Köken ve kullanım
i. ar.
ع عبادل
Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
Abâdile, Arapça “Abdullahlar” anlamına gelir. Başına abd kelimesi getirilerek yapılan Abdurrahman, Abdülkuddûs, Abdülkādir ve Abdülkerîm gibi birleşik isimler için de kullanılır.
Tasavvufî anlamı
Tasavvuf dilinde abâdile, ilâhî isimlerden birinin tecellisini kendisinde belirgin biçimde gerçekleştiren kimseleri ifade eder. Sâlik, hangi ilâhî ismin hakikatine daha güçlü biçimde mazhar olmuşsa o isme nispet edilen kulluk vasfıyla anılır.
Meselâ el-Mün‘im, “nimet veren” demektir. Bu isme belirgin biçimde mazhar olan kul, Allah’ın nimet vericiliğini daha çok müşahede eder; kendisine ulaşan nimeti başkalarına yansıtması onun ahlâkında öne çıkar. Böylece isimle kul arasında rubûbiyet ve ubûdiyet ilişkisi kurulur.
Abdülcebbâr, Abdülmüntakim, Abdülkādir, Abdülhâdî, Abdülhalîm ve Abdüssabûr gibi isimler de aynı adlandırma mantığı içinde değerlendirilir.
Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü
Abâdile, “Abdullah” adının çoğuludur. Hadis bilgileri ve verdikleri dinî hükümlerle tanınan dört sahâbî için kullanılan ortak addır.
- Abdullah b. Amr b. Âs (ö. 65/684-85)
- Abdullah b. Abbas (ö. 68/687-88)
- Abdullah b. Zübeyr (ö. 73/692)
- Abdullah b. Ömer (ö. 74/693)
Dinî Terimler Sözlüğü
Abdullahlar. Peygamber efendimizin Eshâb-ı kirâmı (arkadaşları) arasında fıkıh ve hadîs-i şerîf ilimlerinde şöhret bulmuş Abdullah adını taşıyan sahâbîler. Abâdile, Abdullah kelimesinin çokluk şeklidir. Peygamber efendimizin Eshâb-ı kirâmı arasında Abdullah isimli üç yüz kadar sahâbi bulunmaktaydı. Fakat bunların içinde; Abdullah bin Ömer, Abdullah bin Abbâs, Abdullah bin Zübeyr, Abdullah bin Amr bin Âs radıyallahü anhüm, ilimdeki yükseklikleri sebebiyle Abâdile ünvânı ile tanındılar. Bunlara Abâdile-i Erbea da denilmektedir.
Abdullah bin Mes'ûd'un (radıyallahü anh) fıkıh ilminde önemli bir yeri olduğu halde, Abâdile arasında zikredilmemesi, bu tâbirin onun vefâtından sonra çıkmış olması sebebiyledir. Bununla berâber onu Abâdileden sayan âlimler de vardır. (İbn-i Hümâm, Ahmed Naîm)
Tasavvuf Sözlüğü
Abdullah kelimesinin çoğulu olup, Arapça Abdullahlar, anlamına gelir. Allah’ın esma-i hüsnasının başına “âbd” kelimesi muzaf kılınarak yapılan isimler de bu cümledendir. Allah’ın isimlerine mazhar olan kullar çeşit çeşittir. Kimi Allah’ın “es-Sabûr” isminin mazharı olur, yani amelen, kavlen ve halen, o sıfatı (sabr) kendinde gerçekleştiren kişi, Abdussabûr adını alır. Bu kişi, sabrı gerçekleştirmeye muvaffak olduğu için, sabrına nihayet bulunmayan yüce Allah’ın kulu özelliğini (veya ismini) almaya hak kazanır. Kaşanî, Allah’ın güzel isimlerinin hepsinde bu durumun geçerli olduğunu kaydeder. Kişi, tahakkuk ettirdiği ismin, bilincine ermiştir. Şeyhu’l-Ekber Muhyiddin Arabi’nin “Abadile” adlı bir eseri vardır.