Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

32 sonuç · “Dari

01
Şahsiyet

Dârib Muhyiddin Tekeli

Teke yöresinden İstanbul’a gelen Dârib Muhyiddin Efendi (ö. 973/1565), Kara Dâvud Efendi’den mülâzemet aldı; Mihaliç, Sofya, Rodos ve İznik çevresinde müderrislik ve müftülük yaptı; Karamürsel yakınında eşkıya saldırısında öldürüldü.

02
Şahsiyet

Abalı Şeyh Hüsâmeddin-i Sânî

Abalı Şeyh Hüsâmeddin-i Sânî (ö. 1150/1737-38), Bosnalı Mustafa Efendi’nin oğlu; Kasımpaşa Uşşâkî Âsitânesi’nin şeyhi ve türbedarı, Ahmed Hüsâmî Efendi’nin kayınpederidir.

03
Şahsiyet

Ahmed Amiş Efendi

Ahmed Amiş Efendi (1807-1920), Tırnova’daki muallimlikten Fatih sertürbedarlığına uzanan hayatında Kuşadavî irşadı sohbet, melâmet ve teveccüh merkezli bir yöntemle İstanbul’un ilim ve kültür çevrelerine taşıdı.

04
Şahsiyet

Bursa Mevlevî Şeyhi Mehmed Dede

Mehmed Dede (ö. 1114/1702), Pervâne Sâlih Dede’nin oğlu olarak Bursa Mevlevîhânesinde yetişen; Niyâzî-i Mısrî’nin terbiyesinden geçen, Mesnevî okumaları ve Pendârî Ahmed Dede ile İbrâhim Râkım Efendi gibi isimleri yetiştirmesiyle tanınan üçüncü postnişindir.

05
Şahsiyet

Cendel b. Muhammed er-Rifâî

Cendel b. Muhammed er-Rifâî (ö. 675/1276), Rifâiyye’nin Cendeliyye koluna adını veren, Şam’ın kuzeyindeki Menîn’de bulunan türbesi Eyyûbî hükümdarı el-Melikü’z-Zâhir Gāzî tarafından ziyaret edilen XIII. yüzyıl Rifâî şeyhidir.

06
Şahsiyet

Edirneli Hatibzâde Mustafa Efendi

Edirneli Hatibzâde Mustafa Efendi (ö. Rebîülâhir 1140/Kasım-Aralık 1727), 1707’de yeni açılan Mesûdiyye Medresesi’nin ilk müderrisi olan ve Edirne’nin çok sayıdaki medresesinde görev yaparak Halebiyye pâyesine kadar ilerleyen Osmanlı âlimidir.

07
Şahsiyet

Hâce Muhammed Ârif Rîvegerî

Hâce Muhammed Ârif Rîvegerî (doğumu yaklaşık 1165; vefatı için güçlü yazma kaydı 1236-37), Abdülhâlik Gucdüvânî’nin halifesi, Mahmûd Encîrfağnevî’nin mürşidi ve Farsça Ârifnâme’nin müellifidir.

08
Şahsiyet

Hacı Bektâş-ı Velî

Hacı Bektâş-ı Velî (ö. muhtemelen 669/1271), Bektaşîliğin pîri sayılan Türkmen şeyhi. Kaynaklar onu Baba İlyâs-ı Horasânî'nin halifesi bir Haydarî-Vefâî dervişi olarak gösterir; adını taşıyan tarikat ise iki buçuk asır sonra kurulmuştur .

09
Şahsiyet

Hacım Sultan

Hacım Sultan; Bektaşî geleneğine göre Hacı Bektâş-ı Velî'nin önde gelen halifelerinden biri. Kaynak, kronolojik delillerle onun Hacı Bektaş'ın çağdaşı değil, XIV. yüzyılda yaşamış bir Kalenderî-Haydarî şeyhi olduğunu gösterir.

10
Şahsiyet

Hâfız Muhammed Cemâleddin Efendi

Hâfız Muhammed Cemâleddin Efendi (d. 1870), Kasımpaşa tekke çevrelerinde zâkirbaşılık yapan; Kādirî-Eşrefî terbiyesi yanında Rifâî ve Bayramî icâzetleri alan mûsikişinas şeyhtir.

