ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
41 sonuç · “Ky”
01Karabaşiyye
Karabaş-ı Velî'nin İstanbul merkezli yayılma ve kurumsallaşma dönemini anlatan nispet. Kaynak, bunu ayrı bir tarikattan çok Şâbâniyye'nin güçlü devamı olarak yorumlar.
A‘mâ Kûsec Mehmed Efendi
A‘mâ Kûsec Mehmed Efendi (ö. Zilkade 1082/1672), Kadızâde Şeyh Mehmed Efendi’den tahsil gören; Bayezid, Süleymaniye ve Ayasofya-i Kebîr kürsülerinde sırasıyla vaizlik yapan Osmanlı âlimidir.
Abdülahad Nûrîzâde Şeyh Mustafa Efendi
Abdülahad Nûrîzâde Şeyh Mustafa Efendi (1636-1691), babası Abdülahad Nûrî Sivâsî’nin terbiyesinde yetişen; onun vefatından sonra yaklaşık kırk yıl Mehmed Ağa Zâviyesi postunu taşıyarak Sivâsî-Nûrî irşad ve kurum hafızasını sürdüren Halvetî şeyhidir.
Abdürrahîm el-Kınâî
Abdürrahîm el-Kınâî (1127–1196), Mağrib’de yetişip Ebû Medyen çevresinden aldığı irşadı Kınâ’ya taşıyan; Mâlikî ilmi, helâl kazanç, hizmet ve sohbeti birleştirerek Yukarı Mısır’da kalıcı bir tesir oluşturan âlim ve mürşiddir.
Ahmed Remzî Akyürek
Ahmed Remzî Akyürek (1872–1944), Kayseri'de yetişip Kütahya, Kastamonu, Halep ve Üsküdar Mevlevîhânelerinde hizmet eden; Mesnevî öğretimi, üç dilde şiiri, tercümeleri ve kütüphaneciliğiyle son dönem Mevlevî kültürünü taşıyan başlıca şahsiyetlerdendir.
Akıncı Muslihiddin Efendi
Akıncı Muslihiddin Efendi (ö. 970/1562-63), Ustrumca’dan Vardar Yenicesi’ne yerleşen, Edirne Üç Şerefeli Medrese’de müderrislik yaptıktan sonra resmî görevden çekilip öğretim ve ibadetle yaşayan Osmanlı âlimidir.
Ali el-Arabî Efendi
Ali el-Arabî Efendi (ö. 1008/1599-1600), Antakya’dan İstanbul’a gelerek Bostan Efendi’den mülâzemet alan; Saraybosna ve Hezargrad’da müftülük, İstanbul’da fetva mukabelesi ve Babadağ’da müderrislik yapan Hanefî fakih ve Osmanlı âlimidir.
Ali Nutkî Dede
Ali Nutkî Dede (1762-1804), Yenikapı Mevlevîhânesi’nde otuz yıl postnişinlik yapan; Şeyh Gâlib ve İsmail Dede’yi yetiştiren, Defter-i Dervîşân’ı başlatan Mevlevî şeyhi, şair, hattat ve bestekârdır.
Anabolulu Ali Hilmî Çelebi
Anabolulu Ali Hilmî Çelebi (ö. 1004/1595-96), Balyabadra ve Mizistre’de kadılık yapan, mukataa mallarını teftiş eden ve Hilmî mahlasıyla şiir söyleyen Osmanlı ilmiye mensubudur.
Arabzâde Abdurraûf Efendi
Arabzâde Abdurraûf Efendi (932/1525-26–1009/1600), Vâiz Mollâ Arab’ın oğlu; yüksek medreselerde müderrislik yapan ve Osmanlı coğrafyasının başlıca kadılıklarında görev alan âlimdir.
Ayasofya Hatibi Şeyhülkurrâ Şâban Efendi
Ayasofya Hatibi Şeyhülkurrâ Şâban Efendi (1607/08–1686), Evliyâ Mehmed Efendi’den kıraat tahsil eden; Kadırga, Fâtih, Haseki, Üsküdar Valide Sultan, Süleymaniye ve Ayasofya camilerinde imamlık ve hatiplik yapan XVII. yüzyıl Osmanlı kıraat otoritesidir.
Bakkālzâde Bostan Hilmî Efendi
Bakkālzâde Bostan Hilmî Efendi (ö. 1004/1595-96), Bahâeddinzâde Abdullah Efendi’nin muîdi ve mülâzımı olarak yetişen; Üsküdar Rum Mehmed Paşa Medresesi’nde ders veren, şiirlerini bizzat Kınalızâde’ye gönderen Bursalı âlim ve şairdir.
