Ara
Menü

Tahirü’l-Mevlevî (Tahir Olgun)

Tahirü’l-Mevlevî, son Osmanlı ve erken Cumhuriyet dönemleri arasında Mesnevî tedrisi, dinî edebiyat, şerh ve dergicilik faaliyetleriyle Mevlevî kültürünü taşıyan müelliftir.

Doğum
1877
Vefat
1951
Unvan
Mesnevîhan, şair, müellif ve Mahfil muharriri

Hayatı ve Mevlevî çevresi

Tahir Olgun, İstanbul’da yetişti; klasik tahsil, edebiyat ve tasavvuf çevreleri içinde Mevlevîlikle bağ kurdu. Tahirü’l-Mevlevî adıyla tanındı. Tekkelerin kapanmasından önceki dergâh kültürüyle sonraki akademik ve matbu Mesnevî öğretimi arasında geçiş halkası oldu.

Mesnevîhanlık ve öğretim

Mesnevî dersleri, şerh faaliyeti ve edebiyat tarihi çalışmaları onun başlıca hizmet alanlarıdır. Mevlevîliği yalnız tören üzerinden değil, metin okuma, ahlâk, şiir ve irfan geleneği üzerinden aktardı.

Mahfil ve eserleri

Mahfil dergisindeki yazıları dönemin dinî-edebî tartışmalarını ve tasavvuf kültürünü belgeleyen geniş bir külliyat oluşturur. Şerh, biyografi, edebiyat tarihi ve şiir alanlarında çok sayıda yazma ve basılı eser bıraktı.

Dinî şiiri

Tevhid, münâcât, na‘t, mi‘rac, mevlid, Kadir gecesi ve dervişlik temalarını işleyen şiirleri klasik dinî edebiyat biçimleriyle yakın dönem tecrübesini bir araya getirir.

Son yılları ve ilmî çevresi

Çalışmalarını edebiyat tarihi sahasında yoğunlaştırdığı yıllarda Yücel dergisindeki yazıları ile (1935) bazı kitaplarını neşretti. 1940’ta yayımlanmaya başlanan İslâm-Türk Ansiklopedisi’nin yazarları arasında yer aldı. Mehmet Ali Ayni’nin teklifiyle İstanbul kütüphanelerindeki yazmaları tasnif için kurulan komisyonda çalışmaya başladı (1943). Ömrünün son yılları yazma divanlar katalogu hazırlığı ve İslâm Yolu dergisinde yazdığı yazılarla geçti.

Devrin ilim ve sanat çevreleriyle sıkı bir ilişki içindeydi. Hattat Necmettin Okyay’ın Üsküdar Toygartepesi’ndeki evinin müdâvimleri arasında; Abdülaziz Mecdi Tolun, Üsküdar Mevlevîhânesi şeyhi Ahmed Remzi Akyürek, Elmalılı Hamdi Yazır, hattat Hulûsi Yazgan, Ressam Hoca Ali Rıza, Ekrem Hakkı Ayverdi, Mâhir İz, Abdülbâki Gölpınarlı ve Yaman Dede gibi isimlerle birlikte kendisi de sayılır.

21 Haziran 1951’de vefat etti.

COĞRAFÎ HAFIZA3 coğrafî bağlantıMekân kayıtlarına git →
Koordinatlı mekânŞehir düzeyi3 nokta · 0 kesin koordinat. Kümeye tıklayarak yaklaşın; tek noktadan mekân dosyasını açın.

Ağ ve yol

Eserleri ve metinleri

İlk 6 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Mahfil dergisi

1920-1926 arasında altmış sekiz sayı çıkan, yükü büyük ölçüde kendi üzerinde kalan dinî-ilmî-edebî dergi.

Metni gösterMetni daralt

29 Temmuz 1920’den itibaren Teâlî-i İslâm Cemiyeti’nin Şehzadebaşı’ndaki merkezini adres göstererek Mahfil’i çıkarmaya başladı; işlerin tamamen kendi üstüne kalmasıyla idarehaneyi önce evine, ardından Bâbıâli’ye taşıdı.