11
Şahsiyet

Kızanlıklı Şeyh İsmail Efendi

Kızanlıklı İsmail Efendi (ö. yaklaşık 1052/1642-43), Aziz Mahmud Hüdâyî’nin halifesi; Filibe’deki aile zâviyesi, hac yolculuğu ve İstanbul’un büyük camilerindeki vaaz hizmetleriyle tanınan Celvetî şeyhidir.

12
Şahsiyet

Koca Mustafa Paşa Şeyhi Seyyid Alâeddin Efendi

Seyyid Alâeddin Efendi (1016/1607-08–Receb 1091/1680), ağabeyi Kirâmüddin'in ardından Koca Mustafa Paşa Zâviyesi postuna geçen ve kırk yıl kadar irşad hizmeti veren şeyhtir.

13
Sözlük

Bidâri

! 44) Uyanık olmak, yakaza. tas. Kendinde olma hali, kulluk mertebesi.. Buna bi-hodi ve huşyâri de denir.

14
Sözlük

Dari

Uzaklık. tas. Zihnin tefrika âleminin keyfiyet ve bilgileriyle meşgul olması. Bkz. Bu'd.

15
Sözlük

aydariye (III)

aydariye (III) a. [Ar.] tas. Tasavvuf tarihinde 13. yüzyılda Kutbüddin Haydar Zâve'î ’ye nispet edilen bir tarikat için kullanılan bir terim. Genellikle rind ve kalendermeşrep kişilik ve kimlikleriyle tanınan ve Horasan bölgesinde oluşan bu tarikatın uzantısı Doğuda Türkistan ve Hindistan’a, Batıda Anadolu’ya kadar yayümıştır. Bu tarikatın varlığı 15. yüzyıldan sonra silinmiş ve bazı gelenekleri Bektaşîliğin içinde devam etmiştir.

16
Mekân

Aksaray'da Olanlar Dergahı

İstanbul · Türkiye · Kaynakta geçen mekân Aksaray'da Olanlar Dergahı , Sefîne-i Evliyâ içinde 1 ayrı kişi veya olay bağlamında anılır. Bu kayıt, eserdeki irşad, postnişinlik, intisap ve defin bağlantıları bir araya getirilerek oluşturulmuştur. Kişi ve gelenek bağlantıları Mekânla doğrudan ilişkilendirilen şahsiyetler: Olanlar Şeyhi İbrâhim Efendi. 1918 Meşihat kaydı Aksaray’daki Olanlar Dergâhı için 1918’de meşihatın İbrâhim Efendi’ye tevcihi sırasında Şeyh Safvet Efendi’nin vekâleti ve dergâh tahsisatının verilmesine dair işlem kaydedilmiştir. 1921 Meşihat kaydı 1921 tarihli dosya, Olanlar Dergâhı meşihatına ilişkin bir talep ve Şeyh Safvet Efendi’nin tayin usulünün ilgilisine bildirilmesi sürecini içerir. Kayıt, kurumun idari tarihine aittir. 1922 Meşihat kaydı 1922’de Olanlar Dergâhı postnişinliği için yapılan başvuruların ardından Abdülkadir Efendi’nin tayinine dair karar kayda geçmiştir. Bu kayıt, adaylar arasındaki idari değerlendirmeyi gösterir. 1885 Meşihat kaydı Aksaray’da Olanlar Dergâhı şeyhi Mehmed Veys Efendi’nin vefatıyla yerine kendisinin tayinine dair oğlu Hüseyin Hüsnü Efendi tarafından sunulan arzuhal. Bu belge, kurumun 1885 tarihli idarî hafızasına aittir; manevî silsile veya kişi ilişkisi iddiası olarak kullanılmaz. 1918 Meşihat kaydı Aksaray’da Olanlar Dergâhı’nda Merkez Kumandanlığı tarafından iskân ettirildiği belirtilen ve dergâhın semâhanesine yerleşmiş olan ailenin, münasip başka bir yere nakledilmesi. Bu belge, kurumun 1918 tarihli idarî hafızasına aittir; manevî silsile veya kişi ilişkisi iddiası olarak kullanılmaz. 1918 Meşihat kaydı Aksaray’da Olanlar Dergâhı postnişini Hüseyin Hüsnü Efendi vefat ettiğinden, meşihatin tevcih işleminin yapılması için deruhte kaydıyla vakfiyesinin Evkaf Nezâretinden istenmesi. Bu belge, kurumun 1918 tarihli idarî hafızasına aittir; manevî silsile veya kişi ilişkisi iddiası olarak kullanılmaz. 1922 Meşihat kaydı Aksaray’da Olanlar Dergâhı şeyhi Safvet Efendi’nin istifası üzerine, yerine dergâhın müteveffa şeyhi Hüsnü Efendi’nin torunu Abdülkâdir Efendi’nin niyâbeten tayini. Bu belge, kurumun 1922 tarihli idarî hafızasına aittir; manevî silsile veya kişi ilişkisi iddiası olarak kullanılmaz. 1920 Meşihat kaydı 1920 tarihli defter kaydında Aksaray'da Olanlar Dergahı için idarî bir kayıt yer alır. Bu belge, kurumun tarihî hafızasına aittir; manevî silsile veya kişi ilişkisi iddiası olarak kullanılmaz. 1921: meşihat dosyasının incelemeye gönderilmesi 1921 tarihli kayıtta, Aksaray’daki Olanlar Dergâhı meşihat cihetinin tevcihine dair mazbata örneğinin incelenmek üzere Şûrâ-yı Devlet’e gönderildiği görülür. Bu, kurum görevine ilişkin idarî inceleme kaydıdır. 1918: savaş yıllarında geçici iskânın kaldırılması 1918 tarihli kayıtta, Aksaray’daki Olanlar Dergâhı’na yerleşen yangınzede ailelerin Merkez Efendi Dergâhı’na nakledilmesi kararı yer alır. Bu, savaş dönemi şehir hayatında dergâhların geçici iskânla ilişkisinin görüldüğü kurum ve çevre kaydıdır.

