Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

33 sonuç · “Meyl

01
Şahsiyet

Ebüssuûdzâde Pîr Mehmed Çelebi (Meylî)

Ebüssuûdzâde Pîr Mehmed Çelebi (931/1524-25–971/1563-64), Meylî mahlasıyla Türkçe, Arapça ve özellikle Farsça şiirler söyleyen; Muhyiddin Fenârî’den mülâzemet alan, İstanbul medreselerinden Şam ve Halep kadılıklarına yükselen Osmanlı âlimidir.

02
Sözlük

Allah

Lafza-i celal, ism-i azam, yani Yüce Yaratıcı'nın en büyük ve en muazzam ismi. 2. Ma‘bûd bi'l-hak, mutlak ilah. Haklı ve meşru olarak yalnızca O'na kulluk edilip tapıldığından el-Ma‘bûd bi'l-hak, yani hakiki ve yegâne Mâbud denilmiştir O'na. O'ndan başkasına edilen ibadetlerin hiçbir değeri yoktur; gerçek anlamda buna ibadet denmez. Ayrıca başka şeylere yapılan ibadetler eninde sonunda Hakk’a gider; insan bilmeden başka şeylerin şahsında ve suretinde Hakk’a ibadet etmiş olur; ama bu başka şeyler ibadete ehil ve müstahak olmadıkları için ibadet Hakk’a gider, yani esas mahalline döner. 3. Bütün esma-i hüsnanın anlamlarını kendinde toplayan hak ilahın ismi. 4. Gerek ilim ve ayn mertebesinta 00000 / Allah sevgisi de, gerekse fiiller ve eserler mertebesinde (hazretinde) tüm zat sıfatlarını ve kemal vasıflarını kendinde toplayan, varlığı zorunlu zatın ismi. 5. Tüm ilâhî sıfat, isim ve fiilleri içeren Yüce Yaratıcı'nın en kapsamlı ismi. Arapça yazılışında Allah kelimesinde dört harf vardır: elif, (iki) lâm, ha. Elif alınacak olursa Lillâh (Hak için), birinci lâm alınacak olursa Lehâ (O'nun için), ikinci lâm da alınacak olsa Hü (O) kalır. Kısacası Allah kelimesinde her harfin bir anlamı vardır. Elif Hakk'ın zatına, birinci lâm aklın suretine, ikinci lâm ruhun suretine, he nefsin suretine işaret eder. Allah kelimesindeki harflerin ebced hesabıyla sayı değeri 66’dır. “Altmışaltıya bağlamak” deyimi, işi Allah’a havale etmektir. Bkz. Lale. Ta'rife gitmemektir evlâ Ta'rife gelir mi hiç Mevlâ M. Nâci Allah adamı Merd-i hüda; ricalü'llah'tan, ehlü'llah'tan ve evliyau'llah'tan olan kimse; hak dostu, ermiş, kötülüklerden arınıp saf (saf-derun) hale gelmiş, süfli hislerden temizlenmiş samimi insan, hakeren. | Allah kafi (,3 (الله كا “Kuluna Allah kâfi değil mi?” “Hasbünâllâhü ve ni'mel-vekil” (Allah bize kâfi, O ne güzel bir vekildir). Ehl-i tevhid olmak isteyen sivâ'ya meyli kes Aç gözün merdâne bak: Allah bes baki heves! Aziz Mahmud Hudâi Buradaki bes (kâfi) kelimesi b ve s harflerinden oluşur. B, Besmele'nin başındaki harftir; s Nâs Süresi'nin sonundaki harftir. Kur’ân b harfiyle ile başlar, s harfiyle sona erer. “Bes,” “Kur’ân sana yeter” demektir. “Allah bes, mâsivâ heves, ve'n-katanın.” Allah korkusu Havfu'llâh, haşyetu'llâh, mehafetu'llâh. “Hikmetin başı Allah korkusudur.” İnsan ya ‘Allah beni cehenneme gönderir, diye veya 'cennete girmekten mahrum olurum” ya da 'Allah'ın gazabına uğrarım" veyahut da “Allah'ın rızasına uygun düşmeyen bir iş yapmama serefinden ve faziletinden yoksun olurum, diye O'ndan korkar. Bkz. Havf, Heybet. Allah sevgisi Mahabbetu'llâh, hubb-i ilâhî. 1. Kulun Allah'ı sevmesi. 