HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Bağdat'tan İstanbul'a
Seyyid Mehmed Efendi Bağdat'ta yetişti ve İstanbul'a göç etti. Tasavvuf yoluna yönelerek Halvetiyye şeyhlerinden Şeyh Nazmî Mehmed Efendi'ye intisap etti; onun yanında tarikat terbiyesini tamamladı.
Mihalıç hilâfeti
Şeyhi tarafından Mihalıç'a halife gönderildi ve Bülbül Hatun Zâviyesi kendisine verildi. Burada vaaz, nasihat ve irşad hizmetiyle tanındı.
Edirne'de padişah huzurunda vaaz
II. Mustafa devrinin sonlarında Edirne'ye geldi. Tunca kıyısındaki Süleymaniye Camii'nde verdiği cuma vaazını padişah dinledi; vaazı beğenilince hatt-ı hümâyunla “vâiz-i sultânî” tayin edildi. Bu kayıt, tekke vaazının saray tarafından görünür hâle geldiği bir kurumsal temas örneğidir.
Zâviyeye dönüş ve vefat
1115/1703-04 sonlarında Mihalıç'taki zâviyesine döndü. Receb 1119/Eylül-Ekim 1707'de vefat etti. Zâviye görevi Câcânî Ahmed Efendi'ye verildi.
Sadrî mahlası
Kaynak onu şiire aşina, ince söyleyişli bir şair olarak tanıtır ve Sadrî mahlasıyla dört beyitlik bir gazelini aktarır. Bu şahsiyet, aynı adı taşıyan seyyid ve şeyhlerden Mihalıç, Bülbül Hatun Zâviyesi ve Şeyh Nazmî bağıyla ayrılır.
