Ara
Menü

Sayfalar 322–328

1.831 kelime

İrşad I · kaynak sayfaları 322–328

Az yemek, az uyumak, az söylemek ve doğru olmaktır.

Böyle yaparsan, ruhunu azaptan korur ve onu en büyük hediyen ile memnun etmiş olursun.

Dönüp, dolaşıp varacağın yer kabirdir. Oraya da hediye götürmen lâzımdır. Şu dört hediyeyi de kabir için hazırla:

Teheccüt namazı kıl!.. Kur'an oku!.. Daima temiz ol!.. Lâf götürüp getirme!.. Dostları, birbirine düşman etme!.. Fesad eyleme ki, kabrin hediyesi de bunlardır. Bu güzel hareketlerin de kabrinin hediyesi olacaktır.

MUNKİR-NEKİR denilen iki suâl meleği vardır ki, bu iki melek kabre giren mevtaya gu soruları sorarlar:

— Rabbin kim? Peygamberin kim? Dinin hangi dindir?

Kitabın, kıblen nelerdir? Mü'minler nendir?

İşte, bu meleklere de hediye götürmen lâzımdır. Bunların hediyeleri de; yalancılığı terketmek, kibirden soyunup tevazu sahibi olmak, hak sözü dinleyip kabul etmektir.

Mizanın hediyesi de dörttür:

Güzel ahlâk sahibi olmak, Kur'an ahlâkı ile ahlâklanmak, Resûlün sünnetlerine ittiba etmek. Allahı unutmamak ve Mevla'yı zikreylemektir. Gosterışı ve rıyayı terketmek, mahlükata eza ve cetayı layık görmemek, eza ve cefa ettigi kişilere haklarını helâl ettirmektir.

Sıratın hediyesi de dörttür:

Haramdan ve şüpheden sakınmak, gazabını yutmak, cemaata devam etmek ve dini emirlere gayret ve himmet göstermektir.

Cehenneme de hediye lâzımdır. Şu dört hediyeyi de ona götür:

Allah yoluna malını tasadduk etmek.. Allah korkusundan ağlamak, ana ve babaya - Allaha isyanları olmadığı takdirde - itaat etmek ve ana-babaya isyanı terketmek de, cehennemin hediyeleridir.

Cennet hediyesi de dörttür:

Emânete hıyanet etmemek ve muhafaza etmek, Allah yoluna malını infak etmek, canını Allah yoluna koymak ve ilim tahsil etmektir.

Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellemin hediyesi de dörttür:

Allah için iyi işleri ve iyi kişileri sevmek. Allah için kötü işleri ve kötü kişileri sevmemek, âlimlere hürmet ve riayet ve elıl-i-beyt-i-Mustafa'ya muhabbettir.

Allahu teâlânın hediyesi de dörttür:

Farzları, vâcipleri severek yapmak, haramı ve menhiyatı, Allahtan korkarak terkeylemek, iyi ve güzel işlere halkı teşvik etmek ve yaptırmak, fena işlerden halkı sakındırmak ve yaptırmamaktır.

Ey, ihvân-ı-yâran-1-din-i-islâm:

Cenabı hakka hamd-ü-senâlar olsun ki; bu hediyeleri hazırlamamızı bizlere talim buyuran, bizzat sultan-ı-din-i-mübiyn aleyhi ve âlihi salâvatullah-ül-mû'in efendimizdir. Bir gün, huzuru saadetlerine gelerek:

— Ben, ölümü arzu ediyorum yâ Resûlallah! diyen bir zata, Efendimiz, yukarıda saydığımız hediyelerden bahis buyurmuşlar ve:

— Sen, bu hediyeleri hazırladın mı? diye sormuşlardı.

— Hayır! Hazırlayamadım, cevabını almaları üzerine:

— Bu hediyeleri hazırlamadan ölümü isteme! buyurmuşlardır ki, bu suretle hem o zâtı şerifi, hem de bizleri irşâd ve ikaz etmişlerdir.

Farz olan beş vakit namaz ki; sabah - öğle - ikindi - akşam ve yatsı namazlarıdır. Bunlar, (MÜSLÜMANIM!) diyen her kişinin, inancının temellerinden biridir ve en mühimmidir.

Ayrıca, cuma ve cenaze namazları vardır ki, bunlardan cuma namazı cuma gününün öğle vaktinde, cemaatla kılınan farz-1 ayındır ve yalnız erkeklere farzdır. Ancak, kadın dahi bu namazı cemaatla kılsa, üzerinden üğle namazı sakıt olur.

Cenaze namazı da farz-1-kifayedir. Bu namazı, kadınlar da kılabilirler. Bu namaz, bir kaç kişinin kılması ile, diğerlerinden sakıt olur.

