ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
42 sonuç · “Receb”
01Receb Enis Dede
Edirneli Receb Enis Dede, Neşâtî’den inâbe aldı; Kârî Ahmed Dede çevresinde Mesnevî tahsil etti. Yenikapı ve Kasımpaşa’daki Mesnevîhanlığından sonra yaklaşık yarım yüzyıl Edirne Murâdiye Mevlevîhânesi postunda bulundu.
Receb Sivâsî
Receb Sivâsî, Şemsiyye-Sivâsiyye irşad hattını XVIII. yüzyıl başına taşıyan ve kendi çevresine adını veren Halvetî şeyhidir.
Ahıskalı Hüseyin Efendi
Ahıskalı Hüseyin Efendi (ö. 13 Receb 1135/19 Nisan 1723), Feyzullah Efendi’den mülâzemet aldıktan sonra İstanbul medreselerinde ders veren ve 1719-1720’de Lefkoşa kadılığı yapan Osmanlı âlimidir.
Baldırzâde Mehmed Selîsî Efendi
Baldırzâde Mehmed Selîsî Efendi (ö. 12 Receb 1060/11 Temmuz 1650), Bursa ve İstanbul medreselerinde yetişen, Üsküdar ve Mekke kadılıklarında bulunan; Ravza-i Evliyâ ile Bursa’nın şahıs ve şehir hafızasını kuran Osmanlı âlimi ve şairidir.
Bitlice Mustafa Efendi
Bitlice Mustafa Efendi (ö. Receb 972/Şubat-Mart 1565), Ahdî Çelebi’nin oğlu ve Şeyhülislâm Çivizâde Muhyiddin Mehmed Efendi’nin yeğeni; Kepenekçi Sinan ve Gebze Çoban Mustafa Paşa medreselerinde görev yapmış Osmanlı müderrisidir.
Hasan-ı Basrî
Hasan-ı Basrî (21/642, Medine – Receb 110 / Ekim 728, Basra); Basralı meşhur tâbiî, âlim ve zâhid. Allah korkusunu esas alan Basra zühd okulunun kurucusu , tarikat silsilelerinin çoğunda Hz. Ali'den sonraki halkadır.
Îcâdî Hayreddin Hızır el-Amasî
Îcâdî Hayreddin Hızır el-Amasî (910/1504-05–Receb 976/Aralık 1568-Ocak 1569), Şeyh Cemal yanında yetişip Amasya'da vaaz, hadis ve tefsir öğreten Halvetî şeyhtir.
İstanbullu Ali Sabîh Ağa
İstanbullu Ali Sabîh Ağa (ö. Receb 1134/1722), mülâzemet aldıktan kısa süre sonra genç yaşta vefat eden şairdir.
İzmirli Şeyh Mu‘îd Efendi
İzmirli Mu‘îd Efendi (ö. 8 Receb 1066/1656), Bursa'daki tahsilinden sonra müderrislikten meşihata yönelen; Fâtih ve Yıldırım Bayezid camilerinde vaaz veren şeyhtir.
Karamanlı Şeyh Süleyman el-Kādirî
Karamanlı Şeyh Süleyman el-Kādirî (ö. Receb 1043/Ocak 1634), Bursa'ya yerleşerek Ulucamii'de uzlet ve kanaat içinde yaşayan Kādirî şeyhidir.
Koca Mustafa Paşa Şeyhi Seyyid Alâeddin Efendi
Seyyid Alâeddin Efendi (1016/1607-08–Receb 1091/1680), ağabeyi Kirâmüddin'in ardından Koca Mustafa Paşa Zâviyesi postuna geçen ve kırk yıl kadar irşad hizmeti veren şeyhtir.
Muhammed Bello
Muhammed Bello (1195/1781 – 25 Receb 1253 / 25 Ekim 1837, Vurno); Nijerya Fûlânî Devleti'nin ikinci halifesi (1817-1837) . Osman b. Fûdî'nin oğlu; Sokoto halifeliğini zirveye ulaştıran devlet adamı ve 162 eser sahibi âlim.
