ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
39 sonuç · “Fena”
01Fenâiyye
Kütahyalı Fenâî Ali Efendi'ye nispet edilen şube.
Fenâî Ali Efendi
Fenâî Ali Efendi (ö. 1158/1745), Selâmî Ali Efendi’den hilâfet alan; Manisa ve Üsküdar’da irşad eden, Prut Seferi’ne ordu şeyhi olarak katılan Celvetî mürşididir.
Fenârîzâde Abdülbâkī Çelebi
Fenârîzâde Abdülbâkī Çelebi (923/1517–970/1562-63), Fenârî ailesinde yetişen; Şile, Üsküdar, Galata, Sofya ve Selânik kadılıklarında bulunan Osmanlı hukukçusudur.
Fenârîzâde Mahmud b. Pîrî
Fenârîzâde Mahmud b. Pîrî (ö. 1007/1599), Taşköprîzâde Ahmed’den mülâzemet alan; Bursa, İznik, Maraş, Konya ve Trablusşam hattında görev yapan Osmanlı âlimidir.
Fenârîzâde Seyyid Mehmed Efendi
Fenârîzâde Seyyid Mehmed Efendi (1044/1634-35–1108/1696), İstanbul medreselerinden kadılık, Anadolu kazaskerliği ve nakîbüleşraflığa yükselen Osmanlı âlimidir.
Fenâyî Mehmed Cennet Efendi
Fenâyî Mehmed Cennet Efendi (yaklaşık 1577–1665), Aziz Mahmud Hüdâyî’nin on yedi yıl asâdarlığını yapan; Simav halifesi ve Hüdâyî Âsitânesi postnişini Celvetî şeyhidir.
Alâiyeli Seyyid Süleyman el-Halvetî
Alâiyeli Seyyid Süleyman (ö. 27 Cemâziyelevvel 1064/15 Nisan 1654), Şeyh Ali Efendi’den inâbe alan, Kasımpaşa’da bulunduktan sonra Bursa Ahmed Paşa-yı Fenârî Zâviyesi postunu yaklaşık otuz sekiz yıl taşıyan Halvetî şeyhidir.
Ali-i Dânî Efendi
Ali-i Dânî Efendi (ö. 978/1570), Muhyiddin el-Fenârî’den mülâzemet alan; Manastır ve Filibe medreselerinden Halep’te tedris ve fetva hizmetine yükselen Osmanlı âlimidir.
Bâyezîd-i Bistâmî
Bâyezîd-i Bistâmî (Tayfûr b. Îsâ, ö. 234/848 [?]), “sultânü'l-ârifîn” diye anılan Horasanlı sûfî; sekr, fenâ ve mi'rac diliyle tasavvufun sözlüğünü kuran ve şathiyeleriyle asırlarca hem sevilen hem tenkit edilen isim.
Bursalı Seyyid Muslî Efendi
Bursalı Seyyid Muslî Efendi (ö. 1069/1659), Alâiyeli Seyyid Süleyman’ın oğlu ve halifesi; 1654’te Bursa Ahmed Paşa-yı Fenârî Zâviyesi postuna geçen, Abaza Hasan Paşa’nın Bursa’yı işgali sırasında yardım istemek üzere İstanbul’a giderken Emir Ali Cezîresi (İmralı) yakınında öldürülüp adaya defnedilen Halvetî şeyhidir.
Cüneyd-i Bağdâdî
Ebü’l-Kāsım Cüneyd b. Muhammed el-Hazzâz el-Kavârîrî (ö. 297/909), fıkıh ve hadis tahsilini tevhid, fenâ, bekā, sahv ve temkin diliyle birleştiren; Bağdat sûfîliğinin ölçü kabul edilen büyük temsilcisidir.
Debbağ Yunuszâde Şeyh Mustafa Efendi
Debbağ Yunuszâde Mustafa Efendi (ö. 1085/1674-75), Ümmî Sinanzâde Hasan Efendi’nin terbiyesinden geçerek Bursa Ahmed Paşa-yı Fenârî Zâviyesi’nde irşad hizmeti yürüten Halvetî şeyhi ve debbağlık âdâbına dair fütüvvetnâme müellifidir.
