ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
54 sonuç · toplam 54 · “Devir” · 1/3
Arşivin bazı koleksiyonları şu anda güncellenemiyor. Sonuçlar eksik veya son başarılı okumaya ait olabilir.
01Devir
Arapça dönmek demektir. Maddi olarak görülen şu âleme düşen bir mevcut, önce cemad (cansız), sonra bitki, sonra hayvan, sonra insan şekillerinde tecelli eder, ve sonunda da “insan-ı kâmil” şekline dönüşür, Hakk’a vasıl olur. insan-ı Kâmil’e…
devir hatmi
devir hatmi a. Ölen bir Müslüman’ın Allah’ın rahmet ve mağfiretine kavuşması için okunan “hatim” (bk. bu madde) ve bu sırada yapılan merasim.
devir, -vri
Ölen bir kimsenin hayatta iken yerine getiremediği ibadetlerinin karşılığı olarak borçlarmın edası niyetiyle fakir - lere para dağıtılması ve bu amaçla yapılan toplu dua. 2. Bazı tarikat dervişlerinin dönerek k ettikleri zikir ve sema. 3. t…
skat ve devir
skat ve devir a. Bir Müslüman’m sağlığında yerine getiremediği namaz, oruç, hac, kurban, adak gibi ibadetlerinin vefatından sonra yoksul kimselere fidye ödenerek düşürülmesi ve bu maksatla ayrılan paranın yeterli olmaması durumunda onun tem…
İbnü'l-Emin Seyyid Mahmüd Kemâl Bey
İbnülemin Mahmud Kemal İnal, son devir Osmanlı devlet adamları, şairleri, hattatları ve mûsikişinasları üzerine hazırladığı büyük biyografi külliyatıyla kültür tarihinin temel kaynaklarını meydana getirdi.
Şeyh Ahmed Hayâlî Efendi
Ahmed Hayâlî Efendi, Şerefeddin Efendi’den Halvetî terbiyesi alan, Üsküdar Hüdâyî Âsitânesi’nde icâzeti teyit edilerek Edirne Saçlı İbrâhim Dergâhı’na tayin edilen ve Rifâiyye’den de icâzet taşıyan son devir şeyhlerindendir.
ŞEYHÜ’L-İSLÂM ZENBİLLİ ALİ EFENDİ
ŞEYHÜ’L-İSLÂM ZENBİLLİ ALİ EFENDİ Sultân Bâyezîd-i sânî ve Selîm-i evvel ve Süleymân-ı Kânunî devirlerinde, yirmi dört sene meşîhat-ı İslâmiyye’yi idâre eden fâzıl-ı bî-müdânî Zenbilli Ali Efendi hazretleri, Şeyh Vefâ’nın sohbetine yetişmiş…
Şuayb Şerefeddin Efendi
Şuayb Şerefeddin Efendi (1842, Edirne – 5 Haziran 1911, Uzunköprü); Gülşenî-Sezâî şeyhi. Mensuplarınca tarikatın son devirdeki müceddidi sayılmış, kendisini “Gülşen-i Sânî” diye nitelemiştir. 400'den fazla halife yetiştirdiği kaydedilir.
Dilgüşâ
Kaygusuz Abdal · 168 beyitlik bir mesnevi ile başlayıp mensur olarak devam eder; yer yer Farsça metinler de bulunur. Devir görüşü ve vahdet-i vücûd işlenir. Sonunda Kaygusuz, âlim ve velî olmadığın
Kavis
veya Kavs Yay şeklindeki eğri. tas. Tasavvufa göre her şey | Allah'tan gelmiştir, yine her şey aslına dönecektir. Hakk'tan gelen nur ve tecellinin madde, bitki ve hayvan aşamalarından geçtikten sonra insan olma mer- | tebesine gelmesine kav…
sm
Çil) [Ar. ] Sözlük anlamı, “Geri bırakmak, gecikmek. ” olan bu söz, insanı günaha sokan, işlendiğinde kötüleme, kınama ve cezalandırmayı gerektiren dinen yasaklanmış eylemleri veya davranışları yapma işi için kullanılan bir terimdir. Bu söz…
Sekinet
1, Vakar, ağırbaşlılık, sükünet. 2. tas, Gaybın (ve maneyi feyzin) gelişi esnasında kalbin bulduğu itmi'nan ve huzur hali. Sekinet nebi ve velilerin kalplerine iner, Nur, kuvvet ve ruhtan oluşur, korkan kişi o sayede sükün, mahzun teseli bu…
Seb'iyye
G».* •) Wr.] Şi'â inancında, yedili devir inancmı benimseyen eski İsmâ'ilî doktirinini devam ettirenler için kullanılan terim.