Bakkālzâde Mehmed Efendi
Bakkālzâde Mehmed Efendi (ö. 18 Rebîülâhir 1004 / 21 Aralık 1595), tıp ile matematiksel astronomiyi birleştiren; yaklaşık 1585–1595 arasında müneccimbaşılık, ayrıca hassa tabipliği ve reîsületıbbâlık yapan Osmanlı âlimidir.
Ky
ى) 5) Köy, mahalle, semt. tas. Kulluk makamı. Hasılım yok ser-i kayunda beladan gayri Garazım yok reh-i aşkında fenadân gayri Fuzüli Yârın ser-i küyunda rakibi tepelerdim Ama nideyim Kâ'be'de kan eylemek olmaz Lâedri Kü-yi ab u gil Maddi âlem.
rukye
İslâm geleneği içinde oluşan, hastalık ve kötülüklerden korunmak veya kurtulmak amacıyla dua okuyup üfleme.
Seyyid Burhâneddin Türbesi
Kayseri · Türkiye · 6 Kasım 1944'te vefatının ardından defnedildiği türbe; 1316/1898'de bu velî hakkında Âyîne-i Seyyid-i Sırdân adlı manzum menâkıbı yazmıştı. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Ahmed Remzî Akyürek : Ahmed Remzî Akyürek (1872–1944), Kayseri'de yetişip Kütahya, Kastamonu, Halep ve Üsküdar Mevlevîhânelerinde hizmet eden; Mesnevî öğretimi, üç dilde şiiri, tercümeleri ve kütüphaneciliğiyle son dönem Mevlevî kültürünü taşıyan başlıca şahsiyetlerdendir.
İnegöl
Bursa · Türkiye · Cerrâhî silsilenâmesine göre 941/1534'te vefat ettiği kasaba. İlişkili kişi dosyası Mehmed Kâsım Lârendevî : Mehmed Kâsım Lârendevî (ö. 941/1535), Antakya ve Bursa çevrelerinde bulunan, İzzeddin Ali el-Karamânî’nin halifesi olarak İnegöl’de irşad hizmeti yürüten Cevâhirü’l-ahbâr müellifidir.
Medîne-i Münevvere
Medine · Suudi Arabistan · Harb-i Umûmî sırasında Filistin cephesine hareket eden Mevlevî mücahidleri arasında mümtaz sınıfın başında olarak Şam üzerinden geldiği ve Ravza-i Mutahhara’da bulunup na‘tini yazdığı şehir. İlişkili kişi dosyası Ahmed Remzî Akyürek : Ahmed Remzî Akyürek (1872–1944), Kayseri'de yetişip Kütahya, Kastamonu, Halep ve Üsküdar Mevlevîhânelerinde hizmet eden; Mesnevî öğretimi, üç dilde şiiri, tercümeleri ve kütüphaneciliğiyle son dönem Mevlevî kültürünü taşıyan başlıca şahsiyetlerdendir.
Alucra
Giresun · Türkiye · Giresun'un Alucra ilçesinde, yedi çocuklu bir ailenin altıncı evlâdı olarak dünyaya gelmiştir. İlişkili kişi dosyası Hâfız Kāsım Yağcıoğlu (Kāsım Baba) : Hâfız Kāsım Yağcıoğlu (Mart 1934–9 Mart 2025), Alucra ve Boyluca’dan Samsun, Trakya ve İstanbul’a uzanan hayatında hıfz, imamet, Kur’an tedrisi, talebe hizmeti ve sohbeti birleştiren; Haydar Baba’dan gelen Halvetî-Şâbânî irşad hattının son dönem postnişinlerindendir.
Kayseri Mevlevîhânesi
Kayseri · Türkiye · 1872'de doğduğu yer; babası Süleyman Atâullah Efendi buranın şeyhidir. İlk derslerini de burada, babası ve çevresindeki hocalardan almıştır. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Ahmed Remzî Akyürek : Ahmed Remzî Akyürek (1872–1944), Kayseri'de yetişip Kütahya, Kastamonu, Halep ve Üsküdar Mevlevîhânelerinde hizmet eden; Mesnevî öğretimi, üç dilde şiiri, tercümeleri ve kütüphaneciliğiyle son dönem Mevlevî kültürünü taşıyan başlıca şahsiyetlerdendir.