Ebüssuûdzâde Pîr Mehmed Çelebi (Meylî)
Ebüssuûdzâde Pîr Mehmed Çelebi (931/1524-25–971/1563-64), Meylî mahlasıyla Türkçe, Arapça ve özellikle Farsça şiirler söyleyen; Muhyiddin Fenârî’den mülâzemet alan, İstanbul medreselerinden Şam ve Halep kadılıklarına yükselen Osmanlı âlimidir.
Dâr-ı fena
Sonlu ve geçici yurt. 2. tas. Bu dünya. Dâru'r-Rahman — Dâru'ş-Şeytan (د ار | لشيطان - دار الى حمن) 1. Allah'ın ülkesi — Şeytan ülkesi. 2. tas. Insan Allah ile Şeytan arasındadır. Allah’a bakan yüzüne dâru'r-Rahman, Seytan'a bakan yüzüne dâru'ş-Şeytan veya vech-i nefs veya enaniyet (benlik) denir. Birine akıl, diğerine cehil veya ahiret ya da dünya denir (sr). Daru’s-selam (e (دا را لسلا 1, Esenlik ülkesi, huzur beldesi, 2. tas. Cennet, cennetlik olanların makamı (sr) (En'am Suresi, 127; Yünus Suresi, 25). Allah'ın ülkesi — Şeytan ülkesi. 2. tas. Insan Allah ile Şeytan arasındadır. Allah’a bakan yüzüne dâru'r-Rahman, Seytan'a bakan yüzüne dâru'ş-Şeytan veya vech-i nefs veya enaniyet (benlik) denir. Birine akıl, diğerine cehil veya ahiret ya da dünya denir (sr). Daru’s-selam (e (دا را لسلا 1, Esenlik ülkesi, huzur beldesi, 2. tas. Cennet, cennetlik olanların makamı (sr) (En'am Suresi, 127; Yünus Suresi, 25).
Fena
Yokluk, hiçlik. tas. Kulun fiilini görmemesi hali. Bu mertebede bulunanlar “lâ faile illallah” derler. Bkz. Beka—Fena. Kaynak işaretleri Basılı sözlükte bu açıklama için İFM kısaltmalarıyla kaynak gösterilmiştir. Fena fi'l-kusüd Kulun kendi şahsi irade ve arzusuna göre değil, Allah'ın irade ve isteğine göre hareket etmesi; kendi iradesini Allah'ın iradesinde fani kılması, yok etmesi. Bu durumdaki sâlik “16 maksüde illallah” “lâ matlub illâllah”, “la ma'büde illallah”, “ilâhî ente maksüdi ve rızake matlabt” der. Fena fi'llah Allah'ta fani olmak. Kulun, beşeri vasıflardan ve aşağı arzulardan sıynlip ilâhî vasıflarla donanması. Bende olan âşikâr sensin Ben hod yokum ol ki var sensin Fuzüli Fena fi'lvücut Varlıkta fani olmak; her şeyi hem Allah olarak görmek, hem Allah olarak bilmek, bu hale zevkle ulaşmak. Bu mertebede bulunanlar “lâmevcüde illallah” derler. Bkz. Tevhit. Fena fi'r-resul Sâlikin Hz. Peygamber'e duyduğu aşk ve mahabbetin etkisiyle onda fani olması. Bkz. Beka—Fena. Fena fi'ş-şeyh — Fena fi'l-pir Müridin mürşitte, dervişin pirinde fani olması. Müridin kendi şahsi irade ve arzularını yok edip yerine şeyhinin irade ve arzusunu koyması. Şeyhinin hatasını kendi isabetli fikrine tercih edecek derecede ona
Molla Fenârî Medresesi
Bursa · Türkiye · Tekaüd vazifesiyle birlikte kendisine tevcih edilen ve otuz yıl kadar ilim ve ibadetle meşgul olduğu Bursa medresesi. İlişkili kişi dosyası Nasuh Efendi Ankaralı : Nasuh Efendi (ö. 972/1564-65), Ankara doğumlu; Kadrî Efendi'den mülâzemet alarak Bursa Mollâ Fenârî Medresesi'nde uzun yıllar ders vermiş Osmanlı âlimidir.
