ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
37 sonuç · “Nazm”
01Nazmî Hasan Dede
Nazmî Hasan Dede (ö. 1125/1713), Saraybosna'dan yetişip Kahire Mevlevîhânesi'nde postnişinlik ve vâizlik yapan, Nazmî mahlasıyla şiir söyleyen Mevlevî şeyhidir.
Nazmî Mehmed Efendi
Nazmî Mehmed Efendi (1032-1112/1622-1701), Abdülehad Nûrî'nin yanında yedi tavrı tamamlayıp hilâfet alan; Yavaşca Mehmed Ağa Zâviyesi ve Vâlide Sultan Camii'nde hizmet eden Halvetî şeyh ve şairdir.
Nazmîzâde Seyyid Murtazâ Efendi
Nazmîzâde Seyyid Murtazâ Efendi (ö. 1136/1723), Gülşen-i Hulefâ ve Bağdat evliyâsına dair tezkiresiyle şehrin Osmanlı dönemi hafızasını koruyan tarihçi ve mütercimdir.
Nazmîzâde Şeyh Abdurrahman Refî‘â Efendi
Nazmîzâde Şeyh Abdurrahman Refî‘â Efendi (ö. 13 Receb 1132/21 Mayıs 1720), babası Nazmî Mehmed Efendi’den Halvetî terbiyesi alan; Yavaşça Mehmed Ağa Zâviyesi ile Bayezid Camii kürsüsünde hizmet veren vaiz, şeyh ve ilâhi şairidir.
Hüseyin Azmî Dede
Hüseyin Azmî Dede (1815 – 1892); XIX. yüzyıl Mevlevî şeyhi ve müellif. Dokuz yaşında başladığı meşihat vazifesini ömrünün sonuna kadar sürdürmüş ; kelâm, fıkıh, tasavvuf ve dinler tarihi sahalarında eser vermiştir. Sâz u Terâneye Dâir risâlesinde mûsikinin cevazını savunur.
Nahîfî Süleyman Efendi
Süleyman Nahîfî, Mevlânâ'nın Mesnevî'sini Türkçeye nazmen tercüme eden büyük çalışması, divanı, na‘t ve hilyeleriyle XVIII. yüzyıl dinî-tasavvufî edebiyatının önemli ismidir.
Pârepârezâde Ahmed Efendi
Pârepârezâde Ahmed Efendi (ö. 968/1560-61), Bursa doğumlu; adalet ve kanaat anlayışıyla tanınan kadı, şair ve manzum Osmanlı tarihi müellifidir.
Remzîzâde İlmî Mehmed Efendi
Remzîzâde İlmî Mehmed Efendi (ö. 1006/1597-98), Sahn, Ayasofya ve Süleymaniye medreselerinde görev yapmış; feraiz konularını nazmetmiş Osmanlı âlim ve şairidir.
Sadrî Seyyid Mehmed Efendi
Sadrî Seyyid Mehmed Efendi (ö. 1707), Bağdat'tan İstanbul'a gelip Şeyh Nazmî Mehmed Efendi'ye intisap eden; Mihalıç'taki Bülbül Hatun Zâviyesi'nde irşad ve vaaz hizmeti yürüten Halvetî şeyhi ve şairdir.
Şeyh Ahmed Vahdi Efendi
Ahmed Vahdî Efendi (ö. 1114/1702), Yenikapı içindeki Mi‘mar Tekkesi’nin şeyhi, Şeyh Nazmî Efendi’nin halifesi ve ilâhileri bulunan sûfî şairdir.