Recebiyyûn
İbnü’l-Arabî’nin eserlerinde özellikle receb ayında mânevî keşif ve hâllere mazhar oldukları anlatılan veliler topluluğu. Bu ad tarihî bir tarikat veya teşkilâtı değil, ortak bir mânevî özellik taşıdığı kabul edilen ermişler zümresini ifade eder.
Receb
Hicrî takvimin yedinci ve haram aylardan biri. İslâm öncesinden beri saygı gösterilen ay, dinî kültürde dua ve nâfile ibadetlerle anılmıştır.
recebü’l-ferd
(j ^J Hicrî takvimde recep için kullanılan terim
recebân
Recep ile şaban ayları
Recebü’l-mürecceb
“Yüceltilmiş Recep” anlamında Recep ayı için kullanılan saygı ifadesi. Haram aylardan biri oluşunu ve dinî kültürdeki itibarını vurgular.
Otman Baba Türbesi ve Zâviyesi
Varna · Bulgaristan · Kışlarını geçirdiği zâviyesi buradaydı; türbesi 1506'da yapıldı. Demir Baba'nın abdalları burayı sık sık ziyaret etmiş, ziyaretin en büyük kerem olduğunu söylemişlerdir. İlişkili kişi dosyası Otman Baba : Otman Baba, Hüsam Şah (780/1378-79–8 Receb 883/5 Ekim 1478), Anadolu’dan Rumeli’ye uzanan hareketli irşadı, yörük-abdal çevresi ve Küçük Abdal’ın Vilâyetnâme’sinde korunan hatırasıyla Balkan tasavvuf tarihinin başlıca Kalenderî şahsiyetidir.
Edirne
Edirne · Türkiye · Enîs Receb Dede’nin doğduğu şehir. Kaynak doğum yılını kaydetmez; seksen yaşını biraz geçtikten sonra vefat ettiği bildirildiğine göre 1650-1654 yılları arasında doğmuş olabileceği tahmin edilir. Gülşeniyye’ye bağlı sipahi Derviş Halil’in oğludur; çocukluğunda burada İbrâhim adlı bir mücellidin yanında çıraklık yapmıştır.
Nûreddin Cerrâhî Tekkesi (Âsitâne)
Karagümrük, İstanbul · Türkiye · III. Ahmed'in emriyle Canfedâ Hatun Camii'nin yanındaki konak yıktırılarak arsası üzerine kurulan ve 6 Receb 1115'te (15 Kasım 1703) törenle açılan tekke. On sekiz yıl burada irşad etmiş, 1133/1721'de vefat edince buraya defnedilmiştir; Cerrâhiyye'nin âsitânesi ve pîr makamıdır. Konum yaklaşıktır.
Niyâzî-i Mısrî Türbesi
Limni · Yunanistan · İkinci kez sürgün edildiği adada 20 Receb 1105'te (16 Mart 1694) vefat etti; kabri üzerine yapılan türbe Sultan Abdülmecid zamanında onarılmıştır. İlişkili kişi dosyası Niyâzî-i Mısrî : Niyâzî-i Mısrî, XVII. yüzyıl Halvetî şiirinin en güçlü temsilcilerinden; sürgünler, vaazlar, irşad halkaları ve Türkçe Dîvân-ı İlâhiyyât'ıyla etkili olmuş sûfîdir.
Vurno
Wurno · Nijerya · 25 Receb 1253'te (25 Ekim 1837) vefat edip defnedildiği şehir. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Muhammed Bello : Muhammed Bello (1781–1837), Osman b. Fûdî’nin oğlu; Sokoto Halifeliği’ni 1817–1837 arasında yöneten, eğitim ve kurum ağını geliştiren ve 162 eseri tesbit edilen Kādirî âlim-devlet adamıdır.
