Ara
Menü

Ali Sırrî Efendi

Ali Sırrî Efendi (ö. 28 Safer 1322/30 Nisan 1904), Bursa İncirli Dergâhı ve İznik Eşrefiyye Hankāhı’nda hizmet ettikten sonra Ahmed Gazzî Dergâhı postnişini olan; Osman Şems Efendi’den icâzet alan Eşrefî-Kādirî şeyhi ve ta‘lik hattatıdır.

Vefat
1904
Unvan
Ahmed Gazzî Dergâhı postnişini, Eşrefî-Kādirî şeyhi ve ta‘lik hattatı
Temalar
Bursa, İncirli Dergâhı, İznik Eşrefiyye Hankāhı, Ahmed Gazzî Dergâhı, Osman Şems Efendi, Eşrefiyye, Kādiriyye, ta‘lik hattı

Kol, icâzet ve dönem bağları

Ana yol alanı bütün mensubiyetlerin yerine geçmez. Kurucu, post ve silsile rolleri ayrı kayıtlardır; birlikte görülmeleri aynı dönemde aidiyet kanıtı değildir. Kol ve ilişki fişleri mevcut CMS kayıtlarından gelir; kol yanıtı boşsa 5 Ekim 2026 araştırma envanteri gösterilir. Kaynak belirtilmemiş bağlar doğrulanmış mensubiyet gibi sunulmaz.

Bu bağın kanıt fişi
İlişki kimliği
705
Yön
733 → 1002
Tür
Hoca-talebe
Hat / varyant
kadiriyye
Eser / belge
Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Cilt
I
Sayfa
69-70
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tarih
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Doğrulama
Konum aktarılmış; özgün nüsha karşılaştırması bekliyor

Kaynakta aktarılan künye: Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ, c. I, s. 69-70; Yâdigâr-ı Şemsî’den nakledilen Ali Sırrî tercüme-i hâli

İlişki / dönem açıklaması: Ali Sırrî İstanbul’a gidip gelerek Osman Şems Efendi’nin terbiyesinde esmâ sülûkünü tamamladı ve icâzet aldı.

Her ilişki kendi kimliği ve hattıyla korunur. Künye veya sayfa bulunması, tarihî iddianın bağımsız olarak doğrulandığı anlamına gelmez.

Bu bağın kanıt fişi
İlişki kimliği
1119
Yön
733 → 1002
Tür
Hoca-talebe
Hat / varyant
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Eser / belge
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Cilt
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Sayfa
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tarih
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Doğrulama
Kaynak belirtilmemiş

İlişki / dönem açıklaması: Bursa'daki Gazzî Dergâhı şeyhi. Osman Şems Efendi'den hilâfet almış, onun vefatı üzerine Bedreddin İzzî Efendi'ye intisap etmiştir. Derlenen divanı kendi hattıyla yazan da odur.

Her ilişki kendi kimliği ve hattıyla korunur. Künye veya sayfa bulunması, tarihî iddianın bağımsız olarak doğrulandığı anlamına gelmez.

Bursa’daki aile ve tekke çevresi

Ali Sırrî Efendi, XIX. yüzyılın sonlarında Bursa, İznik ve İstanbul arasında faaliyet gösteren Eşrefî-Kādirî şeyhi ve hattattır. Doğum tarihi kaynaklarda belirtilmez. Hüseyin Vassâf’ın Yâdigâr-ı Şemsîden aktardığı kayda göre baba tarafından Ahmed Gazzî, anne tarafından Eşrefzâde ailesine mensuptur. Sefîne’nin başka bir yerindeki aile kaydı babasının Bursa İncirli Dergâhı şeyhlerinden Gâlib Efendi olduğunu bildirir. Böylece onun tarikat çevresi yalnız sonradan üstlendiği meşihatla değil, iki taraftan tekke ailesine mensubiyetiyle de şekillenmiştir.

