Ara
Menü

Ahmed Remzî Akyürek

Ahmed Remzî Akyürek (1872–1944), Kayseri'de yetişip Kütahya, Kastamonu, Halep ve Üsküdar Mevlevîhânelerinde hizmet eden; Mesnevî öğretimi, üç dilde şiiri, tercümeleri ve kütüphaneciliğiyle son dönem Mevlevî kültürünü taşıyan başlıca şahsiyetlerdendir.

Doğum
1872
Vefat
1944
Unvan
Üsküdar Mevlevîhânesi'nin son şeyhi, Mesnevîhan, şair, mütercim ve kütüphaneci
Temalar
Kayseri, Yenikapı, Konya, Kütahya, Kastamonu, Halep, Şam, Medine, Üsküdar, Mesnevîhanlık, şiir, tercüme, Farsça öğretimi, kütüphanecilik

Kayseri Mevlevîhânesi'nde doğum ve aile çevresi

Ahmed Remzî Akyürek, 1872'de Kayseri Mevlevîhânesi'nde doğdu. Babası dergâhın şeyhi Süleyman Atâullah Efendi, ailesinin eski kuşaklarından Seyyid Süleyman Türâbî ise Konya Mevlânâ Dergâhı postnişini Mehmed Said Hemdem Çelebi'nin mürşidiydi. Bu çevre ona daha çocukluğunda Mevlevî âdâbını, Mesnevî dersini, şiiri ve tekke hizmetini bir arada tanıttı.

Tahsili ve ilk hocaları

Sıbyan mektebiyle rüşdiyeyi bitirdikten sonra başta babası olmak üzere Güncizâde Nuh Necati Efendi, Müridzâde Ali Efendi, Hisarcıklızâde Sâlim Efendi ve Sâmi Efendi'den Arapça, Farsça ve edebiyat okudu. Aile içinde dolaşan nesep rivayetlerini belgesiz biçimde kendi adına kullanmaması, onun tarih ve nesep meselelerinde ihtiyatlı tavrını gösterir.

Yenikapı Mevlevîhânesi ve Kayseri'de öğretmenlik

1892'de İstanbul'a giderek Divân-ı Muhâsebât'ta çalıştı. Bu sırada Yenikapı Mevlevîhânesi şeyhi Mehmed Celâleddin Efendi'ye intisap etti ve semâ meşkini tamamladı. Bir yıl sonra Kayseri'ye döndü; idâdîde ahlâk ve ulûm-i dîniyye dersleri verdi. Medreselerde ve Mevlevîhânede Farsça, Pend-i Attâr, Gülistân, Bostân, Arûz-ı Câmî ve Mesnevî okuttu. Böylece post hizmetinden önce uzun bir öğretmenlik ve metin şerhi tecrübesi kazandı.

Konya, Kütahya ve Kastamonu

II. Meşrutiyet'ten sonra Konya'ya gitti. Abdülhalim Çelebi'nin emriyle Çelebizâdelere Mesnevî okuttu; ardından Kütahya Ergûniye Mevlevîhânesi'ne şeyh vekili olarak gönderildi. 1909'da Kastamonu Mevlevîhânesi şeyhliğine getirildi. Burada dergâhın borçları, tamiri ve düzeniyle uğraştı; idarî tecrübesi onu yalnız ders veren bir şeyh değil, Mevlevîhânelerin maddî ve kurumsal meselelerini bilen bir postnişin hâline getirdi.

Halep postu, Şam dersleri ve Medine yolculuğu

1913'te Halep Mevlevîhânesi postnişinliğine tayin edildi. I. Dünya Savaşı sırasında Mücâhidîn-i Mevleviyye kafilesiyle Şam'a, ardından Medine'ye gitti. Şam Emeviyye Camii'nde Mesnevî okuttu; kaynaklar derslerini Arapça açıklayabildiğini kaydeder. Medine ziyaretinin manevî tesirini sekiz beyitlik bir na‘t ile ifade etti:

Aşk-ı sergerdânı âşık eyleyen dîdârına
Hüsnü de hayrân u meftûn eylemiş ruhsârına

Târümâr olmuş muhabbet zülfünün dil-bestesi
Vecd ü şevk üftâdedir bâb-ı şefâat-bârına

Lâyezâlî şâdmânî, câvidânî neş'eler
Câbecâ tefrîş edilmiş hâk-i arş-âsârına

Hurda bir kandîlidir Tûr-ı tecellî-i Kelîm
Dest-i hayret bir dehen Mûsâ-yı cân envârına

Kubbe-i ulyâsının maksûresi arş-ı azîm
Sidredir her gûşesi, Cibrîl hizmetkârına

Ma‘nî-i Kur'ân tecessüm eylemiş, olmuş harem
Hazret-i Hakk'ın habîbi Ahmed-i Muhtâr'ına

Cân atıp gelmiş cinândan Bû'l-beşer bin şevk ile
Eylemiş evlâdını âmâde cân îsârına

Ben neler gördüm der-i feyzinde Remzî, aklısûz
Sığmıyor kudsiyyeti şairlerin eş‘ârına

Üsküdar Mevlevîhânesi'nin son şeyhi

Halep'in işgalinden sonra 1919'da İstanbul'a döndü ve Üsküdar Mevlevîhânesi postuna tayin edildi. Harap durumdaki semâhâne, türbe ve hücrelerin onarılmasıyla ilgilendi; mukabeleyi yeniden canlandırdı. Sultan Mustafa ve Beyazıt camilerinde Mesnevî okuttu. Meclis-i Meşâyih üyeliği, Medresetü'l-irşâd'da tasavvuf müderrisliği ve Üsküdar tekkelerinin idarî işleriyle ilgili görevler yürüttü. Bazı biyografiler resmî tayin tarihini 1924 diye verir; 1919 dönüşü ile tayin ve görevin resmî kaydı arasındaki bu tarih farkı birlikte değerlendirilmelidir.