Karaman (Lârende)
Karaman · Türkiye · Nisbesini aldığı şehir; Lârende Karaman'ın eski adıdır. Silsilede kendisinden önceki halka İzzeddin Ali Karamânî de aynı şehirdendir. İlişkili kişi dosyası Mehmed Kâsım Lârendevî : Mehmed Kâsım Lârendevî (ö. 941/1535), Antakya ve Bursa çevrelerinde bulunan, İzzeddin Ali el-Karamânî’nin halifesi olarak İnegöl’de irşad hizmeti yürüten Cevâhirü’l-ahbâr müellifidir.
Filibe
Plovdiv · Bulgaristan · Halifesi Debbağ Ali Rûmî'nin kolu taşıdığı Batı Trakya merkezi; silsilenâmeye göre Debbağ Ali 1065/1654'te burada vefat etmiştir. İlişkili kişi dosyası Mestçizâde İbrâhim Edirnevî : Mestçizâde İbrâhim Edirnevî, Mestçi Ali Rûmî’den aldığı Ramazânî aktarımı Debbâğ Fâzıl Ali Rûmî’ye ulaştıran erken dönem Halvetî şeyhidir.
Filibe
Plovdiv · Bulgaristan · Şeyhi Debbağ Ali Rûmî'nin bulunduğu Batı Trakya merkezi; silsilede Lofça'dan bir önceki halkadır. İlişkili kişi dosyası Ali Fâzıl Lofçavî : Ali Fâzıl Lofçavî (ö. 1095/1683-84), Debbâğ Ali er-Rûmî’den aldığı Ramazânî terbiyeyi Lofça’da temsil eden ve Ali Alâeddin Köstendilli’ye irşad icâzeti veren Rumeli şeyhidir.
Seyyid Mahmud Çağırgân-ı Velî Türbesi
Giresun · Türkiye · Alucra'nın eski adı Zun olan Boyluca köyündedir. Kāsım Baba kabrin yerini tespit ettirip türbeyi inşa ettirmiş ve burada türbedarlık yapmıştır; kendi ifadesiyle bu yıllar onun “irfan okulu”dur. İlişkili kişi dosyası Hâfız Kāsım Yağcıoğlu (Kāsım Baba) : Hâfız Kāsım Yağcıoğlu (Mart 1934–9 Mart 2025), Alucra ve Boyluca’dan Samsun, Trakya ve İstanbul’a uzanan hayatında hıfz, imamet, Kur’an tedrisi, talebe hizmeti ve sohbeti birleştiren; Haydar Baba’dan gelen Halvetî-Şâbânî irşad hattının son dönem postnişinlerindendir.
Eğridere (Köstendil livâsı)
Kyustendil · Bulgaristan · 1000 (1591-92) yılında doğduğu yer; bugün Bulgaristan sınırları içindedir. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Olanlar Şeyhi İbrâhim Efendi : Olanlar Şeyhi İbrâhim Efendi (yaklaşık 1592-1655), Aksaray’daki dergâhında uzun süre irşad eden; Bayramî-Melâmî ve Hamzavî hafızada öne çıkan, Halvetî çevrelerle de temasları kaydedilen Dîvân ve Dil-i Dânâ sahibi sûfî şairdir.
Yenikapı Mevlevîhânesi
İstanbul · Türkiye · 1892'de İstanbul'a gidince şeyhi Celâleddin Efendi'ye intisap edip semâ çıkardığı mevlevîhâne. İlişkili kişi dosyası Ahmed Remzî Akyürek : Ahmed Remzî Akyürek (1872–1944), Kayseri'de yetişip Kütahya, Kastamonu, Halep ve Üsküdar Mevlevîhânelerinde hizmet eden; Mesnevî öğretimi, üç dilde şiiri, tercümeleri ve kütüphaneciliğiyle son dönem Mevlevî kültürünü taşıyan başlıca şahsiyetlerdendir.
Köstendil
Kyustendil · Bulgaristan · Halifesi Alâeddin Ali Efendi'nin müftülük yaptığı ve ilk dergâhını açtığı şehir; oradan emriyle İstanbul'a gitmiştir. İlişkili kişi dosyası Ali Fâzıl Lofçavî : Ali Fâzıl Lofçavî (ö. 1095/1683-84), Debbâğ Ali er-Rûmî’den aldığı Ramazânî terbiyeyi Lofça’da temsil eden ve Ali Alâeddin Köstendilli’ye irşad icâzeti veren Rumeli şeyhidir.
Tarih Sahnesinden Çekilen Yollar Nasıl İzlenir?