Mevlânâ Türbesi, Konya
Konya · Türkiye · 10 Receb 712'de (11 Kasım 1312) vefat edip babasının sağ tarafına defnedildiği yer. Bu türbenin tarikatın âsitânesi hâline gelmesi için bizzat faaliyette bulunmuş, II. Gıyâseddin Mesud'un vakıflar tesis etmesini sağlamıştı.
Basra
Basra · Irak · Hz. Ali'nin halife olmasının ardından ailesiyle geldiği ve ömrünü geçirdiği şehir; iki sefer dışında hayatını burada vaaz ve ibadetle geçirdi ve Receb 110'da (Ekim 728) burada vefat etti. “Basra halkının şeyhi, Basralılar'ın imamı” unvanları buradandır.
Ashâb-ı Kehf köyü
Kahramanmaraş · Türkiye · Receb 922 (Ağustos 1516) tarihinde bu köyde doğdu; ilk tahsilini de o diyarın ulemâsından aldı. İlişkili kişi dosyası Muîdzâde Mehmed b. Abdülaziz : Muîdzâde Mehmed b. Abdülaziz (1516-1576), Elbistan'ın Ashab-ı Kehf köyünde doğmuş; Şam müftülüğüne ve Kudüs kadılığına tayin edilmiş bir Osmanlı âlimidir.
Yenikapı Mevlevîhânesi
İstanbul · Türkiye · Kâtip Muhammed Efendi'nin 1006/(1597-98) içinde tesis ettiği ve güşâd resmini Receb'in gurresine denk gelen Pazartesi günü (7 Şubat 1598) icra ettiği mevlevîhâne. Sefîne, Vassâf'ın bu bilgileri Muhammed Ziyâ Bey'in aynı adlı eserinden aldığını belirtir. Koordinat semt düzeyinde yaklaşıktır.
Nûreddin Cerrâhî Âsitânesi
Karagümrük, İstanbul · Türkiye · Cerrâhiyye'nin merkez tekkesi; 6 Receb 1115'te (15 Kasım 1703) III. Ahmed tarafından açtırılmıştır. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Süleyman Veliyyüddin Efendi : Süleyman Veliyyüddin Efendi (1673–1745), Köstendilli Ali Efendi’ye intisap edip Nûreddin Cerrâhî tarafından yetiştirilen; 1721’den itibaren yirmi beş yıl Cerrâhî Âsitânesi postunda hizmet eden şeyhtir.
Edirne Mevlevîhânesi (Murâdiye Mevlevîhânesi)
Edirne · Türkiye · 1081'de (1670) şeyhliğine tayin edildiği, dört yıl postnişinlik yaptığı ve tamir ettirdiği tekke. Tamir vesilesiyle şair Nazîm bir tarih söylemiş, vefatı üzerine yerine öğrencisi Enîs Receb Dede şeyh olmuştur.
Şemsiyye Dergâhı
Sivas · Türkiye · Şemseddin Sivâsî'nin Sivas'ta açtığı ve Şemsiyye'nin merkezi olan dergâh. Şemseddin Sivâsî'den sonra oğlu Pîr Mehmed Efendi, onun ardından da Receb Sivâsî bu dergâhın postuna oturmuştur. İlişkili kişi dosyası Receb Sivâsî : Receb Sivâsî, Şemsiyye-Sivâsiyye irşad hattını XVIII. yüzyıl başına taşıyan ve kendi çevresine adını veren Halvetî şeyhidir.
Mevlevî Dîvânları: Metin, Kurum ve Musiki Hafızası
Üç ayrı veri katmanı Mevlevî şairin biyografisi, tarikata dair açık ifadeleri ve Dîvânın bütünü aynı şey değildir. Nâsır Dede’de Yenikapı, ney, semâ ve musiki belirginleşirken İlmî Dede’nin şiirlerinde Mevlevî unsurlar çok sınırlıdır. Bu yüzden kişi aidiyetiyle şiir teması ayrı alanlarda tutulur. Kurum hafızası Receb E
Abdülkādir-i Geylânî’nin Eserleri Nasıl Okunmalı?