İncirli Dergâhı ve İznik Eşrefiyye Hankāhı

İlk hizmet devresini Bursa’daki İncirli Dergâhı’nda geçirdi. Daha sonra İznik’te Eşrefiyye Hankāhı’nda meşihat hizmetinde bulundu. Bu iki durak, Ali Sırrî’nin Kādiriyye’nin Anadolu’daki Eşrefiyye koluyla bağını gösterir. Kaynakta geçen “cedd-i emcedinin İznik’teki makamı” ifadesi, onun Eşrefzâde ailesiyle irtibatını ve İznik’teki görevinin aile-tarikat hafızası içinde değerlendirildiğini ortaya koyar.

Osman Şems Efendi’ye intisabı

Ali Sırrî, İstanbul’da Osman Şems Efendi’ye intisap etti. Kaynak, daha sonra “Gazzî Efendi’ye tecdîd-i bey‘at” ettiğini de kaydeder; fakat bu ikinci ismin tam kimliği aynı açıklıkta verilmez. Ali Sırrî ara sıra İstanbul’a giderek seyrüsülûkünü sürdürdü, esmâ terbiyesini tamamladı ve Osman Şems Efendi’den izin ve icâzet aldı. İcâzetten sonra da mürşidinin sohbetlerine devam etmesi, onun irşad yetkisini yalnız resmî bir belge olarak değil, devam eden bir terbiye bağı olarak gördüğünü gösterir.

Ahmed Gazzî Dergâhı postnişinliği

Bursa’ya döndüğünde Ahmed Gazzî Dergâhı’nın seccâde-nişini oldu. Böylece İncirli’de başlayan, İznik Eşrefiyye Hankāhı’nda devam eden hizmet çizgisi Bursa’daki Ahmed Gazzî makamında toplandı. Ali Sırrî’nin biyografisi bu sebeple hem Eşrefiyye’nin aile ve tekke sürekliliğine hem de Osman Şems’in Kādirî-Üveysî irşad çevresine bağlanır. Onu yalnız “Bursa şeyhi” veya yalnız “Osman Şems halifesi” diye tanımlamak, bu iki katmanlı aidiyeti eksik bırakır.

Hattatlığı ve Osman Şems Dîvânı

Ali Sırrî ta‘lik hattında devrinin seçkin isimlerinden biri olarak anılır; Vassâf, onu bu yazıda “İmâd-ı sânî denilmeye lâyık” diye över ve bazı cami ile tekkelerde levhalarının bulunduğunu bildirir. Osman Şems Efendi’nin şiirlerini bir araya getiren nüshanın da Ali Sırrî tarafından son derece güzel bir ta‘lik hatla yazıldığı kaydedilir. Bu bilgi, onun şeyhlik hizmetinin yanında metin ve hat yoluyla tarikat hafızasını koruduğunu gösterir.

Son İstanbul yolculuğu

1322/1904 yılında İstanbul’a yaptığı son yolculukta bazı ihvanıyla vedalaşır gibi konuştuğu nakledilir. Mürşidi Osman Şems Efendi’nin kabrini ziyaret ettikten sonra çevresindekilere, “Bugün şeyhimin yanına uzanacağım geldi; ne güzel mahal, ferah-fezâ, cennet-âsâdır” dediği aktarılır. Bu söz, ölüm tarihini önceden bildiren kesin bir tarih kaydı olarak değil, Yâdigâr-ı Şemsî ve Sefînede korunan gelenek içi hatıra olarak okunmalıdır.

Zikir meclisinde vefatı

İki gün sonra dergâhın zikir gününe katıldı. “Hû” zikri sürerken birkaç defa mürşidinin huzuruna gelip yeniden halkaya döndü; üçüncü gelişinde “Yâ Hayy” diyerek yere düştü. Başlangıçta cezbe hâli sanılan bu hadisenin vefatı olduğu anlaşılınca Osman Şems çevresinin önde gelenlerinden Mehmed İzzî Bedreddin Efendi yanına gelerek alnından öptü ve “Îd-i visâlin mübarek olsun” dedi. Bu anlatı, Ali Sırrî’nin zikir sırasında vefatını mürşid ve ihvan hafızasının nasıl anlamlandırdığını gösterir.

