Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

26 sonuç · “Basit

01
Şahsiyet

Nasrullah Bâkî Efendi

Nasrullah Bâkî Efendi (ö. yaklaşık 1656/57), babası Tireli Ömer Bâkî’nin ardından Eyüp’te kırk yedi yıl vaaz, hadis, tefsir ve Bayramî irşad hizmeti yürüten şeyhtir.

02
Şahsiyet

Seyyid Abdullah Efendi

Seyyid Abdullah Efendi (ö. Şevval 1080/1670), babası Taşkentli Hâce Fazlullah’ın ardından Fatih’teki Emîr Buhârî Zâviyesi postuna geçen ve görevi oğlu Seyyid Fazlullah’a aktaran Nakşibendî şeyhidir.

03
Şahsiyet

Tabib Ebü’l-İs‘ad Ahmed Efendi

Tabib Ebü’l-İs‘ad Ahmed Efendi (ö. 1695), Şam'dan İstanbul'a gelen, Fâtih Bîmârhânesi'nde reisü’l-etıbbâlık ve Galata Sarayı Râbia Medresesi'nde ilk müderrislik yapan Osmanlı âlim ve hekimidir.

04
Şahsiyet

Tabib Seyyid Abdullah Efendi

Tabib Seyyid Abdullah Efendi (ö. 1698), Kütahya'dan İstanbul'a gelerek ilmiye yoluna giren, medreselerde ders veren ve Fâtih Dârüşşifası'nda reisü'l-etıbbâ olan Osmanlı hekimidir.

05
Şahsiyet

Tabib Şehlâ Ahmed Efendi

Tabib Şehlâ Ahmed Efendi (ö. 1715), Çankırı Karacaören'den yetişen; Haseki ve Süleymaniye dârüşşifalarında, sarayda ve Vâlide Sultan hizmetinde başhekimlik yapan müderris ve kadıdır.

06
Şahsiyet

Tahtaminare Şeyhi Hâfız Mehmed Efendi

Tahtaminare şeyhi Hâfız Mehmed Efendi, 1873'teki vefatına kadar İstanbul Rifâî çevresiyle Cerrâhî Âsitânesi'nin zâkirbaşı-musiki ağını birbirine bağlayan icracılardan biriydi.

07
Şahsiyet

Vâsıf Mehmed Emin Efendi

Vâsıf Mehmed Emin Efendi (ö. 1725), hekimbaşı Tablî Hasan Efendi'nin oğlu; tıp, şiir ve inşada maharetli Osmanlı müderrisidir.

08
Şahsiyet

Zeynüddin Abdülbâsıt

Zeynüddin Abdülbâsıt, Yahyâ Âgâh İstanbulî'nin Ankara Millî Kütüphane 3200 numaralı istinsahında kaydettiği Zenbûriyye-Kādiriyye silsilesinde yer alan şahsiyettir. Aynı adlı kişilerle karıştırılmaması için bu kayıt yalnız kaynak zincirindeki komşuluklarıyla tanımlanır.

09
Sözlük

Basit

Sözlük anlam “Yaymak, cömertlik etmek, se vindirmek” olan bu söz “esmâ'ü’l-hüsnâ” (Allah'ın güze isimleri)dan olup “Dilediğine rız kı bol veren” anlamıyla Allah’ın sıfatı olarak kullanılmış olup Kur’ân-ı Kerîm’de dokuz ayet te geçmektedir. “Bâsıt” adı Al lah’m doksan dokuz ismini ve ren İbn Mâce ve Tirmizî rivayet lerindeki listede de yer almıştır.

10
Mekân

Çiçekçi Camii Hazîresi

İstanbul · Türkiye · Tekkenin yıkılmasından sonra naaşının nakledildiği yer. Babası Yûsuf Nizâmeddin Efendi'nin naaşı Çiçekçi Camii hazîresine, Hâşim Baba'nınki ise aynı arsanın güney ucuna taşınmıştır. Daha önce Bandırmalızâde Tekkesi türbesinin kuzey kesiminde, etrafı basit demir parmaklıklarla kuşatılmış yüksek ahşap sandukası bulunuyordu.

11
Makale

Rifâiyye'nin Dünya Ağı: Irak, Suriye, Mısır, Anadolu ve Balkanlar

Ahmed er-Rifâî sonrası aile ve halife aktarımını Sayyâdiyye ile erken yerel kollar üzerinden coğrafî olarak izleyen ana ağ dosyası.