Molla Fenârî Camii Hazîresi
Bursa · Türkiye · Molla Fenârî 1 Receb 834 (15 Mart 1431) tarihinde Bursa'da vefat etmiş ve kendi yaptırdığı caminin hazîresine defnedilmiştir. Bursa'da yaptırdığı üç mescid ile bir medrese, 833/1430 tarihli vakfiyesiyle desteklenmiştir. Hüseyin Hüsâmeddin'in bazı vakıf kayıtlarına ve kitâbelere dayanarak verdiği 838/1434-35 vefat tarihi, yaygın kabul gören 834/1431 tarihinden ayrılır; bu ihtilaf kaynakta açıkça belirtilir.
Fenâyî Mescidi (Akbaba Mehmed Efendi Mescidi)
İstanbul · Türkiye · Molla Gürânî Mahallesi’nde Akbaba Mehmed Efendi tarafından yaptırılan mescit. Vefatında bu mescidin yanına defnedilmiş, bu sebeple mescit sonradan Fenâyî Mescidi olarak anılmaya başlanmıştır. İlişkili kişi dosyası Muhammed Fenâî Efendi : Muhammed Fenâî Efendi (ö. 1728), Ümmî Sinanzâde Hasan Efendi’nin halifesi; İstanbul’da Akbaba Mescidi çevresinde zikir halkası kuran Sinânî-Halvetî şeyhi ve ilâhi şairidir.
Yenişehir
Yenişehir · Yunanistan · 992 Şevvâlinden 994 Recebine kadar kadılık yaptığı, Fenar’ın ilhâkıyla mevleviyet derecesine yükseltilen kaza. Yenişehr-i Fenâr, bugünkü Larissa. İlişkili kişi dosyası Martoloszâde Abdullah Efendi : Martoloszâde Abdullah Efendi (ö. 16 Ramazan 1006/1598), Bağdat, Âmid, Yenişehir, Kudüs ve Medine kadılıklarında bulunmuş Osmanlı âlimidir.
Fenârî Ahmed Paşa Zâviyesi
Bursa · Türkiye · Sürmeli İsmâil Efendi’nin vefatı üzerine, Şeyh Seyyid Mehmed Emîr Enârî’nin müsaadesiyle 1701’de şeyhliğine tayin edildiği zâviye. Bu vazifedeyken 17 Şâban 1116’da (15 Aralık 1704) vefat etmiştir. Yapının kesin konumu kaynakta tarif edilmediğinden koordinat verilmemiştir.
Molla Fenârî Medresesi
Bursa · Türkiye · 1128 Ramazan'ının 5. günü Menteşzâde Mehmed Efendi'nin yerine, dâhil hareket-i misliyyesi itibarıyla bu Bursa medresesine nakledildi. İlişkili kişi dosyası Dıhkî Mustafa Efendi : Bursalı Dıhkî Mustafa Efendi (ö. Zilhicce 1135/Eylül-Ekim 1723), Bâdincânî Mehmed Efendi’den mülâzemet alarak Bursa’daki Köpüklü, Esediyye, Sarrâfiyye ve Molla Fenârî medreseleriyle İnegöl İshak Paşa Medresesi’nde görev yapan Osmanlı âlimidir.
Fenâî Mustafa Efendi Tekkesi, Beşiktaş
İstanbul · Türkiye · Babası “odabaşı şeyhi” Fenâî Mustafa Efendi'nin Yahyâ Efendi Dergâhı'na yakın bir yerde inşa ettirdiği ve ömrünün sonuna kadar irşad ettiği tekke. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Ya‘kūb Afvî Efendi : Ya‘kūb Afvî Efendi (ö. 1149/1736), Mustafa Fenâî’nin oğlu ve Osman Efendi’nin damadı; Hüdâyî Âsitânesi’nde dokuz yıl postnişinlik yapan, Celvetî sülûkunu anlatan Hediyyetü’s-sâlikîn’in müellifidir.