Cenazesi ve Üsküdar’a defni

Ali Sırrî 28 Safer 1322/30 Nisan 1904’te vefat etti. Kaynak metnin önceki satırında 1322 yılı yanlışlıkla 1906 karşılığıyla verilmişse de tam hicrî-rûmî tarih ve kronoloji 1904 yılını doğrular. Cenazesi ertesi gün Ayasofya Camii’ne götürülerek namazı kılındı; ardından Üsküdar’a geçirildi. Üsküdar meşâyıhı da cenaze namazını tekrar kıldı ve Ali Sırrî, mürşidi Osman Şems Efendi’nin kabri yanına defnedildi.

Kaynakların çizdiği şahsiyet

Vassâf onu uzun boylu, sarı sakallı, ela gözlü ve çiçek bozuğu yüzlü olarak tasvir eder. Bu fizikî tariften daha kalıcı olan tarafı; Bursa ve İznik’te Eşrefî-Kādirî meşihatını sürdürmesi, Osman Şems irşad halkasına bağlanması ve ta‘lik hattıyla metin mirasını taşımasıdır. Hayatı, tekke postnişinliği ile hat sanatının geç Osmanlı tasavvuf dünyasında nasıl iç içe geçtiğine dair belirgin bir örnektir.

COĞRAFÎ HAFIZA5 coğrafî bağlantıMekân kayıtlarına git →
Koordinatlı mekânŞehir düzeyi5 nokta · 0 kesin koordinat. Kümeye tıklayarak yaklaşın; tek noktadan mekân dosyasını açın.

Ağ ve yol

YOL BAĞLAMIKadiriyyeYol dosyasını aç →Kişi kaydındaki tarihî yol bağlantısı; sıralı silsilede halka olduğunu tek başına göstermez.Yolun irşad atlasını aç →
KİŞİLER AĞIBağlantılarını aç2 doğrudan bağlantıAğda gör →

Menkıbeler

İlk 1 kayıt gösteriliyor

MENKIBE · GELENEK İÇİ

Zikir meclisinde “Yâ Hayy” diyerek vefatı

Yâdigâr-ı Şemsî ve Sefîne, Ali Sırrî’nin son İstanbul yolculuğunu ve zikir halkasında vefatını gelenek içi bir hatıra olarak nakleder.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç →

Ali Sırrî Efendi son İstanbul yolculuğunda Osman Şems Efendi’nin kabrini ziyaret etti. Dönüşünde dostlarına şeyhinin yanına uzanmayı arzuladığını ve mezar yerini ferah bir makam olarak gördüğünü söylediği nakledilir.

İki gün sonra zikir meclisinde “Hû” zikri sürerken birkaç defa mürşidinin huzuruna geldi, ardından yeniden halkaya döndü. Üçüncü defasında “Yâ Hayy” ism-i şerifini okuyarak yere düştü. Hazır bulunanlar önce bunu cezbe hâli sandılar; fakat vefat ettiği anlaşılınca Mehmed İzzî Bedreddin Efendi alnından öperek “Îd-i visâlin mübarek olsun” dedi.

Ertesi gün cenazesi Ayasofya Camii’ne götürüldü; namazın ardından Üsküdar’a geçirilerek Osman Şems Efendi’nin kabri yanına defnedildi. Bu metin tarihî ölüm kaydıyla birlikte aktarılan gelenek içi hatıradır.

Bu anlatı gelenek hafızasına aittir; doğrulanabilir tarihî olayla aynı kesinlikte sunulmaz. Kaynak: Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ, c. I, s. 69-70; Yâdigâr-ı Şemsî’den nakledilen Ali Sırrî tercüme-i hâli.

Eserleri ve metinleri

İlk 1 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Ta‘lik hattı ve Osman Şems Dîvânı nüshası

Ali Sırrî, ta‘lik hattındaki mahareti ve Osman Şems Efendi’nin Dîvân’ını yazmasıyla geç Osmanlı tekke-hat çevresinde iz bırakmıştır.