Zilkade 1338 - Ramazan 1344 (Temmuz 1920 - Mart 1926) tarihleri arasında altmış sekiz sayı yayımlanan dergi, kendisi ile Ferid Bey ve Karahisarlı Ahmed Efendi tarafından kurulmuş olmasına rağmen hem para hem yazı yükü büyük oranda sahibi, müdürü ve muharriri görünen kendi üzerinde kalmıştır. Başlık altında kendini “dinî, ilmî, edebî, içtimaî mecmûa-i İslâmiyye” olarak tanımlayan dergide tarih, intikad, fen, felsefe ve tasavvuf bölümleri de bulunur; yayın politikası “Yazarın şahsiyeti değil yazının ehemmiyeti nazarıdikkate alınır” ifadesiyle başlık klişesine konmuştur. Derginin adının Mahfel mi Mahfil mi olduğu tartışmasına, onuncu sayısında yayımlanan bir yazıyla açıklık getirilmiştir.

Mevlevîmeşrep bir havanın hissedildiği dergide o ayın dinî aktüalitesinden hareketle “Zebh-i İsmâil”, “Vakfe-i Arafât”, “Rebîülevvel ve Mevlid-i Şerîf”, “Ramazân-ı Şerif ve Oruç”, “Bayram Namazı”, “Muharrem ve Matem”, “Na‘t-ı Şerif” gibi başlıklar taşıyan şiirler ve dinî-kültürel yazılar kaleme almıştır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.
TARİHÎ KAYIT

Mesnevî (Mesnevî Dersleri)

1923’te Fâtih, 1948-1951 arasında Süleymaniye camilerinde verdiği Mesnevî derslerinin ürünü olan, beş cilde ulaşan şerhi.

Metni gösterMetni daralt

1923’te Fâtih Camii’nde, 1948-1951 yılları arasında Süleymaniye Camii’nde verdiği Mesnevî derslerinin ürünüdür. Önce formalar halinde çıkmış (1949-1951), daha sonra Fethi Sezai Türkmen tarafından yayımlanmıştır (I-V, İstanbul 1963-1975). Eser Mesnevî’nin V. cildinin ortalarına kadar gelmektedir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.
TARİHÎ KAYIT

Şiir kitapları ve tek romanı

Mir’ât-ı Hazret-i Mevlânâ, Dîvânçe-i Tâhir, Farsça Divançe ile Teşebbüs-i Şahsî adlı romanı.

Metni gösterMetni daralt
  • Mir’ât-ı Hazret-i Mevlânâ: Mevlevîhânedeki çilesi esnasında kaleme aldığı “Hilye-i Hazret-i Mevlânâ” ile Mevlânâ için yazdığı diğer manzumelerinden meydana gelir; Tâhir Dede Kütüphanesi’nin birinci kitabı olarak yayımlanmıştır (İstanbul 1315).
  • Dîvânçe-i Tâhir (İstanbul 1318): 1932’de Dîvân-ı Tâhirü’l-Mevlevî adıyla düzenlenen fakat basılamayan eserin ilk şeklidir. 218 varaklık divanda şairin biyografisi, eserlerinin listesi ve “İfade” başlığı altında şiir görüşü de yer alır; son yedi varağı Dîvânçe-i Fârsî-i Tâhir’e ayrılmıştır. 1945’ten sonra yazdığı şiirleri de aynı adla bir araya getirmiş, o da basılamamıştır.
  • Farsça Divançe ve Tercümesi: Yirmi dokuz Farsça gazeli ile az sayıda kıta, rubâî, tahmîs ve mesnevisini ve bunların Türkçe’sini ihtiva eder; Yusuf Öz ve Yakup Şafak (Konya 2003), ardından daha geniş içerikle Mehmet Atalay (İstanbul 2007) tarafından yayımlanmıştır.
  • Teşebbüs-i Şahsî (İstanbul 1330): Kendi başından geçen başarısız bir gazete çıkarma girişiminden yola çıkarak yazdığı romanıdır; bir kısmı “Gazetecilik” başlığıyla Nekregû’da yayımlanmıştır.
Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.
TARİHÎ KAYIT

Dil ve edebiyat bilgisi kitapları

Farsça öğretimine dair kitapları ile Edebiyat Lugati başta olmak üzere edebiyat terimleri çalışmaları.

