ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
40 sonuç · “Melik”
01Abdülmelik Atâ
Abdülmelik Atâ, Arslan Baba’nın torunu ve Mansûr Atâ’nın oğludur. Babasının 1197’deki vefatından sonra irşad mevkiine geçmiş; oğlu Tâc Hâce’yi yetiştirerek Zengî Atâ’ya ulaşan Yesevî aile ve terbiye zincirini sürdürmüştür.
Âşık Çelebi Pîr Mehmed
Seyyid Pîr Mehmed Âşık Çelebi (926/1520-979/1571-72), Rumeli kadılıklarında bulunan; şairleri şehir, meclis ve şahsî gözlemleriyle anlatan Meşâirü’ş-şuarâ’sıyla Osmanlı edebî biyografi yazıcılığının başlıca temsilcisidir.
Baba Yûsuf Hakîkî
Baba Yûsuf Hakîkî (ö. 893/1488), Somuncu Baba’nın oğlu; Hacı Bayrâm-ı Velî’nin terbiyesinde yetişen, Aksaray’daki Melik Mahmud Gazi Hankahı’nın şeyhi ve Hakîkî-nâme ile Muhabbetnâme’nin müellifidir.
Bâkî (Mahmud Abdülbâkî Efendi)
Bâkî (933/1526-27–1008/1600), İstanbul’da medrese tahsiliyle yükselen; gazelleri, Kanûnî Mersiyesi, siyer ve tarih tercümeleri ile XVI. yüzyıl Osmanlı şiirinin söyleyişini yenileyen Sultânü’ş-şuarâ ve Rumeli kazaskeridir.
Bostan Mustafa Efendi
Bostan Mustafa Efendi (904/1498-99–27 Ramazan 977/5 Mart 1570), Tireli kıraat âlimi, müfessir ve Rumeli kazaskeridir. Haseki Sultan Medresesi’nin ilk müderrisi olmuş, değirmen davasındaki bağımsız hükmü ve İstanbul teftişleriyle tanınmıştır.
Cânbolâdzâde İmamı Şeyhülislâm Mehmed Efendi
Cânbolâdzâde İmamı Mehmed Efendi (ö. 1141/1728), Ladik’ten yetişerek medrese müderrisliği, saray imamlığı, İstanbul kadılığı ve Rumeli kazaskerliğinin ardından iki defa şeyhülislâm olan Osmanlı âlimidir.
Cendel b. Muhammed er-Rifâî
Cendel b. Muhammed er-Rifâî (ö. 675/1276), Rifâiyye’nin Cendeliyye koluna adını veren, Şam’ın kuzeyindeki Menîn’de bulunan türbesi Eyyûbî hükümdarı el-Melikü’z-Zâhir Gāzî tarafından ziyaret edilen XIII. yüzyıl Rifâî şeyhidir.
Dıhkî Mustafa Efendi
Dıhkî Mustafa Efendi (ö. 1723), Bâdincânî Mehmed Efendi’den mülâzemet alan ve Bursa çevresindeki medreselerden Sahn derecesine yükselen Osmanlı müderrisidir; 1680’de ölen Sirozlu Rumeli kazaskeri Dahkî Mustafa’dan farklı kişidir.
Ebü’l-Gays Saîd b. Süleyman b. Cemîl
Ebü’l-Gays Saîd b. Süleyman b. Cemîl (ö. 651/1253), Yemen tabakat kaynaklarında ilk terbiyesini Zebîd’de Ali b. Abdülmelik b. Eflah’tan alan, Ali b. Ömer el-Ehdel’in yanında kemale erdiği aktarılan ve Gaysiyye nispetine adını veren sûfîdir.
Ebüssuûdzâde Mustafa Efendi
Ebüssuûdzâde Mustafa Efendi (965-1008/1557-1599), Ebüssuûd Efendi’nin oğlu; doğrudan Sahn müderrisliğine başlayan, Selânik’ten İstanbul’a uzanan kadılıkları ve Anadolu-Rumeli kazaskerlikleriyle ilmiye hiyerarşisinin zirvesine çıkan fıkıh âlimidir.
Edirneli Âşık Efendi
Edirneli Âşık Efendi (ö. 975/1567-68), 1517 Mısır seferi sırasında Kahire’de İbrâhim Gülşenî’ye intisap eden; onun halifesi olarak Edirne’ye dönüp Şah Melik Zâviyesi’ni Gülşenî irşad merkezine dönüştüren şeyhtir.
