · Aleyküm bis-sünneti ve sünneti hulefâ-ir-râşidiyn. (Sünnetim üzere ve rüşt sahibi halifelerimin sünnetleri üzerine olunuz.) Hadis-i şerifi buna delâlet etmektedir. Resûl-ü zişâna h
Sayfalar 16–22
Muzaffer Ozak Külliyatı · attı. Biz narı gülzar eyledik. Bizim için nara düşene nâr nûr olur. Bizim iznimiz olmadıkça ateş yakmaz. Suretperestler ateşi yakar zannederler. Işte Nemrud öyle zannetmişti. Ateş,