Ara
Menü

Âşık Efendi

Âşık Efendi (ö. 975/1567-68), Mısır seferinde İbrâhim Gülşenî'nin meclisine katılarak tasavvufa yönelen; Edirne'deki Şah Melik Zâviyesi'ni ihya eden şeyhtir.

Vefat
1568
Unvan
Gülşenî halifesi ve Edirne Şah Melik Zâviyesi şeyhi

Ada nahiyesinden Mısır seferine

Asıl adı Mehmed'dir. Edirne yakınındaki Ada nahiyesinin Ahur köyünde doğdu. 923/1517'de Yavuz Sultan Selim'in Mısır seferinde bulundu.

İbrâhim Gülşenî ile karşılaşması

Kahire'de Gülşenî meclisine girdi. İbrâhim Gülşenî'nin kulağına bir defa “Hû” demesiyle cezbe hâline girdiği ve uzun süre dervişâne bir hayat sürdüğü aktarılır. Bu ilk karşılaşmanın olağanüstü tasviri gelenek içi anlatı olarak değerlendirilir.

Edirne Şah Melik Zâviyesi

Edirneli hacıların bir halife istemesi üzerine Gülşenî onu Edirne'ye gönderdi. Küçükpazar yakınındaki Şah Melik Zâviyesi'ne yerleşerek harap yapıyı canlandırdı; vaaz, Mesnevî okuması ve tasavvuf eğitimi verdi.

Vakıf ve şehir çevresi

Kemal Bey ile Vardarî Abdülkerim Efendi zâviyenin inşasına destek oldu. İki kuyu çevresinde anlatılan gelecek haberleri menkıbevî katmanda tutulur; yapı ve hâmilik ilişkisi ise tarihî çekirdektir.

Vefatı

975/1567-68'de vefat ederek zâviye sahasına defnedildi.

Halvetiyye-Uşşâkıyye tâc-ı şerifi
BAĞLI YOLUN MADDÎ HAFIZASIHalvetiyye-Uşşâkıyye tâc-ı şerifi

Yeşil kubbeli, dört terkli ve yirmi dallı tâc. Kubbe merkezinde beyaz düğme, lengerinde siyah destar ve üstten sarkıtılmış taylasan bulunur.

Ağ ve yol

Menkıbeler

İlk 1 kayıt gösteriliyor

MENKIBE · GELENEK İÇİ

Bir ‘Hû’ ile başlayan cezbe

Mısır seferine katılan Âşık Efendi'nin Gülşenî meclisinde kulağına söylenen tek bir ‘Hû’ zikriyle cezbe hâline girdiği aktarılır.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Mısır yolculuğu

Asıl adı Mehmed olan Âşık Efendi, Edirne yakınındaki Ada nahiyesinin Ahur köyündendi. Atâyî onun 923/1517 yılında Yavuz Sultan Selim'in Mısır seferine katıldığını ve Kahire'de İbrâhim Gülşenî'nin sohbet meclisine girdiğini anlatır.

Kulağına söylenen söz

Rivayete göre Gülşenî onun kulağına yalnız bir defa “Hû” dedi. Bu tek telkin Âşık Efendi üzerinde şiddetli bir tesir bıraktı; cezbe hâline girerek dünya düzeninden uzaklaştı, yalın ayak ve başı açık biçimde dağlarda ve kırda dolaşmaya başladı.

Anlatı, uzun bir eğitim silsilesinden ziyade tek bir zikir sözünün dönüştürücü tesirini öne çıkarır. Bu dönüşüm Atâyî'nin tabakatındaki gelenek içi cezbe anlatısıdır.

Bu anlatı gelenek hafızasına aittir; doğrulanabilir tarihî olayla aynı kesinlikte sunulmaz. Kaynak: Nev‘îzâde Atâyî, Hadâ’iku’l-Hakâ’ik fî Tekmileti’ş-Şakā’ik.

Şeyh, halife, aile ve post ağı

HOCASI / ŞEYHİİbrâhim GülşenîÂşık Efendi, Kahire'de İbrâhim Gülşenî'nin meclisine katıldı ve onun tarafından Edirne'ye gönderildi.TALEBESİ / HALİFESİVardarî Abdülkerim EfendiAbdülkerim Efendi, Âşık Efendi'nin hizmetinde yetişti.SONRAKİ POSTVardarî Abdülkerim EfendiÂşık Efendi'nin vefatından sonra Şah Melik Zâviyesi postuna Abdülkerim Efendi geçti.