17
Mekân

Üsküdar'da Selimiye Dergahı

İstanbul · Türkiye · Kaynakta geçen mekân Üsküdar'da Selimiye Dergahı , Sefîne-i Evliyâ içinde 1 ayrı kişi veya olay bağlamında anılır. Bu kayıt, eserdeki irşad, postnişinlik, intisap ve defin bağlantıları bir araya getirilerek oluşturulmuştur. Kişi ve gelenek bağlantıları Mekânla doğrudan ilişkilendirilen şahsiyetler: Muhammed Cân en-Nakşibendî. 1909 Meşihat kaydı Üsküdar’daki Selimiye Dergâhı şeyhi Kemal Efendi hakkında 1909’da yürütülen idari işlem, dergâhın geç Osmanlı dönemindeki kurum kayıtlarından biridir. Belge, bu süreci manevî silsile bilgisi değil meşihat idaresi bağlamında kaydeder. 1914 Meşihat kaydı Selimiye Dergâhı şeyh vekili Mehmed Esad Efendi’nin istifası üzerine vekâletin Ali Efendi’ye tevcihine dair 1914 kaydı, dergâhın görev ve post düzenini belgelemektedir. 1916 Meşihat kaydı 1916 tarihli kayıtta Üsküdar Selimiye Dergâhı meşihat vekâletine Şeyh Ali Efendi’nin tayini yer alır. Bu, dergâhın kurumsal görev tarihine ait bir kayıttır. 1896 Meşihat kaydı Üsküdar’da Selimiye Dergâhı şeyhi Said Efendi’nin vefatıyla yerine Mehmed Kemaleddin Efendi tayin edildiğinden, dergâhın taâmiye tahsisatının kendisine verilmesi. Bu belge, kurumun 1896 tarihli idarî hafızasına aittir; manevî silsile veya kişi ilişkisi iddiası olarak kullanılmaz. 1912 Meşihat kaydı Kelâmî Dergâhı şeyhi Esad Efendi Üsküdar’da Selimiye Dergâhı meşihati vekâletini, kabul etmeyeceğini şifahen bildirmişse de talimat gereğince, görevi kabul edip etmeyeceğinin kendisinden yazılı olarak sorulması. Bu belge, kurumun 1912 tarihli idarî hafızasına aittir; manevî silsile veya kişi ilişkisi iddiası olarak kullanılmaz. 1919 Meşihat kaydı Üsküdar’da Selimiye Dergâhı’na bir şeyh nâibi tayin edilinceye kadar, dergâha uygunsuz şahısların girip çıkmalarının önlenmesi için bir bekçi bulunup dergâhın emniyetinin sağlanması. Bu belge, kurumun 1919 tarihli idarî hafızasına aittir; manevî silsile veya kişi ilişkisi iddiası olarak kullanılmaz. 1921 Meşihat kaydı Üsküdar’da Selimiye Dergâhı imam ve hatibi Hasan Tahsin Efendi’nin vefatı üzerine, görevi vekâleten yürüten Ömer Vasfi Efendi’nin bu görevlere asaleten tayini. Bu belge, kurumun 1921 tarihli idarî hafızasına aittir; manevî silsile veya kişi ilişkisi iddiası olarak kullanılmaz. 1913 Meşihat kaydı 1913 tarihli defter kaydında Üsküdar'da Selimiye Dergahı için idarî bir kayıt yer alır. Bu belge, kurumun tarihî hafızasına aittir; manevî silsile veya kişi ilişkisi iddiası olarak kullanılmaz. 1920 Meşihat kaydı 1920 tarihli defter kaydında Üsküdar'da Selimiye Dergahı için idarî bir kayıt yer alır. Bu belge, kurumun tarihî hafızasına aittir; manevî silsile veya kişi ilişkisi iddiası olarak kullanılmaz. 1896: post boşalması sonrası tevcih talebi 1896 tarihli kayıtta, Üsküdar’daki Selimiye Dergâhı postnişini Mehmed Saîd Efendi’nin vefatı üzerine oğlu Mehmed Kemaleddin Efendi’nin meşihat için yaptığı başvuru ele alınır. Kayıt, vefat sonrası kurum görevi ve tevcih sürecini belgeler; manevî silsile iddiası değildir. 1919: ikinci imamet görevi için başvuru 1919 tarihli kayıtta, Üsküdar’daki Selimiye Dergâhı ikinci imamı Mehmed Efendi’nin vefatı üzerine imamet ve fetihhanlık cihetleri için oğlu Selâhaddin Efendi adına yürütülen tevcih başvurusu bulunur. Bu, mescid hizmetlerine ilişkin idarî süreç kaydıdır.

