ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
53 sonuç · “ramazan”
01Ramazâniyye
Ramazâniyye, Halvetiyye içinde tarihî silsile ve kurucu nispetiyle belirginleşen koldur.
Cerrâhiyye
Nûreddin Cerrâhî'ye nispet edilen; İstanbul Karagümrük'teki âsitâne çevresinde teşekkül eden Halvetî-Ramazânî kolu.
Ramazâneddin Mahfî
Afyonkarahisar’da doğan Ramazâneddin Mahfî, Muhyiddin-i Karahisârî’nin yanında yetişti; İstanbul Kocamustafapaşa’daki irşadıyla Halvetiyye’nin Ahmediyye gövdesi içinde Ramazâniyye kolunun teşekkülünü sağladı.
Ali Alâeddin Köstendilli
Ali Alâeddin Köstendilli (1053/1643–1143/1730), Ali Fâzıl Lofçavî’den hilâfet alan; Köstendil, Hacı Evhad ve Selâmî Ali tekkelerinde irşad eden; Nûreddin Cerrâhî ile Ahmed Raûfî’yi yetiştiren Halvetî-Ramazânî şeyhidir.
Ali Fâzıl Lofçavî
Ali Fâzıl Lofçavî (ö. 1095/1683-84), Debbâğ Ali er-Rûmî’den aldığı Ramazânî terbiyeyi Lofça’da temsil eden ve Ali Alâeddin Köstendilli’ye irşad icâzeti veren Rumeli şeyhidir.
Behiştî Ramazan b. Abdülmuhsin el-Vizevî
Vize’de yetişen, Merkez Efendi’nin yanında seyrüsülûkünü tamamlayan Behiştî Ramazan Efendi; Çorlu’da zâviye ve talebe hücreleri kurmuş, ders ve vaaz vermiş, ilmî hâşiyelerle divan ve mesnevi kaleme almıştır.
Bilecikli Şeyh Seyyid Osman Efendi
Bilecikli Seyyid Osman Efendi (ö. Ramazan 1140/Nisan-Mayıs 1728), Selâmî Ali Efendi’ye intisap eden; 1130/1717-18’de Aziz Mahmud Hüdâyî Âsitânesi postuna geçerek vaaz, hadis ve tefsir hizmeti yürüten Celvetî şeyhidir.
Bostan Mustafa Efendi
Bostan Mustafa Efendi (904/1498-99–27 Ramazan 977/5 Mart 1570), Tireli kıraat âlimi, müfessir ve Rumeli kazaskeridir. Haseki Sultan Medresesi’nin ilk müderrisi olmuş, değirmen davasındaki bağımsız hükmü ve İstanbul teftişleriyle tanınmıştır.
Bursalı İsmâil Belîğ
Bursalı İsmâil Belîğ (1079/1668-69–22 Ramazan 1142/10 Nisan 1730), yaklaşık elli yıl imamlık yapan; Güldeste-i Riyâz-ı İrfân ile Bursa’nın şeyh, âlim, şair, sanatkâr ve şehir kurumlarını biyografik bir hafızada birleştiren tarihçi, tezkireci, şair ve nâsirdir.
Dayızâde Seyyid Hasan Efendi
Dayızâde Seyyid Hasan Efendi (ö. 26 Ramazan 1141/1729), İstanbul medreselerinin üst derecelerine yükselen, Kudüs kadılığı yapan ve Edirnekapı dışında defnedilen Osmanlı âlimidir.
Debbâğ Ali er-Rûmî
Debbâğ Ali er-Rûmî, Mestçizâde İbrâhim Edirnevî’nin halifesi ve Lofçavî Ali Fâzıl’ın mürşidi olarak Ramazâniyye’nin Edirne’den Filibe merkezli Batı Trakya’ya geçişini sağlayan XVII. yüzyıl Halvetî şeyhidir.
Edirneli İmâm-ı Sultânî Ali Efendi
Edirneli İmâm-ı Sultânî Ali Efendi (ö. Ramazan 1134/1722), güzel sesiyle tanınıp 1093/1682’de IV. Mehmed’in üçüncü saray imamı olan; daha sonra müderrislik, Eyüp kadılığı ve dört ayrı Filibe kadılığı yapan Osmanlı âlimidir.
