ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
60 sonuç · “Âb”
01Abbâsiyye
Ebü'l-Abbas Ahmed b. Muhammed el-Endelüsî'ye (ö. 1236) nispet edilen kol.
Abdüsselâmiyye / Selâmiyye
Abdüsselâm eş-Şeybânî'nin Şam-İstanbul irşad ve aile post hattı.
Anadolu Abdalları Çevresi
Bektaşiyye'nin teşekkülünden önce ve sırasında Hacı Bektâş hafızasına bağlanan gezgin derviş, zâviye ve ocak çevreleri.
Babagân / Mücerred Babalar
Balım Sultan sonrası mücerred babalar ve pîr evindeki dedebaba otoritesini esas alan teşkilat hattı.
Enbâbiyye
Enbâbiyye, Mısır Bedeviyye çevresinin tarihî kol listelerinde yer alır; günümüzdeki kurumsal devamı yerel ve güncel kayıtla ayrıca doğrulanmalıdır.
Gāniyye / Nablusiyye
Abdülganî en-Nablusî’nin Kādirî nispetine ve Dımaşk’taki ilim-irşad çevresine bağlanan adlandırma; Nablusiyye aynı nispetin alternatif ismidir.
Karabaşiyye
Karabaş-ı Velî'nin İstanbul merkezli yayılma ve kurumsallaşma dönemini anlatan nispet. Kaynak, bunu ayrı bir tarikattan çok Şâbâniyye'nin güçlü devamı olarak yorumlar.
Sâbiriyye
Alâeddin Ali Ahmed Sâbir'e nispet edilen; Rudavl, Ganguh ve XIX. yüzyıl ulemâ ağında genişleyen kol.
Şâbâniyye
Şâbâniyye, Halvetiyye'nin Cemâliyye kolundan Şeyh Şâbân-ı Velî'ye nispet edilen; halvet, zikr-i dâimî, aşk, irfan, hizmet ve zâhir-bâtın dengesi etrafında gelişen tasavvuf yoludur.
Şerrâbiyye
Dımaşk'ın güneyindeki Buhsa zâviyesi ve yaralı askerlere hazırlanan şurup hafızasıyla anılan erken kol.
Urâbiyye
Ömer el-Urâbî'ye nispet edilen Yemen şubesi.
Âciziyye
Süleyman Âcizî Baba'nın Prizren merkezli Balkan kolu.
Abalı Hâfız Muhammed Haydar Bergamavî
Muhammed Haydar Efendi; Bergama veya Kırkağaç nispetiyle anılan, Mehmed Emin Kırkağacî’den hilâfet alan, Aksaray Şekerci Sokağı’ndaki dergâhta irşad eden ve Yahyâ Âgâh İstanbulî’ye Zenbûrî mirası aktaran şeyhtir.
Abalı Şeyh Hüsâmeddin-i Sânî
Abalı Şeyh Hüsâmeddin-i Sânî (ö. 1150/1737-38), Bosnalı Mustafa Efendi’nin oğlu; Kasımpaşa Uşşâkî Âsitânesi’nin şeyhi ve türbedarı, Ahmed Hüsâmî Efendi’nin kayınpederidir.
Abdal Mûsâ
Abdal Mûsâ; menkıbeleri Osmanlı Devleti'nin kuruluşuyla ilgili rivayetlere karışan ve Bektaşî an'anesinde önemli bir yeri olan Anadolu abdallarından biri . Kaynak, gerçek şahsiyetinin “çok müphem” olduğunu belirtir.
Abdî Dedezâde Seyyid Halil Efendi
Abdî Dedezâde Seyyid Halil Efendi (1024/1615–21 Zilhicce 1088/1678), Kasımpaşa Mevlevîhânesi’nin kurucusu Sırrî Abdî Dede’nin oğlu; ilim tahsiliyle Mevlevî terbiyesini birleştirerek zâviyenin postunu yaklaşık kırk altı yıl sürdüren şeyhtir.
Abdullah Bosnevî
Abdullah Bosnevî (1584–1644), Bayramî-Melâmî terbiyesini Hasan Kabadûz’dan alan; İbnü’l-Arabî’nin Fusûsu’l-hikem’ine yazdığı Türkçe ve Arapça şerhlerle tanınan sûfî müelliftir.
Abdullah ez-Zeytûnî
Abdullah ez-Zeytûnî, XV. yüzyıl Fas tasavvuf çevresinde Ahmed Zerrûk’un ilk belirgin şeyhi olarak anılan sûfîdir.