18
Mekân

Akyazılı Sultan Âsitânesi

Balçık · Bulgaristan · Rumeli gazi derviş hafızası Akyazılı Sultan’ın Rumeli’nin erken fetih ve iskân dönemindeki gazi dervişlerden biri olduğu anlatılır. Âsitânenin mimarisi XV. yüzyıl sonu veya XVI. yüzyıl başına tarihlenir; Yavuz Sultan Selim döneminde faal bir Bektaşî merkezi olduğu belgelidir. Yıkım ve küçülen yerleşke XVIII. yüzyıldaki idari sorunlar tekkeyi zayıflattı; 1828’de Rus kuvvetlerince yakıldığı aktarılır. Büyük meydan evi yeniden tam olarak ihya edilemedi, türbe çevresinde daha küçük ahşap tekke yapıları kuruldu. Paylaşılan ziyaret makamı Bölgenin hıristiyan nüfus kazanmasıyla Akyazılı Sultan, Aziz Athanasios/Sveti Tanaş adıyla da ziyaret edilmeye başladı. Böylece yapı Müslüman ve hıristiyan yerel hafızalarının kesiştiği bir makam niteliği kazandı. Yedi sayısının mimarisi Kesme taş türbe ve meydan evinde yedi köşeli plan hâkimdir. Türbenin ana mekânı, meydan evinin gövdesi, ocak çıkıntısı ve yüksek baca bu sembolik geometriyi tekrarlar; yapı erken Osmanlı tarikat mimarisinin seçkin örneklerindendir.

19
Mekân

Ahmed Raufi Üsküdari Türbesi

İstanbul · Türkiye · Ziyaretgâh kaydı Kaynakta “HZ. PİR EŞ-ŞEYH AHMED RAUFİ ÜSKÜDARİ” adıyla, RAUFİYYE çevresinde, ÜSKÜDAR/İSTANBUL ziyaretgâh kaydı olarak yer alır. Adres tarifi SİNANPAŞA CAMİİ AVLUSU'NDA MEDFUN. İrtihal kaydı Kaynak veri kümesinde hicrî irtihal tarihi 1171 olarak verilir. Bu tarih, şahsiyet dosyasındaki biyografik tarihle ayrıca karşılaştırılmalıdır.