Kâzerûniyye ve Zeyniyye örnekleri üzerinden kurum sona erse de kişi, vakıf, yapı ve yer adlarında kalan izleri okuma yöntemi
Câbî Tarihi'nde İstanbul Tekkeleri ve Saray
Kroniği doğru terimlerle okumak Câbî Ömer Efendi'nin gün gün tuttuğu kayıtlarında “Dergâh-ı Âlî” devlet kapısını, “mevleviyet” ise çoğu yerde yüksek kadılık mansıbını anlatır. Bunlar tekke ve Mevleviyye kaydı sayılmaz. Gerçek tarikat verileri; Mevlevîhâne, tekye, zâviye, âyin-i tarîk ve adı verilen meşâyih ifadelerinde
SÛFİLERİN İLİMLERİNİN KAYNAĞI
Avârifü’l-Maârif · 1. bölüm · Mürşidimiz, Şeyhu’l-İslâm Ebu’n-Necîb Abdulkâhir es-Sühreverdî, hicrî 560, milâdî 1165 senesinin Şevval ayında, bize, imlâ yoluyla (bizzat yazdırarak) şunu rivâyet etti: Ebû Mûsâ e
TASAVVUF İLİMİNİN FAZİLETİ
Avârifü’l-Maârif · 3. bölüm · Bize, Şeyhimiz Şeyhülislâm Ebu’n-Necib es-Sühreverdî (rah.), el-Ahves b. Hakim in babasından naklen, onun şöyle söylediğini haber verdi. Bir adam Hz. Resûlullah’a (s.a.v) şerrin ne
Sayfalar 26–33
Muzaffer Ozak Külliyatı · SEJ prati El Mukaddimü Celle Sanühu İstediğini ileri geçiren, öne alan. (YÂ MUKADDIMÜ ism-i celilini savaş alanında veya korkulacak bir yerde okuyanlara hiç bir zarar gelmez.) El M
Sayfalar 34–41
Muzaffer Ozak Külliyatı · Birincisi; gökyüzüdür. Güneşi, ayı, yıldızları ve daha güremediğimiz, bilemediğimiz diğer varlıkları ile enginleşen o muhteşem gökyüzünü bir düşününüz. Düşününüz ki, insanoğlu, en
Sayfalar 31–36
Muzaffer Ozak Külliyatı · «Liginanü Bidun ie selune şübelen je ejdalühu kavli lâ ilâhe illallah re ednahû imalati! con anit tariks rel hayau şübetün minel iyman. Lyman, yetmiş küsur şubedir. Bunun en efdali
Sayfalar 35–40
Muzaffer Ozak Külliyatı · tahhar olan âşıkı sadıklar! Eğer Allah ve Resûlüne iyman edip, Allah ve Resûlünü her şeyimizden ziyade severek îymanımızı kemale eriştirdi isek, hak yolunda da herşeyimizi fedaya h
Sayfalar 59–65
Muzaffer Ozak Külliyatı · lallahu aleyhi ve sellem efendimizle müşerref olur. Efendimiz kendisine sorar: — Sana tevdi olunan emaneti neden yerine getirmedin? — Hangi emaneti yâ Resûlallah? — Bağdat'ta alış-
Sayfalar 69–77
Muzaffer Ozak Külliyatı · Hasan-ül-Basri, kendisine iyman telkin ve kelime-i şehadeti talim için yanına yaklaştığında, hasta adam büyük bir neş'e ve sürûr içinde konuştu: — Yâ Hasan! Sen sus... Dur ve bekle
Sayfalar 109–116
Muzaffer Ozak Külliyatı · için Rabbil-âlemiyne dua ederler. Onlar, iyi bilirler ki, dua Allahu tealâ'ya, Resûl-ü müctebâ'ya ve âhiret gününe iyman edenlerin tek merci'i Cenab-ı vâcib-il vücud ve sahib-il ke
Sayfalar 111–116
Muzaffer Ozak Külliyatı · yi, bir çarmıha gerdirdi. Mâşite hatunun iki kızı vardı; biri kundakta, diğeri beş yaşında idi. Firavun, o iki meleği de getirtti, kızlardan büyük olanını, Mâşite'nin karşısında tu
Sayfalar 152–159
Muzaffer Ozak Külliyatı · (O gün, biz müttekileri binecekleri bineklerle Rahmanin huzuruna foplayacağız.) Cehennemlik olanlardan kurban kesenlerin, kurbanlarını Allahu teâlâ kabul buyurmayacak ve onlar cehe
Sayfalar 166–172
Muzaffer Ozak Külliyatı · Innallâh'ester& min-el-mü miniyne enfüsehüm ve emv&lehum bi-enne le hüm-ül-cenneh yukatilûne fi sebilillahi fe-yaktülüne ve yuktelûne vâ'den aleyhi hakkan fit-Tevrati vel-inciyli v