Abdullah Salâhî Uşşâkî
Abdullah Salâhî Uşşâkī (1117/1705, Kesriye – 29 Muharrem 1197 / 4 Ocak 1783, İstanbul); Halvetî-Uşşâkī şeyhi, şair ve şârih. Uşşâkıyye'nin Salâhiyye kolunun pîri ; on iki tarikattan nasip aldığı için “câmiu't-turuk” denmiştir. İbnü'l-Arabî'yi metinden değil ruhaniyetinden istimdadla anladığını söyler.
Abdullah-ı Berzişâbâdî
Abdullah-ı Berzişâbâdî (789/1387–872/1467-68), Muhammed Pârsâ ve Ya‘kūb-i Çerhî’den Hâcegân-Nakşibendî terbiyesi, İshak Huttalânî’den Kübrevî hilâfeti alan; Horasan’daki irşad hattı daha sonra Zehebiyye silsilelerince geriye dönük olarak sahiplenilen sûfîdir.
Abdullah-ı İlâhî
Abdullah-ı İlâhî (Molla İlâhî, Simavî; ö. 896/1491), Ubeydullah Ahrâr'a intisap edip Nakşibendiyye'yi Anadolu ve Rumeli'de yayan mutasavvıf; Şeyh Bedreddin'in Vâridât 'ının ilk şârihidir.
Abdurrahman Ali Nûreddin
Abdurrahman Ali Nûreddin, Ahmed el-Bedevî’nin ilk halifesi Abdül‘âl b. Fakih’ten sonra Tanta’daki merkez postunu üstlenen; Bedeviyye’nin kurucu kuşaktan sonraki hizmet ve irşad sürekliliğini temsil eden üçüncü postnişindir.
Abdurrahman Câmî
Abdurrahman-ı Câmî / Molla Câmî (23 Şâban 817 / 7 Kasım 1414, Harcird – 18 Muharrem 898 / 9 Kasım 1492, Herat); Fars şiirinin son büyük üstadı sayılan Nakşibendî şair ve âlim. Nefehâtü'l-üns müellifi; İbnü'l-Arabî'nin vahdet-i vücûdunu Nakşibendiyye ile kaynaştırmıştır .
Abdurrahman en-Niyâzî
Abdurrahman en-Niyâzî (ö. 1311/1894), Kādiriyye'nin Mısır'da teşekkül eden Niyâziyye koluna adını veren pîr ve İskenderiye'deki bir Kādirî tekkenin şeyhidir. Tarihî yeri, Osmanlı derviş dolaşımı ile Mısır'ın resmî tekke idaresinin kesişiminde belirginleşir.
Erbaîn (Şâbâniyye)
Sâlikin mürşid gözetiminde kırk gün süreyle ibadet, az yemek, az uyumak, zikir ve iç gözleme yoğunlaştığı halvet uygulaması.
Şâbânî tâcı
Tarikatın tarihî kıyafet kültüründe mürşid ve dervişlerin derecesiyle ilişkilendirilen başlık. Biçim, dilim ve renklerin sembolik açıklamaları vardır; bunlar yolun amacı değil dönemsel adabıdır.
Halvet (Şâbâniyye)
Belirli süre tenhada ibadet ve zikirle meşgul olmanın yanında, Şâbânî yorumda toplum içinde de kalbi Hak ile tutma ve çokluk içinde birlik bilinciyle yaşama ilkesi.
İnâbet (Şâbâniyye)
Tâlibin tevbe, bağlılık ve mânevî eğitim talebiyle mürşide başvurması; ardından kelime-i tevhid ve esmâ eğitiminin başlaması.
Âb
Su. Tasavvuf şiirinde marifet, ilâhî feyiz, hayat ve varlık için kullanılan bir mecazdır.
