HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Hayatı, irşadı ve eserleri
İsmâîl-i Rûmî hazretleri hulefâsından olup, Bursa’da neşr-i feyz etmiştir. Rumeli’nin
Usturumca kasabasından neş’etle, tahsîl-i ulûmdan sonra İstanbul’a gelmiş, Kâdirî-hâne’de
İsmâîl-i Rûmî hazretlerine mülâkî olmuştur. İntisâb ve ikmâl-i sülûk ile Bursa’ya i’zâm
kılınmıştı. Harâb ve mezbele-gâh olmuş Ali Paşa Hamamı’nı tathîr ve ta’mîr ve dergâh
hâline kalb ile, 1037 senesi Zi’l-ka’desinin evâilinde (Temmuz 1628), cânib-i vakfdan
iştirâ edip, 1038 senesi Saferi nihâyetinde (Ekim 1628) bir Perşembe günü, İznik’de kâin
Asitâne-i Eşrefiyye seccâde-nişîni Sırrı Ali Efendi hazretleri ve Bursa kadısı Ahî-zâde
Hüseyin Efendi ve sâir ulemâ ve meşâyıh-ı urefâ huzûruyla resm-i güşâdını icrâ eylemiştir.
Yâdigâr-ı Şems’de şu ibâreyi gördüm: “Himmet-i erenlerle, böyle bir mezbele, zâviye-i dil-güşâya kalb olunup, şeyh-i mûmaileyh âyîn-i tarîkat-ı aliyyeyi icrâ ve âlûde-i çirk-i isyân olan ebdân-ı sâlikânı, sâbûn-ı himmet ve âb-ı istiğfâr ile vesah-ı mâ-sivâdan pâk etmeğe i'tinâ eylemiş, 1051/ (1641) târîhinde ta’na-i tâûn ile târik-i âlem-i fenâ ve âzim-i semt-i bakâ ve zâviye-i mezbûre mihrâbı önünde vedîa-i rahmet-i Hudâ olmuştur.”
Mûmâileyh, zühd ü salâh ile meşhûr, sâfî-i’tikâd bir zât imiş. “Hamam”, nâm-ı
dîger, “İsmâîl-i Rûmî Dergâhı” nâmını alan bu dergâh-ı şerîf, zamânımıza kadar
ma’mûrluğunu muhâfaza edegelmiştir. Gelen giden meşâyıhın tercüme-i hâli, Yâdigâr-ı
Şems’de muharrerdir.
GANİYYE-İ KÂDİRİYYE