mütevâtir sünnet
mütevâtir sünnet a. Hz. Peygamber’den yalan üzerine birleşmeleri asla mümkün olmayan bir sahab grubunun rivayet ettiği, daha sonra bu gruptan “tâbiûn” (bk. bu madde) ve “etbâu’ttâbiîn” (bk. bu madde) devirlerinde aynı grubun rivayet ettiği…
devrân
Tasavvuf ehlinin tek başına veya toplu hâlde vecde gelip dönerek zikir yapmalarına verilen ad. Mevlevîlik, Kadirîlik, Rifâîlik, Halvetîlik başta olmak üzere pek çok tarikatlerde zikir ile beraber devrâna büyük önem verilmiştir. Bunun en çar…
kavs-i nuzûl
kavs-i nuzûl a. [Ar. ] tas. Sufî inancma göre “devir” terimi ile karşılanan ve bir varlığın değişim ve dönüşüm evreleri den olan, inişe geçüen yarım d ire olarak da nitelenen en sü mertebe. Bu düzende sırasıy “külli akıl, dokuz akıl, dokuz…
kavs-i urûc
kavs-i urûc a. (^^ ^>0 [Ar.] ta Sufî inancma göre “devir” te mi ile karşılanan ve bir varlığ değişim ve dönüşüm evreleri den olan, yükselişe geçilen y rım daire olarak da nitelenen e yüksek mertebe. Bu düzende rasıyla “madde, maden, bitk ha…
dis” nâtık
mda “İsmâ'iliyye” (bk. bu madde) nde mezhebinin “yedi devir inancı” tür çerçevesinde her devir bir nâtık nek nebîyi ifade eder; sonra bir vâsi rıca imam ve altı sâmit imam ile bu rde sistem tamamlanmış olur. Bu Nâvûsiyye 530 sistem içinde,…
Devr
Bir şeyi elden ele aktarma. Vefât eden bir müslümanın sağlığında kılamadığı namaz, tutamadığı oruç ve veremediği zekât gibi borçlardan kurtulması için birkaç fakirin kendilerine ölünün vasî veya velîsi tarafından verilen fidyeyi alıp, gönül…
Noktacı
Son devir melamîlerinden Muhammed Nûrû’l-Arabî Hazretleri, Prizren ve Üsküb’de Hz. Ali (r)’nin sözlerini içeren “Noktatü’l-Beyan” adlı risaleyi tefsir etmiş, ders olarak okutmuş ve bu yüzden adı “Noktacı Hoca” kalmış. Böylece, Melamiler, no…
Kayyûm-İ âlem
Kayyûmiyyet makâmında bulunan velî zât. İnsanların âhirete âit derece ve seâdetleri bu mertebedeki velîlerin imdâdına verildiğinden kayyûm denilmiştir. Kutb-ı irşâd, kayyûm-ı âlemdir. Îmân sâhibi olmak, hidâyete kavuşmak, ibâdet yapabilmek,…
Kamerî Aylar
Hicrî takvimde kullanılan on iki ay. Arabî aylar da denir. (Bkz. Hicrî Sene) Kamerî ayın hesaplanmasında, gökteki ayın dünyâmızın çevresindeki döndüğü zaman esas alınmıştır. Kamerî aylar bâzan 29, bâzan da 30 gün çeker. İslâm dîninde ibâdet…
Eş'arî
1. Ehl-i sünnet vel-cemâat yolunun iki büyük imâmından biri. Ebü'l-Hasen Ali bin İsmâil Eş'arî. 879 (H. 266) yılında Basra'da doğdu. 941 (H. 330) yılında Bağdâd'da vefât etti. İmâm-ı Eş'arî ve İmâm-ı Mâtürîdî, selef-i sâlihînin (ilk devir m…
Asr (asır)
1. Zaman, devir, yüz yıllık zaman. Hadîs-i şerîflerde buyruldu ki: Zamanların en hayırlısı benim asrımdır. Ondan sonra kıymetli olan, benim asrımdan sonra gelen asırdır. Daha sonra kıymetlisi, onlardan sonra gelen asrın müslümanlarıdır. Bun…