Aba
Dervişlerin ve müritlerin giydikleri kalın ve kaba kumaştan yapılan uzun ve bol elbise. Yoksul ve züğürtlerin giydiği basit bir elbise olduğu için süfiler ve dervişler bu elbiseyi fakr alameti ve züht nişanesi olarak giymeyi tercih etmişlerdir. Aba, dervişliğin ve süfiliğin simgesidir. Halk, aba giyen süfilere evliya ve ermiş nazarıyla bakıp saygı gösterdiğinden, bazı kurnaz kişiler fakir ve sûfî olmadıkları halde sırf çıkar sağlamak için aba giymiş ve halkın bu kıyafete olan güvenini kötüye kullanmışlardır. Bu yüzden “Aba giyen nice zındık, kabâ giyen nice sıddık (dürüst) vardır,” denilmiştir. Ebü Hafs el-Haddâd, aba yerine kabâ giyen Şâh Sucâ'yı görünce, “Abada aradığımı kabâda buldum,” demişti. Ca'fer Sadık da inanç sömürüsü yapan kişilere benzememek için aba giyer, ama bunun üzerine de kabâ giyinirdi. Bkz. Âl-i Aba. Boş değildir zâhidâ köhne abâsı dervişin Defineler bilmez misin kasrın harâbından çıkar Derdli İbrahim
Nîşâbur (Attâr Türbesi)
Nîşâbur · İran · 537-540 (1142-1145) arasında doğduğu, attarlık yaptığı, seyahatlerden sonra dönüp uzun yıllar inzivaya çekildiği ve Moğol istilâsında şehid edildiği şehir; türbesi buradadır. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Ferîdüddin Attâr : Ferîdüddin Attâr (ö. 618/1221), Nîşâbur’da eczacılık ile telifi birlikte yürüten; aşk, hayret ve fenâ yolculuğunu Mantıku’t-tayr, Musîbetnâme ve Tezkiretü’l-evliyâ gibi eserlerle klasik tasavvuf edebiyatının merkezine yerleştiren sûfî şairdir.
İsmâil Hakkı Bursevî Camii ve Türbesi
Bursa · Türkiye · Kendi imkânlarıyla Tuzpazarı'nda inşa ettirdiği cami; kabri caminin kıble tarafındadır. İlişkili kişi dosyası İsmâil Hakkı Bursevî : İsmâil Hakkı Bursevî (1063/1653–1137/1725), Atpazarî Osman Fazlı'nın yanında yetişen; Bursa, Üsküp, Şam, Tekirdağ ve Üsküdar arasında vaaz, irşad ve telif faaliyeti yürüten Celvetî şeyhi ve müfessirdir.
Cîl
Bağdat civarı · Irak · 767'de (1365-66) doğduğu, Bağdat yakınlarındaki kasaba; nisbesi buradan gelir. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Abdülkerîm el-Cîlî : Abdülkerîm el-Cîlî (1365/66-1428), Yemen’de Şerefüddin el-Cebertî’nin terbiyesinde yetişen; Kādirî aidiyetini İbnü’l-Arabî’nin metafizik mirasıyla buluşturan ve insan-ı kâmil öğretisini kapsamlı bir sistem halinde açıklayan âlim, şair ve mutasavvıftır.
Eşrefoğlu Rûmî Camii ve Türbesi, İznik
Bursa · Türkiye · İznik'te kurduğu ve sonradan camiye çevrilen dergâhın hazîresinde medfundur. Türbe kitâbesindeki “Eşrefzâde azm-i cinân eyledi” mısraının gösterdiği 874 (1469-70) tarihi, vefat yılı olarak en doğru kabul edilendir.
Dımaşk (evi ve medfeni)
Şam · Suriye · 4 Zilhicce 1050'de (17 Mart 1641) doğduğu, yedi yıllık halvetini geçirdiği, İbnü'l-Arabî derslerini okuttuğu ve 24 Şâban 1143'te (4 Mart 1731) vefat edip defnedildiği şehir; kabri kendi evindedir. İlişkili kişi dosyası Abdülganî en-Nablusî : Abdülganî en-Nablusî (1641-1731), Dımaşk’ta yetişen Hanefî âlimi ve sûfîdir. Kādirî ve Nakşibendî irtibatlarını İbnü’l-Arabî düşüncesi, tefsir-hadis tedrisi, seyahatnâmeler ve yaklaşık üç yüz eserlik külliyatla birleştirmiştir.
Galata Mevlevîhânesi (Kalekapısı Hânkâhı)
İstanbul · Türkiye · 1258/(1842)’de harem dairesinde doğduğu, babasının ve kendisinin postnişinlik ettiği, matbah tâkındaki kitâbeyi hattıyla yazdığı ve babasının lahdine defnedildiği mevlevîhâne. İlişkili kişi dosyası Şeyh Muhammed Atâullâh Efendi : Seyyid Muhammed Atâullah Dede (1842–1910), Galata Mevlevîhânesi’nde doğup babası Kudretullah Efendi’den sonra yaklaşık kırk yıl postnişinlik yapan; mûsiki, hat ve çok dilli tahsiliyle tanınan Mevlevî şeyhidir.
Gölbaşı köyü
Gölbaşı (Toyran) · Türkiye · Kaynağın “Toyran kazâsına tâbi Gölbaşı adlı karye” diye kaydettiği doğum yeri. Tahsilini tamamladıktan sonra memleketine dönmüştür. İlişkili kişi dosyası Toyranlı Mehmed Efendi : Toyranlı Mehmed Efendi (ö. 1010/1601-02), Gölbaşı köyünden yetişip Sofyalı Bâlî Efendi’nin hizmetinde tarikat terbiyesini tamamlamış; İbrahim Paşa’nın yaptırdığı cami ve hânkāhta irşad yürütmüş Halvetî şeyhidir.
