HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Talebânî ailesi ve tahsili
1212/1797'de Kerkük'te doğdu. Tâlebânî nisbesi, ailesinin Kerkük'e bağlı Talebân köyündeki yerleşimine dayanır. Babası Şeyh Ahmed, dedesi Molla Mahmud Zengenî'dir. İlk tahsilini Kerkük'te tamamladı; Süleymaniyeli Kâk Ahmed'in ardından Bağdat'ta Şeyh Rûzbihânî'den ilmî icazet aldı.
Kādirî terbiyesi ve Hâlisiyye
Tarikat terbiyesini babası Şeyh Ahmed et-Tâlebânî'nin dergâhında aldı. Kādirî evrâdını kelime-i tevhid ve ism-i Celâl üzerinde yoğunlaştıran tertibi, sonraki kaynaklarda Hâlisiyye adıyla anılan şubenin teşekkülü olarak açıklanır. Kerkük'teki tekke ve medreseyi irşad, ilim, misafir ağırlama ve ihtiyaç sahiplerine yemek ulaştırma merkezi hâline getirdi.
Kerkük, Bağdat ve Anadolu ağı
Bağdat'taki Abdülkādir Geylânî Hankahı'nda devrân idare ettiği; Sivas'a Nûr Ali Baba'yı, Urfa'ya uzanan hatta ise halifeleri aracılığıyla Dede Osman Avni Baba çevresini yönlendirdiği aktarılır. Oğulları ve halifeleri Irak'ta; halife ağları Sivas, Urfa, Harput ve Yukarı Fırat'ta Hâlisî irşadı sürdürdü.
Şiir ve eserleri
Türkçe ve Farsça şiirlerinde Hâlis mahlasını kullandı. Kitâbü'l-Meârif fî Şerh-i Mesnevî-i Şerîf, Mesnevî'nin ilk on sekiz beytine Farsça manzum şerhtir. Şiirleriyle birlikte basılan Dîvânı ilâhî aşk ve Kādirî irşad dilini taşır. Abdülkādir Geylânî menkıbelerini konu alan Behcetü'l-esrârı Türkçeye çevirdi.
Vefat tarihi ihtilafı
Akademik çalışmalar 1275/1858'i esas alır. Sefîne aynı hicrî yılı 1859'a çevirir ve altmış üç yıl yaşadığını kaydeder. Üst künyede 1858 kullanılmış, 1859 kaydı kaynak ihtilafı olarak korunmuştur. Kerkük'teki hankahında bulunan kabri ziyaretgâh olarak anılır.