2. Allah'ın kulunu sevmesi. “Onlar O'nu sever, O da onları sever.” Allah'ı seven O'na itaat eder, yüce huzurunda boyun eğer. O'na boyun eğen O'nun tarafından sevilir; Allah'ın sevgili kulu, yani veli olur; sever ve sevilir, Allah kulun, kul da Allah'ın sevgilisidir. Allah'ı seven Allah'ın sevdiklerini de sever, Yaratan'dan ötürü yaratı- Amâ Ma‘bûd bi'l-hak, mutlak ilah. Haklı ve meşru olarak yalnızca O'na kulluk edilip tapıldığından el-Ma‘bûd bi'l-hak, yani hakiki ve yegâne Mâbud denilmiştir O'na. O'ndan başkasına edilen ibadetlerin hiçbir değeri yoktur; gerçek anlamda buna ibadet denmez. Ayrıca başka şeylere yapılan ibadetler eninde sonunda Hakk’a gider; insan bilmeden başka şeylerin şahsında ve suretinde Hakk’a ibadet etmiş olur; ama bu başka şeyler ibadete ehil ve müstahak olmadıkları için ibadet Hakk’a gider, yani esas mahalline döner. 3. Bütün esma-i hüsnanın anlamlarını kendinde toplayan hak ilahın ismi. 4. Gerek ilim ve ayn mertebesinta 00000 / Allah sevgisi de, gerekse fiiller ve eserler mertebesinde (hazretinde) tüm zat sıfatlarını ve kemal vasıflarını kendinde toplayan, varlığı zorunlu zatın ismi. 5. Tüm ilâhî sıfat, isim ve fiilleri içeren Yüce Yaratıcı'nın en kapsamlı ismi. Arapça yazılışında Allah kelimesinde dört harf vardır: elif, (iki) lâm, ha. Elif alınacak olursa Lillâh (Hak için), birinci lâm alınacak olursa Lehâ (O'nun için), ikinci lâm da alınacak olsa Hü (O) kalır. Kısacası Allah kelimesinde her harfin bir anlamı vardır. Elif Hakk'ın zatına, birinci lâm aklın suretine, ikinci lâm ruhun suretine, he nefsin suretine işaret eder. Allah kelimesindeki harflerin ebced hesabıyla sayı değeri 66’dır. “Altmışaltıya bağlamak” deyimi, işi Allah’a havale etmektir. Bkz. Lale. Ta'rife gitmemektir evlâ Ta'rife gelir mi hiç Mevlâ M. Nâci Allah adamı Merd-i hüda; ricalü'llah'tan, ehlü'llah'tan ve evliyau'llah'tan olan kimse; hak dostu, ermiş, kötülüklerden arınıp saf (saf-derun) hale gelmiş, süfli hislerden temizlenmiş samimi insan, hakeren. | Allah kafi (,3 (الله كا “Kuluna Allah kâfi değil mi?” “Hasbünâllâhü ve ni'mel-vekil” (Allah bize kâfi, O ne güzel bir vekildir). Ehl-i tevhid olmak isteyen sivâ'ya meyli kes Aç gözün merdâne bak: Allah bes baki heves! Aziz Mahmud Hudâi Buradaki bes (kâfi) kelimesi b ve s harflerinden oluşur. B, Besmele'nin başındaki harftir; s Nâs Süresi'nin sonundaki harftir. Kur’ân b harfiyle ile başlar, s harfiyle sona erer. “Bes,” “Kur’ân sana yeter” demektir. “Allah bes, mâsivâ heves, ve'n-katanın.” Allah korkusu Havfu'llâh, haşyetu'llâh, mehafetu'llâh. “Hikmetin başı Allah korkusudur.” İnsan ya ‘Allah beni cehenneme gönderir, diye veya 'cennete girmekten mahrum olurum” ya da 'Allah'ın gazabına uğrarım" veyahut da “Allah'ın rızasına uygun düşmeyen bir iş yapmama serefinden ve faziletinden yoksun olurum, diye O'ndan korkar. Bkz. Havf, Heybet. Allah sevgisi Mahabbetu'llâh, hubb-i ilâhî. 1. Kulun Allah'ı sevmesi. 2. Allah'ın kulunu sevmesi. “Onlar O'nu sever, O da onları sever.” Allah'ı seven O'na itaat eder, yüce huzurunda boyun eğer. O'na boyun eğen O'nun tarafından sevilir; Allah'ın sevgili kulu, yani veli olur; sever ve sevilir, Allah kulun, kul da Allah'ın sevgilisidir. Allah'ı seven Allah'ın sevdiklerini de sever, Yaratan'dan ötürü yaratı- Amâ Bütün esma-i hüsnanın anlamlarını kendinde toplayan hak ilahın ismi. 4. Gerek ilim ve ayn mertebesinta 00000 / Allah sevgisi de, gerekse fiiller ve eserler mertebesinde (hazretinde) tüm zat sıfatlarını ve kemal vasıflarını kendinde toplayan, varlığı zorunlu zatın ismi. 5. Tüm ilâhî sıfat, isim ve fiilleri içeren Yüce Yaratıcı'nın en kapsamlı ismi. Arapça yazılışında Allah kelimesinde dört harf vardır: elif, (iki) lâm, ha. Elif alınacak olursa Lillâh (Hak için), birinci lâm alınacak olursa Lehâ (O'nun için), ikinci lâm da alınacak olsa Hü (O) kalır. Kısacası Allah kelimesinde her harfin bir anlamı vardır. Elif Hakk'ın