Ara
Menü
ذ

oruç, -cu

Metin ve neşir kaydı

Kalıcı okuma konumu: terms-3310
Müellif
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Çevirmen
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Hazırlayan
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Bölüm / şiir
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Kaynak
Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü
Kaynak sayfası
548
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tamlık / kesilme
İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
Rivayet türü
Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma

Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.

Özgün dijital aktarım / ham OCR

CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.

<p>oruç, -cu a. İslâm’m beş şartmdan biri olan bu terim, Arapça “savm, sıyâm”, Farsça “rûze” sözünün karşılığı olarak Türkçeleşmiştir. İslâm inancına göre, “Tan yerinin ağarmasından başlayarak gün batımına kadar geçen süre içinde yeme, içme, ve cinsel ilişkiden uzak kalman emreden ve müminlere farz kılınmış olan.</p><p>” bu ibadet, hicretin ikinci yılı (Şubat 624) Şaban ayında Ramazan ayı boyunca tutulması farz kılmmıştır. Bu ibadetin önemi Kur’ân-ı Kerîm’de “Bakara suresi” nin 183. ayetinde mealen “Ey iman edenler, sizden evvelki (ümmet) lere yazıldığı gibi sizin üzerinize de oruç tutmak yazıldı, ta ki korunasınız.</p><p>” denilmiştir. Aynca, pek çok hadiste (Sahîh-i Buhârî ve Tercemesi, C. 1, “Kitâbu’lîmân”, 34, 40; Ebû Davûd, “Sünnet”, 16) özellikle vurgulanmıştır.</p><p>Bunlardan biri, çok bilinen ve yaygın olanı Ebû Hureyre’nin rivayet ettiği şu hadistir: “Oruç bir kalkandır. Oruçlu kimse kötü söz söylemesin ve cahillik yapmasın. Eğer herhangi bir kimse kendisiyle dövüşmeye yahut söğüşmeye girişirse ona iki defa ‘Ben oruçluyum.</p><p>’ desin. Nefsim elinde olan Allah’a yemin ederim ki oruçlu ağzın kokusu, yüce Allah’ın katında misk kokusundan daha temizdir. Yüce Allah: Oruçlu kimse benim için yemesini içmesini, cinsî arzusunu terk eder.</p><p>Oruç doğrudan doğruya bana edilen bir ibadettir. Onun ecrini de doğrudan doğruya ben veririm. Hâlbuki diğer amellerin hepsi on misli ile ödenir.</p><p>”. Oruç, bilhassa Allah için veya Allah’ın rızası için tutulduğu ve doğrudan O’nun buyruğu olduğu için önemli ibadetlerin başında gelmektedir. Ramazan orucu dışında farz ve vacip olmayan fakat tavsiye edilen oruç türleri de vardır.</p><p>Ayrıca örücün farz ve vecibeleri, kefaretleri veya kaza gerektiren durumlan dört mezhebe göre farklı yorumlanmaktadır. Buhârî, oruç konusunu kitabmda “Kitâbu’s- Savm” başlığı altında Hz. Peygamber’in hadislerine dayanarak etraflıca incelemiştir (Sahîh-i Buhârî ve Tercemesi, C.</p><p>4. , 1766-1861)</p>

Metin ve neşir kaydı

Kalıcı okuma konumu: term_definitions-2223
Müellif
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Çevirmen
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Hazırlayan
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Bölüm / şiir
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Kaynak
Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü
Kaynak sayfası
548
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tamlık / kesilme
İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
Rivayet türü
Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma

Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.

Özgün dijital aktarım / ham OCR

CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.

