İrşad II · kaynak sayfaları 66–72 Halbuki, biz; «Allah'a iyman» ve «Ona ibadet etmek için» halk olunduk. Onu bilen ve ona ibadet kılana, ebedi bir hayat verilir ki, ölümü yok; bir mülk verilir ki, zevali yok, bir gençlik verilir ki, hastalığı ve ihtiyarlığı yok, gözlerin görmediği, kulakların işitmediği, insan aklının hatıra getiremediği, en güzide yazarların, en güzel soz söyleyenlerın yazmaya ve soylemeye kudretı olmadıgı nimetler biz mü'minlere hazırlandı. Kulluğunu bilmeyen, Allahı tanımayan, ona iyman ve ibadet kılmayan âsilere de, öyle bir azap hazırlandı ki; bu azabı ne gözler gördü, ne kulaklar işitti, ne de akl-ı-beşer bunu düşünüp tahattür edebildi. Bu azaptan Allaha sığınırız.. Ey mü'min! Içinde bulunduğun nimet zevale ermeden, bu nimetin kadri kıymetini bil! Bu nimet senin ömründür! Bu ömür çok çabuk geçicidir. Bu güne kadar neler geldi cihana, neler geçti cihandan... İşte, bu sırrı Kur'andır; Küllû men aleyha fân'dır, Iki kapılı bir handır, Konan göçer, karar olmaz.. Hani…
ÜYE KÜTÜPHANESİ
Okumaya kaldığınız yerden devam edin.
Tam metin Meclis üyelerine açıktır. Üyelik ücretsizdir; okuduğunuz bölümü defterinize kaydedebilir ve özel notlarınızı aynı yerde tutabilirsiniz.