zatına, birinci lâm aklın suretine, ikinci lâm ruhun suretine, he nefsin suretine işaret eder. Allah kelimesindeki harflerin ebced hesabıyla sayı değeri 66’dır. “Altmışaltıya bağlamak” deyimi, işi Allah’a havale etmektir. Bkz. Lale. Ta'rife gitmemektir evlâ Ta'rife gelir mi hiç Mevlâ M. Nâci Allah adamı Merd-i hüda; ricalü'llah'tan, ehlü'llah'tan ve evliyau'llah'tan olan kimse; hak dostu, ermiş, kötülüklerden arınıp saf (saf-derun) hale gelmiş, süfli hislerden temizlenmiş samimi insan, hakeren. | Allah kafi (,3 (الله كا “Kuluna Allah kâfi değil mi?” “Hasbünâllâhü ve ni'mel-vekil” (Allah bize kâfi, O ne güzel bir vekildir). Ehl-i tevhid olmak isteyen sivâ'ya meyli kes Aç gözün merdâne bak: Allah bes baki heves! Aziz Mahmud Hudâi Buradaki bes (kâfi) kelimesi b ve s harflerinden oluşur. B, Besmele'nin başındaki harftir; s Nâs Süresi'nin sonundaki harftir. Kur’ân b harfiyle ile başlar, s harfiyle sona erer. “Bes,” “Kur’ân sana yeter” demektir. “Allah bes, mâsivâ heves, ve'n-katanın.” Allah korkusu Havfu'llâh, haşyetu'llâh, mehafetu'llâh. “Hikmetin başı Allah korkusudur.” İnsan ya ‘Allah beni cehenneme gönderir, diye veya 'cennete girmekten mahrum olurum” ya da 'Allah'ın gazabına uğrarım" veyahut da “Allah'ın rızasına uygun düşmeyen bir iş yapmama serefinden ve faziletinden yoksun olurum, diye O'ndan korkar. Bkz. Havf, Heybet. Allah sevgisi Mahabbetu'llâh, hubb-i ilâhî. 1. Kulun Allah'ı sevmesi. 2. Allah'ın kulunu sevmesi. “Onlar O'nu sever, O da onları sever.” Allah'ı seven O'na itaat eder, yüce huzurunda boyun eğer. O'na boyun eğen O'nun tarafından sevilir; Allah'ın sevgili kulu, yani veli olur; sever ve sevilir, Allah kulun, kul da Allah'ın sevgilisidir. Allah'ı seven Allah'ın sevdiklerini de sever, Yaratan'dan ötürü yaratı- Amâ Gerek ilim ve ayn mertebesinta 00000 / Allah sevgisi de, gerekse fiiller ve eserler mertebesinde (hazretinde) tüm zat sıfatlarını ve kemal vasıflarını kendinde toplayan, varlığı zorunlu zatın ismi. 5. Tüm ilâhî sıfat, isim ve fiilleri içeren Yüce Yaratıcı'nın en kapsamlı ismi. Arapça yazılışında Allah kelimesinde dört harf vardır: elif, (iki) lâm, ha. Elif alınacak olursa Lillâh (Hak için), birinci lâm alınacak olursa Lehâ (O'nun için), ikinci lâm da alınacak olsa Hü (O) kalır. Kısacası Allah kelimesinde her harfin bir anlamı vardır. Elif Hakk'ın zatına, birinci lâm aklın suretine, ikinci lâm ruhun suretine, he nefsin suretine işaret eder. Allah kelimesindeki harflerin ebced hesabıyla sayı değeri 66’dır. “Altmışaltıya bağlamak” deyimi, işi Allah’a havale etmektir. Bkz. Lale. Ta'rife gitmemektir evlâ Ta'rife gelir mi hiç Mevlâ M. Nâci Allah adamı Merd-i hüda; ricalü'llah'tan, ehlü'llah'tan ve evliyau'llah'tan olan kimse; hak dostu, ermiş, kötülüklerden arınıp saf (saf-derun) hale gelmiş, süfli hislerden temizlenmiş samimi insan, hakeren. | Allah kafi (,3 (الله كا “Kuluna Allah kâfi değil mi?” “Hasbünâllâhü ve ni'mel-vekil” (Allah bize kâfi, O ne güzel bir vekildir). Ehl-i tevhid olmak isteyen sivâ'ya meyli kes Aç gözün merdâne bak: Allah bes baki heves! Aziz Mahmud Hudâi Buradaki bes (kâfi) kelimesi b ve s harflerinden oluşur. B, Besmele'nin başındaki harftir; s Nâs Süresi'nin sonundaki harftir. Kur’ân b harfiyle ile başlar, s harfiyle sona erer. “Bes,” “Kur’ân sana yeter” demektir. “Allah bes, mâsivâ heves, ve'n-katanın.” Allah korkusu Havfu'llâh, haşyetu'llâh, mehafetu'llâh. “Hikmetin başı Allah korkusudur.” İnsan ya ‘Allah beni cehenneme gönderir, diye veya 'cennete girmekten mahrum olurum” ya da 'Allah'ın gazabına uğrarım" veyahut da “Allah'ın rızasına uygun düşmeyen bir iş yapmama serefinden ve faziletinden yoksun olurum, diye O'ndan korkar. Bkz. Havf, Heybet. Allah sevgisi Mahabbetu'llâh, hubb-i ilâhî. 