ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
43 sonuç · “Neşr”
01Ahmed-i Bîcân
Ahmed-i Bîcân (ö. 870/1466’dan sonra), Gelibolu’da Hacı Bayrâm-ı Velî’nin irşad çevresinde yetişen; Envârü’l-âşıkīn başta olmak üzere Türkçe dinî, tasavvufî ve ansiklopedik eserleriyle Anadolu ve Balkan halk kültürünü etkileyen müelliftir.
Ali Sırrî Efendi
Ali Sırrî Efendi (ö. 28 Safer 1322/30 Nisan 1904), Bursa İncirli Dergâhı ve İznik Eşrefiyye Hankāhı’nda hizmet ettikten sonra Ahmed Gazzî Dergâhı postnişini olan; Osman Şems Efendi’den icâzet alan Eşrefî-Kādirî şeyhi ve ta‘lik hattatıdır.
Bosnevî Ahmed Çelebi
Bosnevî Ahmed Çelebi (ö. 983/1575), Saraybosna’dan İstanbul ve Bursa medreselerine uzanan kariyeri; hüsn-i hattı, Arap dili ve sanatlı nesriyle tanınan “Şakku’l-kamer” lakaplı Osmanlı müderrisidir.
Mahmûd el-Kürdî
Mahmûd el-Kürdî, Sefîne-i Evliyâ'da büyük Halvetî şeyhleri arasında anılan ve Mısır'da tarikat neşrettiği kaydedilen sûfîdir.
Mustafa Safvet Efendi
Mustafa Safvet Efendi, II. Meşrutiyet sonrasında Urfa mebusluğu yapan; Tasavvuf gazetesini çıkaran, Olanlar Dergâhı meşîhatinde bulunan ve Tasavvufun Zaferleri’ni yayımlayan son dönem Kādirî şeyhidir.
Şeyh Abdülkadir Sırrî Eşrefî
Abdülkadir Sırrî Eşrefî (ö. 1176/1762), babası Abdullah Efendi’den feyiz ve hilâfet alan; Sırrî mahlasıyla şiirler, bir Dîvân ve devrân hakkında risâle bırakan Eşrefî şeyhidir.
Şeyh Ahmed Usturumcalı Kadirî
İsmâîl-i Rûmî hazretleri hulefâsından olup, Bursa’da neşr-i feyz etmiştir. Rumeli’nin Usturumca kasabasından neş’etle, tahsîl-i ulûmdan sonra İstanbul’a gelmiş, Kâdirî-hâne’de İsmâîl-i Rûmî hazretlerine mülâkî olmuştur. İntisâb ve ikmâl-i sülûk ile Bursa’ya i’zâm kılınmıştı. Harâb ve mezbele-gâh olmuş Ali Paşa Hamamı’nı tathîr ve ta’mîr ve dergâh hâline kalb ile, 1037 senesi Zi’l-ka’desinin evâilinde (Temmuz 1628), cânib-i va
Şeyh Eşref-i Sânî
Eşref-i Sânî (ö. Zilkade 1109/1698), Lutfullah Efendi’nin oğlu ve halifesi; babasının ardından Eşrefzâde Tekkesi’nde yaklaşık beş yıl postnişinlik yapan, divan sahibi Eşrefî şeyhidir.
Şeyh Fahreddin b. Ahmed Ziyâeddin Eşrefî
Fahreddin Eşrefî (ö. 19 Kasım 1812), babasının vefatından sonra anne tarafından dedesi Habîb Efendi’nin terbiyesinde yetişen ve 1810 Rus seferine on beş dervişiyle katılan şeyhtir.
Şeyh Fahreddin b. Şerefeddin Eşrefî
Fahreddin Eşrefî (ö. Ekim 1756), Şerefeddin Efendi’nin oğlu; amcası İzzeddin Ahmed Efendi’nin terbiyesinde yetişip Eşrefiyye irşadını sürdüren şeyhtir.
