Köken ve kullanım
i. ar.
Kaynaklardaki ortak açıklama
Düşünme, teemmül (meditasyon). tas. a Aradığını elde etmesi için şeylerin anlamları ve kavramları arasında kalbin faaliyette bulunması, muhakeme. b Hayrı ve şerri görmeye yarayan kalpteki ışık; vicdan. c Hikmet kuşunu avlamaya yarayan ag (cr; Gİ Iv:4r0). “Allah'ın Zatında tefekkür etmeyin, nimetlerinde tefekküre dalın.” Bkz. Tedebbür, Teemmül.
Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü
- Bir iş veya konu hakkında en ince ayrmtısma varmcaya kadar iyi irdeleme, etraflıca düşünme ve fikir jimnastiği yapma. 2. Felsefî ko te nulara dalma.
- Felsefî ko te nulara dalma.
Dinî Terimler Sözlüğü
İbret alacak ve faydalanacak şekilde derin düşünme. Allahü teâlânın sıfatlarını ve nîmetlerini düşünme.
Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki:
Onlar ( o selîm akıl sâhipleri öyle insanlardır ki ) ayakta iken, otururken, yanları üstünde (yatar) iken ( hep ) Allah'ı hatırlayıp anarlar ve göklerin, yerin yaratılışı hakkında tefekkür ederler. ( Bu tefekkür edenler şöyle derler; ) "Ey Rabbimiz! Sen bunları boşuna yaratmadın. Sen ( bundan ) pâk ve münezzehsin. Bizi ateşin azâbından koru." (Âl-i İmrân sûresi: 191)
İşte biz tefekkür eden bir kavim ( topluluk ) için âyetleri (delilleri) böyle açıklarız. (A'râf sûresi: 24)
Varlıklardaki nizâmı tefekkür ederek Allahü teâlâya îmân ediniz. (Hadîs-i şerîf-Berîka)
İnsanın günahlarını tefekkür etmesi ve bunlara tövbe etmesi, tâatlarını, ibâdetlerini düşünüp bunlara da şükr etmesi lâzımdır. Mahlûklardaki (yaratılmışlardaki) ve kendi bedenindeki ince san'atları, düzenleri, birbirlerine olan bağlılıklarını tefekkür ederek de Allahü teâlânın büyüklüğünü anlaması lâzımdır. Aklı başında olan kimsenin tefekkür vazifesini hiç ihmâl etmemesi lâzımdır. Allahü teâlâ hiçbir şeyi bâtıl yâni boş, faydasız yaratmamıştır. İnsanların anlayamadıkları, göremedikleri faydalar, anlayabildiklerinden kat kat daha çoktur. Tefekkür dört türlü olur demişlerdir. Allahü teâlânın mahlûklarındaki güzel san'atları, faydaları tefekkür etmek, O'na inanmağa ve sevmeye sebeb olur. O'nun vâd ettiği sevâbları tefekkür etmek, ibâdet yapmaya sebeb olur. O'nun haber verdiği azâbları tefekkür etmek, O'ndan korkmaya, kimseye kötülük yapmamaya sebeb olur. O'nun nîmetlerine, ihsânlarına karşılık nefsine uyarak günâh işlediğini, gaflet (Allahü teâlâyı unutma hâli) içinde yaşadığını tefekkür etmek, Allah'tan hayâ etmeye, utanmaya sebeb olur. Allahü teâlâ yerlerde ve göklerde bulunan mahlûkları düşünerek ibret alanları sever. (Muhammed Hâdimî)
Tasavvuf Sözlüğü
Arapça, düşünmek demektir. Sûfîlere göre iki türlü tefekkür vardır: Biri iman ve tasdikten doğup istidlal sahiplerine, diğeri ashab-ı şuhûda mahsustur. Her iki halde de sûfî Allah’ın zâtını değil, nimet ve kudretlerini düşünür. Cürcanî tefekkürü, kalbin iyi ve kötüyü ayırdeden lambası olarak görür.Ona göre, tefekkür sahibi olmayan kalp, karanlıklar içinde boğulur, kaybolur. Tefekkür, hikmeti yakalayan bir ağ olarak da tanımlanır.