1. Kulun Allah'ı sevmesi. 2. Allah'ın kulunu sevmesi. “Onlar O'nu sever, O da onları sever.” Allah'ı seven O'na itaat eder, yüce huzurunda boyun eğer. O'na boyun eğen O'nun tarafından sevilir; Allah'ın sevgili kulu, yani veli olur; sever ve sevilir, Allah kulun, kul da Allah'ın sevgilisidir. Allah'ı seven Allah'ın sevdiklerini de sever, Yaratan'dan ötürü yaratı- Amâ Tüm ilâhî sıfat, isim ve fiilleri içeren Yüce Yaratıcı'nın en kapsamlı ismi. Arapça yazılışında Allah kelimesinde dört harf vardır: elif, (iki) lâm, ha. Elif alınacak olursa Lillâh (Hak için), birinci lâm alınacak olursa Lehâ (O'nun için), ikinci lâm da alınacak olsa Hü (O) kalır. Kısacası Allah kelimesinde her harfin bir anlamı vardır. Elif Hakk'ın zatına, birinci lâm aklın suretine, ikinci lâm ruhun suretine, he nefsin suretine işaret eder. Allah kelimesindeki harflerin ebced hesabıyla sayı değeri 66’dır. “Altmışaltıya bağlamak” deyimi, işi Allah’a havale etmektir. Bkz. Lale. Ta'rife gitmemektir evlâ Ta'rife gelir mi hiç Mevlâ M. Nâci Allah adamı Merd-i hüda; ricalü'llah'tan, ehlü'llah'tan ve evliyau'llah'tan olan kimse; hak dostu, ermiş, kötülüklerden arınıp saf (saf-derun) hale gelmiş, süfli hislerden temizlenmiş samimi insan, hakeren. | Allah kafi (,3 (الله كا “Kuluna Allah kâfi değil mi?” “Hasbünâllâhü ve ni'mel-vekil” (Allah bize kâfi, O ne güzel bir vekildir). Ehl-i tevhid olmak isteyen sivâ'ya meyli kes Aç gözün merdâne bak: Allah bes baki heves! Aziz Mahmud Hudâi Buradaki bes (kâfi) kelimesi b ve s harflerinden oluşur. B, Besmele'nin başındaki harftir; s Nâs Süresi'nin sonundaki harftir. Kur’ân b harfiyle ile başlar, s harfiyle sona erer. “Bes,” “Kur’ân sana yeter” demektir. “Allah bes, mâsivâ heves, ve'n-katanın.” Allah korkusu Havfu'llâh, haşyetu'llâh, mehafetu'llâh. “Hikmetin başı Allah korkusudur.” İnsan ya ‘Allah beni cehenneme gönderir, diye veya 'cennete girmekten mahrum olurum” ya da 'Allah'ın gazabına uğrarım" veyahut da “Allah'ın rızasına uygun düşmeyen bir iş yapmama serefinden ve faziletinden yoksun olurum, diye O'ndan korkar. Bkz. Havf, Heybet. Allah sevgisi Mahabbetu'llâh, hubb-i ilâhî. 1. Kulun Allah'ı sevmesi. 2. Allah'ın kulunu sevmesi. “Onlar O'nu sever, O da onları sever.” Allah'ı seven O'na itaat eder, yüce huzurunda boyun eğer. O'na boyun eğen O'nun tarafından sevilir; Allah'ın sevgili kulu, yani veli olur; sever ve sevilir, Allah kulun, kul da Allah'ın sevgilisidir. Allah'ı seven Allah'ın sevdiklerini de sever, Yaratan'dan ötürü yaratı- Amâ Kulun Allah'ı sevmesi. 2. Allah'ın kulunu sevmesi. “Onlar O'nu sever, O da onları sever.” Allah'ı seven O'na itaat eder, yüce huzurunda boyun eğer. O'na boyun eğen O'nun tarafından sevilir; Allah'ın sevgili kulu, yani veli olur; sever ve sevilir, Allah kulun, kul da Allah'ın sevgilisidir. Allah'ı seven Allah'ın sevdiklerini de sever, Yaratan'dan ötürü yaratı- Amâ Allah'ın kulunu sevmesi. “Onlar O'nu sever, O da onları sever.” Allah'ı seven O'na itaat eder, yüce huzurunda boyun eğer. O'na boyun eğen O'nun tarafından sevilir; Allah'ın sevgili kulu, yani veli olur; sever ve sevilir, Allah kulun, kul da Allah'ın sevgilisidir. Allah'ı seven Allah'ın sevdiklerini de sever, Yaratan'dan ötürü yaratı- Amâ