Şeyh Hâfız Muhammed Hasîb Efendi
Velâdeti 1272/(1856); irtihâli 16 Recep 1329/(11 Temmuz 1911)’dur. Elliyedi sene muammer olmuşlar, yirmialtı sene neşr-i feyz-i tarîkat eylemişlerdir. Bâb-ı Meşîhatte Evrâk Müdîriyyeti'nde ve Silsile-i merâtib-i ilmiyyede bulundular. Pek edîb, zarîf, halûk bir zât-ı âlî-kadr idi. Yahyâ Sa'deddîn Efendi nâmında birâderleri vardır. Onun velâdeti 1277/(18
Şeyh Hâlil b. Hüseyin Eşrefî
Hüseyin Efendi’nin birâderidir. Ondokuz sene kadar irşâd-ı ibâd ile meşgûl olup, 1145/(1732)’de meşâyıh-ı Kâdiriyye’den Şeyh Ali el-Vâhidî Efendi’yi tevkîl ederek Hicâz’a gidip, Medîne-i Münevvere’de rahmet-i ilâhîyyeye müstağrak olmuştur. Târîhi: Olup mısrâ-ı evvel sâde âhir cevherî Hâfız İki mısra’larını eyledim târîh-i nev-i
Neşr
1.Âhirette, ölülerin diriltilip, hesâbları görüldükten sonra, cennetliklerin Cennet'e ve cehennemliklerin Cehennem'e dağılmaları. (Bkz. Haşr) Resûlullah efendimizin; kabir ve kıyâmet hâllerinden, haşrdan (ölülerin kabirlerinden kalktıktan sonra, Arasât meydanında toplanmasından) ve neşrden, Cennet'ten ve Cehennem'den haber verdiği şeylerin hepsi doğrudur. Âhirete (öldükten sonraki âleme) inanmak, Allahü teâlâya inanmak gibi, îmânın şartıdır. Âhireti inkâr edenin, Allahü teâlâyı inkâr etmiş gibi îmânı gider. (Ahmed Fârûkî) Bütün peygamberlerin dinlerinin aslı, temeli birdir. Başka başka değildir. Hep aynı şeyi söylemişlerdir. Allahü teâlânın zâtı ve sıfatları, haşr (mezardan kalkınca, Arasât meydanında toplanmak) ve neşr, peygamberler ve melek gönderilmesi ve melekle kitâb gönderilmesi, Cennet'in sonsuz nîmetleri ve Cehennem'in sonsuz azâbları ile ilgili söyledikleri hep aynıdır. Sözleri birbirine uygundur. (Ahmed Fârûkî) 2.Yayma, dağıtma. Bir kimseden iyilik gören, onu neşretsin. Böyle yaparsa şükrânda bulunmuş olur. Aksine gizlemeğe çalışırsa, nankörlük etmiş olur. (Hadîs-i şerîf-Edeb-üd-Dünyâ ved-Dîn) Bid'atler (dinde sonradan çıkan yenilikler) yayılıp, sünnetler terk edildiği zamanda, İslâm ilimlerinin tahsîli (öğrenilmesi) ve neşri, en mühim işlerdendir ve Muhammed aleyhisselâmın sünnetini (dînini) yaymak en önemli maksaddandır. (Muhammed Ma'sûm) Ortaçağda Endülüs'te ortaya çıkan parlak medeniyyet, Endülüs'ün dışına taşarak, Avrupa'ya yayıldı. Endülüs'teki medeniyyeti gören kâbiliyetli bâzı Avrupalılar ortaya çıktı. İslâm âlimlerinin kitâblarını, Avrupa lisanlarına tercüme ettiler. Bunların tercüme ederek neşr ettikleri kitablar sâyesinde, Avrupa halkı cehâlet (bilgisizlik) uykusundan uyanmağa başladı. (Harputlu İshâk Efendi)
Tunus
Tunus · Tunus · Alâeddin Efendi'nin Şa‘bâniyye'yi neşretmekle görevlendirildiği ve Sefîne'ye göre yolun yaygınlık kazandığı bölge. Metin "Tunus'ta" ve "o havâlide" der; belirli bir şehir, tekke veya semt adı vermez. İlişkili kişi dosyası Şeyh (Üçüncü) Alâeddin Efendi : Nâsûhîzâde Fazlullah Efendi’nin oğlu Alâeddin Efendi, Şâbâniyye irşadı için Tunus’a gönderilmiş ve 1808’de vefat etmiştir.