Bunlardan başka, iki bayram namazı da vardır ki, biri ramazan bayramı, diğeri kurban bayramı namazı olup, bu iki namazı eda etmek vâciptir.

Bu namazlardan başka, haftanın her gün ve her gecesinde kılınacak namazlar vardır. Bu namazları kılabilmek bahtiyarlığına ve mürüvvetine erişen âşık-u-sadıkların alacakları sevabı, muhbir-i-sadık efendimiz haber vermişlerdir. Ne mutlu ve ne kutlu ihlâs ile kılabilene! Allah, cümlemize aynı ihlâs ile kılmayı nasip buyursun. Âmin.. Bi-hürmeti seyyidil-mürselin...

Haftanın her gününün ve gecelerinin nafile namazları şunlardır:

Cuma gününün nafile namazı:

Nafi oğlu Ömer (Radiyallahu anh) Resûl aleyhisselâma atfen rivayet ediyor ki; herhangi bir mü'min, cuma günü camiye gider ve cuma namazından evvel, dört rekât namaz kr larsa ve her rekâtında bir Fatiha ve elli KULHU-VALLAH sûresi (ki bu sûre-i-celileye Ihlâs sûresi denir) okursa, bu namazı kılan kimse, ölmeden evvel cennetteki makamını görür.

Her kim cuma günü Duhâ vaktı iki rekât namaz kılsa, bir Fatiha ve herhangi bir sûreyi okusa, ikiyüz günahı affolur ve cennette kendisine ikiyüz derece verilir. Eğer, bu namazı dört rekât kılsa, dörtyüz derece verilir. Eger, sekiz rekât kılsa, sekiz yüz günahı affolur ve sekiz yüz derece ihsan olunur. Bir rivayete göre de, bütün günahları mağfiret buyurulur. On iki rekât kılsa, bin iki yüz günahı magfiret olunur, bin iki yüz derece ihsan buyurulur.

Cuma gecesinin namazı ise, akşam ile yatsı arasında on iki rekât namaz kılınsa ve her rekâtında bir Fatiha ile onbir İhlâs sûresi okunsa, on iki bin sene ibadet etmiş, gündüzleri oruçlu ve geceleri namaz kılmış gibi ecr-ü-sevaba nail olur.

Cumartesi günü ve gecesi kılınacak nafile namazlar:

Herhangi bir mü'min, cumartesi günü mekruh olmayan vakitlerde dört rekât namaz kılsa ve her rekâtta bir Fatiha ve üç Ihlâs sûresi okusa, namazdan farig olduktan sonra bir âyet-il-kürsi kıraat etse; okuduğu Kur'an'ın her harfine bir senelik ibadet sevabı verilir. Hac etmiş gibi mertebeye nail olur. Kıyamette enbiya, evliya ve şüheda ile beraber arş-1alâ'nın gölgesinde gölgelenir.

Cumartesi gecesinin namazı ise, akşam ile yatsı arasında

kılınır ki, bir kimse bu vakitte on iki rckât namaz kılsa, Fatiha'dan sonra herhangi bir sûre-i-şerifeyi okusa, bu namazı kılanın cennette kızıl yakuttan ve yeşil zümrütten süslü ve bir kerpiçi altından, bir kerpiçi gümüşten, kapıları som altından bir köşk hazırlanır. Günahları mağfiret olunur ve her mü'min ve mü'mineye tasadduk etmiş sevabı ihsan buyurulur.

Pazar günü ve gecesi kılınacak namazlar:

Eba-Hureyre (Radiyallahu anh) Resûl aleyhisselâmdan rivayet ediyor:

Her kim, pazar günü mekruh olmayan vakitte, dürt rekât namaz kılsa ve her rekâtında bir Fatiha ve bir (Âmenerresûlü)

okusa ki bu sûre-i Bakara'nın sonudur, okuduğu bu sûrelerin her harfine cennette bir köşk verilir, bir hac ve omre yapmış sevabına nail olur, bin rekât kılmış gibi ecre mazhar olur, dünvada mevcut Yahudiler ve Nasraniler sayısınca sevap verilir.

Pazar gecesi yirmi rekât namaz kılınsa ve her rekâtta bir Fatiha, elli Ihlâs ve birer defa da (Kul e'üzü) leri okusa; namazdan sonra yüz istigtar, yüz salât-ü-selâm okusa, kıyamet gününde ilk haşrolanlarla dirilir, hesap-kitap olmadan cennete ilk dahil olanlarla girilir ve dünyadaki insan sayısınca sevaba nail olunur.