Metni gösterMetni daralt
  • Dest-âvîz-i Fârsî-hânân: Rehnümâ-yı Füyûzât Mektebi külliyatının ilk kitabıdır (İstanbul 1325).
  • Âmuzgâr-ı Fârsî: “Kısm-ı evvel”inin 1906’da Musavver Terakkî’de neşredildiği bilinmektedir.
  • Tedrîsât-ı Edebiyyeden Nazım ve Eşkâl-i Nazım (İstanbul 1329): Dârüşşafaka’da okuttuğu edebiyat derslerinin notlarıdır; vezin ve kafiye gibi teknik meselelerle bazı edebiyatçıların kısa biyografilerinden meydana gelir. Sonraki nazım şekilleri araştırmalarında kaynak olarak anılmıştır.
  • Edebiyat Lugati (İstanbul 1936): 1934’te Maarif Vekâleti’ne bağlı Edebiyat Lugatı Komisyonu’nda Ali Ekrem’le sürdürdükleri çalışmalar yürümeyince hazırladığı Edebiyat Istılahları kitabının muhtasarıdır; küçük değişikliklerle Kemal Edip Kürkçüoğlu tarafından da yayımlanmıştır (İstanbul 1973).
  • Edebiyat Kaideleri ve Edebiyat Sözlüğündeki Uydurma Tabirler: İkincisi, Türk Dil Kurumu’nun yayımladığı Edebiyat ve Söz Sanatı Terimleri Sözlüğü’nün (Ankara 1948) eleştirisidir.
  • Divan Edebiyatı Istılahları: İslâm Yolu dergisinin ilâvesi şeklinde 1951’de basılmaya başlanmıştır.
Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.
TARİHÎ KAYIT

Edebiyat tarihi, biyografi ve şerh çalışmaları

Fuzûlî, Bâkî, Nev‘î ve Şeyhî üzerine kitapları ile divan şiirinden metin şerhi örnekleri ve şair biyografileri.

Metni gösterMetni daralt

Basılmış başlıca çalışmaları: Şeyh Sa‘dî’nin Bir Sergüzeşti (Bostân’daki Somenât hikâyesine dair manzumenin şerhi, İstanbul 1327r.); Başlangıcından Tanzimat Devrine Kadar Edebiyat Tarihimize Dair Manzum Bir Muhtıra (İstanbul 1931); Fuzûlî’ye Dair (“Edebiyat Tarihimizde Araştırmalar” serisinin ilk kitabı, İstanbul 1936); Şâir Nev’î ve Sûriyye Kasidesi (İstanbul 1937); Bakî’ye Dair (İstanbul 1938); Germiyanlı Şeyhî ve Harnamesi (Giresun 1949).

Bâkî’nin “sünbül” kasidesi, Taşlıcalı Yahyâ’nın Şehzade Mustafa Mersiyesi, Nef‘î’nin Hotin Kasidesi, Sabrî’nin Ebûsaid Efendi Kasidesi, Fuzûlî’nin Bağdat Kasidesi ve “Şikâyetnâme”si üzerine şerhlerini içeren basılmamış Divan Edebiyatından Birkaç Parça ve İzahı, Şener Demirel tarafından Tâhirü’l-Mevlevî (Olgun)’den Metin Şerhi Örnekleri adıyla yayımlanmıştır (Ankara 2005). Görüştüğü yahut tanıdığı otuz kadar şairin biyografisiyle ölümlerine düşürdüğü tarihleri içeren Şair Anıtları’nı ise Mehmet Atalay yayıma hazırlamıştır (Erzurum 2005). Ayrıca Şeyh Galib’in Hüsn ü Aşk’ını neşre hazırlamıştır (İstanbul 1329).

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.
TARİHÎ KAYIT

Hâtıra ve mektupları

Matbuat hayatını ve yargılanmasını anlattığı hâtıratı ile çile yıllarında ve sonrasında yazdığı mektup dosyaları.

Metni gösterMetni daralt
  • Yenikapı Mevlevîhânesi Postnişini Şeyh Celâleddin Efendi Merhum (İstanbul 1326): Kendi hayatına dair bazı bilgiler de içerir.
  • Matbuat Âlemindeki Hayatım: 1926 yılına kadar matbuat hâtıraları ile giriştiği kalem mücadelelerini ve İstiklâl Mahkemesi’ndeki yargılanma safhalarını anlatır; Sadık Albayrak tarafından bazı bölümleri çıkarılarak neşredilmiştir.
  • Çilehâne Mektupları: 13 Şubat 1896 - 19 Kasım 1899 tarihleri arasında Ahmed Remzi Dede’ye yazdığı yirmi mektubu içeren defteridir; Cemal Kurnaz ve Gülgün Erişen yayımlamıştır (Ankara 1995).
  • Edebî Mektuplar: Ahmet Talat Onay’a yazdığı dokuz mektupla çeşitli kişilere yazdığı dokuz mektubu ihtiva eder; Cemal Kurnaz tarafından neşredilmiştir (Ankara 1995).
Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.

