HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Meşrutiyet devrindeki faaliyetleri
Mustafa Safvet Efendi, II. Meşrutiyet’in ilânından sonra Urfa mebusu oldu. Aynı dönemde Tasavvuf adlı süreli yayını çıkararak dönemin şeyh, âlim ve yazarlarının tasavvuf tarihi, tarikat âdâbı ve güncel tartışmalar hakkındaki yazılarını yayımladı.
Olanlar Dergâhı
Aksaray’daki Olanlar Dergâhı meşîhati kendisine verildi. Ancak önceki şeyhin ailesiyle dergâhın idaresi hakkında anlaşmazlık çıkınca bu görevden ayrıldı. Ana irşad aidiyeti kaynakta Kādiriyye olarak belirtilir; eski kayıttaki Halvetiyye ana etiketi düzeltilmiştir.
Meşîhat Dairesi
Bâb-ı Meşîhat bünyesindeki Tedkīk-i Mesâhif ve Müellefât-ı Şer‘iyye heyetinde bir süre reislik yaptı. Bu görev, dinî yayınların incelenmesi ve basım izni süreçleriyle ilgiliydi.
Tasavvufun Zaferleri
İzmirli İsmail Hakkı’nın tasavvuf ve tasavvufî eserler hakkındaki eleştirilerine cevap olarak kaleme aldığı yazıları 1343/1924’te Tasavvufun Zaferleri adıyla yayımladı. Eser, onun zâhirî ilimler yanında tasavvuf literatürüne vukufunu gösteren başlıca metnidir.
Kaynak sınırı
Hüseyin Vassâf onun son dönemde tekkelerin aleyhinde faaliyet gösterdiğine dair bir rivayet aktarır; belge göstermeyen bu iddia tarihî hüküm olarak benimsenmemiştir. Eski dosyanın devamındaki Şah Sultan Dergâhı ve postnişin listesi Mustafa Safvet’in biyografisi değildir ve ayrılmıştır.
Tahsili ve memuriyetleri
Urfa'nın Hacıgazi mahallesinde doğdu. Babası aslen Musul'un Erbil kazasından Şeyh Abdülkadir Efendi, annesi Zehra Hanım'dır. İlk öğrenimini Urfa'da yaptı; ardından Mısır'a gidip Ezher Üniversitesi'nde dört yıl Arapça okudu ve dönüşünde Urfa müftüsü Hacı Abdüllatif Efendi'den icâzet aldı.
Ağustos 1902'de Urfa İdâdîsi Farsça ve ahlâk dersleri muallimliğine tayin edildi; 1908'de Urfa Bidâyet Mahkemesi üyeliğinde bulundu. II. Meşrutiyet döneminde yapılan üç seçimde de (1908, 1912, 1913) Urfa'dan mebus seçildi. Üçüncü dönem seçimlerinde meclis dışı kaldı.
İzmirli İsmail Hakkı ile hadislerin sıhhati tartışması
Tedkîk-i Mesâhif-i Şerîf ve Müellefât-ı Şer'iyye Meclisi reisi olarak, Dârü'l-hikmeti'l-İslâmiyye reisi İzmirli İsmail Hakkı ile tasavvuf kitaplarındaki hadislerin sıhhati konusunda bir tartışmaya girdi. İzmirli, Cerîde-i İlmiyye'de Gazzâlî'ye dair bir makalesinde ahlâk ve tasavvuf kitaplarında hadis diye zikredilen sözlerin hadis değil büyüklerin ve mutasavvıfların sözleri olduğunu ileri sürmüş, Gazzâlî'nin bir eserinde geçen "İnsanlar uykudadır, ölünce uyanırlar" rivayetini örnek vermişti.
Saffet Efendi'nin "İstîzan" başlığıyla başında bulunduğu kurum adına yazdığı cevap tartışmayı başlatmış, tartışma kurumlar arası resmî yazışmalar şeklinde devam etmiştir. Bu yazışmaların kaydedildiği Ahlâk ve Tasavvuf Kitaplarındaki Ahâdis Hakkında Dârü'l-Hikme ve Tetkîk-i Müellefât Arasındaki Münâkaşât-ı İlmiyye başlıklı 106 varaklık defter (Süleymaniye Ktp., Yazma Bağışlar, nr. 537) daha sonra yayımlanmıştır.