Edirneli Mehmed Buhûrî
Şeyh Mehmed Buhûrî er-Rûmî el-Edirnevî (ö. 1039/1629-30), Mestçizâde İbrâhim Necîb vasıtasıyla Ramazan Mahfî’ye ulaşan ve Halvetiyye-Ramazâniyye içinde Buhûriyye şubesine adını veren Edirneli pîrdir.
Elmâs Paşa İmamı İbrâhim Efendi
Elmâs Paşa İmamı İbrâhim Efendi (ö. 22 Ramazan 1141/1729), Bolu’dan İstanbul’a gelerek Elmâs Mehmed Paşa’nın imamlığında bulunan; üst dereceli medreselerde müderrislik ve Filibe, Galata ile Edirne’de kadılık yapan Osmanlı âlimidir.
Mâh-rüy
Ay Yüz. İster rüyada görülsün, ister uyanıkken
Mâh-ı sıyam
Ramazan ayı. tas. Riyazet ve çile dönemi. |
Rehber
Yol gösteren, kılavuz. tas. Şeyh, mürşit. Tarikate girmek isteyen adayı bu işe hazırlayan derviş. Mevlânâ dergâhında tarikatçı. Bektaşilerde tarikate girmek isteyen talibe yol gösteren ve onu babaya götüren dervişe rehber denir. Mizâna vur görüştüğün ihvanı ibtida Rehber tasavvur eylediğin, rehzen olmasın Nevres-i Kadim Gel habir ol ey mücâhid fi sebil mürşid ile erişilir Mevla'ya Bulmamıştır Hakk'ı kimse bi-delil, Rehber ile varılır Mevlâ'ya Ramazan Efendi
aşure orucu
aşure orucu a. Muharrem ayınm onuncu günü tutulan oruç. Ramazan orucundan önce Yahudilerin bu günde oruç tutmalarını gören Hz. Muhammed, biz de Hz. Musa’ya derin saygı duyuyoruz, diyerek oruç tutmaya başlamış ve ashabma da tutmalarını söylemiştir. Hz. Peygamber, bir hadisinde, “Bugün aşura günüdür. Aşura günü sizlere farz kılınmamıştır. Hâlbuki ben oruçluyum. Dileyen oruç tutsun, dileyen de iftar etsin.” diyerek Müslümanlara örnek olmuş, öğütte bulunmuş ve bu günde tutulan orucun önemine vurgu yapmıştır.
bayramiyye a. 1
ed. Ramazan ve kurban bayrammm faziletlerini anlatan dinî-tasavvufî eserler için kullanılan terim. bk. Bayramîlik
oruç, -cu
oruç, -cu a. İslâm’m beş şartmdan biri olan bu terim, Arapça “savm, sıyâm”, Farsça “rûze” sözünün karşılığı olarak Türkçeleşmiştir. İslâm inancına göre, “Tan yerinin ağarmasından başlayarak gün batımına kadar geçen süre içinde yeme, içme, ve cinsel ilişkiden uzak kalman emreden ve müminlere farz kılınmış olan. ” bu ibadet, hicretin ikinci yılı (Şubat 624) Şaban ayında Ramazan ayı boyunca tutulması farz kılmmıştır. Bu ibadetin önemi Kur’ân-ı Kerîm’de “Bakara suresi” nin 183. ayetinde mealen “Ey iman edenler, sizden evvelki (ümmet) lere yazıldığı gibi sizin üzerinize de oruç tutmak yazıldı, ta ki korunasınız. ” denilmiştir. Aynca, pek çok hadiste (Sahîh-i Buhârî ve Tercemesi, C. 1, “Kitâbu’lîmân”, 34, 40; Ebû Davûd, “Sünnet”, 16) özellikle vurgulanmıştır. Bunlardan biri, çok bilinen ve yaygın olanı Ebû Hureyre’nin rivayet ettiği şu hadistir: “Oruç bir kalkandır. Oruçlu kimse kötü söz söylemesin ve cahillik yapmasın. Eğer herhangi bir kimse kendisiyle dövüşmeye yahut söğüşmeye girişirse ona iki defa ‘Ben oruçluyum. ’ desin. Nefsim elinde olan Allah’a yemin ederim ki oruçlu ağzın kokusu, yüce Allah’ın katında misk kokusundan daha temizdir. Yüce Allah: Oruçlu kimse benim için yemesini içmesini, cinsî arzusunu terk eder. Oruç doğrudan doğruya bana edilen bir ibadettir. Onun ecrini de doğrudan doğruya ben veririm. Hâlbuki diğer amellerin hepsi on misli ile ödenir. ”. Oruç, bilhassa Allah için veya Allah’ın rızası için tutulduğu ve doğrudan O’nun buyruğu olduğu için önemli ibadetlerin başında gelmektedir. Ramazan orucu dışında farz ve vacip olmayan fakat tavsiye edilen oruç türleri de vardır. Ayrıca örücün farz ve vecibeleri, kefaretleri veya kaza gerektiren durumlan dört mezhebe göre farklı yorumlanmaktadır. Buhârî, oruç konusunu kitabmda “Kitâbu’s- Savm” başlığı altında Hz. Peygamber’in hadislerine dayanarak etraflıca incelemiştir (Sahîh-i Buhârî ve Tercemesi, C. 4. , 1766-1861)