Hacı Selim Ağa Kütüphanesi ve Ankara yılları

2 Eylül 1925'te tekkelerin kapatılmasından sonra Hacı Selim Ağa Kütüphanesi başmemurluğuna getirildi. On yılı aşkın süre yazma ve matbu kitapları tasnif etti, fihristlerini hazırladı. Bu hizmet onun Miftâhü'l-kütüb, Fihrist-i Hûb ve Üslûb-ı Mergūb gibi bibliyografik çalışmalarındaki dikkatle doğrudan bağlantılıdır. 1 Şubat 1937'de istifa edip Ankara'ya gitti; bir süre Eski Eserler Kütüphanesi'nde müşavirlik yaptı.

Şairliği ve üç dilde edebî üretimi

Ahmed Remzî Dede, divan şiiri geleneği içinde yetişmiş son Mevlevî şairlerdendir. Türkçe, Arapça ve Farsça şiirler yazdı; aruzun yanında hece veznini de kullandı. Münâcât, na‘t, kaside, gazel, tahmis, taştîr, koşma ve destanlarında Mevlânâ sevgisi, hikmet, gündelik hayat, tarih ve yolculuk iç içedir. Hazîne-i Fünûn, Mahfil ve Tarih ve Edebiyat gibi mecmualarda şiirleri yayımlandı.

Farsça öğretimi ve Mevlevî tarihine dair eserleri

Manzum Kavâid-i Fârisî ve manzum sözlük Tuhfe-i Remzî Farsça öğretimine; Tuhfetü's-sâimîn Sultan Veled'in oruç kasidesine; Âyîne-i Seyyid-i Sırdân Seyyid Burhâneddin'in, Mir'ât-ı Zeynelâbidîn ise Kayserili Zeynelâbidin'in menâkıbına ayrılmıştır. Târihçe-i Aktâb, Konya Mevlânâ Dergâhı postnişinlerinin doğum, vefat ve posta geçiş tarihlerini seksen dört beyitte bir araya getirir. Münâcât-ı Hazret-i Mevlânâ, Mesnevî'deki dua beyitlerinden hazırlanmıştır.

Şiir, seyahat, tercüme ve bibliyografya külliyatı

Bir Günlük Karaman Seyahatnâmesi seksen beyitlik bir yolculuk manzumesi; Bergüzâr şiirlerini ve iki manzum menâkıbını bir araya getiren mecmuadır. Gülzâr-ı Aşk, Vâhidî'nin Gül ü Bülbül tercümesi; Rehnümâ-yı Ma‘rifet Ebû Sâbit ed-Deylemî'nin tasavvuf risâlesi tercümesidir. Fihrist-i Hûb ile Üslûb-ı Mergūb Farsça sözlük ve şerhlerde kelime bulmayı kolaylaştırır; Miftâhü'l-kütüb ve Esâmî-i Müellifîn Fihristi ise Osmanlı Müellifleri için hazırlanmış kitap ve müellif indeksidir.

Mevlevîlik tercümeleri ve yazma eserleri

Zâviye-i Fukarâ, Köseç Ahmed Dede'nin Mevlevîlik risâlesinin; en-Nushatü'ş-şâfiye fî tercemeti's-Sohbeti's-sâfiye Şeyh Galib'in aynı risâleye yazdığı Arapça hâşiyenin tercümesidir. Mahbûbü'l-ahibbe, Aziz Mahmud Hüdâyî'nin Habbetü'l-mahabbe adlı eserini Türkçeye taşır. Basılan on yedi eserinin yanında kayıp Kayseri Şairleri, yazma Lübb-i Fazîlet, Tekmiletü't-tarîka ve ta‘rifetü'l-hadîka tercümesi ve Farsça divançesi bulunur. Hüseyin Vassâf da onun hakkında yayımlanmamış Remzinâme adlı biyografik bir eser kaleme almıştır.

Vefatı, kabri ve tasavvuf tarihindeki yeri

6 Kasım 1944'te Kayseri'de vefat etti ve Seyyid Burhâneddin Tirmizî Türbesi hazîresinde, ailesinin Mevlevî mezarlarının bulunduğu alana defnedildi. Ahmed Remzî Akyürek'i yalnız “son şeyh” diye anmak eksiktir: o, Kayseri'den İstanbul'a, Kütahya'dan Kastamonu'ya, Halep ve Şam'dan Medine'ye uzanan bir Mevlevî ağının postnişini; Mesnevîhanı, üç dilli şairi, mütercimi, öğretmeni ve kütüphanecisidir.

COĞRAFÎ HAFIZA16 coğrafî bağlantıMekân kayıtlarına git →
Koordinatlı mekânŞehir düzeyi16 nokta · 0 kesin koordinat. Kümeye tıklayarak yaklaşın; tek noktadan mekân dosyasını açın.

Ağ ve yol

Menkıbeler

İlk 1 kayıt gösteriliyor

MENKIBE · GELENEK İÇİ

“Zuhûrâta tâbi‘ olarak burada kalınız”

Meşrutiyet’ten sonra ziyaret için gittiği Konya’da Çelebi Efendi’nin bu sözü üzerine Kayseri’deki memuriyetini bırakıp bir yıl âsitânede kalmıştır.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Meşrutiyet’in ilanının ardından izinli olarak ziyaret için Konya’ya geldiğinde Çelebi Efendi kendisine, “Zuhûrâta tâbi‘ olarak burada kalınız” diye emretmiştir. Bunun üzerine Kayseri’deki memuriyetini bırakmış, bir yıl kadar Mevlânâ Âsitânesi’nde feyz ve zuhurat bekleyerek kalmıştır.

