HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Kimliği ve ailesi
Arabzâde Abdurraûf Efendi, 932/1525-26 yılında doğmuş Osmanlı âlimi, müderris ve kadıdır. Babası Vâiz Mollâ Arab’dır. Atâyî onu Garîk Arabzâde Efendi’nin küçük kardeşi olarak tanıtır; Arabzâde Abdülbâki Çelebi de tahsil gördüğü aile büyükleri arasında anılır. Aynı ailedeki benzer unvanlı şahıslar bu nedenle tek kayıtta birleştirilmemelidir.
Tahsil çevresi
İlk öğrenimini kardeşleri ve devrin âlimleri yanında sürdürdü. Bursa Ahmed Paşa Medresesi müderrisi Kādızâde Efendi’ye, ardından Niksârî Kayını, Küçük Şems, Küçük Bostan ve İmamzâde’nin derslerine devam etti. Sahn müderrislerinden Arabzâde Abdülbâki Efendi ve Abdurrahman Efendi ile Edirne Bayezid Medresesi’ndeki Baldırzâde Efendi’den de ders aldı.
Çivizâde’den mülâzemeti
951/1544-45’te fetva makamından sonra Sahn müderrisi olan Çivizâde Efendi’nin çevresine girdi ve ondan mülâzemet aldı. Bu kayıt, farklı hocalardan yürüttüğü tahsilin ardından ilmiye mesleğine resmen girişini gösterir.
Bursa’dan Edirne’ye ilk görevleri
955/1548-49’da Kınalızâde Ali Efendi’nin yerine Bursa Hamza Bey Medresesi’ne tayin edildi. Küçük Tâceddin Efendi’nin düzenlediği umumi ders meclisindeki başarısı üzerine ücreti artırıldı. 960/1553’te Nahcıvan Seferi’ne katıldı ve otuz akçe ile Edirne Çukacı Hacı Medresesi kendisine verildi.
İmtihanlar ve yükselişi
967/1559-60’ta Anadolu kazaskeri Abdülkerimzâde Efendi huzurunda üç ilim dalından imtihan edilip meseleler ve risaleler yazdı; ardından Bursa Hançeriyye Medresesi’ne getirildi. 973/1565-66’da Şeyh Vefâ Camii’nde yapılan imtihanda Hidâye’nin Kitâbü’l-cinâyât bölümünden okuyup risale kaleme aldı. Başarısı üzerine Topkapı’daki Ahmed Paşa Medresesi kendisine verildi.
Sahn ve Sultan Selim Medresesi
977/1569-70’te Üç Şerefeli pâyesine, 981/1573-74’te Sahn-ı Semân’a yükseldi. Aynı yıl Sultan Selim-i Kadîm Medresesi’ne tayin edildi. Bu safha, uzun imtihan ve müderrislik çizgisinin yüksek medrese derecelerine ulaştığı dönemdir.
Selânik, Galata ve Üsküdar kadılıkları
983/1575-76’da Sidrekapsi’nin de bağlandığı Selânik kadılığı kendisine verildi; 985’te ayrıldı. 987/1579-80’de Galata kadısı oldu. 991/1583-84’te Şile ve Kandıra kazalarıyla birlikte Üsküdar kadılığına tayin edildi.
Sefer kadılığı ve ikinci Selânik devresi
992/1584’te Sadrazam ve serdar Özdemiroğlu Osman Paşa’nın İran seferi sırasında ordu kadılığıyla görevlendirildi. 994’te bu görevden ayrıldı. 995/1587’de ikinci defa Selânik kadısı oldu; ertesi yıl Yenişehir kadısıyla görev değişimi yaptı.
Mekke, Bursa ve Mısır
997/1588-89’da Mekke kadılığına getirildi ve 999’da İstanbul’a döndü. 1003/1594-95’te Bursa, 1006/1597-98’de Mısır kadılığı yaptı. Görev zinciri, Arabzâde Abdurraûf Efendi’yi XVI. yüzyıl sonunun en geniş coğrafyada hizmet veren yüksek ilmiye mensuplarından biri hâline getirir.
Eyüp kadılığı, vefatı ve kabri
1007/1598-99’da Eyüp kadılığına tayin edildi. 1009 yılı Rebîülâhirinde, Eylül-Ekim 1600 civarında vefat etti. Cenazesi Fâtih Camii’ne getirildi; namazını Şeyhülislâm Sun‘ullah Efendi kıldırdı. Sur içindeki Koğacı Dede Mescidi haziresine defnedildi. Tarihî ad günümüzde Kovacı Dede Camii biçiminde yaşamaktadır.
İlmî şahsiyeti
Atâyî onu aklî ve naklî ilimlerde güçlü, geniş bilgili, doğru sözlü, hak gözeten, vera sahibi, derviş tabiatlı ve mütevazı bir âlim olarak tasvir eder. Yaşının yetmiş yediyi geçtiğini ve seksene yaklaştığını belirtir; bu ifade 932 doğum ve 1009 vefat tarihleriyle uyumludur.
Eserleri
Arabzâde Abdurraûf Efendi’nin Uyûnü’l-mezâhib adlı esere bir şerh yazdığı ve çok sayıda risalesinin bulunduğu kaydedilir. Kaynak pasajı risalelerin adlarını ve nüshalarını tek tek vermediğinden, doğrulanmayan eser adları eklenmemiştir.
Tarikat aidiyeti konusunda sınır
Kaynak onun karakterini “derviş-nihâd” diye anlatır; fakat belirli bir tarikata intisabını veya şeyhlik yaptığını söylemez. Bu bir ahlâk ve mizaç nitelemesidir. Babası Mollâ Arab’ın tasavvufî bağlantıları oğluna otomatik olarak aktarılmamıştır.