Akşemseddin Türbesi, Göynük
Bolu · Türkiye · 863 Rebîülâhirinin sonunda (Şubat 1459) vefat edip defnedildiği yer; türbe vefatından beş yıl kadar sonra yapılmış, sandukası üzerindeki yazı oğlu Mehmed Sâdullah'a aittir. Oğullarından Mehmed Sâdullah ve Nûrullah da burada yatar. Kapı üzerindeki inşa kitâbesi vefat tarihini doğrular.
Ahur köyü (Ada nahiyesi)
Sefîne, Âşık Mûsâ Efendi'yi “an-asıl Ada nahiyesine tâbi' Ahur karyesinden” gösterir. Yerleşimin bugünkü karşılığı metinden tespit edilemediği için koordinat verilmemiştir. İlişkili kişi dosyası Şeyh Âşık Mûsâ Efendi : Âşık Mûsâ Efendi (ö. 1567), Ahur köyünden; Mısır seferine katıldıktan sonra İbrâhim Gülşenî’den irşad vazifesi alıp Edirne Şahmelik Zâviyesi’nde hizmet eden Gülşenî şeyhidir.
Şehzade Camii Hazîresi
İstanbul · Türkiye · 24 Şâban 1006 (1 Nisan 1598) tarihindeki vefatının ardından defnedildiği yer; kaynak “cami avlusunun caddeye bakan tarafı” diye tarif eder. İlişkili kişi dosyası Bostanzâde Mehmed Efendi : Bostanzâde Mehmed Efendi (942/1535-36–24 Şâban 1006/1 Nisan 1598), Osmanlı tarihinde azledildikten sonra yeniden şeyhülislâmlığa getirilen ilk isimdir. İhyâü ulûmi’d-dîn’i Türkçeye çevirmiş, Mülteka’l-ebhur’u şerhetmiş; manzum fetvaları, şiirleri ve ilmiye teşkilâtındaki etkisiyle tanınmıştır.
Balım Sultan Türbesi, Hacıbektaş
Nevşehir · Türkiye · Hacı Bektâş-ı Velî Türbesi'nin yanındadır; kapı kitâbesinde Hacı Bektaş soyundan Resul Balı'nın oğlu olarak gösterilir — nesebi hakkındaki üç iddiadan birinin tek yazılı dayanağı budur. İlişkili kişi dosyası Balım Sultan : Balım Sultan (Hızır Balı, ö. 922/1516 [?]), Dimetoka’daki Kızıldeli çevresinden Hacıbektaş pîr evine gelen; Bektaşiyye’nin merkezî teşkilâtını, mücerredlik ve on iki post erkânını sistemleştirdiği için pîr-i sânî kabul edilen mutasavvıftır.
Kâzımeyn Türbesi
Bağdat · Irak · Bağdat'ın kuzeybatısındaki Mekābirukureyş'in Bâbüttibn mahallinde medfundur. Torunu Muhammed et-Takī de buraya gömülmüş, türbe Şah İsmâil tarafından genişletilip Kanûnî Sultan Süleyman zamanında tamamlanmıştır.
Nakşibendiyye'yi Okumak: Kaynaklar ve Yöntem
Risâle-i Kudsiyye, Faslü'l-hitâb ve modern Nakşibendiyye araştırmalarının aynı soruya farklı kanıt türleriyle nasıl cevap verdiğini açıklayan yöntem yazısı.
Tasavvuf Tarihinin Üç Dönemi
Tasavvuf tarihini zühd, tasavvuf ve tarikat dönemleri üzerinden okuyan; dönemlerin birbirinden kesin duvarlarla ayrılmadığını hatırlatan giriş metni.
Melâmîlik: Üç Devre, Ortak Bir Tavır
Kassâriyye, Bayrâmî Melâmîliği ve Nûriyye arasındaki devamlılık ve farklar üzerine iki kaynağın birlikte ve kaynak türleri ayrılarak okunmasına dayalı editoryal dosya.
İlk Dönem Melâmetîliğinin Temel İlkeleri
Nişâbur çevresinde ihlâs, fütüvvet, emek ve hâli gizleme üzerine iki kaynağın birlikte ve kaynak türleri ayrılarak okunmasına dayalı editoryal dosya.