Tillo (Aydınlar)
Siirt · Türkiye · İsmâil Fakirullah'ın yaşadığı, irşad ettiği ve kabrinin bulunduğu yer. Sefîne-i Evliyâ neşrindeki hazırlayan notu, Tillo'nun bugünkü adının Aydınlar olduğunu ve Siirt'e bağlı bir ilçe merkezi olduğunu belirtir. Koordinat ilçe merkezi seviyesinde yaklaşıktır.
Uzunköprü
Uzunköprü · Türkiye · Kaynak doğum yerini “Edirne yakınında Ergeneköprüsü adlı kasaba” diye verir; neşrin dayandığı bir nüshada aynı yerde doğrudan “Uzunköprü” yazılıdır. Şeyhinin vefatından sonra irşad postuna burada oturdu, Kazak akınları üzerine burayı terk etti.
Nâzır Mezarlığı (Seyyid Celâlî Türbesi civarı)
Edirne · Türkiye · 6 Ramazan 979'da (22 Ocak 1572) vefat edip defnedildiği yer — İstanbul yolu üzerinde. Tayyib Gökbilgin ise kabrinin Lala Şâhin Paşa Mezarlığı'nda bulunduğunu ileri sürer; konum bu ihtilâf sebebiyle yaklaşıktır.
Keskindede Mezarlığı
İstanbul · Türkiye · Nişancı Paşa Camii karşısındaki mezarlık. 2 Şevval 1136'da (24 Haziran 1724) vefat edince buraya defnedildi; kabir taşı yerindedir. İlişkili kişi dosyası Uşşâkīzâde Seyyid İbrahim Hasîb Efendi : Seyyid İbrahim Hasîb Efendi (1075/1664–2 Şevval 1136/24 Haziran 1724), medrese ve kadılık görevleri üstlenen; Zeyl-i Şakā’ik ve Târîh-i Uşşâkīzâde adlı eserleriyle tanınan Osmanlı tarihçi ve biyografi yazarıdır.
Isparta
Isparta · Türkiye · 916'da (1510) doğduğu ve ilk öğrenimini yaptığı şehir; Hamîd-ili'nin merkezidir. Dedesi Abdülkadir Hamîdî burada oturmuş ve kına kullandığı için aileye Kınalızâde denmiştir. İlişkili kişi dosyası Kınalızâde Ali Efendi : Kınalızâde Ali Efendi (916/1510-979/1572), Isparta doğumlu Osmanlı âlimi, kadısı, kazaskeri, şairi ve Ahlâk-ı Alâî müellifidir.
Beşir Ağa Dergâhı
İstanbul · Türkiye · Bâbıâli civarında bulunan ve “Mâlik Efendi” lakabıyla anılan Şeyh Muhammed Nûrî Efendi’nin feyz neşrettiği dergâh; Hüseyin Hüsnü Efendi 1293/(1876)’ten sonra burada bey‘atini yenilemiştir. İlişkili kişi dosyası Hacı Hüseyin Hüsnü Efendi : Hacı Hüseyin Hüsnü Efendi (d. 1248/1832), Ankara’dan İstanbul’a gelerek Feyzullah Efendi, Mâlik Muhammed Nûrî ve Hasan Visâlî yanında yetişen; Kocamustafapaşa Nuh Efendi Medresesi’nde halka açık Hâlidî irşad meclisleri kurup yirmi üç halife yetiştiren şeyhtir.
Ebülfazl Mahmud Efendi Medresesi
İstanbul · Türkiye · 10 Rebîülevvel 1101'de (22 Aralık 1689) müderris tayin edildiği medrese. İlişkili kişi dosyası Uşşâkīzâde Seyyid İbrahim Hasîb Efendi : Seyyid İbrahim Hasîb Efendi (1075/1664–2 Şevval 1136/24 Haziran 1724), medrese ve kadılık görevleri üstlenen; Zeyl-i Şakā’ik ve Târîh-i Uşşâkīzâde adlı eserleriyle tanınan Osmanlı tarihçi ve biyografi yazarıdır.
