Ara
Menü
ذ

Muamele

مما

Metin ve neşir kaydı

Kalıcı okuma konumu: terms-818
Müellif
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Çevirmen
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Hazırlayan
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Bölüm / şiir
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Kaynak
Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
Kaynak sayfası
280
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tamlık / kesilme
İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
Rivayet türü
Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma

Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.

Özgün dijital aktarım / ham OCR

CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.

<p>(al (مما Amel, ibadet ve tâatle ilgili tasavvufi huslar, uygulama ve fiiliyat, Muamele ilmi; ibadet ve tâatle ilgili bilgiler, Muânaka; ar. (معا نقه) 7, Kucaklaşmak, boynuna sarılmak.</p><ol><li>tas, Süfiler karşılaştıkları zaman kucaklaşır ve öpüşürler. Bkz. Görüşme. Muayene i ar. ينه) lee) &gt;. Gözle görme.</li><li>tas. Hakk'ın çeşitli mertebelerdeki tecellilerini temaşa etme, kalp gözüyle görme. Bir Şeyi bütün özellik ve nitelikleriyle şüpheye yer bırakmayacak şekilde açıkça bilmek. Hakk'ı apaçık görmek (Hm | 44). | Mudekkık</li><li>ar. (مد قق) x, İnceleyen, araştıran.</li><li>tas, Tasavvufun inceliklerine (dekâik) aşina ‘Olan, Kendilerine esyanin hakikati gereği gibi aşikâr olan kâmil arif. Bunlar hakka'l-yakin (aynu'-iyan) mertebesinde müşahede halindedirler (TK 1482). Mug — Muğ-beççe i. fars. (xy - (مغ مغ</li><li>Mecusi din adamı, ateşperest keşiş, 2, tas. Sadık, samimi mürit, talip, aşık. Pir-; muğan: Şeyh, mürşit, Şuün-i hılkatı ser tâ-ser makdar tut zâhid Bu âlemde harabat ehlini ma'zur tut zâhid Şarab-ı nâbe ger meyl eylesem ma'zür tut zâhid Beni ol zümre-i mestânede mecbür tut zâhid | Ki ben meyhanede Pir-i muğâna intisap ettim | (SME 64)</li></ol>

Metin ve neşir kaydı

Kalıcı okuma konumu: term_definitions-6493
Müellif
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Çevirmen
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Hazırlayan
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Bölüm / şiir
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Kaynak
Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
Kaynak sayfası
280
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tamlık / kesilme
İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
Rivayet türü
Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma

Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.

Özgün dijital aktarım / ham OCR

CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.

<p>(al (مما Amel, ibadet ve tâatle ilgili tasavvufi huslar, uygulama ve fiiliyat, Muamele ilmi; ibadet ve tâatle ilgili bilgiler, Muânaka; ar. (معا نقه) 7, Kucaklaşmak, boynuna sarılmak.</p><ol><li>tas, Süfiler karşılaştıkları zaman kucaklaşır ve öpüşürler. Bkz. Görüşme. Muayene i ar. ينه) lee) &gt;. Gözle görme.</li><li>tas. Hakk'ın çeşitli mertebelerdeki tecellilerini temaşa etme, kalp gözüyle görme. Bir Şeyi bütün özellik ve nitelikleriyle şüpheye yer bırakmayacak şekilde açıkça bilmek. Hakk'ı apaçık görmek (Hm | 44). | Mudekkık</li><li>ar. (مد قق) x, İnceleyen, araştıran.</li><li>tas, Tasavvufun inceliklerine (dekâik) aşina ‘Olan, Kendilerine esyanin hakikati gereği gibi aşikâr olan kâmil arif. Bunlar hakka'l-yakin (aynu'-iyan) mertebesinde müşahede halindedirler (TK 1482). Mug — Muğ-beççe i. fars. (xy - (مغ مغ</li><li>Mecusi din adamı, ateşperest keşiş, 2, tas. Sadık, samimi mürit, talip, aşık. Pir-; muğan: Şeyh, mürşit, Şuün-i hılkatı ser tâ-ser makdar tut zâhid Bu âlemde harabat ehlini ma'zur tut zâhid Şarab-ı nâbe ger meyl eylesem ma'zür tut zâhid Beni ol zümre-i mestânede mecbür tut zâhid | Ki ben meyhanede Pir-i muğâna intisap ettim | (SME 64)</li></ol>

Köken ve kullanım

i, ar,

مما

Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü

Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü · Süleyman Uludağ

(al (مما Amel, ibadet ve tâatle ilgili tasavvufi huslar, uygulama ve fiiliyat, Muamele ilmi; ibadet ve tâatle ilgili bilgiler, Muânaka; ar. (معا نقه) 7, Kucaklaşmak, boynuna sarılmak.

  1. tas, Süfiler karşılaştıkları zaman kucaklaşır ve öpüşürler. Bkz. Görüşme. Muayene i ar. ينه) lee) >. Gözle görme.
  2. tas. Hakk'ın çeşitli mertebelerdeki tecellilerini temaşa etme, kalp gözüyle görme. Bir Şeyi bütün özellik ve nitelikleriyle şüpheye yer bırakmayacak şekilde açıkça bilmek. Hakk'ı apaçık görmek (Hm | 44). | Mudekkık
  3. ar. (مد قق) x, İnceleyen, araştıran.
  4. tas, Tasavvufun inceliklerine (dekâik) aşina ‘Olan, Kendilerine esyanin hakikati gereği gibi aşikâr olan kâmil arif. Bunlar hakka'l-yakin (aynu'-iyan) mertebesinde müşahede halindedirler (TK 1482). Mug — Muğ-beççe i. fars. (xy - (مغ مغ
  5. Mecusi din adamı, ateşperest keşiş, 2, tas. Sadık, samimi mürit, talip, aşık. Pir-; muğan: Şeyh, mürşit, Şuün-i hılkatı ser tâ-ser makdar tut zâhid Bu âlemde harabat ehlini ma'zur tut zâhid Şarab-ı nâbe ger meyl eylesem ma'zür tut zâhid Beni ol zümre-i mestânede mecbür tut zâhid | Ki ben meyhanede Pir-i muğâna intisap ettim | (SME 64)
Sözlüğe dön ←