Şeyh Muhammed Nazmi Efendi
Muhammed Nazmî Efendi (ö. 1701), Abdülmecid Sivâsî'nin terbiyesine giren, sülûkünü Abdülehad Nûrî ile tamamlayan ve İstanbul'da uzun yıllar vaaz ve irşad hizmeti veren Halvetî şeyhidir.
nazmüT-Kur'ân
[A Kur’ân-ı Kerîm’in söz ve anla gücü ile tertip bakımından b biriyle sıkı bir bağ ve düz oluşturduğu konusunu ince yen bilim dalı ve bu konuda leme alınan eserler için kulla lan ortak ad
Nazm
Kelimeleri inci gibi yanyana dizmek. Kur'ân-ı kerîmin kelimeleri Arabîdir. Fakat bu kelimeleri yanyana nazmeden Allahü teâlâdır. Bu kelimeler insan nazmı değildir. Muhammed aleyhisselâm Allahü teâlâ tarafından mübârek kalbine bildirilen şeyleri, Arabça olarak da anlatmış değildir. Bu Arabî kelimeler, Allahü teâlâ tarafından nazmedilmiş olarak âyetler hâlinde gelmiştir. Cebrâil aleyhisselâm ismindeki bir melek bu âyetleri, bu kelimelerle ve bu harflerle okumuş, Muhammed aleyhisselâm da mübârek kulakları ile işiterek ezberlemiş ve hemen Eshâbına (arkadaşlarına) okumuştur. (Zerkânî) Şiirler birer nazmdır. Her şâirin nazm yapma kâbiliyeti başkadır. Kur'ân-ı kerîmin nazmı, hiçbir insan sözüne benzemiyor. Kur'ân-ı kerîmin insan sözü olmadığı tecrübe ile de isbât edilmiştir. (Seyyid Abdülhakîm Arvâsî)
Nazm-I İlâhî
Allahü taâlâ tarafından yanyana dizilen mübârek sözler, Kur'ân-ı kerîm. Kur'ân-ı kerîm nazm-ı ilâhîdir, Arabçadır. Bu arabî kelimeler, Allahü teâlâ tarafından nazmedilmiş olarak âyetler hâlinde gelmiştir. (Zerkânî)
Kulaksız Mezarlığı
İstanbul, Kasımpaşa · Türkiye · Nisan 1615'te vefat edip defnedildiği mezarlık. İlişkili kişi dosyası İdrîs-i Muhtefî : İdrîs-i Muhtefî (1534–1615), asıl adı Hacı Ali Bey olan; Hüsâmeddin Ankaravî ve Seyyid Osman Hâşimî’nin terbiyesinde yetişerek İstanbul Bayramî-Melâmîliğinin gizlilik dönemine yön veren şeyhtir.
Şemsî Dergâhı
Sivas · Türkiye · Sivas valisi Hasan Paşa'nın yaptırdığı cami ile tekkenin imamlık ve şeyhliğini üstlenmesi için Şemseddin Sivâsî davet edilmiş, o da bu davet üzerine Sivas'a gelip yerleşmiş ve vefatına kadar burada hizmet etmiştir. Tekke sonraki yüzyıllarda Şemsî Dergâhı adıyla anılmış, soyundan gelenler burada postnişinlik yapmıştır.
Bağdat
Bağdat · Irak · Nazmîzâde'nin doğduğu, medrese tahsilini tamamladığı, Osmanlı valilerinin maiyetinde çeşitli hizmetlerde bulunup hazinede rûznâmçe halifeliğine kadar yükseldiği ve vefat ettiği şehir. Eserlerinin çoğu da bu şehrin etrafında döner: Gülşen-i Hulefâ Bağdat'ın kuruluşundan 1130'a (1718) kadarki tarihini, Tezkire-i Evliyâ-i Bağdâd ise şehirde ve civarında medfun evliyanın hâl tercümelerini anlatır. Mehmed Süreyyâ onun İstanbul'a geldiğini kaydederse de bu bilgi diğer kaynaklarda yer almaz.
Kocamustafapaşa
İstanbul · Türkiye · Kaynak: “1032 (1622) yılında İstanbul Kocamustafapaşa'da doğdu.” Aslen Trabzonlu olan babası Rüstemzâde Ramazan Efendi İstanbul'un zengin tüccarlarındandı. Semt içindeki tam konum kaynakta verilmediği için koordinat boş bırakılmıştır.