Bursa
Bursa · Türkiye · Vefat ettiği ve defnedildiği şehir. Kabrinin yeri, Şeyh Tâceddin'in mezarının yanında kırk gün Yâsîn okuduğu hasırın serili olduğu yer olarak gösterilir. İlişkili kişi dosyası Muslihiddin-i Tavîl : Muslihiddin-i Tavîl, Emîr Sultan'ın terbiyesinde yetişen, Bursa'da ilim ve irşad hizmetinde bulunan ve Zeynîler hazîresine defnedilen sûfîdir.
Hamâmiyye Medresesi
İstanbul · Türkiye · 16 Safer 1105'te (17 Ekim 1693) müderris olduğu, Şehzadebaşı yakınlarındaki medrese. İlişkili kişi dosyası Uşşâkīzâde Seyyid İbrahim Hasîb Efendi : Seyyid İbrahim Hasîb Efendi (1075/1664–2 Şevval 1136/24 Haziran 1724), medrese ve kadılık görevleri üstlenen; Zeyl-i Şakā’ik ve Târîh-i Uşşâkīzâde adlı eserleriyle tanınan Osmanlı tarihçi ve biyografi yazarıdır.
Süleymaniye Medresesi
İstanbul · Türkiye · 966 Muharreminde (Ekim 1558) tayin edildiği, Osmanlı medrese hiyerarşisinin zirvesindeki medrese. İlişkili kişi dosyası Kınalızâde Ali Efendi : Kınalızâde Ali Efendi (916/1510-979/1572), Isparta doğumlu Osmanlı âlimi, kadısı, kazaskeri, şairi ve Ahlâk-ı Alâî müellifidir.
Sahn-ı Semân (Fâtih Külliyesi)
İstanbul · Türkiye · 963 civarında müderris olduğu sekiz medrese; ayrıca gençliğinde Fâtih Medresesi'nde Çivizâde'den ders alıp ona muîd olmuştu. İlişkili kişi dosyası Kınalızâde Ali Efendi : Kınalızâde Ali Efendi (916/1510-979/1572), Isparta doğumlu Osmanlı âlimi, kadısı, kazaskeri, şairi ve Ahlâk-ı Alâî müellifidir.
Yûnus Emre Dîvânı Nasıl Okunmalı?
Dîvân'ın tek bir el yazmasından değil, farklı yüzyıllara ait nüshaların karşılaştırılmasından doğduğunu açıklayan okuma kılavuzu.
Nûru'l-Arabî'nin Eserleri: 75 Başlıklı Bir Külliyat
Türkçe ve Arapça şerhler, risaleler, tefsirler ve takrirler üzerine iki kaynağın birlikte ve kaynak türleri ayrılarak okunmasına dayalı editoryal dosya.
Sefîne-i Evliyâ Birinci Cilt Nasıl Okunmalı?
Tabakat, şahsî müşahede, şiir ve menkıbe katmanlarını ayırmak. Birinci cildin tamamı indekslenerek hazırlanmış editoryal rehber.
XIX. Yüzyıl Anadolu Tasavvuf Haritası
On dokuzuncu yüzyıl Anadolu tasavvufunu yalnız tekke sayılarıyla değil; tarikat kolları, şehir ağları, göçler, cami ve hâne tekkeleri, Meclis-i Meşâyih, ulema, mûsiki ve gündelik hizmet kurumları üzerinden okuyan kapsamlı dönem dosyası.
Hadîkatü’l-Cevâmi‘ Nasıl Okunmalı?
Bâni, mescid, tekke, hazîre ve neşir notlarını aynı tarih katmanı sanmadan İstanbul'un dinî topografyasını okuma kılavuzu
İzzî Tarihi’nde Neccâr-zâde Mustafa Rızâ ve Beşiktaş Hankâhı
İzzî Tarihi’nin Neccâr-zâde kaydını modern araştırmalarla karşılaştırarak Beşiktaş hankâhını, eserleri ve Mehmed Sıddık’a post aktarımını kaynak ihtilaflarıyla birlikte açıklar.