reşen
(>iJ [Ar.] Hicrî takvimin recep, şaban ve ramazan aylarınm kısaltmalarından oluşan bu terim, Osmanh devleti döneminde kapıkulu askerlerine üç ayda bir verilen maaş için kullanılmıştır; bk. mevâcib
fitr bayramı
fitr bayramı a. Hicrî takvime göre Şevval aymın birinci günü başlayan Ramazan Bayrammın öteki adı (bk. Ramazan Bayramı).
arza
Her yıl Ramazan ayında Kur’ân-ı Kerîm’in surelerinin Cebrail ile Hz. Muhammed arasmda karşılıklı olarak ezberden okunması, mukabele. Her yıl bir defa ramazan ayında yapılan bu karşılıklı okuma işi, Hz. Muhammed’in ölümünden önceki ramazan aymda iki defa gerçekleştirilmiş; bununla da peygamberimiz ölümünün yakm olduğunu sezinlemiştir. O dönemden günümüze kadar her ramazan aymda camilerde tekrar edilen bu okuma işi, “mukabele” (bk. bu madde) olarak adlandırılmış ve peygamberin sünnetini yerine getirme olarak benimsenmiştir.
bayram
Dinî ve millî değerler bakımmdan kutsal ve özel önemi olan, ayrıca bu değerlerin topluca kutlandığı gün. Dinî bayramlar yılda iki defa kutlanmaktadır. Birincisi Ramazan Bayramı olup “ıyd-1 fıtr” olarak da adlandırılmaktadır. Bu bayram halk arasmda ‘‘Şeker Bayramı” olarak da söylenmektedir. İkincisi Kurban Bayramı olup “ıyd-1 adha” olarak da adlandırılmaktadır. Halk arasmda “Hacılar Bayramı” oalarak da söylenen bu bayram, eğer Cuma gününe rastlarsa “ıyd-1 ekber” olarak nitelenir. Buharî, bu iki bayram hakkında Hz. Peygamber’in sözlerini kitabmda “Kitâbu’l-fydeyn” başılığı alımdaki bölümde toplamıştır. Bu iki bayram Türk sosyal ve dinî tarihi içinde özel kutlamalara sahne olmuştur. Selçuklular döneminde bu iki dinî bayramda saray süslenir, bayram namazmdan sonra da sultan, hanedan mensuplarmm, devlet büyüklerinin ve halkm ileri gelenlerinin bayram kutlamalarmı kabul ederdi. Osmanlı döneminde ise bu kutlamalar daha görkemli yapılmaktaydı. Fatih Sultan Mehmet döneminden başlayarak saraydaki bayramlaşma birtakım usul ve kurallara bağlanmıştı. Padişah sabah namazmı sarayda “Hırka-i Saâdet Dairesi”nde kılar, kapınm önünde kurulan kafes içindeki tahta geçen padişah, imam ve hatipler tarafından okunan Kur’ân-ı Kerîm’den ayetleri dinler ve topluca dua edilirdi. Oradan saraya geçen padişah, devlet ricalinden ve saray halkından olanlarm bayram kutlamalarmı aldıktan sonra topluca büyük camilerden birine Bayram Namazım kılmak üzere “Bayram Alayı” eşliğinde yola çıkılırdı. Bayram namazı kılındıktan sonra yine topluca saraya Has Oda’ya gelinir ve orada bayram yemekleri, tatlılar yenilir, özel hazırlanmış şerbetler içilirdi. Millî bayramlar ise Cumhuriyet’ten sonra resmîleşmiştir. Bu bayramlar, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı, 23 Nisan Millî Egemenlik ve Çocuk Bayramı, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı, 30 Ağustos Zafer Bayramı’dır.