Fenârîzâde Abdülbâkī Çelebi
Fenârîzâde Abdülbâkī Çelebi (923/1517–970/1562-63), Fenârî ailesinde yetişen; Şile, Üsküdar, Galata, Sofya ve Selânik kadılıklarında bulunan Osmanlı hukukçusudur.
Melik
Padişah, şah, sultan. tas. Veli, ermiş. Evliyadan bazıları halktan herhangi biri gibi yaşar, hatta bunlar ömürlerini yoksul kişiler gibi geçirdiklerinden haklarında “Aba altındaki melikler,” denilmiştir. Bkz. Sultan, Şah.
Abdu’l-Melik
el-Melîk, görünen ve görünmeyen âlemlerin sahibi demektir. Allah’ın dileyip emrettiği hususta tasarruf ederek, kendine ve başkasına güç yetirendir. Bu, Allah’ın mahlûkâtı arasındaki en güçlü varlıktır. Kur’an’da bir yerde geçer.ABDU’L-METîN: el-Metîn, her şeye gücü yeten, kudretli, demektir. Sapıttırmak isteyenden etkilenmeksizin, dininde sağlam olan kul. Tam sağlam olduğu için, Hak’tan uzaklaştırıp dini yok eden kişinin yanında bulunmaz. Abdu’l-Kavî, her şeye tesir ederken, Abdu’l-Metîn hiç bir şeyden etkilenmeyendir. Kur’an’da üç yerde geçer.
Kahire
Kahire · Mısır · İbnü'l-Fârız'ın doğduğu, Ebû Muhammed İbn Asâkir'den hadis okuyup Şâfiî fıkhı ve edebiyat tahsil ettiği şehir. Babası Ali b. Mürşid, evi bir depremde harap olunca Hama'dan buraya göç etmiş ve Ezher Camii'nde inzivaya çekilmişti. İbnü'l-Fârız da son yıllarını Ezher Camii'nde vaaz ve sohbetle geçirdi; el-Melikü'l-Kâmil maiyetiyle ziyarete geldiğini haber alınca caminin öbür kapısından çıkıp bir süreliğine İskenderiye'ye gitmişti.
Ahur köyü (Ada nahiyesi)
Sefîne, Âşık Mûsâ Efendi'yi “an-asıl Ada nahiyesine tâbi' Ahur karyesinden” gösterir. Yerleşimin bugünkü karşılığı metinden tespit edilemediği için koordinat verilmemiştir. İlişkili kişi dosyası Şeyh Âşık Mûsâ Efendi : Âşık Mûsâ Efendi (ö. 1567), Ahur köyünden; Mısır seferine katıldıktan sonra İbrâhim Gülşenî’den irşad vazifesi alıp Edirne Şahmelik Zâviyesi’nde hizmet eden Gülşenî şeyhidir.
Melik Mahmud Gazi Hankahı
Aksaray · Türkiye · Yûsuf Hakîkî, Fâtih Sultan Mehmed zamanında bu hankahın başındaydı; Aksaray’ın Osmanlılar tarafından fethedildiği 881 (1476) yılında da yine bu hankahın şeyhiydi. Yapının kesin konumu kaynakta tarif edilmediğinden koordinat verilmemiştir.
Yûsuf Hakîkî Türbesi (Şeyh Hamîd Mahallesi)
Aksaray · Türkiye · Türbesi Aksaray’ın Şeyh Hamîd mahallesindedir; aynı mahallede babası Şeyh Hamîd-i Velî adına bir cami ve hankah bulunur. Kesin konum kaynakta tarif edilmediğinden koordinat verilmemiştir. İlişkili kişi dosyası Baba Yûsuf Hakîkî : Baba Yûsuf Hakîkî (ö. 893/1488), Somuncu Baba’nın oğlu; Hacı Bayrâm-ı Velî’nin terbiyesinde yetişen, Aksaray’daki Melik Mahmud Gazi Hankahı’nın şeyhi ve Hakîkî-nâme ile Muhabbetnâme’nin müellifidir.
Ankara
Ankara · Türkiye · Evliya Çelebi’nin naklettiğine göre Yûsuf Hakîkî, Hacı Bayram-ı Velî’nin talebesi olmuş ve seyrüsülûkünü Ankara’da şeyhinin yanında tamamlamıştır. İlişkili kişi dosyası Baba Yûsuf Hakîkî : Baba Yûsuf Hakîkî (ö. 893/1488), Somuncu Baba’nın oğlu; Hacı Bayrâm-ı Velî’nin terbiyesinde yetişen, Aksaray’daki Melik Mahmud Gazi Hankahı’nın şeyhi ve Hakîkî-nâme ile Muhabbetnâme’nin müellifidir.