03
Sözlük

Cevher

s>) İlahi (rahmani) nefes, külli heyula ve bundan belirip ilâhî kelimeyle varlık kazanan mevcut (xr). Bahr-1 ummana dalmışam Anda sedefi bulmisam Gevher olup gelmisem Umman kaygusu degil Gevheri Cevher-i evvel r. İlk cevher. 2. tas. Hakikati Muhammediye, Hz. Peygamber'in kutsal ruhu, nur-i Muhammedi (sp).

04
Sözlük

Gala ea cae Ebced

بجد) N) x. Arap alfabesinin harflerini içeren kısa ei إلا Obirmetin 2. tas. a Süfiler bazı ayet ve hadislerden ebced Wi a hesabıyla bazı anlamlar çıkarır; bunların, işaretle anlatılan e > tasavvufi bilgiler olduğunu ifade ederler, Bkz. Allah, Altost mışaltı, Lale, önle ne sela Ebced. hesabı Arap alfabesindeki harflerin her birine eril ğin ayin belirlenmiş birer Sayı vererek bir kelimenin sayısal değerini hesaplâma ve bu değerden yola çıkarak kelimeyle aynı sayısal değere sahip başka kelimeler veya şeyler arasında bağlantı kurup yorumda bulunma. Divan şiirindeki tarih düşürme sanatı, bu hesaplama yöntemine dayanır. Sihir, büyücülük ve falcılık gibi bişer uygulamalarda da ebcede başvurulur. Ebcedi aşk Mecazi, cinsi, insani ve beşeri aşk. Çocuklar Kur'ân okumaya ebced ile başladıkları gibi müritler de hakiki aşka mecazi aşkla başlayabilir (am 155). Aşkı ko dursun mecâzi ise de gönlünde Âb-ı engur hum içre durarak bâde olur Sabri

05
Sözlük

Ebru-hoft

Çatık kaş. tas. Sâlikin derecesinin düşmesi. Zat-ı kibriyayı örtmesi, aynca varlık âlemini süslemesi sebebiye sıfatlara da ebru (kaş) denir (sr). Hablar mihrab-ı ebrüsuna meyl etmez fakih Olse kafirdir müselmanlar ona kılman namaz Fuzüli Edvar-ı vücut Cilvegerdir perte-i nar-1 Huda her küşeden Nev'i

06
Sözlük

Hikmet

a Felsefe. b Düşünme melekesinin itidal halinde olması. c Uygulamayla birlikte olan bilgi, tecrübeyle kazanılan doğru bilgi. 4 Hakka uygun düşen söz. e Söz ve davranıştaki isabet. Her şeyin en mükemmeli. g Olanı olduğu gibi bilmek. Hikmet Allah'ın bir ordusudur. O bununla evliyanın kalplerini güçlendirir. Tasavvufi şiirlere de hikmet denir. Ahmed Yesevi'nin Divân-ı hikmet'i Turfa dükkân-ı hikemdir bu kohen Tâk-ı Felek Ne ararsan bulunur derde devâdan gayri Ragıb Paşa Alem ki tamam-ı nüsha-i hikmettir Meânisini fehmeyleyene cennettir Nabi Hikmet-i camia Hakk'ı bilme ve ona uygun davranma; bâtılı bilme ve ondan sakinma; hikmet-i hassa da denir. Hikmet-i halide Ebedi hikmet, perennial philosophy. Bazı süfilerin savundukları ezeli-ebedi hikmet görüşü. Hikmet-i mantuka biha Söylenen hikmet, şer'i hükümler; şeriat ve tarikat hakkındaki bilgiler. Hikmet-i meçhule Gizli ve örtülü hakikatler. İnsanın kavrayamadığı hususlar. Hikmet-i meskute anha Söylenmeyen hikmet. Hakikatin sırları. Hikmet-i müteal Aşkın hikmet. Hilafetname Şeyhin halife tayin ettiği müridine verdiği belge; ehliyetname, şehadetname.

07
Sözlük

Icabet

Cevaplama, kabul etme, davete olumlu cevap verme. tas. Kulun hak ile olan ahd ve peymanı. Hak ile sohbet iki kelimeyle özetlenir: İcâbet ve istikâmet. Icabet ahittir, istikamet ahde vefa etmektir. Icabet şeriattır, istikamet hakikattir (sr).