Metni gösterMetni daralt

Kaynaklar Ali Sırrî’yi ta‘lik hattında “İmâd-ı sânî denilmeye lâyık” bir hattat olarak anar. Bazı cami ve tekkelerde levhalarının bulunduğu bildirilir. Osman Şems Efendi’nin Dîvân’ını da güzel bir ta‘lik hatla yazmış; böylece mürşidinin şiir mirasının korunmasına doğrudan katkıda bulunmuştur.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ, c. I, s. 69-70; Yâdigâr-ı Şemsî’den nakledilen Ali Sırrî tercüme-i hâli.

Şeyh, halife, aile ve post ağı

HOCASI / ŞEYHİOsman Nûreddin Şemsî EfendiAli Sırrî İstanbul’a gidip gelerek Osman Şems Efendi’nin terbiyesinde esmâ sülûkünü tamamladı ve icâzet aldı.
Bu bağın kanıt fişi
İlişki kimliği
705
Yön
733 → 1002
Tür
Hoca-talebe
Hat / varyant
kadiriyye
Eser / belge
Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Cilt
I
Sayfa
69-70
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tarih
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Doğrulama
Konum aktarılmış; özgün nüsha karşılaştırması bekliyor

Kaynakta aktarılan künye: Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ, c. I, s. 69-70; Yâdigâr-ı Şemsî’den nakledilen Ali Sırrî tercüme-i hâli

İlişki / dönem açıklaması: Ali Sırrî İstanbul’a gidip gelerek Osman Şems Efendi’nin terbiyesinde esmâ sülûkünü tamamladı ve icâzet aldı.

Her ilişki kendi kimliği ve hattıyla korunur. Künye veya sayfa bulunması, tarihî iddianın bağımsız olarak doğrulandığı anlamına gelmez.

HOCASI / ŞEYHİOsman Nûreddin Şemsî EfendiBursa'daki Gazzî Dergâhı şeyhi. Osman Şems Efendi'den hilâfet almış, onun vefatı üzerine Bedreddin İzzî Efendi'ye intisap etmiştir. Derlenen divanı kendi hattıyla yazan da odur.
Bu bağın kanıt fişi
İlişki kimliği
1119
Yön
733 → 1002
Tür
Hoca-talebe
Hat / varyant
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Eser / belge
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Cilt
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Sayfa
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tarih
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Doğrulama
Kaynak belirtilmemiş

İlişki / dönem açıklaması: Bursa'daki Gazzî Dergâhı şeyhi. Osman Şems Efendi'den hilâfet almış, onun vefatı üzerine Bedreddin İzzî Efendi'ye intisap etmiştir. Derlenen divanı kendi hattıyla yazan da odur.

Her ilişki kendi kimliği ve hattıyla korunur. Künye veya sayfa bulunması, tarihî iddianın bağımsız olarak doğrulandığı anlamına gelmez.