Kahire
Kahire · Mısır · Seyyid Şerîf el-Cürcânî ile birlikte gittiği Kahire'de başta Ekmeleddin el-Bâbertî olmak üzere çeşitli âlimlerden şer'î ilimleri tahsil etti ve Bâbertî'den icâzet aldı. Şehre sonraki yıllarda iki defa daha uğradı: 822/1419'daki hac dönüşünde el-Melikü'l-Müeyyed Şeyh el-Mahmûdî'nin isteğiyle bir süre kalıp ders verdi, 833/1430'daki ikinci hac yolculuğunda yine buradaki âlimlerle ilmî görüşmeler yaptı. İbn Hacer el-Askalânî ondan bu şehirde icâzet almıştır.
Mekke
Mekke · Suudi Arabistan · Hac esnasında Halife Hişâm b. Abdülmelik ile karşılaştığı ve onun huzurundaki münazarayı yaptığı yer. İlişkili kişi dosyası Muhammed el-Bâkır : Ali Zeynelâbidîn'in oğlu; dinî ilimlerdeki derinliği sebebiyle Bâkır lakabıyla tanınan Medineli âlim ve Câfer es-Sâdık'ın babası.
Bursa
Bursa · Türkiye · Bursalı Mehmed Tâhir’in kaydına göre Yûsuf, babası Şeyh Hamîd-i Velî ile beraber bir süre Bursa’da kalmış, daha sonra Aksaray’a gitmiştir. İlişkili kişi dosyası Baba Yûsuf Hakîkî : Baba Yûsuf Hakîkî (ö. 893/1488), Somuncu Baba’nın oğlu; Hacı Bayrâm-ı Velî’nin terbiyesinde yetişen, Aksaray’daki Melik Mahmud Gazi Hankahı’nın şeyhi ve Hakîkî-nâme ile Muhabbetnâme’nin müellifidir.
Sâlihiyye Mezarlığı, İbnü'l-Arabî Türbesi civarı
Şam · Suriye · Irâkī 8 Zilkade 688'de (23 Kasım 1289) Şam'da vefat etti ve Sâlihiyye Mezarlığı'nda İbnü'l-Arabî'nin türbesi yanına defnedildi. Şehre geldiğinde Mısır sultanına bağlı Şam melikü'l-ümerâsı, şehrin ileri gelenleri, ulemâ ve meşâyih tarafından karşılanmıştı; altı ay sonra oğlu Kebîrüddin Mültan'dan gelerek hizmetine girdi. Kabrin bugün izlenemediği belirtildiğinden koordinat verilmemiştir.
İskenderiye
İskenderiye · Mısır · el-Melikü'l-Kâmil'in maiyetiyle ziyarete geldiğini duyunca caminin öbür kapısından çıkıp gittiği ve bir süre kaldığı şehir. İlişkili kişi dosyası İbnü’l-Fârız : İbnü’l-Fârız (1181–1235), ilâhî aşkı ve seyrüsülûk tecrübesini Arap şiirinin en güçlü örnekleri arasında yer alan el-Kasîdetü’t-tâiyye ve el-Hamriyye ile anlatan Mısırlı sûfî şairdir.
Dımaşk (Emevî merkezi)
Dımaşk · Suriye · Abdülmelik b. Mervân'a kader risâlesini, Ömer b. Abdülazîz'e ise tavsiye mektuplarını gönderdiği hilâfet merkezi. İlişkili kişi dosyası Hasan-ı Basrî : Hasan-ı Basrî (21/642–Receb 110/Ekim 728), Medine’de sahâbe çevresinde yetişip Basra’da tefsir, hadis, fıkıh, kelâm, vaaz ve zühd geleneğini şekillendiren tâbiî âlimidir; sonraki tasavvuf silsilelerinin ortak erken halkalarındandır.
Kerbelâ
Kerbelâ · Irak · Hac dönüşü ziyaret güzergâhında. İlişkili kişi dosyası Kaygusuz Abdal : Kaygusuz Abdal, Abdal Mûsâ çevresine bağlanan menâkıbnâmesi, Kahire dergâhı ve manzum-mensur eserleriyle Bektaşî edebiyat ve erkân hafızasının kurucu isimlerindendir.
Yesevî Halifeleri ve Türkistan İrşad Ağı
Mansûr Ata, Dânişmend, Hakîm Ata ve Zengi Ata çevrelerinin coğrafî ve metinsel devamı.