Kavram dünyası

İlk 6 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

İstiklâl Mahkemesi’nde yargılanması ve beraati

Şapka kanununun ardından tutuklanıp Ankara’da yargılanması ve kendini savunarak beraat etmesi.

Metni gösterMetni daralt

7 Aralık 1925’te şapkaya ve inkılâplara karşı olma suçlamasıyla İstanbul’da tutuklanan yirmi beş kişi arasında yer aldı; İstiklâl Mahkemesi’nde yargılanmak üzere Ankara’ya götürüldü. 26 Ocak 1926’daki duruşmada İskilipli Âtıf Efendi’nin Frenk Mukallidliği ve Şapka adlı kitabının dağıtımına yardım etmek ve Teâlî-i İslâm Cemiyeti’ne üye olmak suçundan yargılandı.

3 Şubat’taki duruşmada Teâlî-i İslâm’a ilmî bir cemiyet mahiyeti taşıdığı için girdiğini, cemiyet adına hazırlanan beyannâmenin kabulünü engellemeyi başardığını, adı geçen kitabı da satışı yasaklanmadan önce sattığını belirterek kendini savundu ve beraat etti.

Nitekim Meşihat tarafından cemiyet adına bastırılan ve halkı Kuvâ-yi Milliye aleyhine çevirmeyi hedefleyen beyannâmeye karşı çıkması, daha 1920’de memuriyetine son verilmesine yol açmış, bir ay sonra göreve iade edilmişti.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.
TARİHÎ KAYIT

Fâtih ve Süleymaniye camilerinde mesnevîhanlık

1923’te üstlendiği Fâtih Camii mesnevîhanlığı ile 1948’de Süleymaniye Camii’nde başladığı Mesnevî dersleri.

Metni gösterMetni daralt

Kendisine teklif edilen Fâtih Camii mesnevîhanlığını 17 Eylül 1923’te kabul etti. Şapka İktisâsı Hakkında Kanun çıkınca, sarık sarma hakkından faydalanmak amacıyla o zamana kadar gayri resmî sürdürdüğü bu görevi Eylül 1925’te resmen üzerine aldı.

29 Mayıs 1948’de Süleymaniye Camii’nde Mesnevî okutmaya başladı; ömrünün son yıllarında bu dersler etrafında bir tartışmaya da girişti. Mesnevî takrir notlarını Mesnevî Dersleri adıyla formalar halinde bastırdı.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.
TARİHÎ KAYIT

Muallimliği ve Dârüşşafaka’daki otuz beş yılı

Defterhâne memurluğundan askerî liselere ve İmam-Hatip Mektebi’ne uzanan hocalığı ile 1909’dan 1944’e kadar süren Dârüşşafaka hocalığı.

Metni gösterMetni daralt

Defterhâne’deki tapu dairesinde başladığı memuriyetini (1926) Maltepe Askerî Lisesi’nde edebiyat muallimliğiyle sürdürdü (1929); 1931’de nakledildiği Kuleli Askerî Lisesi’nde on yıl muallimlik yaptı. Soyadı kanunu çıkınca Olgun soyadını aldı.

Medreselerin lağvedilmesinden (Mayıs 1924) sonra İstanbul İmam-Hatip Mektebi edebiyat, hitabet ve irşad muallimliğine getirilmiş; ancak bu mektebin lise seviyesine çıkarılması teklifi medreselerin yeniden ihyası şeklinde anlaşılınca on beş kadar muallimle birlikte görevine son verilmişti. 12 Şubat 1944’te, yaşının ilerlemesi gerekçe gösterilerek Dârüşşafaka’da 1909 yılından beri yaptığı hocalık görevinden emekliye sevkedildi. Talebelerinin sayısı binleri aşmış, birçok öğrencisi yüksek mevkilere çıkmıştır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.
TARİHÎ KAYIT

Son devrin meşhur semâzenlerinden

Mevlevî kültürüne yalnız kalemiyle değil semâıyla da katılmış, son dönemin tanınmış semâzenleri arasında sayılmıştır.

Metni gösterMetni daralt

Mevlevîlikte tam bir âhenk ve mükemmel bir tavırla semâ edebilen pek çok semâzen yetişmiştir. Son devrin meşhur semâzenleri arasında Feridun Nafiz Uzluk ve Midhat Bahârî (Beytur) ile birlikte kendisi de zikredilir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.
TARİHÎ KAYIT

Şerh geleneğindeki yeri

Klasik metin şerhi geleneğinin son büyük temsilcilerinden sayılır; şerhleri uzun süre Latin harfleriyle yayımlanmadan kalmıştır.