<p>oruç, -cu a. İslâm’m beş şartmdan biri olan bu terim, Arapça “savm, sıyâm”, Farsça “rûze” sözünün karşılığı olarak Türkçeleşmiştir. İslâm inancına göre, “Tan yerinin ağarmasından başlayarak gün batımına kadar geçen süre içinde yeme, içme, ve cinsel ilişkiden uzak kalman emreden ve müminlere farz kılınmış olan.</p><p>” bu ibadet, hicretin ikinci yılı (Şubat 624) Şaban ayında Ramazan ayı boyunca tutulması farz kılmmıştır. Bu ibadetin önemi Kur’ân-ı Kerîm’de “Bakara suresi” nin 183. ayetinde mealen “Ey iman edenler, sizden evvelki (ümmet) lere yazıldığı gibi sizin üzerinize de oruç tutmak yazıldı, ta ki korunasınız.</p><p>” denilmiştir. Aynca, pek çok hadiste (Sahîh-i Buhârî ve Tercemesi, C. 1, “Kitâbu’lîmân”, 34, 40; Ebû Davûd, “Sünnet”, 16) özellikle vurgulanmıştır.</p><p>Bunlardan biri, çok bilinen ve yaygın olanı Ebû Hureyre’nin rivayet ettiği şu hadistir: “Oruç bir kalkandır. Oruçlu kimse kötü söz söylemesin ve cahillik yapmasın. Eğer herhangi bir kimse kendisiyle dövüşmeye yahut söğüşmeye girişirse ona iki defa ‘Ben oruçluyum.</p><p>’ desin. Nefsim elinde olan Allah’a yemin ederim ki oruçlu ağzın kokusu, yüce Allah’ın katında misk kokusundan daha temizdir. Yüce Allah: Oruçlu kimse benim için yemesini içmesini, cinsî arzusunu terk eder.</p><p>Oruç doğrudan doğruya bana edilen bir ibadettir. Onun ecrini de doğrudan doğruya ben veririm. Hâlbuki diğer amellerin hepsi on misli ile ödenir.</p><p>”. Oruç, bilhassa Allah için veya Allah’ın rızası için tutulduğu ve doğrudan O’nun buyruğu olduğu için önemli ibadetlerin başında gelmektedir. Ramazan orucu dışında farz ve vacip olmayan fakat tavsiye edilen oruç türleri de vardır.</p><p>Ayrıca örücün farz ve vecibeleri, kefaretleri veya kaza gerektiren durumlan dört mezhebe göre farklı yorumlanmaktadır. Buhârî, oruç konusunu kitabmda “Kitâbu’s- Savm” başlığı altında Hz. Peygamber’in hadislerine dayanarak etraflıca incelemiştir (Sahîh-i Buhârî ve Tercemesi, C.</p><p>4. , 1766-1861)</p>

Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü

Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü · Prof. Dr. İsmail Parlatır

oruç, -cu a. İslâm’m beş şartmdan biri olan bu terim, Arapça “savm, sıyâm”, Farsça “rûze” sözünün karşılığı olarak Türkçeleşmiştir. İslâm inancına göre, “Tan yerinin ağarmasından başlayarak gün batımına kadar geçen süre içinde yeme, içme, ve cinsel ilişkiden uzak kalman emreden ve müminlere farz kılınmış olan.

” bu ibadet, hicretin ikinci yılı (Şubat 624) Şaban ayında Ramazan ayı boyunca tutulması farz kılmmıştır. Bu ibadetin önemi Kur’ân-ı Kerîm’de “Bakara suresi” nin 183. ayetinde mealen “Ey iman edenler, sizden evvelki (ümmet) lere yazıldığı gibi sizin üzerinize de oruç tutmak yazıldı, ta ki korunasınız.

” denilmiştir. Aynca, pek çok hadiste (Sahîh-i Buhârî ve Tercemesi, C. 1, “Kitâbu’lîmân”, 34, 40; Ebû Davûd, “Sünnet”, 16) özellikle vurgulanmıştır.

Bunlardan biri, çok bilinen ve yaygın olanı Ebû Hureyre’nin rivayet ettiği şu hadistir: “Oruç bir kalkandır. Oruçlu kimse kötü söz söylemesin ve cahillik yapmasın. Eğer herhangi bir kimse kendisiyle dövüşmeye yahut söğüşmeye girişirse ona iki defa ‘Ben oruçluyum.

’ desin. Nefsim elinde olan Allah’a yemin ederim ki oruçlu ağzın kokusu, yüce Allah’ın katında misk kokusundan daha temizdir. Yüce Allah: Oruçlu kimse benim için yemesini içmesini, cinsî arzusunu terk eder.

Oruç doğrudan doğruya bana edilen bir ibadettir. Onun ecrini de doğrudan doğruya ben veririm. Hâlbuki diğer amellerin hepsi on misli ile ödenir.

”. Oruç, bilhassa Allah için veya Allah’ın rızası için tutulduğu ve doğrudan O’nun buyruğu olduğu için önemli ibadetlerin başında gelmektedir. Ramazan orucu dışında farz ve vacip olmayan fakat tavsiye edilen oruç türleri de vardır.

Ayrıca örücün farz ve vecibeleri, kefaretleri veya kaza gerektiren durumlan dört mezhebe göre farklı yorumlanmaktadır. Buhârî, oruç konusunu kitabmda “Kitâbu’s- Savm” başlığı altında Hz. Peygamber’in hadislerine dayanarak etraflıca incelemiştir (Sahîh-i Buhârî ve Tercemesi, C.

4. , 1766-1861)

Sözlüğe dön ←