Telif, vaaz derlemesi ve sonraki nispetleri birbirinden ayıran kaynak kılavuzu
İzzî Tarihi’nde Hırka-i Saâdet Odası’nın 1747 Tezyinatı
İzzî Tarihi’nin 1747 kaydından Hırka-i Saâdet Dairesi’nin yenilenmesini; mekân, emanet, harcama ve hanedan söylemini birbirinden ayırarak inceler.
SÛFİLERİN NÂFİLE ORUÇ KONUSUNDAKİ TUTUMLARI
Avârifü’l-Maârif · 40. bölüm · Sûfilerin büyüklerinden bir grup, ölünceye kadar, seferde ve hazarda devamlı oruçlu bulunmuşlardır. Abdullah b. Cabbâr, elli küsur sene, mukim hâlinde ve seferde devamlı oruç tutmu
Sayfalar 90–95
Muzaffer Ozak Külliyatı · miyorsun? Kullarım beni dâvet ettiler» diye buyrulduğunda Musa aleyhisselâm, «Böyle bir dâveti zatül uluhiyyetine bildirmege haya ederim» dedi. Allah Sübhanehü «Söyle kullarıma! Cu
Sayfalar 239–247
Muzaffer Ozak Külliyatı · IR$ÂD YEDINCİ DERS MÜNDERECAT: Bu Risalei Şerife Receb ayının indi ilâhideki fazîleti ve Su'ban Radiyallahü anhın bir kabristandan geçerken Resûlullah Sallallabü aleyhi vesellemin
Sayfalar 255–263
Muzaffer Ozak Külliyatı · — Yâ Âdem (A.S.) bu üç zulmete sor... İsimleri nelerdir? Mekânları nelerdir? Vazifeleri nelerdir? Hazreti Adem (A.S.) birinci zulmete sordu: — Ne kadar çirkinsin. Ismin nedir? Mekâ
Sayfalar 322–328
Muzaffer Ozak Külliyatı · Az yemek, az uyumak, az söylemek ve doğru olmaktır. Böyle yaparsan, ruhunu azaptan korur ve onu en büyük hediyen ile memnun etmiş olursun. Dönüp, dolaşıp varacağın yer kabirdir. Or
Sayfalar 505–511
Muzaffer Ozak Külliyatı · Hadis-i şerifi ile beyan buyurmuşlardır. Huzur-u izzette saf bağlamak, safa gelmek, yalnız namaz saflarının düzeltilmesi demek degildir. Kalpten dünya endişe ve vesveselerini, düny
Sayfalar 512–517
Muzaffer Ozak Külliyatı · Şu halde, kullukta daim olmamız gerekir. Şayanı kabul olsa da, olmasa da birgün yaptıklarımız kaybolmaz ve onümüze çıkarılıverir. Kula, kulluk gerekir. Ibadet ve tâ'ate devam edeli
Sayfalar 579–586
Muzaffer Ozak Külliyatı · 8) Secde-i havf (Korku secdesidir ki, esrar-ı ilâhiyyeden bir şeyi müşahede edip, onun dehşeti ile Allahu tealâ'ya secde etmektir.) Secde-i münâcat; melâike-i kirâmın, Enbiyâ-i izâ
Sayfalar 518–523
Muzaffer Ozak Külliyatı · dat'tadır. Oraya gitmek nasip ve müyesser olursa, ziyaret etmegi sakın ihmal eyleme! Evet, Allah azze ve celle kulundan vazgeçmez. Asi dahi olsa kuluna mühlet verir, tarik-i müstak
Sayfalar 615–621
Muzaffer Ozak Külliyatı · layan haysiyetsizler büyük günah işlemiş olurlar. Bu davranışlarını helâl addetmedikçe, âsi ve günahkâr olmakla beraber, iymanları bâki kaldığından cezaları miktarı azap gördükten