Bu bekleyişin ardından Kütahya’daki Ergûniye Mevlevîhânesi meşîhatine vekâleten tayin edilmiş; orada bulunduğu dokuz ay içinde ders okutmuş, Ramazanlarda ikindiden sonra Mesnevî takrir etmiştir.

Çerçeve. Söz kısa ama sonucu büyüktür: bir cümle üzerine devlet memuriyeti bırakılıp postnişinlik yoluna girilmiştir. Mevlevîlikte “zuhûrâta tâbi olmak” tabirinin gündelik karşılığını gösteren bu kayıt, aynı zamanda Kayseri’den Kütahya’ya uzanan görev zincirinin başlangıcıdır.

Bu anlatı gelenek hafızasına aittir; doğrulanabilir tarihî olayla aynı kesinlikte sunulmaz. Kaynak: Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ.

Hayatından kayıtlar

İlk 6 kayıt gösteriliyor

BİYOGRAFİK KAYIT

Şeyhlikten kütüphane memurluğuna

1925'ten sonraki hayat.

Metni gösterMetni daralt

2 Eylül 1925'te tekkelerin kapatılması üzerine Üsküdar Hacı Selim Ağa Kütüphanesi başmemurluğuna tayin edildi.

Burada on seneden fazla bir süre kitapları tasnif ve tanzim ederek fihristlerini çıkardı.

1 Şubat 1937'de istifa ederek Ankara'ya gitti. Ankara'da da bir süre Eski Eserler Kütüphanesi'nde müşavir olarak çalıştı.

Çerçeve. Bir mevlevîhânede doğup dört ayrı mevlevîhâneye şeyh olan kişi, ömrünün son yirmi yılını yazma eser tasnif ederek geçirmiştir. Yaptığı fihristler bugün de kullanılmaktadır — tekkelerin kapanmasının ardından tekke ilminin kütüphaneye taşınmasının somut örneğidir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Akyürek, Ahmed Remzi”, c. 2.
BİYOGRAFİK KAYIT

Mevlevî taburuyla cepheye

Şam'dan Medine'ye.

Metni gösterMetni daralt

I. Dünya Savaşı başlayınca, İstanbul'dan Filistin cephesine hareket eden Mevlevî taburuna katılarak taburun başında önce Şam'a, daha sonra Medine'ye gitti.

Şam'da kaldığı süre içinde Emeviyye Camii'nde Mesnevî okuttu.

Çerçeve. Mücâhidîn-i Mevleviyye Alayı, 1914'te Konya Çelebisi Abdülhalim Çelebi'nin çağrısıyla kurulan gönüllü birliktir. Ahmed Remzî Dede bu birliğin başında cepheye gitmiş, aynı yıllarda Emeviyye Camii'nde ders okutmuştur — bir savaş sefer defterinde Mesnevî dersi kaydı nâdirdir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Akyürek, Ahmed Remzi”, c. 2.
BİYOGRAFİK KAYIT

Seyyid Burhâneddin'in türbesine gömülmek

Ömrün başladığı şehirde son.

Metni gösterMetni daralt

6 Kasım 1944'te Kayseri'de vefat etti; cenazesi Seyyid Burhâneddin Tirmizî'nin türbesine defnedildi.

Çerçeve. Seyyid Burhâneddin, Mevlânâ'nın mürşididir ve türbesi Kayseri'dedir. Ahmed Remzî Dede daha 1316'da (1898) onun hakkında Âyîne-i Seyyid-i Sırdân adlı manzum menâkıbı yazmıştı; kırk altı yıl sonra aynı türbeye gömülmüştür.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Akyürek, Ahmed Remzi”, c. 2.
BİYOGRAFİK KAYIT

Dört mevlevîhâne

Kütahya, Kastamonu, Halep, Üsküdar.

Metni gösterMetni daralt

Kütahya Ergûniye Mevlevîhânesi'ne şeyh vekili olarak gönderildi. 1909'da Kastamonu Mevlevîhânesi'ne şeyh oldu. 1913'te Halep Mevlevîhânesi postnişinliğine tayin edildi.

1919'da Halep'in işgali üzerine İstanbul'a döndü ve Üsküdar Mevlevîhânesi'ne şeyh tayin edildi.

Çerçeve. On yıl içinde dört ayrı mevlevîhâne — Mevlevîlikte çelebi tayinleriyle şeyhlerin sık yer değiştirmesi âdettir. Halep'ten dönüş bir tercih değil, işgalin sonucudur; imparatorluğun küçülmesi, tekke coğrafyasını da daraltmıştır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Akyürek, Ahmed Remzi”, c. 2.
BİYOGRAFİK KAYIT

Hem hoca hem memur

İdâdî ve medrese dersleri.

Metni gösterMetni daralt

1892'de İstanbul'a gitti. Divân-ı Muhâsebât'ta çalışırken Yenikapı Mevlevîhânesi şeyhi Celâleddin Efendi'ye intisap ederek semâ çıkarttı.

Bir yıl sonra Kayseri'ye dönünce Nâzım Paşa'nın aracılığıyla Kayseri İdâdîsi ahlâk ve ulûm-i dîniyye hocalığına tayin edildi.

Bir taraftan da çeşitli medreselerde Farsça, Pend-i Attâr, Gülistân, Bostân, Arûz-ı Câmî ve Mesnevî okuttu.