20
Makale

Tarikat Eşyalarını Okumak

Tâc, hırka, kemer, teslim taşı, keşkül, teber ve burhan aletlerini tek bir sembol sözlüğüne indirgemeden okumak için kaynaklı yöntem.

21
Eser

Sayfalar 14–20

Muzaffer Ozak Külliyatı · BEtSsü; Ve lekad kerremna beni-Âdeme... El-İsrâ: 70 (Andolsun, biz azim-üş-şân Âdem oğullarını, diğer bütün yarattıklarımızdan üstün kıldık.) sırrına ve tecellisine mazhar olabilsi

22
Eser

Sayfalar 17–24

Muzaffer Ozak Külliyatı · Inned-diyne indallâh-il-islâm Al-i-Imran: 19 Allah katında makbul olan din, Islâmdır. Yüz suhuf, dört kitap, Hazret-i Adem'den beri gelen bütün Enbiyânın talimini ve neş'esini, kul

23
Eser

Sayfalar 29–35

Muzaffer Ozak Külliyatı · rulan cennet ve cemale ererler ve bu yüce mükâfata bir ân önce kavuşabilmek için de tabutlarının içinde cemaatlerine (KADDIMUNI... KADDIMÜNI...) diye seslenirler. Kâfirler, münafık

24
Eser

Sayfalar 33–39

Muzaffer Ozak Külliyatı · bir tahta parçası üzerinde sağ ve sâlim kaldı. anası boğuldu. Işte, o öksüz yavrunun annesinin ruhunu acıyarak aldım. Allahu zül-celâl tekrar buyurdu: — Yâ Azrail.. Ruhunu sevinere

25
Eser

Sayfalar 36–43

Muzaffer Ozak Külliyatı · yüz mü çevireyim? Hayır!.. Ne kadar kötü ve günahkâr bir kul olsam da, Rabbimle münasebetimi kesmem ve kulluğumu unutmam, der ve oradan uzaklaşır. Bir kaç yıl sonra, Şeyh Şibli haz

26
Eser

Sayfalar 51–57

Muzaffer Ozak Külliyatı · her yaptıgını görür, her söylediğini işitir, her niyetini bilir. Onun için, sen de ona ibadet, tâ'at, sadakat, hayır ve hasenât ile yaklaş ki, Habib-i edib-i Kibriyâ'ya lûtfolunan

27
Eser

Sayfalar 88–94

Muzaffer Ozak Külliyatı · ve radıyallahu anh efendimize sevgi gösterisinde bulunanların mekr-ü hiyleleri, bugün sadakat ve samimiyete ve Imam-i müşârünileyhe gerçek muhabbete dönüşmüştür. Vaktiyle, Imam-ı H

28
Eser

Sayfalar 125–132

Muzaffer Ozak Külliyatı · ler. Zira, onlar daha önce dünya hayatında güzel işler işlemişler, iyilik etmişlerdi.) Hasan-ül-Basri hazretlerinin Basra halkına irâd buyurdukları hitabeye devam edelim: — Ey Basr

29
Eser

Sayfalar 192–200

Muzaffer Ozak Külliyatı · amellerinden dolayı, âhirette olanlar sevinirler veya azap duyarlar. Fakat, geride bıraktıklarını, kötülüklerden menetmeğe veya iyi ameller işlemeğe hali hayatlarındaki gibi zorlam

30
Eser

Sayfalar 208–215

Muzaffer Ozak Külliyatı · miz bizim de hanelerimizin harap olmasına, ölmüş bir insanın evini eşyasını almamız bizim de ölümümüzden sonra eşyalarımızın dağılmasına alâmet olduğunu unutmamalıyız. O ne ibret a

31
Eser

Sayfalar 212–217

Muzaffer Ozak Külliyatı · rına vesile olursun. Onların işleyecekleri sevaba karşılık, alacakları sevabın aynı sana da bahş ve ihsan buyuruur. Namaz ve oruç, islâmın rükünlerindendir. Kıldığın namazların da,

32
Eser

Sayfalar 245–253

Muzaffer Ozak Külliyatı · Bağdad'a vasıl olduğu sırada Belh şehrini Moğollar istilâ etmişler ve bu şehir halkını bir belâ-i âsümani halinde kırıp geçirmişlerdi. Ey ehl-i iyman: Velileri, Hakkın bir nimeti u