Yenişehr-i Fenâr
Larissa · Yunanistan · Eserdeki kadı listesinin batı ucundaki merkezlerden; Selânik, Sofya ve Bosna ile birlikte Rumeli kadılıklarını temsil eder. İlişkili kişi dosyası Şeyhî Mehmed Efendi : Şeyhî Mehmed Efendi (ö. 1729), İstanbul medreselerinden Bağdat ve Tebriz kadılıklarına uzanan; Şeyhî mahlasıyla şiir söyleyen Osmanlı âlimidir.
Fenârî Ahmed Paşa Dergâhı
Kaynakta geçen mekân Fenârî Ahmed Paşa Dergâhı , Sefîne-i Evliyâ içinde 1 ayrı kişi veya olay bağlamında anılır. Bu kayıt, eserdeki irşad, postnişinlik, intisap ve defin bağlantıları bir araya getirilerek oluşturulmuştur. Kişi ve gelenek bağlantıları Kaynakta mekân adı açıkça geçmekle birlikte ilgili şahsiyet eşleştirmesi henüz kesinleştirilmemiştir.
Fenâî Ali Efendi Türbesi
İstanbul · Türkiye · Celvetî tekkesinin kuruluşu Şeyh Fenâî Ali Efendi tarafından 1126/1714’te kurulan cami-tevhidhâne, 1766-67’de minaresine yıldırım düşmesiyle harap oldu ve III. Mustafa’nın emriyle yeniden yaptırıldı. Yapı 1876’da Zeynep Hanım tarafından son biçimiyle ihya edildi. Yaldızlı Tekke adı Hazîrede Kavalalı Mehmed Ali Paşa ailesinden Şeminur Hanım ve Vicdan Hanım için yapılan, yaldızlı döküm şebekeli gösterişli mezarlar sebebiyle merkez Yaldızlı Tekke adıyla da tanındı. Cami-tevhidhâne ve türbe Kare planlı cami-tevhidhâne zemin maksûreleri, kadınlar mahfili ve sade ampir üslûplu iç düzeniyle XIX. yüzyıl ihyasını taşır. Fenâî Ali Efendi’nin sandukasını barındıran türbe hazîreye açılır. Kaybolan tekke birimleri Cumhuriyet döneminde cami-tevhidhâne, türbe ve hazîre dışındaki tekke bölümleri ortadan kalktı. Sonraki onarımlarda türbe cephelerinin travertenle kaplanması ve yeni giriş düzeni özgün dokuyu kısmen değiştirdi.
Fenai Cennet Mehmed Efendi el-Celveti Türbesi
İstanbul · Türkiye · Ziyaretgâh kaydı Kaynakta “EŞ-ŞEYH FENAİ CENNET MEHMED EFENDİ EL-CELVETİ” adıyla, CELVETİYYE çevresinde, ÜSKÜDAR/İSTANBUL ziyaretgâh kaydı olarak yer alır. Adres tarifi AZİZ MAHMUD EFENDİ SK. NO:14 İrtihal kaydı Kaynak veri kümesinde hicrî irtihal tarihi 23 CEMAZİYELEVVEL 1075 olarak verilir. Bu tarih, şahsiyet dosyasındaki biyografik tarihle ayrıca karşılaştırılmalıdır.
Ahmed Paşa-yı Fenârî Zâviyesi
Bursa · Türkiye · Uzun irşad merkezi Seyyid Süleyman 1025/1616’da mürşidi Şeyh Ali Efendi’nin ardından bu zâviyenin postuna geçti; 1064/1654’te vefat edince mürşidinin yanına defnedildi. Koordinatın sınırı Zâviyenin güncel parseli kesinleştirilemediğinden işaret Bursa tarihî merkezini gösterir; belirli bir yapı iddiası taşımaz.