Çerçeve. Okuttuğu metinler, Osmanlı Farsça öğretiminin standart müfredatıdır. Aynı müfredat için sonradan kendisi de ders kitapları yazacaktır: Manzum Kavâid-i Fârisî ve Tuhfe-i Remzî.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Akyürek, Ahmed Remzi”, c. 2.
BİYOGRAFİK KAYIT

Kayıp kitap

Kayseri Şâirleri.

Metni gösterMetni daralt

Ahmed Remzi Dede'nin yayımlanan eserlerinden başka Kayseri Şâirleri (bu kitap kayıptır) adlı biyografik bir eseri vardır.

Çerçeve. Bir kütüphaneci ve fihristçinin kendi kitabının kaybolması dikkate değerdir. Buna karşılık Hüseyin Vassâf'ın Ahmed Remzi Dede hakkında Remzinâme adlı yayımlanmamış biyografik mahiyette bir eseri vardır — hakkında yazılan da basılmamıştır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Akyürek, Ahmed Remzi”, c. 2.

Eserleri ve metinleri

İlk 4 kayıt gösteriliyor

ESER / METİN

Mevlevîliğe dair tercümeleri

Köseç Ahmed Dede ve Şeyh Galib.

Metni gösterMetni daralt

Zâviye-i FukarâTrabzonlu Köseç Ahmed Dede'nin er-Risâletü'l-behiyye fî tarîkati'l-Mevleviyye adlı Arapça eserinin tercümesidir (nşr. İbrahim Kutluk, TDED, II/3-4 [1948]).

en-Nushatü'ş-şâfiye fî tercemeti's-Sohbeti's-sâfiyeaynı eserе Şeyh Galib'in yine Arapça olarak yazdığı hâşiyenin tercümesidir. 26 Nisan 1942'de tamamlanan bu eser de İbrahim Kutluk tarafından yayımlanmıştır.

Çerçeve. İkinci tercümeyi yetmiş yaşında, tekkeler kapandıktan on yedi yıl sonra tamamlamıştır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Akyürek, Ahmed Remzi”, c. 2.
ESER / METİN

Mevlânâ ve Mesnevî çalışmaları

Târihçe-i Aktâb ve Münâcât.

Metni gösterMetni daralt

Târihçe-i AktâbMevlânâ'dan başlayarak Konya'daki Mevlevî dergâhında postnişin olan çelebilerin doğum, ölüm ve şeyhlik makamına geçiş tarihlerini bildiren seksen dört beyitlik bir manzumedir. Nesib Dede'nin Mevlânâ, Sultan Veled ve Ulu Ârif Çelebi'nin doğum ve ölüm tarihlerini yazdığı yirmi bir beyitlik manzumesine zeyil olarak kaleme alınmıştır (Şam 1331).

Münâcât-ı Hazret-i MevlânâMesnevî'deki dua ile ilgili beyitlerin bir araya getirilmesinden meydana gelmektedir (İstanbul 1336).

Tuhfetü's-sâimînSultan Veled'in oruç hakkında otuz beyitlik kasidesinin şerhidir (İstanbul 1316).

Çerçeve. Târihçe-i Aktâb'ın Şam'da (1331/1913) basılması, Mevlevî taburu yıllarına denk gelir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Akyürek, Ahmed Remzi”, c. 2.
ESER / METİN

Tercümeleri

Vâhidî, Tûsî, Hüdâyî.

Metni gösterMetni daralt

Gülzâr-ı Aşkİranlı mutasavvıf şair Vâhidî'nin Gül ü Bülbül adlı manzum-mensur eserinin tercümesidir (İstanbul 1337).

Rehnümâ-yı Ma'rifetEbû Sâbit Muhammed b. Abdülmelik et-Tûsî ed-Deylemî'nin tasavvufa ait Arapça risâlesinin tercümesidir (İstanbul 1928).

Mahbûbü'l-ahibbeAziz Mahmud Hüdâyî'nin Habbetü'l-mahabbe adlı Arapça risâlesinin tercümesidir (nşr. Rasim Deniz, Kayseri 1982).

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Akyürek, Ahmed Remzi”, c. 2.
ESER / METİN

Yazma kalan eserleri

Lübb-i Fazîlet ve Farsça divançe.

Metni gösterMetni daralt

Lübb-i Fazîlet (Süleymaniye Ktp., Yazma Bağışlar, nr. 1475-1476); Sadreddin Konevî veya Şeyh Nâsırüddin Mahmûd'un Tebsıratü'l-mübtedî ve tezkiretü'l-müntehî adlı eserinin Tekmiletü't-tarîka ve ta'rifetü'l-hadîka adıyla yaptığı tercümesi (Konya Mevlânâ Müzesi, nr. 5909; İstanbul Belediye Ktp., nr. 18, 327) ve Farsça bir divançesi (Konya Mevlânâ Müzesi, nr. 5436).

Ayrıca BergüzârRemzi Dede'nin şiirlerinin bir kısmını topladığı mecmuadır; basılmış nüshanın içinde Âyîne-i Seyyid-i Sırdân ile Mir'ât-ı Zeynelâbidîn de bulunmaktadır (Kastamonu 1329) — ve Bir Günlük Karaman Seyahatnâmesi, seksen beyitlik bir manzume (Konya 1324).

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Akyürek, Ahmed Remzi”, c. 2.

Kavram dünyası

İlk 6 kayıt gösteriliyor

KAVRAM

Üç kuşak Mevlevî: Türâbî’den Remzî’ye

Baba tarafından üç kuşak Mevlevî şeyhi olan ailesinin büyüğü Süleyman Türâbî, Konya postnişini Saîd Hemdem Çelebi’nin şeyhiydi.