08
Sözlük

Itap

Sitem etmek, azarlamak, kınamak. tas. a Sâlikin nefsini kınaması, kendini eleştirmesi, hesaba çekmesi. b Bazı hallerde bir hikmetten ve sebepten ötürü Hakk'ın kulunu uyarması, ona serzenişte bulunması. Birgün Rabia Hatun'u rahatsız görmüşler ve sebebini sormuşlar; “Seher vakti gönlüm cennete azıcık meylediverince dostum bana itap etti de ondan,” demiş CATE 84, 771, 793). muhabbet âleminde kendi kendimden hicâb ettim Açıldım cism u cân u kalbime, bir bir itâb ettim Tarik-i aşkta bünyad-i hesti-yi türâb ettim Nigârâ! Mülk-i cismim kenz-i aşkın için harâb ettim

09
Sözlük

Muamele

(al (مما Amel, ibadet ve tâatle ilgili tasavvufi huslar, uygulama ve fiiliyat, Muamele ilmi; ibadet ve tâatle ilgili bilgiler, Muânaka; ar. (معا نقه) 7, Kucaklaşmak, boynuna sarılmak. tas, Süfiler karşılaştıkları zaman kucaklaşır ve öpüşürler. Bkz. Görüşme. Muayene i ar. ينه) lee) >. Gözle görme. tas. Hakk'ın çeşitli mertebelerdeki tecellilerini temaşa etme, kalp gözüyle görme. Bir Şeyi bütün özellik ve nitelikleriyle şüpheye yer bırakmayacak şekilde açıkça bilmek. Hakk'ı apaçık görmek (Hm | 44). | Mudekkık ar. (مد قق) x, İnceleyen, araştıran. tas, Tasavvufun inceliklerine (dekâik) aşina ‘Olan, Kendilerine esyanin hakikati gereği gibi aşikâr olan kâmil arif. Bunlar hakka'l-yakin (aynu'-iyan) mertebesinde müşahede halindedirler (TK 1482). Mug — Muğ-beççe i. fars. (xy - (مغ مغ Mecusi din adamı, ateşperest keşiş, 2, tas. Sadık, samimi mürit, talip, aşık. Pir-; muğan: Şeyh, mürşit, Şuün-i hılkatı ser tâ-ser makdar tut zâhid Bu âlemde harabat ehlini ma'zur tut zâhid Şarab-ı nâbe ger meyl eylesem ma'zür tut zâhid Beni ol zümre-i mestânede mecbür tut zâhid | Ki ben meyhanede Pir-i muğâna intisap ettim | (SME 64)

10
Sözlük

Nikâh

1, Birleşme, çiftleşme, evlenme, 2. tas. Sevgiyle yöneliş (teveccüh- i hubbi) (x1). Filozoflara göre âbâ-i ulviye ile ummehat-1 süfliye'nin izdivaç etmesin- den madde âlemi (mevdlid-i selâse) meydana gelmiştir. Ibn Arabi'ye göre bütün zerrelere sirayet eden nikâhtan maksat teveccuh-i hubbi'dir. Hadisteki “Gizli bir hazineydim,” ifadesi ezelde zuhurdan önce gizlilik halinin bulunduğuna, “Bilinmeyi istedim,” ifadesi asli meyle ve zati sevgiye işaret eder. Bütün zerrelere sirayet eden nikâhın aslı gizlilik ile zuhurun çiftleşmesidir (vuslat) (kı; arş 329- 334; SM).

11
Sözlük

Rabt-ı kalp

قبب) da; >) Gönül berketmek, gönül bağlamak. Kalbin ona berkeyle tedbirini terkeyle takdirini derkeyle Mevlâ görelim neyler Rağbet — Rehbet (رغبة - رهبة) Rağbet, arzu ve itibar etmektir ve iki türlüdür. Birincisi, nefsin sevaba, kalbin hakikate, sırrın hakka rağbet etmesi ve arzulaması (İFM 11:701; its), ikincisi sevilen bir şeye meyl ve teveccüh etmek, alaka göstermektir. Bir şey önce sevilir, sonra ona rağbet edilir. Ahirete ragip olmak için dünyaya karşı zahit olmak lazım gelir. Rehbet, kaygılanmak, korkmak, Allah'tan korkmaktır ve yüreğinde Allah korkusu bulunan sâlikin makamıdır. Haktan korkanlar altı sınıftır: tövbekârlar, abitler, zahitler, âlimler, arifler, sıddıklar. Bun- 0 1

12
Sözlük

Rücû‘

Geri dönmek. Tasavvuf dilinde sâlikin ulaştığı hâl veya makamdan geriye dönmesi; kimi metinlerde vuslattan sonra halka hizmet için yeniden yönelmesi anlamlarında kullanılır. “Eren dönmez; dönen ermemiştir” sözü, istikrarsız biçimde yoldan vazgeçmeyi eleştiren geleneksel bir ifadedir.