İ‘tikâf
İbadet amacıyla belirli süre mescitte kalma. Özellikle ramazanın son on gününde uygulanır. İ‘tikâfta namaz, Kur’ân, zikir, dua ve tefekkürle meşgul olunur; zorunlu ihtiyaçlar dışında ibadet mahallinden çıkılmaz. Süre, oruç şartı ve kadınların uygulaması konusunda mezhep görüşleri farklıdır.
dahve-i kübrâ
dahve-i kübrâ a. [Ar.] Kaba kuşluk vakti. Oruç süresinin yarısı olarak da nitelenen bu söz, Ramazan orucu, adak orucu ve nafile oruçlar için niyet edilebilecek süreyi gösterir.
Emîr Buhârî Hazîresi
İstanbul · Türkiye · 979 Cemâziyelevvelinde (Ekim 1571) Fatih semtindeki evinde vefat edince Edirnekapı dışındaki Emîr Buhârî hazîresine defnedilmiştir. İlişkili kişi dosyası Nişancı Ramazanzâde Mehmed : Ramazanzâde Mehmed (ö. 979/1571), Merzifonlu divan kâtibi; Halep defterdarlığından nişancılığa yükselmiş ve özlü bir Osmanlı tarihi kaleme almıştır.
Eyüp Sultan Türbesi civarı
İstanbul · Türkiye · 16 Ramazan 1006’da vefat edince Eyüp Sultan Türbesi yakınında, Şeyhülislâm Hâmid Efendi’nin yanına defnedildi. İlişkili kişi dosyası Martoloszâde Abdullah Efendi : Martoloszâde Abdullah Efendi (ö. 16 Ramazan 1006/1598), Bağdat, Âmid, Yenişehir, Kudüs ve Medine kadılıklarında bulunmuş Osmanlı âlimidir.
Şeyhülislâm Hüseyin Efendi Medresesi
Türkiye · Müderrislik basamaklarının ikincisidir; 1103 Ramazanında (Mayıs 1692) buraya tayin edildi. Kaynakta medresenin bulunduğu şehir belirtilmemiştir. İlişkili kişi dosyası Şa‘bân-ı Şifâî (Ahmed Şa‘bân Efendi) : Şa‘bân-ı Şifâî (ö. 1705), Ayaş'tan İstanbul'a giderek saray hekimliğine ve ilmiye mesleğine giren; doğum, yenidoğan ve çocuk sağlığına dair Tedbîrü'l-mevlûd başta olmak üzere Türkçe tıp eserleri yazan müderris, kadı ve şairdir.
Edirne
Edirne · Türkiye · Ramazâniyye'yi yaydığı ve nisbesini aldığı şehir; Cerrâhî silsilenâmesine göre 1030/1620'de burada vefat etmiştir. Oğlu Mestçizâde İbrâhim de aynı nisbeyi taşır. İlişkili kişi dosyası Mestçi Ali Rûmî : Mestçi Ali Rûmî, Ramazan Mahfî’den sonra Halvetiyye-Ramazâniyye irşad zincirini Edirne çevresinde sürdüren erken dönem şeyhidir.
Kadı Hüsam Medresesi
İstanbul · Türkiye · 960/1553'ten Ramazan 974/1567'deki vefatına kadar, on yıl kadar müderrislik yaptığı medrese. İlişkili kişi dosyası Naîmî Çeşmecizâde Nimetullah : Naîmî Çeşmecizâde Nimetullah (ö. Ramazan 974/Mart-Nisan 1567), İstanbul doğumlu; vakıf muhasebesi, medrese eğitimi, hat, inşâ ve şiir alanlarında tanınan Osmanlı âlimidir.
Halep
Halep · Suriye · 968 Şâban - 970 Ramazan arasında kadılık yaptığı şehir; ayrıca 954'te teftiş görevi sebebiyle buraya bir yolculuğu kayıtlıdır. İlişkili kişi dosyası Samsûnîzâde Ahmed Efendi : Samsûnîzâde Ahmed Efendi (ö. 978/1570), köklü bir ilmiye ailesinden yetişmiş; Bursa, Edirne, İstanbul ve Halep kadılıklarıyla geniş teftiş görevlerinde bulunmuş Osmanlı âlimidir.