Pazartesi günü ve gecesi kılınacak nafile namazlar:

Enes oğlu Malik (Radiyallahu-anh) sallallahu teâlâ aleyhi ve sellem efendimizden rivayet ediyor:

Her kim, pazartesi günü on iki rekât namaz kılsa ve her rekâtta bir Fatiha ve bir Âyet-il-kürsi okusa, namazdan sonra on iki kerre istiğfar getirse; kıyamet gününde bir melâike:

— Filân oğlu filân nerede? Gelsin, ecrini Allahu azimüşşandan alsın, diye nida eder. Cennet elbiseleri giydirilip, başına cennet tâcı konur, meleklerin istikbalile cennete götürülür, nûrdan bir köşk verilir.

Pazartesi gecesi namazı ise, gecenin herhangi bir saatinde kılınır. Bu, dört rekât bir namazdır. Birinci rekâtta, bir Fatiha ile yirmi Ihlâs, ikinci rekâtta bir Fatiha ile otuz Ihlâs, üçüncü rekâtta bir Fatiha ile kırk Ihlâs ve dördüncü rekâtta bir Fatiha ile elli Ihlâs okuyarak bu namazı kılanlara; dünya ve âhi-

rette ne isteği varsa verilir ve bu namaza HACET NAMAZI denir.

Salı günü ve gecesi kılınacak nafile namazlar:

Enes ibn-i Malik (Radıyallahu-anh) Mefhar-i-âlem Efendimizden rivayet ediyor:

Herhangi bir müslüman, salı günü kuşluk vakti, on rekât namaz kılsa ve her rekâtında bir Fatiha ile bir Ayet-il-kürsi re üç Ihlâs okusa, o kimseye yetmiş gün günah yazılmaz. Yetmiş senelik günahları affolur. Yetmiş gün içinde ölürse, şehit rütbesine nail olur.

Salı gecesi, herhangi bir vakitte iki rekât namaz kılınsa ve her rekâtta bir Fatiha ve yedi (Innâ enzelnâ) ve yedi ihlas okunsa, o kimsenin vücudu cehennemden âzâd olur. Salı gecesi namazını, Hz. Omer (Radıyallahu-anh) Efendimizden rivayet etmiştir.

Çarşamba günü ve gecesi kılınacak nafile namazlar:

Muaz Ibn-i-Cebel (Radıyallahu-anh) Rahmeten-lil-âlemin olan Elendimizden rivayet ediyor:

Her kim, Çarşamba günü mekruh olmayan vakitlerde, on iki rekât namaz kılsa ve her rekâtta bir Fatiha ile bir Âyet-ilkürsi ve üç Ihlâs ile üçer defa da (Kul E'ûzü) leri okusa; yahut Fatiha'dan sonra bir defa (Izâ zülziletil ardı zilzâlehâ) sûresi ile üç Ihlâs okusa; geçmiş günahları affolur, kabir azabından emin bulunur ve Arş-l-âlâ'da bir münadi nida edip, onu affı ilâ hi ve ikram-ı-Rabbani ile müjdeler.

Çarşamba gecesi namazını, Cenabı Fatımatüzzehra (Radıyallahu-anh) Resûl aleyhisselâmdan rivayet eder:

Her kim, çarşamba günü gecesi iki rekât namaz kılsa, birinci rekâtta bir Ihlâs ve on (kul e'ûzü bi-rabbil-felâk) ve ikinci rekâtta yine bir Ihlâs ile on (Kul e'ûzü bi-rabbin-nas) sûre-i celilelerini okusa selâmdan sonra on salât-ü-selâm re on istiğfar getirse yedi kat semadaki ve her semadaki 70 bin melek bu namazı kılana kıyamete kadar sevap yazarlar.

Perşembe günü ve gecesi kılınacak nafile namazlar:

Efendimizin amcası oğlu Ibn-i-Abbas (Radıyallahu-anh)

Imam-ül-enbiyâ aleyhi ve âlihi ekmel-üt-tehâya efendimizden rivayet ediyorlar:

Herhangi bir mü'min, perşembe günü öğle ve ikindi namazları arasında, iki rekât namaz kılsa ve her rekâtta bir Fatiha ile kırk Ihlâs okusa, Beytullah'ı haccedenlerin sevabına nail olur. Receb, Şaban ve Ramazan ayları oruçlarını tutmuş gibi sevaba erişir.

Perşembe günü gecesinin namazını, Eba-Hureyre (Radiyallahu-anh) Efendimizden şöyle rivayet buyuruyorlar:

Her kim, perşembe gecesi akşamla yatsı arasında, iki rekât namaz kılsa ve her rekâtta bir Fatiha ile beş Ihlâs ve beş Muavezeteyn okusa baba ve anasının ruhuna gönderse, ana ve babaya karşı sağlıklarında eda edemediği haklarını eda etmiş olur ve sıddıkıyn ve şüheda sevabına nail olur. (Kezâ Fil Ihyayı-ulûın).