13
Sözlük

Sema

Dinleme, işitme, kulak verme. 2. tas. a İlahileri dinleme, dini musikiyi dinleme. b Makam ve nagmeyle okunan dini metinleri dinleme. c Raksetme, devran etme, dinlenen dini musikinin tesiriyle coşup dönme. Dinleyene, söyleyene, maksada ve gufteye göre semain birçok çeşidinden bahsedilmiştir. Genel olarak süfilere göre semâ Hak'tan gelen ve insanları Hakk’a çağıran bir mesajdır. Onu iyi niyetle dinleyen, maksada erer. Semâ müminin imanını, kâfirin küfrünü artırır. Musiki heyeti (mutribler) eşliğinde belli bir düzen dahilinde icra edilen Mevlevi ayinine semâ; bu ayine katılan dervişlere semâ-zen, ayinin icra edildiği yere semâhane denir (uis). Bkz. Ayin-i ehlullah. Ask ile gelin eyleyelim sit u sadâyı Dert ile goke çıkaralım hay ile hâyı Çalalım kudüm depredelim def ile nay: Sema safâ, cana vefâ raha gidadir Astkin nesi var ise ma'şüka fedâdır mmm, iğ RRS e CR | Semiyyullah (4 ١ (سمى 1. Allah'ın adasi. 2. tas. İnsan. Allah'ın bazı isimleri, hem Allah, hem insan için kullanılır; örn. Mümin hem Allah'ın, hem insanın ismi olduğundan bu isim itibariyle insan Allah'ın adaşıdır. Biri Hâlik mümin, diğeri mahluk mümindir ve “Müminler birbirini kenetleyen binanın taşları gibidir” (sm). Allah'ın adasi. 2. tas. İnsan. Allah'ın bazı isimleri, hem Allah, hem insan için kullanılır; örn. Mümin hem Allah'ın, hem insanın ismi olduğundan bu isim itibariyle insan Allah'ın adaşıdır. Biri Hâlik mümin, diğeri mahluk mümindir ve “Müminler birbirini kenetleyen binanın taşları gibidir” (sm).

14
Mekân

Mekke

Mekke · Suudi Arabistan · 981/1573-74'te yerine Lütfî Beyzâde Mustafa Meylî tayin edilene kadar Mekke kadılığında bulundu. İlişkili kişi dosyası Mahmud es-Samsûnî : Mahmud es-Samsûnî (ö. Zilkade 983/Şubat-Mart 1576), köklü bir ilmiye ailesinden gelen; Edirne'den Mekke'ye uzanan medrese ve kadılık görevleri yürütmüş bir Osmanlı âlimidir.

15
Mekân

Halep

Halep · Suriye · 970/1563'te kadılığına tayin edildiği ve 971/1563-64'te vefat ettiği şehir; mezarının Halep'te olduğu kaydedilir. İlişkili kişi dosyası Ebüssuûdzâde Pîr Mehmed Çelebi (Meylî) : Ebüssuûdzâde Pîr Mehmed Çelebi (931/1524-25–971/1563-64), Meylî mahlasıyla Türkçe, Arapça ve özellikle Farsça şiirler söyleyen; Muhyiddin Fenârî’den mülâzemet alan, İstanbul medreselerinden Şam ve Halep kadılıklarına yükselen Osmanlı âlimidir.

16
Mekân

Kaygusuz Abdal Bektaşî Tekkesi (Kasrülayn)

Kahire · Mısır · Celvetî âdâb ve erkânını öğrenerek büyüdükten sonra Bektaşîliğe meyledip Mısır Kasrülayn'daki bu tekkenin şeyhi Hasan Baba'ya (ö. 1170/1756) intisap etti, ondan el aldı. Hasan Baba'nın kabrinin Bandırmalızâde Tekkesi'nin avlusunda bulunmasına bakılırsa bu yakınlığın ileri derecede olduğu anlaşılır.

17
Mekân

Sahn-ı Semân Medresesi

İstanbul · Türkiye · Okurken tasavvufa meylederek tahsilini bıraktığı medrese; Fâtih Külliyesi'ne bağlıdır. İlişkili kişi dosyası Hâşimî Emîr Osman Efendi : Hâşimî Emîr Osman Efendi (ö. 1595), “Saçlı Emîr” lakaplı Sivaslı âlim; Vizeli Alâeddin ve Gazanfer Dede çevresinde yetişen, Kasımpaşa Saçlı Emîr Tekkesi’ni kuran Bayramî-Melâmî şeyh ve şairdir.

18
Mekân

Kaygusuz Abdal Bektaşî Tekkesi

Kahire · Mısır · Mısır Kasrülayn'da bulunan Bektaşî tekkesi. Hâşim Baba, Celvetî terbiyesiyle yetiştikten sonra Bektaşîliğe meyledip bu tekkenin şeyhi Hasan Baba'ya (ö. 1170/1756) intisap etmiştir. İlişkili kişi dosyası Şeyh Mustafa Hâşim Efendi (Hâşim Baba) : Bu kayıt Bandırmalızâde Mustafa Hâşim Baba ana dosyasıyla birleştirildi.

19
Makale

Tarikatlar Bir Hafıza Zinciri Olarak Nasıl Okunur?

Silsile, tekke, sohbet, âyin, eser ve menkıbenin nesiller arası dinî hafızayı nasıl taşıdığını; modernleşmeyle birlikte bu taşıyıcıların nasıl biçim değiştirdiğini açıklayan yöntem yazısı.