Zile
Zile (Tokat) · Türkiye · Abdülmecid Sivâsî 971’de (1563) Zile’de doğdu. Babası Muharrem Efendi, Horasan’dan gelip Zile’ye yerleşen Muhammed b. Hacı İlyas Halvetî’nin dört oğlunun en büyüğüdür; ilk tahsilini Halvetî meşâyihinden Abdülmecid Şirvânî’nin halifesi olan babasından almıştır.
Koğacı Dede Mescidi Hazîresi
İstanbul · Türkiye · 1006 yılında vefat edince defnedildiği hazîre. İlişkili kişi dosyası Remzîzâde İlmî Mehmed Efendi : Remzîzâde İlmî Mehmed Efendi (ö. 1006/1597-98), Sahn, Ayasofya ve Süleymaniye medreselerinde görev yapmış; feraiz konularını nazmetmiş Osmanlı âlim ve şairidir.
Şemseddin Sivâsî Türbesi, Meydan Camii hazîresi
Sivas · Türkiye · Rebîülevvel 1006'da (Ekim 1597) vefat edip defnedildiği yer; Sivas Valisi Hasan Paşa'nın yaptırdığı ve kendisinin vâizlik ettiği Meydan Camii'nin (Yenicami) hazîresidir. Türbe ölümünden üç yıl sonra inşa edilmiştir ve şehrin önemli ziyaretgâhlarındandır. Konum yaklaşıktır.
Ümmî Sinan Camii ve Türbesi
Elmalı, Antalya · Türkiye · Doğduğu, irşad ettiği ve defnedildiği yer. Vakıf defterlerinde “Şeyh Ümmî Sinan Camii”, Evliya Çelebi'de “Ümmî Sinan Efendi Camii” olarak geçer. 1926'da yıkılan yapı 1959'da yeniden inşa edilmiştir. İlişkili kişi dosyası Ümmî Sinân : Ümmî Sinân (ö. 1657), Elmalı merkezli Halvetî şeyhi; Niyâzî-i Mısrî, Muslihuddin Mustafa Uşşâkī, Çavdaroğlu Müftî Derviş ve Eroğlu Nûrî gibi isimlerin yetiştiği irşad çevresinin merkez şahsiyetidir.
Uşak
Uşak · Türkiye · Niyâzî-i Mısrî'nin kendisine intisap ettiği yer; birlikte buradan Elmalı'ya gittiler. Halifelerinden Ahmed Matlaî de Uşaklıdır. İlişkili kişi dosyası Ümmî Sinân : Ümmî Sinân (ö. 1657), Elmalı merkezli Halvetî şeyhi; Niyâzî-i Mısrî, Muslihuddin Mustafa Uşşâkī, Çavdaroğlu Müftî Derviş ve Eroğlu Nûrî gibi isimlerin yetiştiği irşad çevresinin merkez şahsiyetidir.
Vâlide-i Atîk Şâbânî Dergâhı
İstanbul · Türkiye · Üsküdar'daki bu Şâbânî dergâhının şeyhliğine, kendisinden sonra damadı Ahmed Nazmi Efendi getirilmiştir; kendisinden feyiz alan Seyyid Mahmud Celâleddin Efendi de burada postnişin olmuş ve 1919'da Vird-i Yahyâ'yı okurken vefat etmiştir.
Tırhala
Trikala · Yunanistan · 941 (1534) civarında doğduğu şehir; fakir bir ailenin çocuğuydu. İlişkili kişi dosyası İdrîs-i Muhtefî : İdrîs-i Muhtefî (1534–1615), asıl adı Hacı Ali Bey olan; Hüsâmeddin Ankaravî ve Seyyid Osman Hâşimî’nin terbiyesinde yetişerek İstanbul Bayramî-Melâmîliğinin gizlilik dönemine yön veren şeyhtir.
