Ara
Menü

Sadrî Seyyid Mehmed Efendi

Sadrî Seyyid Mehmed Efendi (ö. 1707), Bağdat'tan İstanbul'a gelip Şeyh Nazmî Mehmed Efendi'ye intisap eden; Mihalıç'taki Bülbül Hatun Zâviyesi'nde irşad ve vaaz hizmeti yürüten Halvetî şeyhi ve şairdir.

Vefat
1707
Unvan
Halvetî şeyhi, Mihalıç Bülbül Hatun Zâviyesi postnişini ve şair

Bağdat'tan İstanbul'a

Seyyid Mehmed Efendi Bağdat'ta yetişti ve İstanbul'a göç etti. Tasavvuf yoluna yönelerek Halvetiyye şeyhlerinden Şeyh Nazmî Mehmed Efendi'ye intisap etti; onun yanında tarikat terbiyesini tamamladı.

Mihalıç hilâfeti

Şeyhi tarafından Mihalıç'a halife gönderildi ve Bülbül Hatun Zâviyesi kendisine verildi. Burada vaaz, nasihat ve irşad hizmetiyle tanındı.

Edirne'de padişah huzurunda vaaz

II. Mustafa devrinin sonlarında Edirne'ye geldi. Tunca kıyısındaki Süleymaniye Camii'nde verdiği cuma vaazını padişah dinledi; vaazı beğenilince hatt-ı hümâyunla “vâiz-i sultânî” tayin edildi. Bu kayıt, tekke vaazının saray tarafından görünür hâle geldiği bir kurumsal temas örneğidir.

Zâviyeye dönüş ve vefat

1115/1703-04 sonlarında Mihalıç'taki zâviyesine döndü. Receb 1119/Eylül-Ekim 1707'de vefat etti. Zâviye görevi Câcânî Ahmed Efendi'ye verildi.

Sadrî mahlası

Kaynak onu şiire aşina, ince söyleyişli bir şair olarak tanıtır ve Sadrî mahlasıyla dört beyitlik bir gazelini aktarır. Bu şahsiyet, aynı adı taşıyan seyyid ve şeyhlerden Mihalıç, Bülbül Hatun Zâviyesi ve Şeyh Nazmî bağıyla ayrılır.

Halvetiyye-Uşşâkıyye tâc-ı şerifi
BAĞLI YOLUN MADDÎ HAFIZASIHalvetiyye-Uşşâkıyye tâc-ı şerifi

Yeşil kubbeli, dört terkli ve yirmi dallı tâc. Kubbe merkezinde beyaz düğme, lengerinde siyah destar ve üstten sarkıtılmış taylasan bulunur.

Ağ ve yol

Eserleri ve metinleri

İlk 1 kayıt gösteriliyor

MENKIBE · GELENEK İÇİ

Kemân ebrûlarından tîr-i gamzen aralandırma

Vekāyi‘u’l-Fuzalâ, Sadrî mahlasıyla dört beyitlik bir gazeli korur.

Metni gösterMetni daralt

Kemân ebrûlarından tîr-i gamzen aralandırma
Hedefâsâ kulûb-ı ehl-i aşkı yaralandırma

Dil-i mir’ât-ı âşık rîze-i elmâs olur bir gün
Sakın ey bî-vefâ seng-i sitemle pârelendirme

Devâ me’mûl-i la‘l-i hokka-i lutfun iken âlem
Tabîbim haste-i hicrânını bî-çârelendirme

Ne mümkün sayd-ı tanzîr-i hümâ-yı nazm-ı âlî-câh
Meded şâhîn-i tab‘ın Sadrîyâ âvârelendirme

Bu anlatı gelenek hafızasına aittir; doğrulanabilir tarihî olayla aynı kesinlikte sunulmaz. Kaynak: Şeyhî Mehmed Efendi, Vekāyi‘u’l-Fuzalâ, c. 3, s. 2715-2721.