Metni gösterMetni daralt

Ahmed Remzî’nin babası Kayseri Mevlevî şeyhi Süleyman Atâullah Efendi, onun babası es-Seyyid Ahmed er-Remzî el-Mevlevî, onun babası da es-Seyyid Süleyman Türâbî el-Mevlevî’dir. Türâbî, Konya’da Âsitâne-i Pîr’de postnişin olan Saîd Hemdem Çelebi’nin şeyhidir ve Kayseri’de Seyyid Burhâneddin Muhakkık-ı Tirmizî’nin türbesinde medfundur; vefatına söylenen tarih 1251/(1835)’i verir.

Anne tarafından silsileleri, an‘aneye göre Şeyh İbrâhim-i Tennûrî’ye ulaşan bir Kayseri ailesine dayanır. Ahmed Remzî’nin babası da Halep’e gidişinden kırk beş gün sonra vefat etmiş ve vasiyeti gereğince aynı türbenin harîmine defnedilmiştir.

Çerçeve. Mevlevîlikte meşîhat çoğu zaman aileyle taşınır; buradaki dört kuşak, Kayseri’deki bir mevlevîhânenin merkezî Konya makamıyla nasıl doğrudan bağ kurduğunu gösterir. Anne tarafındaki Tennûrî nisbeti ise metinde “an‘ane” kaydıyla verilir, belge olarak sunulmaz.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ.
KAVRAM

Tayin tarihlerini ebcedle düşürmek

Kastamonu ve Halep meşîhatlerine tayin yılları, adına göre kurulmuş ebced ibareleriyle kaydedilmiştir.

Metni gösterMetni daralt

Kastamonu Mevlevîhânesi meşîhatine tayini “Remzî Dede hâdimü’l-fukarâ” ibaresiyle kaydedilir ve bu ibare 1326/(1908) senesini gösterir; Sefîne’ye düşülen bir notta ise aynı ibarenin hesabından 1327 çıktığı belirtilir. Halep Âsitânesi meşîhatine tayini de “eş-Şeyh Ahmed Remzî el-Halebî” ibaresinin delâlet ettiği 1332/(1914) senesindedir.

Çerçeve. Tekke çevrelerinde tayin ve vefat yılları çoğu zaman kişinin adıyla kurulmuş bir ibareye gizlenir; böylece tarih hem hatırda kalır hem de bir iltifat hâline gelir. Bir harfin okunuşundan doğan bir yıllık fark bile bu kayıtların tek başına kesin sayılmaması gerektiğini gösterir; iki değer de birlikte tutulmalıdır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ.
KAVRAM

Halep’ten Kudüs’e uzanan teftiş seyahati

Çelebilik makamının emriyle Halep mevlevîhânesini teftişe gitmiş, ardından bölgedeki mevlevîhâneleri altı ay süren bir seyahatle incelemiştir.

Metni gösterMetni daralt

Kastamonu’da mevlevîhânenin selefinden kalan nakit borcunu ödeyip binayı tamir ve ihyâ ettikten sonra, Çelebilik makamından gelen bir emirle Halep Mevlevîhânesi’nin tahkikine gönderilmiştir. Bu hizmeti gördükten sonra çevredeki mevlevîhânelerin durumunu incelemesi emredilmiştir.

Bu vesileyle Halep, Ayntâb, Urfa, Kilis, Hama, Humus, Trablusşam, Lazkiye ve Kudüs taraflarını dolaşmış, mübarek makamları ziyaret etmiş, bazı kâmil kişilerle görüşüp sohbet etmiş ve altı ay sonra meşîhat yeri olan Kastamonu’ya dönmüştür.

Çerçeve. Kayıt, Mevlevîliğin merkezî bir denetim düzeni bulunduğunu gösterir: Konya’dan çıkan bir emir, taşradaki bir şeyhi müfettiş sıfatıyla aylarca yollara düşürmektedir. Aynı zamanda I. Dünya Savaşı arifesinde Suriye ve Filistin’deki Mevlevî varlığının hâlâ canlı olduğunun tanıklığıdır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ.
KAVRAM

Kayseri’de sabah dersleri

Kayseri Mevlevîhânesi’nde sabahları talebeye kavâidden Mesnevî’ye uzanan bir program okuturdu.

Metni gösterMetni daralt

İbtidâî ve rüşdî mekteplerinden sonra babasından, eniştesi Göncüzâde Nûh Necâtî’den ve çevresindeki hocalardan okuyan Ahmed Remzî, Kayseri’deki ilim talebelerinden bazılarına mevlevîhânede sabahları ders vermeye başlamıştır.

Okuttuğu metinler sıralanır: kavâid, Pend-i Attâr, Gülistân, Bostân, Câmî’nin arûzu ve Mesnevî-i şerîf. Ders hem talim hem takrir suretiyle yürütülürdü.

Çerçeve. Bu liste, bir mevlevîhânenin fiilen Farsça mektebi gibi işlediğini gösterir: dil kaideleriyle başlayıp klasik metinlerden geçerek Mesnevî’ye çıkan sıra, Mevlevî terbiyesinin müfredatıdır. Ahmed Remzî’nin sonraki Farsça öğretimi ve tercümeleri bu erken ders halkasının devamıdır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ.
KAVRAM

Üsküdar’da asılan tarih levhası

Harap hâlden çıkarılan Üsküdar Mevlevîhânesi’nde on beş günde bir âyin başlatılmış, bu ihyâya düşülen tarih üç kişinin emeğiyle levhaya dönüşmüştür.

Metni gösterMetni daralt

Üsküdar Mevlevîhânesi’nin hücreleri oturulmayacak kadar harap, semâhâne ve türbesi toz toprak içindeydi. Gittiği her yeri imar etmek huyu gereği önce semâhâne ile türbeyi sağlamlaştırıp onarmış, hücreleri elden geldiğince temizletmiştir. Yıllardır âtıl duran semâhânede on beş günde bir, Cumartesi günleri âyin icrasına başlanmıştır.