Yenikapı Mevlevîhânesi
İstanbul · Türkiye · Kaynak: mevlevîhâne şeyhleri Subûhî Ahmed Dede ile el-Hâc Ahmed Dede'den dinî ilimleri öğrendi ve on sekiz yaşlarında iken buraya devam etmeye başladı. Halvetiyye'ye intisabı da buradaki dervişlerden Şeyhzâde Mehmed'in tavsiyesiyle olmuştur.
Abdurrahman Hâlis Kerkükî'nin Eserleri
Dîvân, Mesnevî şerhi ve Behcetü'l-Esrâr tercümesi. Tezin ilgili bölümlerinden hareketle hazırlanmış özgün editoryal inceleme.
SÛFİLERİN AHLÂKI
Avârifü’l-Maârif · 30. bölüm · 1-TEVÂZU. Sûfilerin en güzel ahlâkı Tevâzudur. Kul, tevâzu elbisesinden daha güzel bir elbise giymemiştir. Tevâzu ve hikmet hâzinesine sahip olan bir kimse, herkes onu nasıl görüyo
HALLERE DÂİR TASAVVÛFÎ ISTILAHLAR
Avârifü’l-Maârif · 62. bölüm · Şeyh Muhammed b. Abdülbâkî bize, Câbir’den (r.a) rivâyetle, Rasûlullah’ın (a.s) şöyle buyurduğunu haber verdi: “Muhakkak takvâya sarılmak, sana, bildiğinin yanında bilmediğini de ö
Sayfalar 17–24
Muzaffer Ozak Külliyatı · Inned-diyne indallâh-il-islâm Al-i-Imran: 19 Allah katında makbul olan din, Islâmdır. Yüz suhuf, dört kitap, Hazret-i Adem'den beri gelen bütün Enbiyânın talimini ve neş'esini, kul
Sayfalar 41–47
Muzaffer Ozak Külliyatı · Esteizü billâh: « Ve yetûfu aleyhim vildanün muhalledüne iza reeytehüm hasibtehüm lü'lüen men süra» sadakallahulaziym. Insan sûresi: 19-20 Meâli şerifi: «Cennet ehlinin etrafında h
Sayfalar 57–65
Muzaffer Ozak Külliyatı · İRŞAD ONIKINCİ DERS MÜNDERECAT: Ramazana ait mev'ize, âyeti kerime ve hadisi şerifler, meâlleri ile; Oruç ve teravihin faziletiyle verilen ilâhi ecirler ve insanlara ibret verecek
Sayfalar 106–113
Muzaffer Ozak Külliyatı · — Bu harfler, müteşâbihattandır.. Bunları öğrenmek sana lâzım değildir, buyurarak tefsir ve tafsil etmek istememişler. Hz. Huzeyfe't-ül-Yemani, bu zata sormuşlar: - Sen, bu harfler
Sayfalar 216–224
Muzaffer Ozak Külliyatı · gazabından kim kurtarabilir? Bize ikram edersen, bu ikramına kim mâni olabilir? Ya Hannan! Ya Mennan! Ya Deyyan! Ya Sübhan! Ya Kadimel-Gufran ve Ya Kadimel Ihsan! Bize lutfun ile m
Sayfalar 300–309
Muzaffer Ozak Külliyatı · likidir, her şeye gücü yeter, diledigini kahreder, dilediginin günahiarını yarlıgayıp bağışlar, ayıplarını ve günahlarını örter. Şehadet ederiz ki, Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa s
Sayfalar 445–452
Muzaffer Ozak Külliyatı · isyan ve günahlarından ötürü taraf-ı ilâhiden derhal azap inmemesi veya yok edilmemeleri, yahut Israil oğulları gibi yüzlerinin ve şekillerinin değiştirilerek herhangi bir hayvan s
Sayfalar 546–552
Muzaffer Ozak Külliyatı · caları oğullarının oğulları, Hz. Hasan'ın çocukları, Hz. Hüseyin efendimizin Zeynel-âbidin'den gayri kundaktaki yavrularına kadar hepsi şehit edildi. Ehl-i beytin hanımları, o nazl