20
Makale

Kübreviyye Silsile Varyantları

Ammâr-ı Yâsir, İsmâil el-Kasrî ve Ehl-i beyt hatlarını birbirine karıştırmadan okumak. Kaynaklar arasındaki farklar ve gelenek içi anlatıların derecesi korunarak hazırlanmıştır.

21
Makale

Tekke Kurumunun Tarihi ve İşlevleri

İlk zâviye anlatılarından Osmanlı tekke düzenine, ıslahat tartışmalarına ve 1925 sonrasına uzanan kurumsal çerçeve

22
Eser

SÛFİLERİN İLİMLERİNİN KAYNAĞI

Avârifü’l-Maârif · 1. bölüm · Mürşidimiz, Şeyhu’l-İslâm Ebu’n-Necîb Abdulkâhir es-Sühreverdî, hicrî 560, milâdî 1165 senesinin Şevval ayında, bize, imlâ yoluyla (bizzat yazdırarak) şunu rivâyet etti: Ebû Mûsâ e

23
Eser

SÛFİLERİN HAK SÖZÜ GÜZELCE ANLAMALARI

Avârifü’l-Maârif · 2. bölüm · Şeyhimiz Şeyhülislam Ebu’n-Necîb es-Sühreverdî, bize, Zeyd b. Sâbit yoluyla gelen bir hadis-i şerifte, Rasûlullah (a.s) Efendimizin şöyle buyurduğunu nakletti: “Bizden bir hadis iş

24
Eser

TASAVVUF İLİMİNİN FAZİLETİ

Avârifü’l-Maârif · 3. bölüm · Bize, Şeyhimiz Şeyhülislâm Ebu’n-Necib es-Sühreverdî (rah.), el-Ahves b. Hakim in babasından naklen, onun şöyle söylediğini haber verdi. Bir adam Hz. Resûlullah’a (s.a.v) şerrin ne

25
Eser

Sayfalar 1–9

Muzaffer Ozak Külliyatı · ELHAC MUZAFFER OZAK İRSAD 1.cilt Salâh Bilici Kitabevi Ali Bilici Büyük Reşitpaşa Cad. Yümni Iş Hanı Giriş KatNo: 24 Vezneciler /ISTANBUL Tel-Fax (0212) 512 87 44 SALÂH BİLİCİ KITA

26
Eser

Sayfalar 13–18

Muzaffer Ozak Külliyatı · kullar! Ey bu imanları sebebiyle ebedi saadete erenler, selâmet yoluna girenler Hakka varanlar, daha bu âlemde iken cennete girenler ve cennet güllerinden derenler, cemal-i Hakkı g

27
Eser

Sayfalar 41–48

Muzaffer Ozak Külliyatı · ETVAR-I-SEB'ADA OLAN ESMÂ-I-İLÂHİYYENİN RENKLERI Tevhidin nuru hava'i mavi Ism-i-celâlin nuru kırmızı İsm-i-Hû'nun nuru yeşil İsm-i-Hak'kın nuru beyaz Ism-i-Hay'yın nuru sarı İsm-i

28
Eser

Sayfalar 42–50

Muzaffer Ozak Külliyatı · Allah celle celâluhu; bu âyet-i celillerle, kâfirlerin cehennemde görecekleri şiddetli âzabı beyan buyurmakta ve diğer bir âyet-i kerimede de: «innâ a'tednâ lil-kâfiriyne selasile

29
Eser

Sayfalar 48–56

Muzaffer Ozak Külliyatı · bütün bu alâmetler ölen o kimse için rahmet-i ilâhiyyenin nüzulüne işarettir. Haberde vârid olmuştur ki, Allahu teâlâ bir mü'minin ruhunu kabzetmek murad buyurduğunda, Melek-ül-mev

30
Eser

Sayfalar 51–57

Muzaffer Ozak Külliyatı · den, senin âleme rahmet olduğundandır. Arş ve kürsi, yerler ve gökler, içlerinde bulunan mahlüklar ve bunların cümlesinin hilkatleri ve nimet bulmaları hep senin hürınetindendir. B

31
Eser

Sayfalar 49–56

Muzaffer Ozak Külliyatı · Birinci tevhid; ehl-i şeriatin ve avamın, tkinci tevhid; ehl-i ilmin ve havassın, Ücüncü tevhid; ehl-i hakikatin yani havassül - havassın tevhidleridir. MÜRŞİD KIMDEN OLUR? Sâlik-i

32
Eser

Sayfalar 51–57

Muzaffer Ozak Külliyatı · her yaptıgını görür, her söylediğini işitir, her niyetini bilir. Onun için, sen de ona ibadet, tâ'at, sadakat, hayır ve hasenât ile yaklaş ki, Habib-i edib-i Kibriyâ'ya lûtfolunan

33
Eser

Sayfalar 58–63

Muzaffer Ozak Külliyatı · tadır? Bana yolunu tarif eder misin?) dedi. Diğer haham: (Aman ne yapıyorsun? O şehre sakın gitme. Orada bir sihirbaz vardır) dedi. (Sihri ile âlemi kendine bendetmiştir. Korkarım