Ara
Menü

Abdullah-ı İlâhî

Simav’dan İstanbul ve Balkanlar’a uzanan Abdullah-ı İlâhî, erken Osmanlı Nakşibendiyye tarihinin kurucu isimlerinden; Keşfü’l-Vâridât ise onun tasavvuf dilini gösteren başlıca eseridir.

Vefat
1491
Unvan
Ahrâriyye'yi Anadolu ve Rumeli'ye taşıyan âlim-sûfî

İlim yolundan Semerkant'a

Simavlı Abdullah-ı İlâhî İstanbul'da tahsil gördü; hocası Alâeddin Tûsî'nin ardından İran'a yöneldi. Semerkant'ta Ubeydullah Ahrâr'ın sohbetine katıldı ve uzun eğitimden sonra hilâfet aldı. Dönüş yolunda Herat'ta Abdurrahman Câmî ile görüştü.

Simav ve Vardar Yenicesi

Anadolu'ya dönüşünde Simav'a yerleşti. İstanbul'a davet edilmesine rağmen kısa ziyaret dışında burada kalmadı; müridi Emîr Buhârî'yi İstanbul'a gönderdi. Daha sonra Vardar Yenicesi'ne geçerek 896/1491'de burada vefat etti. Çevresi Rumeli şiiri, Melâmî neşve ve vahdet-i vücûd düşüncesi üzerinde kalıcı etki bıraktı.

Tasavvuf anlayışı

İbnü'l-Arabî, Mevlânâ ve Necmeddîn-i Dâye'den beslenen vahdet-i vücûd yorumu, sonraki Müceddidî-Hâlidî Nakşibendîliğin daha farklı vurgu dünyasıyla aynılaştırılamaz. Erken Osmanlı Ahrârîliği aşk, vecd, şiir ve vahdet dili bakımından kendine mahsus bir safhadır.

Eserleri

Keşfü'l-Vâridât Bedreddin Simâvî'nin Vâridât'ına yazılan ilk şerhlerdendir. Meslekü't-tâlibîn ve'l-vâsılîn Türkçe âdâb ve erkân kitabıdır. Zâdü'l-müştâkīn yüzden fazla tasavvuf terimini açıklar; Esrarnâme, Risâle-i vücûd ve başka risâleleri geniş bir Türkçe-Arapça yazılı miras oluşturur.

Halifeler

Emîr Ahmed Buhârî, Muslihuddin Tavîl ve Âbid Çelebi önde gelen müridleridir. Emîr Buhârî üzerinden İstanbul tekkeleri; Rumeli çevresi üzerinden şiir ve Melâmîlik tarihi üzerinde etkisi sürdü.

Nakşibendiyye bedâheli tâc-ı şerifi
BAĞLI YOLUN MADDÎ HAFIZASINakşibendiyye bedâheli tâc-ı şerifi

Dört terkli, müjganlı ve stilize geometrik bedâhe işlemeli Nakşibendî tâcı. Kubbe merkezinde gül mühür bulunmaz.

Ağ ve yol

KİŞİLER AĞIBağlantılarını aç2 doğrudan bağlantıAğda gör →
YOL ATLASISilsiledeki yerini açÖnceki ve sonraki halkalarla birlikte

Eserleri ve metinleri

İlk 2 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Beş temel eser

Keşfü'l-Vâridât, Meslekü't-tâlibîn, Zâdü'l-müştâkīn, Esrarnâme ve Risâle-i vücûd erken Osmanlı tasavvuf nesrinin önemli örnekleridir.

Metni gösterMetni daralt

Keşfü'l-Vâridât Bedreddin Simâvî'ye şerh; 888/1483 tarihli Meslekü't-tâlibîn Türkçe âdâb kitabı; Zâdü'l-müştâkīn yüzden fazla tasavvuf terimini açıklayan sözlük niteliğinde metin; Esrarnâme ahlâk risâlesi; Risâle-i vücûd ise Arapça vahdet-i vücûd çalışmasıdır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi: Nakşibendiyye, Kâsâniyye ve ilgili şahıs maddeleri.
TARİHÎ KAYIT

Keşfü’l-Vâridât’ın yapısı

Eser, Abdullah-ı İlâhî’nin varlık, insan, kalp, zikir ve seyrüsülûk anlayışını vahdet-i vücûd diliyle açıklayan ana metnidir.

Metni gösterMetni daralt

Metin yoğun âyet ve hadis kullanır; bâtın yorumunu şeriatın yerine değil onun iç anlamı olarak kurar. İlâhî’nin açık ilkesi, şeriata aykırı her bâtın iddiasının bâtıl olduğudur.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Abdullah İlâhî’nin Hayatı, Eserleri ve Keşfü’l-Vâridât.

Şeyh, halife, aile ve post ağı

ÖNCEKİ HALKAUbeydullah Ahrârdoğrudan halife; Anadolu-Rumeli aktarımıSONRAKİ HALKAEmîr Ahmed Buhârîdoğrudan halife; İstanbul aktarımı