Muhterem mü'min kardeşlerim:

Sizlere, bunlardan başka bir armağan daha sunacağım.

Hz. Ikrime Ibn-i-Abbas'tan rivayet olunmuştur ki: Hâtemül-enbiya aleyhi ve âlihi efdal-üt-tehâya efendimiz muhterem amcaları Abbas ibn-i-Abdülmuttalip hazretlerine şöyle buyurmuşlardır:

- Ey amcam! Sana, on hasleti haber vermekle ikram etmiş olayım ki; anı işlediğin vakit, günahının evveli ve âhiri, yenisi ve eskisi, hata'en veya kasden, küçük veya büyük, gizli veva açık hepsi affolunsun. Günün mekruh olmayan her hangi bir vaktinde, gece veya gündüz, nasıl kolayına gelirse, dört rekât tesbih namazı kılarsın. Her rekâtta sûre-i Fatiha ile, başka bir sûre-i-şerife okursun, Fatiha ve zammı sûre okumadan evvel onbeş kerre:

SÜBHANALLAHİ VELHAMDÜLİLLAHİ VE LÂ ILÂHE İLLALLAHÜ VALLAHÜ EKBER dersin. Son tesbihten,

VE LÂ HAVLE VE LÂ KUVVETE İLLÂ BİLLÂH-İL-ALİY- YIL-AZIYM ilâve edersin.

Sonra, Fatiha ve zammı sûreyi okur ve rükû'a varmadan tekrar on kere SÜBHANALLAHİ VELHAMDÜ-LİLLAHİ (ve ilh.)

diyerek rükû edersin, üç kere:

SÜBHANE RABBIYEL-AZİYM dedikten sonra, on kerre daha: SÜBHANALLAHİ VELHAMDÜ-LİLLÂHİ (ve ilh.) der ve doğrulursun. Her tesbihin sonuncusundan sonra VE LA HAVLE VE LÂ KUVVETE İLLÂ BİLLAH-İL-ALİYYİL-AZİYM -deme ği ihmâl etmezsin. Böylece, rükûdan doğrulduğunda on, ilk secdede on, secdeden doğrulduğunda on, ikinci secdede on defa SÜBHANALLAH VELHAMDÜ-LİLLAH (ve ilh.) tekrarlarsınız.

Secdelerde evvelâ üçer defa:

SUBHANE RABBIYEL-ALA demeği de unutmazsın.

Böylece; kıyamda yirmi beş, rükû ve secdede cem'an elli olmak üzre yetmişbeş tesbihat olur ki, dört rekâtta memu'u üçyüz eder.

Iyice anlatabilmek için tekrar edelim:

Rükû ve secdelerde, rükû ve secde tesbihleri önceden, diğerleri sonradan okunacaktır. Her tesbihat tamamlanınca:

VE LÂ HAVLE VE LÂ KUVVETE İLLLÂ BİLLÂH-IL-ALİY- YIL-AZIYM ilâve olunacaktır.

Muktedir olursan, bu namazı her gün kıl! Olmazsan, ayda bir kerre kıl! Onu da yapmazsan, senede bir kerre kıl! Hiç değilse, ömründe bir kerre kıl!

Bu namazı kılmayı itiyad edinmek, gaflet ve tenbellikle terketmemek müstehab olur.

Bu namazı kılan her mü'min: Resûlüllah'ın tebşiratına mutlaka nail olacaktır.

Bu sevaplar ve bu derecat nafile namazları kılanlara böyle olur ise, ya Allahu teâlâya iyman ederek ve onu severek ve onun Resûlü-Ekremine gönül vererek farz namazlar olan günde beş vakit namazı cemaatle ve tâdil-i-erkân üzere riyasız, ivazsız eda eden âşıklara verilecek sevap ve derecatı insan aklına sığdırmak mümkün müdür? Hemen, ömrü aziz geçmeden, ecel şarabını içmeden, dikişsiz gömlek giymeden, cansız ata binmeden, karanlık kabre girmeden Allah'a kulluk edelim ki, iki cihanda nail-i-ihsan, razi-i-Rahman olalım. Kılanlara devlet, kılmayanlara nedamettir namaz!.. Mü'minin, iymanı alâmetidir.

Namaz kılarsan, seni boş komaz, Azameti ilâhiyyeyi bilmeyen, Hakkı tanımayan secdeye baş koymaz. Kıl!.. Senin Mi'racındır namaz!

!.. Senin ma'iyetinin ilâcıdır namaz!..