HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Kimliği ve aile çevresi
Kaynak onu “el-Mevlâ es-Seyyid Hasan bin Mehmed” adıyla tanıtır. Babası, bir dönem İstanbul’da defterdar vekilliği yapan Dayı Mehmed Efendi’dir; bundan dolayı Hasan Efendi “Dayızâde” diye meşhur olmuştur. Üsküdar’daki âsitânenin şeyhi Selâmî Ali Efendi, Dayı Mehmed Efendi’nin kız kardeşinin oğludur. Metindeki “hâli” sözü bu dayı-yeğen bağını anlatır. Dolayısıyla Hasan Efendi ile Selâmî Ali Efendi arasında aile yakınlığı vardır; fakat bu kayıt tek başına Hasan Efendi’nin aynı tarikata intisap ettiğini göstermez.
İlmiyye yoluna girişi
Hasan Efendi, Muharrem 1099’da Debbağzâde Mehmed Efendi şeyhülislâmlığa getirildiğinde Sultan Bayezid Medresesi’nde mülâzemet aldı. Mülâzemet, tahsilini tamamlayan bir adayın Osmanlı ilmiyye mesleğine kabul edilmesini sağlayan resmî aşamaydı. Ardından geleneksel medrese basamaklarını takip ederek kırk akçeli bir medreseye ulaştı; bir süre görev bekledikten sonra 11 Muharrem 1106’da İkinci Pîrî Paşa Medresesi’ne hâric derecesiyle tayin edildi.
Hâric ve dâhil medreselerindeki ilerleyişi
14 Şevval 1113’te hâric hareketiyle Ebü’l-Fazl Medresesi’ne, daha sonra Cafer Çelebi Medresesi’ne geçti. 28 Receb 1119’da yeni kurulan Ankaravî Mehmed Efendi İkinci Medresesi’nin ilk müderrisi oldu. Bu tayin, yalnız bir kadronun devri değil, yeni bir eğitim kurumunun ilk ders halkasının kurulması anlamına geliyordu. 15 Safer 1122’de mûsıla-i Sahn derecesine, 6 Muharrem 1125’te Cafer Ağa Medresesi’ne ve aynı yıl Sahn-ı Semân medreselerinden birine yükseldi.
Altmışlı ve Süleymaniye dereceleri
13 Şevval 1125’te İbrahim Paşa-yı Atîk Medresesi’ne ibtidâ-i altmışlı, 2 Rebîülâhir 1128’de Davud Paşa Medresesi’ne hareket-i altmışlı derecesiyle tayin edildi. 8 Cemâziyelevvel 1131’de Kara Mustafa Paşa Medresesi’nde mûsıla-i Süleymaniye, 21 Şaban 1135’te Sultan Selim-i Kadîm Medresesi’nde hâmis-i Süleymaniye derecesine erişti. 26 Rebîülâhir 1136’da Süleymaniye medreselerinden birine getirildi. Bu uzun görev dizisi, onun medrese hiyerarşisini alt basamaklardan üst derecelere kadar adım adım geçtiğini gösterir.
Kudüs kadılığı
6 Zilkade 1136’da, göreve başlama tarihi bir sonraki yılın Safer ayı başı olmak üzere Kudüs kadılığına tayin edildi. 19 Safer 1138’de, azlin Receb ayı başından geçerli olması kararlaştırılarak görevinden ayrıldı; yerine daha önce Medine kadılığı yapmış Zekeriyyâ Efendi getirildi. Kaynakta Hasan Efendi için Bursa veya Mekke kadılığı zikredilmez. Güvenli görev çizgisi, Vekāyi‘u’l-fuzalâ’nın açıkça kaydettiği Kudüs kadılığıyla sınırlıdır.
Arpalıkları ve son yılları
16 Cemâziyelevvel 1141’de Todurga kazası kendisine arpalık olarak verildi; aynı yıl Ramazan başında Yedidivân kazası da buna eklendi. Arpalık, görevden ayrılmış yüksek ilmiyye mensuplarına gelir sağlayan bir kaza tahsisiydi. Bu kayıtlar onun son aylarında İstanbul’da bulunduğunu ve geçiminin bu tahsislerle düzenlendiğini gösterir.
Vefatı, cenaze namazı ve defni
Dayızâde Seyyid Hasan Efendi 26 Ramazan 1141 Pazar günü vefat etti. Naaşı Fâtih Sultan Mehmed Camii’ne getirildi; öğle namazından sonra cenaze namazı kılındı ve Edirnekapı dışında defnedildi. Kaynak mezarın kesin yerini veya kitâbesini belirtmez. Bu sebeple coğrafya kaydı, belirli bir kabri değil tarihî Edirnekapı dışı defin sahasını gösterir.
Tarih içindeki yeri
Hasan Efendi’nin hayatı, XVII. yüzyıl sonu ile XVIII. yüzyılın ilk çeyreğinde bir Osmanlı âliminin mülâzemetten Sahn ve Süleymaniye derecelerine, oradan Kudüs kadılığına uzanan hareketini ayrıntılı biçimde gösterir. Biyografisinin değeri yalnız ulaştığı makamda değil, her tayinin gün ve dereceyle kaydedilmiş olmasındadır. Bunun yanında Selâmî Ali Efendi ile aile bağı, Üsküdar’daki bir tasavvuf çevresiyle ilmiyye ailesinin nasıl kesişebildiğini gösterir; ancak elde intisap veya hilâfet belgesi olmadığı için bu yakınlık tarikat aidiyetine dönüştürülmemelidir.