Cüveynî'yi Okumak: Zafer Anlatısı ve Kaynak Eleştirisi
Bir tarihçinin konumu Atâ Melik Cüveynî Moğol idaresinde görevli Sünnî bir devlet adamı ve tarihçiydi. Alamut'un düşüşünü eserinin zirvesi yaparken Bağdat'ın yıkımı ve Abbâsî halifesinin öldürülmesini aynı ağırlıkla anlatmaması, metnin siyasî bağlamını gösterir. Tanıklık tek başına yeter mi? Olaylara yakınlık önemli olmakla birlikte tanığ
Sayfalar 4–12
Muzaffer Ozak Külliyatı · SALAH BILICI KITABEVI YAYINLARI - No: 41 5846 Sayılı Kanun gereğince Te'lif hakları müessesemize aittir. Taklit edenler mes'uldür. Dizgi: GÜYRAY, Baskı: ÜÇLER Matbaası İSTANBUL — 1
Sayfalar 10–17
Muzaffer Ozak Külliyatı · (YÂ RAHMANÜ ism-i celilini, her farz namazdan sonra 100 kerre okuyan kimseler, gaflet ve unutkanlıktan ve gönül darlığından emin olurlar.) Er Rahiymü Celle Celâluhu Pek ziyade merh
Sayfalar 29–36
Muzaffer Ozak Külliyatı · haremeyn, ceddüs-sıbteyn, imam-ül-Enbiyâ, imam-ül-etkiyâ, tâcül-asfiyâ, sahib-üs-seyf, sahib-ül-kitab, münzel-ül-Kur'an, sahibül-mi'râc, şefi-ul-müznibiyn, Resûlüllah, Habibullah,
Sayfalar 43–49
Muzaffer Ozak Külliyatı · larım için bina ettirdigim beytime nasıl girebiliyorsun?) O ânda, Hak celle ve alâ hazretleri kalbime rahmet nazarı ile nazar buyurarak, Arafat'ta zat-ı hakka ârif olduğum gibi Saf
Sayfalar 57–64
Muzaffer Ozak Külliyatı · Rabbi... Tâbi'in, tabe-i tâbi'in, eimme-i müctehidiyn, ule ma-i din-i mübiyn, şehitler, gaziler, Pirân-ı-izâm ve evliya-i kiraının feyizleriyle bizleri şadân-ü handan eyle yâ Rabbi
Sayfalar 58–63
Muzaffer Ozak Külliyatı · tadır? Bana yolunu tarif eder misin?) dedi. Diğer haham: (Aman ne yapıyorsun? O şehre sakın gitme. Orada bir sihirbaz vardır) dedi. (Sihri ile âlemi kendine bendetmiştir. Korkarım
Sayfalar 65–72
Muzaffer Ozak Külliyatı · — Biz, yeryüzünün Allahıyız, demişler ve hallak-ı âlem olan Allahu zül-celâli inkâr etmemişlerdir. Belki: (0, GÖK- LERIN ALLAHI..) demişlerdir. Firavunun bile, gündüz yaptıklarına
Sayfalar 57–65
Muzaffer Ozak Külliyatı · İRŞAD ONIKINCİ DERS MÜNDERECAT: Ramazana ait mev'ize, âyeti kerime ve hadisi şerifler, meâlleri ile; Oruç ve teravihin faziletiyle verilen ilâhi ecirler ve insanlara ibret verecek
Sayfalar 81–87
Muzaffer Ozak Külliyatı · o ll Sebilss Ve min-en-nâsi men yeşriy netseh-ubtiga e merdatillahi vallahu râ 'utun bil-ibâd... El-Bakara: 201 (Insanların öylesi vardır ki, Allahu tâlâ'nın rizası uğruna öz nefsi
Sayfalar 93–99
Muzaffer Ozak Külliyatı · öyle ise, ELLi DÖRT' FARZ'1 mutlaka öğrenelim, icabını yerine getirelim, Hakkın rizasına erelim, cennetine girelim ve cemalini görelim. ELLİ DÖRT FARZ şunlardır: bilmek, ria gire o
Sayfalar 116–122
Muzaffer Ozak Külliyatı · la iftihar eden islâm velilerine muhabbet etmektedirler. Evliyâ' ullahın hayat hikâyelerini ve menkıbelerini okuyarak onların ahlâklarıyla ahlâklanmağa heves edenlerin sayısı hergü
Sayfalar 109–115
Muzaffer Ozak Külliyatı · şi Nemrud'un ve kavminin üzerlerine savurup onları yakmayı ve yağmurlarla ateşi söndürmeyi teklif etti. Ibrahim aleyhisselâm, bu teklifi reddettiği gibi, yardımına gelen Cebrail al