Meydanın hazırlanışından dört selâma, Kur'an ve gülbanka. Klasik erkân, tarihî veri ve gelenek içi sembolik yorum birbirinden ayrılarak hazırlanmıştır.
Semâ başlamadan önce
Mukabele seyircinin ilk sesi işittiği anda değil, meydanın hazırlanmasıyla başlar. Postların serilmesi, mutrib heyetinin ve dervişlerin yerlerini alması, şeyhin posta gelişi ve karşılıklı niyazlar törenin parçasıdır. Sessizlik, topluluğun dikkatini bir araya getirir. Kullanıcı tarafından sağlanan seslendirme metni bu sessiz hazırlığı “halka meçhul, Hakk'a mâlum olmak” şeklinde yorumlar; bu ifade tarihî kural değil, meydanın görünmeyen hazırlığına dair çağdaş bir sembolik okumadır.
Na‘t-ı Mevlânâ
Mukabele Mevlânâ'ya nispet edilen Farsça na‘tın okunmasıyla açılır. Na‘t doğrudan Hz. Peygamber'i över; törenin merkezinde Mevlânâ'nın şahsını değil Muhammedî örnekliği ve salavatı yerleştirir. Na‘thanın tavrı, metnin anlaşılması kadar merasimin ses dünyasını da kurar.
Kudüm ve ney taksimi
Kudümün ilk güçlü vuruşu Darb-ı Celâl diye anılır ve yaygın Mevlevî yorumunda ilâhî “kün/ol” emrine işaret eder. Ardından ney taksimi gelir. Ney, Mesnevî'nin ilk beyitleriyle bağlantılı olarak aslından ayrılmış insanın hasretini ve insân-ı kâmilin nefesini temsil eder. Bunlar fizikî seslerin tek zorunlu anlamı değil, Mevlevî sembol dilinin yerleşmiş açıklamalarıdır.
Devr-i Veledî
Peşrev eşliğinde yapılan Devr-i Veledî'de şeyh ve dervişler semâhâneyi üç defa dolaşır. Hatt-ı istivâ, şeyh postuyla karşısındaki noktayı birleştiren mânevî sınırdır ve üzerine basılmaz. Dervişler post önünde birbirlerine niyaz ederek geçer. Üç devir ilme'l-yakīn, ayne'l-yakīn ve hakka'l-yakīn mertebeleriyle; ayrıca varlığın iniş ve dönüş seyriyle açıklanır.
Hırkaların çıkarılması
Devrin ardından semâzenler hırkalarını çıkararak tennûreleriyle kalır. Klasik sembolik yorumda sikke nefsin mezar taşı, tennûre kefen, hırka ise kabir veya dünyevî ağırlıktır. Hırkadan çıkmak mânevî diriliş ve meydana doğuş şeklinde yorumlanır. Bu dil kıyamet ve haşir sembolizmiyle semâdaki seyrüsülûku birleştirir.
Birinci selâm: idrak
Birinci selâm insanın Allah'ı, yaratılmışlığını ve kulluk vazifesini idrak etmesidir. Semâzenler şeyhten destur alarak meydana çıkar, sağ ayakla çark eder ve kollarını açar. Seslendirme metni bu selâmı nefsin emmâre ve levvâme hâllerinden mülhimeye yönelişle ilişkilendirir. Bu, kullanılabilecek bir yorum olmakla birlikte bütün Mevlevî kaynaklarının değişmez mertebe şeması gibi sunulmamalıdır.
İkinci selâm: hayranlık
İkinci selâm ilâhî kudret ve sanat karşısındaki hayranlığın derinleşmesini ifade eder. Aynı meydanda dönülmesine rağmen musiki, usul ve iç dikkat yeni bir safhaya geçer. Selâmlar arasında semâzenlerin durması, niyaz etmesi ve yeniden destur beklemesi coşkunluğun edep ve ölçüyle korunmasını sağlar.
Üçüncü selâm: aşk ve teslimiyet
Üçüncü selâm hayranlığın aşka dönüşmesi, benlik iddiasının çözülmesi ve Hakk'a teslimiyet şeklinde açıklanır. Mukabelenin musiki bakımından en geniş ve coşkun bölümü çoğu zaman buradadır. Fakat vuslat, dervişin dünyadan ve sorumluluktan silinmesi değildir. Üçüncü selâmın ardından dördüncü selâmın gelmesi, mânevî tecrübenin hizmete dönüşmesi gerektiğini gösterir.
Word belgesi üçüncü selâma girerken mülhime mertebesindeki ilhamların rehbersiz yorumlanmasının tehlikesini vurgular. Bu uyarı, belgenin en kullanışlı yorumlarından biridir: Yaşanan her iç görüntü veya coşkunluk doğruluğun kendisi sayılmaz; irşad, ahlâk ve şeriat ölçüsüyle değerlendirilir.
Dördüncü selâm: kulluğa dönüş
Dördüncü selâm mânevî yolculuğunu tamamlayan insanın yaratılıştaki vazifesine ve kulluğa dönmesidir. Şeyh ve semâzenbaşı da semâa katılabilir; hareket ve musiki ağırlaşarak vakar kazanır. Bu bölüm, semâın dünyadan kaçışla değil dünyaya dönüp hizmet etmekle tamamlandığını gösterir.
Son peşrev, taksim ve Kur'an
Dört selâmın ardından son peşrev ve yürük semâi icra edilir; son ney taksimiyle hareket sükûnete yaklaşır. Kur'an tilâveti semâın kaynak ve ölçüsünü yeniden hatırlatır. Ardından şeyh dua ve gülbankla mukabeleyi tamamlar; dervişler niyaz ederek meydandan ayrılır.
Tek yorum yoktur
Semâ için kıyamet, devir, insan-ı kâmil, nefs mertebeleri ve kozmik dönüş gibi birçok yorum geliştirilmiştir. Gezegenlerden atomlara kadar her şeyin dönüşünü semâın doğrudan tarihî sebebi saymak modern ve popüler bir açıklamadır. Sitede klasik erkân, tarikat içi sembolik yorum ve çağdaş yorum birbirine karıştırılmadan gösterilir.