Çâlâk (Çaylak) Tekkesi
Cağaloğlu, İstanbul · Türkiye · Halifeleri için inşa edilen tekke; Çâlâk Ahmed Efendi, Mehmed Efendi ve Çâlâkzâde Mustafa Efendi ile önce Ramazâniyye'ye, sonra Cerrâhiyye'ye bağlanmıştır. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Mehmed Muhyiddin Karahisârî : Mehmed Muhyiddin Karahisârî, İbn-i Noktacı adıyla da anılan; Kāsım Çelebi’nin halifesi ve Ramazan Mahfî’nin seyrüsülûkünü tamamladığı Halvetî şeyhidir.
Nâzır Mezarlığı (Seyyid Celâlî Türbesi civarı)
Edirne · Türkiye · 6 Ramazan 979'da (22 Ocak 1572) vefat edip defnedildiği yer — İstanbul yolu üzerinde. Tayyib Gökbilgin ise kabrinin Lala Şâhin Paşa Mezarlığı'nda bulunduğunu ileri sürer; konum bu ihtilâf sebebiyle yaklaşıktır.
Bezirgânbaşı Camii
İstanbul · Türkiye · Mimar Sinan'ın son yıllarında bir tekke ile birlikte 994'te (1586) yapılan cami. Harap hâldeyken mütevellisi olan Dede Efendi tarafından 1234'te (1818-19) tamir ve ihya ettirilmiştir. İlk şeyhi Mahfî Ramazan Efendi'den dolayı Ramazan Efendi Camii diye de anılır.
Mantıcı Camii
Bursa · Türkiye · İsmâil Belîğ'in elli yıla yakın bir süre imamlık yaptığı cami; kendisinden önce ailesinden iki kişi de burada imamlık yapmıştır. İlişkili kişi dosyası Bursalı İsmâil Belîğ : Bursalı İsmâil Belîğ (1079/1668-69–22 Ramazan 1142/10 Nisan 1730), yaklaşık elli yıl imamlık yapan; Güldeste-i Riyâz-ı İrfân ile Bursa’nın şeyh, âlim, şair, sanatkâr ve şehir kurumlarını biyografik bir hafızada birleştiren tarihçi, tezkireci, şair ve nâsirdir.
Keskindede Mezarlığı
İstanbul · Türkiye · Nişancı Paşa Camii karşısındaki mezarlık. 2 Şevval 1136'da (24 Haziran 1724) vefat edince buraya defnedildi; kabir taşı yerindedir. İlişkili kişi dosyası Uşşâkīzâde Seyyid İbrahim Hasîb Efendi : Seyyid İbrahim Hasîb Efendi (1075/1664–2 Şevval 1136/24 Haziran 1724), medrese ve kadılık görevleri üstlenen; Zeyl-i Şakā’ik ve Târîh-i Uşşâkīzâde adlı eserleriyle tanınan Osmanlı tarihçi ve biyografi yazarıdır.
Hoca Sâdeddin Efendi Zâviyesi
İstanbul · Türkiye · Fâtih Camii'ndeki cenaze namazından sonra Eyüp Sultan civarında, ailenin ceddi Hoca Sâdeddin Efendi'nin zâviyesinin sahasına defnedildi. İlişkili kişi dosyası Reşîdzâde Abdullah Bükāyî Efendi : Reşîdzâde Abdullah Bükāyî Efendi (yaklaşık 1685-1727), Ebüssuûdzâde ailesinden gelen, İstanbul medreselerinde ve Yenişehir kadılığında görev yapan Osmanlı âlimidir.
Kadirî Merasim Takvimi
Biat, hilâfet ve özel günler. Tezden hazırlanmış özgün editoryal inceleme.
Sefîne-i Evliyâ'da Ramazâniyye ve Kolları
Ramazâniyye, Cerrâhiyye, Raûfiyye, Buhûriyye ve Hayâtiyye. Sefîne-i Evliyâ - Cilt 5 tam metni üzerinden hazırlanmış editoryal dosya.