Sayfalar 1–9
Muzaffer Ozak Külliyatı · ELHAC MUZAFFER OZAK İRSAD 1.cilt Salâh Bilici Kitabevi Ali Bilici Büyük Reşitpaşa Cad. Yümni Iş Hanı Giriş KatNo: 24 Vezneciler /ISTANBUL Tel-Fax (0212) 512 87 44 SALÂH BİLİCİ KITA
Sayfalar 14–20
Muzaffer Ozak Külliyatı · BEtSsü; Ve lekad kerremna beni-Âdeme... El-İsrâ: 70 (Andolsun, biz azim-üş-şân Âdem oğullarını, diğer bütün yarattıklarımızdan üstün kıldık.) sırrına ve tecellisine mazhar olabilsi
Sayfalar 9–16
Muzaffer Ozak Külliyatı · Okuduğum âyet-i celile, işte o günü yani ölüm gününü, başka bir tâ'birle zâlimin mazlûmun eline geçeceği kıyâmet gününü anlatmaktadır. Bu şiddetli ve dehşetli günün başlangıcı düny
Sayfalar 10–15
Muzaffer Ozak Külliyatı · katre, güneşlerden bir zerre olarak Allahın bize ihsanı kadar anlatabilecegiz. Zira, kelimatullahı; denizler mürekkep, agaçlar kalem, yerler ve gökler kâğıt ve defter, insan ve mel
Sayfalar 29–35
Muzaffer Ozak Külliyatı · rulan cennet ve cemale ererler ve bu yüce mükâfata bir ân önce kavuşabilmek için de tabutlarının içinde cemaatlerine (KADDIMUNI... KADDIMÜNI...) diye seslenirler. Kâfirler, münafık
Sayfalar 25–32
Muzaffer Ozak Külliyatı · nın belirli bir kaç uzvuna hizmet etmekten ibarettir. Bunlardan ırak olanlar da hakka yakın olurlar. Bununla beraber, bu güruhun yukarıda zikrolunan kal şeyhlerinden daha az zararl
Sayfalar 23–28
Muzaffer Ozak Külliyatı · bağlayıp, bıçağı onun körpe gerdanına nasıl vuracaksın? Bu güle, oynaya giden yavrunun sence hiçbir değeri yok mu?» dediğinde hak nebi, Allahın Halili, Iblise hitaben şöyle söyledi
Sayfalar 36–43
Muzaffer Ozak Külliyatı · yüz mü çevireyim? Hayır!.. Ne kadar kötü ve günahkâr bir kul olsam da, Rabbimle münasebetimi kesmem ve kulluğumu unutmam, der ve oradan uzaklaşır. Bir kaç yıl sonra, Şeyh Şibli haz
Sayfalar 44–51
Muzaffer Ozak Külliyatı · at eden kimse, Allahu azim-üş-şânın ve Resûl-ü zişânın sevdiklerini sevmekle mükelleftir. Allah ve Resûlünü seven, kıyamet gününe inanan kişi âhir zaman peygamberinin bütün yakınla
Sayfalar 40–47
Muzaffer Ozak Külliyatı · mur etmiştir. Hâlet-i-ihtizardaki mü'mine, sağ tarafında cennetteki makamına nazar ettirir. Cennetteki makamını ve ona verilecek hurileri, sarayları, derecatı, hizmet ehli olan cen
Sayfalar 37–42
Muzaffer Ozak Külliyatı · birligine şehadet ederler, hakkı tesbih, tekbir ve tahmid eylerler. Sen de, hakkı birle! Hakkın varlıgına ve birligine şehadet et! Bu şehadetin aslâ boşa gitmez, hak da senin şehad
Sayfalar 52–58
Muzaffer Ozak Külliyatı · her kim Allah resûlü bildi ve ona iyman etti, gönül verdi, iki cihan saadetine erdi. Hatırıma gelmişken söylemeden geçemeyeceğim: Resûl-ü zişânı rü'yâsında görmek saadetine erenler