Sayfalar 4–12
Muzaffer Ozak Külliyatı · SALAH BILICI KITABEVI YAYINLARI - No: 41 5846 Sayılı Kanun gereğince Te'lif hakları müessesemize aittir. Taklit edenler mes'uldür. Dizgi: GÜYRAY, Baskı: ÜÇLER Matbaası İSTANBUL — 1
Sayfalar 3–12
Muzaffer Ozak Külliyatı · SALÂH BİLİCİ KİTABEVİ YAYINLARI - No: 42 5846 Sayılı Kanun gereğince te'lif hakları müessesemize aittir. Taklit edenler mes'uldür. Dizgi: ÖZAL Matbaası - Baskı: ARBEN Matbaası Ista
Sayfalar 4–13
Muzaffer Ozak Külliyatı · SALÂH BİLİCİ KİTABEVİ YAYINLARI - No: 43 5846 Sayılı Kan un gereğince telif hakları müessesemize aittir. Taklit edenler mes'uldür. Dizgi: ÖZAL Matbaası - Baskı: ÖZTÜRK Matbaası Ist
Sayfalar 1–9
Muzaffer Ozak Külliyatı · ELHAC MUZAFFER OZAK İRSAD 1.cilt Salâh Bilici Kitabevi Ali Bilici Büyük Reşitpaşa Cad. Yümni Iş Hanı Giriş KatNo: 24 Vezneciler /ISTANBUL Tel-Fax (0212) 512 87 44 SALÂH BİLİCİ KITA
Sayfalar 1–8
Muzaffer Ozak Külliyatı · eSSz ELHAC MUZAFFER OZAK İR$ÂD 152 0 3.cilt Salâh Bilici Kitabevi Ali Bilici Büyük Reşitpaşa Cad. Yümni Iş Hanı Giriş KatNo: 24 Vezneciler /ISTANBUL Tel-Fax (0212) 512 87 44 SALAH
Sayfalar 2–9
Muzaffer Ozak Külliyatı · SALÂH BILICI KITABEVİ YAYINLARI: 18 ONBİRINCİ DERS MUNDERECAT: Süre-i Kevserin tefsiri, Hazretl Fatime'nin ahlrete Intikali, Hz. Ibrahim'in Hz. Ismalll Allah yolunda kurban etmesi,
Sayfalar 13–20
Muzaffer Ozak Külliyatı · tün kâ'inat ve mevcudat, Resûl-ü ekrem sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz hazretlerinin yüzü suyu hürmetine halk ve icat buyurulmuş ve Habib-i adib-i Kibriyâ on sekiz bin âleme
Sayfalar 42–50
Muzaffer Ozak Külliyatı · Allah celle celâluhu; bu âyet-i celillerle, kâfirlerin cehennemde görecekleri şiddetli âzabı beyan buyurmakta ve diğer bir âyet-i kerimede de: «innâ a'tednâ lil-kâfiriyne selasile
Sayfalar 96–105
Muzaffer Ozak Külliyatı · ve felâketlere ma'ruz kalır mı idik? Artık, ilelebet burada kalacak, bu korkunç azabı tadarak yanacağız. Bizi sen idlâl ettin, hak yolundan sen alıkoydun, ebedî saadetten mahrum et
Sayfalar 96–102
Muzaffer Ozak Külliyatı · peygamberler o güneşten nur alan ay ve yıldızlar gibidirler. Nebiyyi ins-ü can aleyhi ve âlihi salâvatullah-ir-Rahman, ruh mesâbesinde ve bütün diger peygamberler vücuttaki diger u
Sayfalar 160–167
Muzaffer Ozak Külliyatı · şerifleri bildiğin gibi içtihat eyle.. Fakat, kendi anladığın kadarına ümmet-i Muhammed'i dâvet ederek, saf ve mâ'sum insanları idlâl etme.. Çünki yalan - yanlış içtihatlarından ke
Sayfalar 161–167
Muzaffer Ozak Külliyatı · onun için yaratılmıştır. O insan ise, Allahu teâlâ'ya kulluk için halk olunmuştur. Kâfirlerin de gördükleri rü'yâların hak olduğuna siyer, tarih ve nice sadık kişiler şahittir. Bu