İstanbul Halvetiyyesi: Kollar, Tekkeler ve İntikaller
Yahyâ-yı Şirvânî'nin Anadolu halifelerinden İstanbul'daki büyük Halvetî merkezlerine uzanan kol, tekke, devlet ricali ve meşihat değişimi haritası.
Sayfalar 1–9
Muzaffer Ozak Külliyatı · ELHAC MUZAFFER OZAK İRSAD 1.cilt Salâh Bilici Kitabevi Ali Bilici Büyük Reşitpaşa Cad. Yümni Iş Hanı Giriş KatNo: 24 Vezneciler /ISTANBUL Tel-Fax (0212) 512 87 44 SALÂH BİLİCİ KITA
Sayfalar 21–28
Muzaffer Ozak Külliyatı · (Cennette, gözlerin göremediği, kulakların işitemediğı ve insan kalbinin idrak ve ilata edemediği ni'metler vardır..) Fazl-ı ilâhi ile cennete girecek bazı zevatı, Allahu sübhanehu
Sayfalar 29–35
Muzaffer Ozak Külliyatı · rulan cennet ve cemale ererler ve bu yüce mükâfata bir ân önce kavuşabilmek için de tabutlarının içinde cemaatlerine (KADDIMUNI... KADDIMÜNI...) diye seslenirler. Kâfirler, münafık
Sayfalar 57–62
Muzaffer Ozak Külliyatı · yemeğe başlar, âşıkan da mürşidi takip ederler. Yemek esnasında, pilâva kadar konuşulmaz. Bazı tekkelerde, yemekten sonra su dahi içmezler. Yemekten sonra, şeyh evvelâ ellerini yık
Sayfalar 65–72
Muzaffer Ozak Külliyatı · ninle mezarda kalmak istemez. Hattâ, ruhunu teslim eder etmez, seni evinde bile tutmazlar, alelacele yıkatıp bir kefene sarar, tabuta koyar, önce musallâ taşına ve daha sonra da dü
Sayfalar 57–65
Muzaffer Ozak Külliyatı · İRŞAD ONIKINCİ DERS MÜNDERECAT: Ramazana ait mev'ize, âyeti kerime ve hadisi şerifler, meâlleri ile; Oruç ve teravihin faziletiyle verilen ilâhi ecirler ve insanlara ibret verecek
Sayfalar 69–76
Muzaffer Ozak Külliyatı · rın ve bulunduranların da şefaatlerine nail olacağı herkesçe malümdur. MAKAMAT-I-SADIYYE namındaki kitapta beyan olunmuştur ki, Enbiyâ ve rüsül-ü kiram ile, şehitlerin, salihlerin
Sayfalar 66–72
Muzaffer Ozak Külliyatı · Halbuki, biz; «Allah'a iyman» ve «Ona ibadet etmek için» halk olunduk. Onu bilen ve ona ibadet kılana, ebedi bir hayat verilir ki, ölümü yok; bir mülk verilir ki, zevali yok, bir g
Sayfalar 73–79
Muzaffer Ozak Külliyatı · lâdına dehşetli bir düşmandır. Şeyh şeklinde görünür ve seni namazından, niyazından alıkoyar. Şeytan, mü'mine şu şekilde vesvese verir: — Namaz da ne imiş? der. — Yatıp, kalkmaktan
Sayfalar 73–78
Muzaffer Ozak Külliyatı · — 73 _ Hızır Aleyhisselâm, Cenab-i Allaha münacaat edip: «Yarabbi! Bana bir defter verip, o defterde sevdiklerinin ismini bildirdin. Bu zatın ismi burada yok. Bu kimlerdendir?» ded
Sayfalar 77–84
Muzaffer Ozak Külliyatı · Yunus Isa Uzeyir incil Lokman Zülkarneyn » Muhammed Mustafa aleyhissalâtü ves-selâm (Kur'an-1kerimde ismi geçmemekle beraber Şit aleyhisselâma da 50 suhuf nâzil olmuştur.) Lâm Bunl
Sayfalar 79–83
Muzaffer Ozak Külliyatı · Resûl aleyhisselâmın son günlerinde idi. Hazreti Bilal'e, bütün eshabın ve ensarın Mescidi nebeviyede toplanmalarını emr eylediler. Hazreti Bilâl radiyallahu anh, nâsı Mescide topl