Bu ihyâya Yenikapı Mevlevîhânesi postnişini Abdülbâkî Dede Efendi bir tarih söylemiş, Suûdü’l-Mevlevî bunu itinayla yazmış, levha Medresetü’l-Hattâtîn’de tezhip ve cilt işi görerek dergâhta hürmetli bir yere asılmıştır.

Çerçeve. Kayıt, bir tamiratın nasıl belgelendiğini gösterir: şair, hattat ve tezhip atölyesi bir araya gelir, tarih taşa değil levhaya işlenir. Cumhuriyet’in hemen öncesinde bir mevlevîhânenin son ihyâ hamlesi olması bakımından da dikkate değerdir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ.
TARİHÎ KAYIT

Semâ çıkarmak

Mevlevî çilesinin tamamlanması.

Metni gösterMetni daralt

Semâ çıkarmak, Mevlevî dervişinin semâ meşkini tamamlayıp âyinde dönebilecek hâle gelmesidir.

Divân-ı Muhâsebât'ta çalışırken Yenikapı Mevlevîhânesi şeyhi Celâleddin Efendi'ye intisap ederek semâ çıkarttı.

Çerçeve. Bir mevlevîhânede doğmuş olmasına rağmen resmî intisabı İstanbul'da, Yenikapı Mevlevîhânesi'nde gerçekleşmiştir; Yenikapı, Mevlevîliğin İstanbul'daki en köklü merkezidir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Akyürek, Ahmed Remzi”, c. 2.