Tekke, türbe ve irşad coğrafyası

Bursa · TürkiyeBursa İncirli Dergâhı — Ali Sırrî’nin ilk hizmet çevresiAli Sırrî ilk döneminde, babası Gâlib Efendi’nin de şeyhlik yaptığı Bursa İncirli Dergâhı’nda bulundu. Kesin yapı koordinatı teyit edilmediğinden işaret Bursa tarihî merkezini gösterir. Yapıyla ilişkili kişi Ali Sırrî Efendi (ö. 28 Safer 1322/30 Nisan 1904), Bursa İncirli Dergâhı ve İznik Eşrefiyye Hankāhı’nda hizmet ettikten sonra Ahmed Gazzî Dergâhı postnişini olan; Osman Şems Efendi’den icâzet alan Eşrefî-Kādirî şeyhi ve ta‘lik hattatıdır. Kayıt, Ali Sırrî Efendi’in hayat güzergâhındaki bu yapıyla ilişkisini izlemek üzere kişi dosyasına bağlanmıştır.Bursa · Türkiyeİznik Eşrefiyye Hankāhı — Ali Sırrî’nin meşihat durağıAli Sırrî bir müddet ceddinin İznik’teki Eşrefiyye makamında meşihat hizmetinde bulundu. Nokta kesin parsel değil, tarihî İznik merkezidir. Yapıyla ilişkili kişi Ali Sırrî Efendi (ö. 28 Safer 1322/30 Nisan 1904), Bursa İncirli Dergâhı ve İznik Eşrefiyye Hankāhı’nda hizmet ettikten sonra Ahmed Gazzî Dergâhı postnişini olan; Osman Şems Efendi’den icâzet alan Eşrefî-Kādirî şeyhi ve ta‘lik hattatıdır. Kayıt, Ali Sırrî Efendi’in hayat güzergâhındaki bu yapıyla ilişkisini izlemek üzere kişi dosyasına bağlanmıştır.Bursa · TürkiyeAhmed Gazzî Dergâhı — Ali Sırrî’nin postnişinliğiAli Sırrî, hizmet hayatının sonraki devresinde Bursa Ahmed Gazzî Dergâhı’nın seccâde-nişiniydi. Kesin yapı koordinatı teyit edilmediğinden tarihî merkez işaretlenir. Yapıyla ilişkili kişi Ali Sırrî Efendi (ö. 28 Safer 1322/30 Nisan 1904), Bursa İncirli Dergâhı ve İznik Eşrefiyye Hankāhı’nda hizmet ettikten sonra Ahmed Gazzî Dergâhı postnişini olan; Osman Şems Efendi’den icâzet alan Eşrefî-Kādirî şeyhi ve ta‘lik hattatıdır. Kayıt, Ali Sırrî Efendi’in hayat güzergâhındaki bu yapıyla ilişkisini izlemek üzere kişi dosyasına bağlanmıştır.İstanbul · TürkiyeAyasofya Camii — Ali Sırrî’nin cenaze namazıAli Sırrî’nin cenaze namazı 1904’te Ayasofya Camii’nde kılındı; ardından naaşı Üsküdar’a geçirildi. Yapıyla ilişkili kişi Ali Sırrî Efendi (ö. 28 Safer 1322/30 Nisan 1904), Bursa İncirli Dergâhı ve İznik Eşrefiyye Hankāhı’nda hizmet ettikten sonra Ahmed Gazzî Dergâhı postnişini olan; Osman Şems Efendi’den icâzet alan Eşrefî-Kādirî şeyhi ve ta‘lik hattatıdır. Kayıt, Ali Sırrî Efendi’in hayat güzergâhındaki bu yapıyla ilişkisini izlemek üzere kişi dosyasına bağlanmıştır.İstanbul · TürkiyeOsman Şems Efendi Türbesi — Ali Sırrî’nin kabriAli Sırrî, Üsküdar’da mürşidi Osman Şems Efendi’nin kabri yanına defnedildi. Yapıyla ilişkili kişi Ali Sırrî Efendi (ö. 28 Safer 1322/30 Nisan 1904), Bursa İncirli Dergâhı ve İznik Eşrefiyye Hankāhı’nda hizmet ettikten sonra Ahmed Gazzî Dergâhı postnişini olan; Osman Şems Efendi’den icâzet alan Eşrefî-Kādirî şeyhi ve ta‘lik hattatıdır. Kayıt, Ali Sırrî Efendi’in hayat güzergâhındaki bu yapıyla ilişkisini izlemek üzere kişi dosyasına bağlanmıştır.

Bu dosyada izlenebilen kaynaklar

Bu liste biyografi, ilişki, anlatı ve mekân kayıtlarında açıkça taşınan kaynak künyelerini bir araya getirir. Paragraf düzeyinde kaynağı belirlenmemiş iddialara sonradan dipnot uydurulmaz.

  1. [1]Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ, c. I, s. 69-70; Yâdigâr-ı Şemsî’den nakledilen Ali Sırrî tercüme-i hâli
Ortak kaynak kataloğunu aç →