Metni gösterMetni daralt

Cumhuriyet döneminde şerhlerin mahiyeti değişmiş, divan edebiyatı örnekleri üzerine klasik estetiğin unutulmaması amacıyla yazılan şerhler üniversitelerde ilgili bölümlerin gelişmesiyle artış göstermiştir.

Bu çizgide, yakın geçmişe kadar Latin harfleriyle yayımlanmamış olan şerhleri ile Ali Nihad Tarlan’ın çalışmaları, son dönem şerh faaliyetinin başlangıcı kabul edilir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.
TARİHÎ KAYIT

Kalem mücadeleleri ve Mesnevî’yi savunması

Hicivleri ve tartışmalarıyla tanınan hürriyetçi karakteri; Bâkî ve Şeyh Galib üzerine tartışmaları ile Mesnevî’ye yöneltilen tenkitlere verdiği ciltlik cevaplar.

Metni gösterMetni daralt

Çelebi kişiliğinin yanında hicivleri ve kalem mücadeleleriyle tanınan, hürriyetçi bir karaktere sahip bir kimseydi. Sadettin Nüzhet Ergun’la Kurun ve Bilgi Yurdu’nda Bâkî ve Şeyh Galib’e dair şiddetli tartışmaları olmuş; Bakî’ye Dair adlı kitabının Yücel dergisinde çıkan iki bölümüyle ilgili Ergun’un eleştirilerini “Mecburi Birkaç Söz” başlığıyla değerlendirmiştir (İstanbul 1938).

Mesnevî’nin Eski ve Yeni Muterizleri, Muhammed Şâhin adlı bir kişinin Mesnevî’nin Tenkidi adıyla yazdığı eserin önsözüne verdiği 224 sayfalık cevaptır (İstanbul 1946). Bir yıl sonra çıkan aynı kişinin ikinci eserine de Mesnevi’nin Yeni Muterizine İkinci Cevap adıyla on altı sayfalık bir karşılık yazmıştır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.

Şeyh, halife, aile ve post ağı

Tekke, türbe ve irşad coğrafyası

İstanbul · TürkiyeYenikapı Mevlevîhânesiİstanbul’un bir sanat ve edebiyat muhiti olan bu mevlevîhâneden feyiz alarak yetişmiş; çilesini burada çıkarmış ve postnişini Şeyh Celâleddin Efendi hakkında bir kitap kaleme almıştır. 21 Haziran 1951’de vefat ettiğinde cenazesi vasiyeti üzerine buraya, annesi Emine Emsal Hanım’ın yanına defnedilmiştir.İstanbul · TürkiyeFâtih Camii17 Eylül 1923’te kabul ettiği mesnevîhanlık görevini yürüttüğü camidir; Eylül 1925’te bu görevi resmen üzerine almıştır. 1923’te burada verdiği Mesnevî dersleri, sonradan kitaplaşan Mesnevî şerhinin temelini oluşturur.İstanbul · TürkiyeSüleymaniye Camii29 Mayıs 1948’de burada Mesnevî okutmaya başlamış, 1948-1951 yılları arasında verdiği dersler Mesnevî şerhinin ikinci ve son kısmını meydana getirmiştir. İlişkili kişi dosyası Tahirü’l-Mevlevî (Tahir Olgun) : Tahirü’l-Mevlevî, son Osmanlı ve erken Cumhuriyet dönemleri arasında Mesnevî tedrisi, dinî edebiyat, şerh ve dergicilik faaliyetleriyle Mevlevî kültürünü taşıyan müelliftir.

Bu dosyada izlenebilen kaynaklar

Bu liste biyografi, ilişki, anlatı ve mekân kayıtlarında açıkça taşınan kaynak künyelerini bir araya getirir. Paragraf düzeyinde kaynağı belirlenmemiş iddialara sonradan dipnot uydurulmaz.

  1. [1]Kişi dosyasının kaynakları — Tahirü’l-Mevlevî (Tahir Olgun)
  2. [2]Kişi dosyasının kaynakları — Tahirü’l-Mevlevî (Tahir Olgun); İSAM Ulema Veritabanı yerel arşivindeki yapı kaydı
Ortak kaynak kataloğunu aç →