Seyyid Muhammed Nûru'l-Arabî'nin Hayat Haritası
1813 Mahalletü'l-Kübrâ'dan 1887 Ustrumca'ya uzanan eğitim ve irşad yolculuğu üzerine iki kaynağın birlikte ve kaynak türleri ayrılarak okunmasına dayalı editoryal dosya.
Şâbân-ı Velî: Hayatı ve Kastamonu'daki İrşadı
İhtilaflı doğum kayıtlarından 1569'daki vefatına uzanan kaynaklı biyografi üzerine eserin bütün ilgili bölümlerinden hareketle hazırlanmış özgün editoryal inceleme.
Halvetiyye'den Şâbâniyye'ye Silsile
Şirvan, Erzincan, İstanbul, Bolu ve Kastamonu arasında ilerleyen eğitim zinciri üzerine eserin bütün ilgili bölümlerinden hareketle hazırlanmış özgün editoryal inceleme.
Kastamonu'dan Üç Kıtaya Şâbâniyye
Anadolu, Balkanlar, Hicaz ve Afrika'ya uzanan halife ağları üzerine eserin bütün ilgili bölümlerinden hareketle hazırlanmış özgün editoryal inceleme.
Şâbâniyye'nin Kolları ve Yenilenme Hatları
Karabaşiyye, Nasûhiyye, Bekriyye, Çerkeşiyye, Kuşadaviyye ve Halîliyye üzerine eserin bütün ilgili bölümlerinden hareketle hazırlanmış özgün editoryal inceleme.
Şâbâniyye Adabı ve Miyâr Geleneği
Değişebilen şekiller ile kalıcı ahlâk amacını ayıran tarikatnâmeler üzerine eserin bütün ilgili bölümlerinden hareketle hazırlanmış özgün editoryal inceleme.
Şâbânî Seyr ü Sülûk Haritası
Tevbe ve kelime-i tevhid telkininden İslâm-iman-ihsan mertebelerine üzerine eserin bütün ilgili bölümlerinden hareketle hazırlanmış özgün editoryal inceleme.
Halvet, Erbaîn, Zikir ve Devrân
Şâbânî uygulamalarının anlamı, düzeni ve değişen biçimleri üzerine eserin bütün ilgili bölümlerinden hareketle hazırlanmış özgün editoryal inceleme.
SÛFİLERİN İLİMLERİNİN KAYNAĞI
Avârifü’l-Maârif · 1. bölüm · Mürşidimiz, Şeyhu’l-İslâm Ebu’n-Necîb Abdulkâhir es-Sühreverdî, hicrî 560, milâdî 1165 senesinin Şevval ayında, bize, imlâ yoluyla (bizzat yazdırarak) şunu rivâyet etti: Ebû Mûsâ e
SÛFİLERİN HAK SÖZÜ GÜZELCE ANLAMALARI
Avârifü’l-Maârif · 2. bölüm · Şeyhimiz Şeyhülislam Ebu’n-Necîb es-Sühreverdî, bize, Zeyd b. Sâbit yoluyla gelen bir hadis-i şerifte, Rasûlullah (a.s) Efendimizin şöyle buyurduğunu nakletti: “Bizden bir hadis iş
Sayfalar 1–10
Muzaffer Ozak Külliyatı · Elhac Muzaffer OZAK colli ZİYNET-UL-KULÜB KALPLERİN ZİYNETİ] Aşık sohbetleri ve evradı şerifeler AYRICA ASKÎ DİVANI SALÂH BİLİCİ KİTABEVİ Ali BİLİCİ Büyük Reşitpaşa Cad. Yümni Işha
Sayfalar 4–12
Muzaffer Ozak Külliyatı · SALAH BILICI KITABEVI YAYINLARI - No: 41 5846 Sayılı Kanun gereğince Te'lif hakları müessesemize aittir. Taklit edenler mes'uldür. Dizgi: GÜYRAY, Baskı: ÜÇLER Matbaası İSTANBUL — 1
Sayfalar 1–8
Muzaffer Ozak Külliyatı · eSSz ELHAC MUZAFFER OZAK İR$ÂD 152 0 3.cilt Salâh Bilici Kitabevi Ali Bilici Büyük Reşitpaşa Cad. Yümni Iş Hanı Giriş KatNo: 24 Vezneciler /ISTANBUL Tel-Fax (0212) 512 87 44 SALAH
Sayfalar 4–13
Muzaffer Ozak Külliyatı · SALÂH BİLİCİ KİTABEVİ YAYINLARI - No: 43 5846 Sayılı Kan un gereğince telif hakları müessesemize aittir. Taklit edenler mes'uldür. Dizgi: ÖZAL Matbaası - Baskı: ÖZTÜRK Matbaası Ist