Şeyh, halife, aile ve post ağı

Tekke, türbe ve irşad coğrafyası

Medine · Suudi ArabistanMedîne-i MünevvereHarb-i Umûmî sırasında Filistin cephesine hareket eden Mevlevî mücahidleri arasında mümtaz sınıfın başında olarak Şam üzerinden geldiği ve Ravza-i Mutahhara’da bulunup na‘tini yazdığı şehir. İlişkili kişi dosyası Ahmed Remzî Akyürek : Ahmed Remzî Akyürek (1872–1944), Kayseri'de yetişip Kütahya, Kastamonu, Halep ve Üsküdar Mevlevîhânelerinde hizmet eden; Mesnevî öğretimi, üç dilde şiiri, tercümeleri ve kütüphaneciliğiyle son dönem Mevlevî kültürünü taşıyan başlıca şahsiyetlerdendir.Kayseri · TürkiyeSeyyid Burhâneddin Türbesi6 Kasım 1944'te vefatının ardından defnedildiği türbe; 1316/1898'de bu velî hakkında Âyîne-i Seyyid-i Sırdân adlı manzum menâkıbı yazmıştı. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Ahmed Remzî Akyürek : Ahmed Remzî Akyürek (1872–1944), Kayseri'de yetişip Kütahya, Kastamonu, Halep ve Üsküdar Mevlevîhânelerinde hizmet eden; Mesnevî öğretimi, üç dilde şiiri, tercümeleri ve kütüphaneciliğiyle son dönem Mevlevî kültürünü taşıyan başlıca şahsiyetlerdendir.Kayseri · TürkiyeKayseri Mevlevîhânesi1872'de doğduğu yer; babası Süleyman Atâullah Efendi buranın şeyhidir. İlk derslerini de burada, babası ve çevresindeki hocalardan almıştır. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Ahmed Remzî Akyürek : Ahmed Remzî Akyürek (1872–1944), Kayseri'de yetişip Kütahya, Kastamonu, Halep ve Üsküdar Mevlevîhânelerinde hizmet eden; Mesnevî öğretimi, üç dilde şiiri, tercümeleri ve kütüphaneciliğiyle son dönem Mevlevî kültürünü taşıyan başlıca şahsiyetlerdendir.İstanbul · TürkiyeYenikapı Mevlevîhânesi1892'de İstanbul'a gidince şeyhi Celâleddin Efendi'ye intisap edip semâ çıkardığı mevlevîhâne. İlişkili kişi dosyası Ahmed Remzî Akyürek : Ahmed Remzî Akyürek (1872–1944), Kayseri'de yetişip Kütahya, Kastamonu, Halep ve Üsküdar Mevlevîhânelerinde hizmet eden; Mesnevî öğretimi, üç dilde şiiri, tercümeleri ve kütüphaneciliğiyle son dönem Mevlevî kültürünü taşıyan başlıca şahsiyetlerdendir.İstanbul · TürkiyeHacı Selim Ağa Kütüphanesi2 Eylül 1925'te tekkelerin kapatılmasının ardından başmemurluğuna tayin edildiği ve on yıldan fazla kitap tasnif edip fihrist çıkardığı kütüphane. İlişkili kişi dosyası Ahmed Remzî Akyürek : Ahmed Remzî Akyürek (1872–1944), Kayseri'de yetişip Kütahya, Kastamonu, Halep ve Üsküdar Mevlevîhânelerinde hizmet eden; Mesnevî öğretimi, üç dilde şiiri, tercümeleri ve kütüphaneciliğiyle son dönem Mevlevî kültürünü taşıyan başlıca şahsiyetlerdendir.Şam · SuriyeEmeviyye CamiiMevlevî taburuyla geldiği Şam'da Mesnevî okuttuğu cami. İlişkili kişi dosyası Ahmed Remzî Akyürek : Ahmed Remzî Akyürek (1872–1944), Kayseri'de yetişip Kütahya, Kastamonu, Halep ve Üsküdar Mevlevîhânelerinde hizmet eden; Mesnevî öğretimi, üç dilde şiiri, tercümeleri ve kütüphaneciliğiyle son dönem Mevlevî kültürünü taşıyan başlıca şahsiyetlerdendir.Kastamonu · TürkiyeKastamonu Mevlevîhânesi1909'da şeyh olduğu mevlevîhâne; Bergüzâr adlı şiir mecmuası 1329'da burada basılmıştır. İlişkili kişi dosyası Ahmed Remzî Akyürek : Ahmed Remzî Akyürek (1872–1944), Kayseri'de yetişip Kütahya, Kastamonu, Halep ve Üsküdar Mevlevîhânelerinde hizmet eden; Mesnevî öğretimi, üç dilde şiiri, tercümeleri ve kütüphaneciliğiyle son dönem Mevlevî kültürünü taşıyan başlıca şahsiyetlerdendir.Kütahya · TürkiyeErgûniye MevlevîhânesiII. Meşrutiyet'ten sonra şeyh vekili olarak gönderildiği mevlevîhâne. İlişkili kişi dosyası Ahmed Remzî Akyürek : Ahmed Remzî Akyürek (1872–1944), Kayseri'de yetişip Kütahya, Kastamonu, Halep ve Üsküdar Mevlevîhânelerinde hizmet eden; Mesnevî öğretimi, üç dilde şiiri, tercümeleri ve kütüphaneciliğiyle son dönem Mevlevî kültürünü taşıyan başlıca şahsiyetlerdendir.Konya · TürkiyeMevlânâ DergâhıII. Meşrutiyet'in ilânından sonra gidip Abdülhalim Çelebi'nin emriyle Çelebizâdeler'e Mesnevî okuttuğu âsitâne. İlişkili kişi dosyası Ahmed Remzî Akyürek : Ahmed Remzî Akyürek (1872–1944), Kayseri'de yetişip Kütahya, Kastamonu, Halep ve Üsküdar Mevlevîhânelerinde hizmet eden; Mesnevî öğretimi, üç dilde şiiri, tercümeleri ve kütüphaneciliğiyle son dönem Mevlevî kültürünü taşıyan başlıca şahsiyetlerdendir.İstanbul · TürkiyeÜsküdar MevlevîhânesiBir konaklama zâviyesi Üsküdar Mevlevîhânesi, Sultanzâde Halil Nûman Dede tarafından 1207/1792-93’te kuruldu. Nûman Dede Üsküdar’daki evini tâdil edip semâhâne ekleyerek ilk yapıyı meydana getirdi. Merkezin ayırt edici işlevi, taşradan İstanbul’a gelen veya İstanbul’dan Anadolu’ya geçen Mevlevî dervişlerini ağırlamaktı. Yenilemeler II. Mahmud mevlevîhâneyi 1834-35’te yeniden inşa ettirdi; Abdülmecid döneminde eksikleri tamamlandı. Kaptanıderyâ Ahmed Vesim Paşa’nın 1872’deki ihyası bugünkü ana biçimi belirledi. Son postnişin Ahmed Remzi Akyürek Dede 1919’dan sonra harap bölümleri tamir ettirdi. Mimarî program ve işlev Semâhâne-türbe, selâmlık-mutfak, dedegân ve harem dairelerinden oluşan yapı bir âsitâneden ziyade zâviye niteliğindeydi. Bu sebeple matbahı derviş terbiyesinin bütün kademelerini taşıyan büyük âsitâne mutfaklarından daha küçüktü. Türbenin semâhânenin alt katında bulunması yapının en özgün özelliklerindendir. Yakın dönem Cumhuriyet döneminde terk edilen binalar harem dışında 1975-1980 arasında onarıldı. Kayıt, burada cumartesi günleri mukabele yapıldığını ve XIX. yüzyıl sonunda dervişlerin ikamet ettiğini gösterir.Halep · SuriyeHalep MevlevîhânesiXVI. yüzyılda kuruluş Halep Mevlevîhânesi’nin ilk postnişini Kilisli Fakrî Ahmed Dede 937/1530’da göreve başladı. Kaynaklar kuruluşu, Safevî çevresinden ayrılarak Halep’e yerleşen Mirza Fûlâd ve Mirza Ulvân’ın yaptırdığı dergâhla ilişkilendirir. Bölgesel eğitim ve irşad merkezi Dergâh Halep, Kütahya ve Manisa mevlevîhâneleriyle birlikte çelebi ve dedelerin yetiştiği önemli merkezlerden biri oldu. Abdülganî Dede 1834-35’te yeni semâhâneyi yaptırdı; yaklaşık bin ciltlik kütüphanesini dergâha vakfetti. 1925 sonrasında merkez âsitâne Türkiye’de tekkelerin kapatılmasının ardından Muhammed Bâkır Çelebi çelebilik makamını Halep’te tesis etti. Böylece Halep Mevlevîhânesi 1925-1944 arasında Mevlevîliğin merkez dergâhı olarak faaliyet gösterdi; çile ve mukabele düzeni Türkiye’den gelen dedelerle sürdü. Vakıfların tasfiyesi ve bugünkü yapı Suriye’nin bağımsızlığı sonrasında çelebilik makamı kaldırıldı, vakıflar devlet idaresine geçti ve dergâh zamanla tasfiye edildi. Semâhâne mescide dönüştürüldü; yapı Monlahâne Camii adıyla bilinmektedir. Yazma eser koleksiyonu farklı kütüphanelere nakledildi. 1891 Meşihat kaydı Halep Mevlevîhanesi’ne, Antakya Mevlevîhanesi eski şeyhi Mustafa Dede’nin tayini talep edilmişse de; mevlevîhanelere yapılacak tevcihlerin Çelebî Efendi’ye ait olması sebebiyle Meclis-i Meşâyihçe bir işlem yapılamayacağının bildirilmesi. Bu belge, kurumun 1891 tarihli idarî hafızasına aittir; manevî silsile veya kişi ilişkisi iddiası olarak kullanılmaz. 1891: postnişinlikte azil ve yeni tayin 1891 tarihli belgede, Halep Mevlevîhânesi postnişini Vâcid Efendi hakkında ileri sürülen şikâyetler üzerine görevden alınması ve yerine Âmil Çelebi’nin tayini ele alınır. Kayıt, kurum gelirleri ve post görevi etrafındaki idarî işlem olarak değerlendirilmiştir.Kayseri · TürkiyeKayseri Mevlevîhânesi — Ahmed Remzî'nin doğum ve ilk ders çevresiDoğum ve yetişme çevresi Ahmed Remzî burada doğdu; ilk Mevlevî terbiyesini, Farsça ve Mesnevî derslerini bu aile postu çevresinde aldı. Yer izi Tarihî Mevlevîhâne Kaleönü-Yenikapı mevkiinde, günümüzde Bayrampaşa İşhanı çevresinde bulunuyordu.Kütahya · TürkiyeKütahya Ergûniye Mevlevîhânesi — şeyh vekilliğiŞeyh vekilliği Ahmed Remzî, Konya'daki Mesnevî derslerinden sonra Ergûniye Mevlevîhânesi'ne şeyh vekili gönderildi. Yapıyla ilişkili kişi Ahmed Remzî Akyürek (1872–1944), Kayseri'de yetişip Kütahya, Kastamonu, Halep ve Üsküdar Mevlevîhânelerinde hizmet eden; Mesnevî öğretimi, üç dilde şiiri, tercümeleri ve kütüphaneciliğiyle son dönem Mevlevî kültürünü taşıyan başlıca şahsiyetlerdendir. Kayıt, Ahmed Remzî Akyürek’in hayat güzergâhındaki bu yapıyla ilişkisini izlemek üzere kişi dosyasına bağlanmıştır.Kastamonu · TürkiyeKastamonu Mevlevîhânesi — Ahmed Remzî postuPostnişinlik Ahmed Remzî 1909'da buraya şeyh tayin edildi; dergâhın borçları ve tamiriyle ilgilendi. Yapıyla ilişkili kişi Ahmed Remzî Akyürek (1872–1944), Kayseri'de yetişip Kütahya, Kastamonu, Halep ve Üsküdar Mevlevîhânelerinde hizmet eden; Mesnevî öğretimi, üç dilde şiiri, tercümeleri ve kütüphaneciliğiyle son dönem Mevlevî kültürünü taşıyan başlıca şahsiyetlerdendir. Kayıt, Ahmed Remzî Akyürek’in hayat güzergâhındaki bu yapıyla ilişkisini izlemek üzere kişi dosyasına bağlanmıştır.İstanbul · TürkiyeHacı Selim Ağa Kütüphanesi — Ahmed Remzî'nin tasnif hizmetiKütüphanecilik Ahmed Remzî 1925'ten 1937'ye kadar burada başmemur olarak görev yaptı; kitapları tasnif etti ve fihristlerini hazırladı. Yapıyla ilişkili kişi Ahmed Remzî Akyürek (1872–1944), Kayseri'de yetişip Kütahya, Kastamonu, Halep ve Üsküdar Mevlevîhânelerinde hizmet eden; Mesnevî öğretimi, üç dilde şiiri, tercümeleri ve kütüphaneciliğiyle son dönem Mevlevî kültürünü taşıyan başlıca şahsiyetlerdendir. Kayıt, Ahmed Remzî Akyürek’in hayat güzergâhındaki bu yapıyla ilişkisini izlemek üzere kişi dosyasına bağlanmıştır.Kayseri · TürkiyeSeyyid Burhâneddin Türbesi Hazîresi — Ahmed Remzî kabriVefat ve defin Ahmed Remzî Dede 6 Kasım 1944'te vefat ederek ailesinin Mevlevî mezarlarının bulunduğu bu hazîreye defnedildi. Yapıyla ilişkili kişi Ahmed Remzî Akyürek (1872–1944), Kayseri'de yetişip Kütahya, Kastamonu, Halep ve Üsküdar Mevlevîhânelerinde hizmet eden; Mesnevî öğretimi, üç dilde şiiri, tercümeleri ve kütüphaneciliğiyle son dönem Mevlevî kültürünü taşıyan başlıca şahsiyetlerdendir. Kayıt, Ahmed Remzî Akyürek’in hayat güzergâhındaki bu yapıyla ilişkisini izlemek üzere kişi dosyasına bağlanmıştır.

Bu dosyada izlenebilen kaynaklar

Bu liste biyografi, ilişki, anlatı ve mekân kayıtlarında açıkça taşınan kaynak künyelerini bir araya getirir. Paragraf düzeyinde kaynağı belirlenmemiş iddialara sonradan dipnot uydurulmaz.

  1. [1]TDV İslâm Ansiklopedisi, “Akyürek, Ahmed Remzi”, c. 2
  2. [2]Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ
  3. [3]Kişi kartı kaynak paketi — Ahmed Remzî Akyürek
  4. [4]M. Baha Tanman, ‘Üsküdar Mevlevîhânesi’, TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 42, s. 372-374; Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ, c. V
  5. [5]Sezai Küçük, ‘Halep Mevlevîhânesi’, TDV İslâm Ansiklopedisi, s. 515-517; Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ, c. V; Meclis-i Meşâyih Defterleri
  6. [6]TDV İslâm Ansiklopedisi; TEİS; ilgili şehir ve kültür varlığı kayıtları
Ortak kaynak kataloğunu aç →