12
Makale

Tasavvuf Klasikleri İçin Okuma Rotası

Tabakat, âdâb, menâkıb, mektubat, divan ve tarikat tarihi eserlerini işlevlerine göre bir araya getiren kaynak haritası

13
Makale

Sadreddin Konevî'de Mârifet, Vücûd ve Yöntem

İlm-i ilâhînin konusu Konevî için metafiziğin konusu mutlak vücûddur. İsimler, sıfatlar, mümkünler ve âlem bu konunun nispet ve meseleleri olarak ele alınır; Hakk'ın hakikati sıradan bir tanımın konusu yapılamaz. Bilginin yolları Duyu, akıl, haber ve keşif birbirinin basit alternatifi değildir. Akıl ilişki ve delil kurar fakat kendi şartlarıyla sınırlıdır; k

14
Makale

İstanbul Nakşibendiyyesi: Emir Buhârî'den Hâlidiyye'ye

Abdullah-ı İlâhî ve Emir Ahmed Buhârî'den Müceddidî ve Hâlidî ağlara uzanan İstanbul Nakşibendî tarihini tekke ve kişi zincirleriyle ayırır.

15
Eser

SÛFÎ KELİMESİNİN KÖKÜ

Avârifü’l-Maârif · 6. bölüm · Hz. Enes b. Mâlik (r.a) demiştir ki: “Rasûlullah (s.a.v), bir kölenin bile dâvetine gider, merkebe biner ve yün elbise giyerdi.” 31 Sûfîler, bu hadis-i şerife uyarak hem daha yumuş

16
Eser

SÛFİLERE GÖRE EVLİLİK VE BEKARLIK

Avârifü’l-Maârif · 21. bölüm · Sûfi, Allah için bekarlığı tercih ettiği gibi; Allah için de evliliğe adım atar. Bekarlığın bir maksat ve dönemi olduğu gibi, evliliğin de bir gaye ve zamanı vardır. Sâdık bir müri

17
Eser

Sayfalar 3–12

Muzaffer Ozak Külliyatı · SALÂH BİLİCİ KİTABEVİ YAYINLARI - No: 42 5846 Sayılı Kanun gereğince te'lif hakları müessesemize aittir. Taklit edenler mes'uldür. Dizgi: ÖZAL Matbaası - Baskı: ARBEN Matbaası Ista

18
Eser

Sayfalar 21–28

Muzaffer Ozak Külliyatı · (Cennette, gözlerin göremediği, kulakların işitemediğı ve insan kalbinin idrak ve ilata edemediği ni'metler vardır..) Fazl-ı ilâhi ile cennete girecek bazı zevatı, Allahu sübhanehu

19
Eser

Sayfalar 25–30

Muzaffer Ozak Külliyatı · ner, bunlara sahip bulunanların mevki ve makamlarını, mal ve mülklerini yerinde, hak rizasına uygun ve kelimenin tam mânasıyla iyi kullanabilmeleridir. Bu bakımdan, gururluya karşı

20
Eser

Sayfalar 29–35

Muzaffer Ozak Külliyatı · rulan cennet ve cemale ererler ve bu yüce mükâfata bir ân önce kavuşabilmek için de tabutlarının içinde cemaatlerine (KADDIMUNI... KADDIMÜNI...) diye seslenirler. Kâfirler, münafık

21
Eser

Sayfalar 52–58

Muzaffer Ozak Külliyatı · her kim Allah resûlü bildi ve ona iyman etti, gönül verdi, iki cihan saadetine erdi. Hatırıma gelmişken söylemeden geçemeyeceğim: Resûl-ü zişânı rü'yâsında görmek saadetine erenler

22
Eser

Sayfalar 57–64

Muzaffer Ozak Külliyatı · Rabbi... Tâbi'in, tabe-i tâbi'in, eimme-i müctehidiyn, ule ma-i din-i mübiyn, şehitler, gaziler, Pirân-ı-izâm ve evliya-i kiraının feyizleriyle bizleri şadân-ü handan eyle yâ Rabbi

23
Eser

Sayfalar 81–87

Muzaffer Ozak Külliyatı · içindedirler. Allahu sübhanebu ve tealâ hazretlerinin, Kitab-ı keriminde medh-ü senâ eylediği o zevât-ı âlişan ki, Allahu tealâ'nın kendilerinden ve kendilerinin de Allahu azim-üş-

24
Eser

Sayfalar 96–105

Muzaffer Ozak Külliyatı · ve felâketlere ma'ruz kalır mı idik? Artık, ilelebet burada kalacak, bu korkunç azabı tadarak yanacağız. Bizi sen idlâl ettin, hak yolundan sen alıkoydun, ebedî saadetten mahrum et

25
Eser

Sayfalar 102–108

Muzaffer Ozak Külliyatı · zi tartıp ölçün bakalım, sizler gerçekten Allahu tealâ'ya lâyık kullar olabildiniz mi? Allahu tealâ, sizlere (KULUM) ve Resû-lü müctebâ (UMMETIM) diyor mu? Allahu tealâ, bir kimsey

26
Eser

Sayfalar 152–158

Muzaffer Ozak Külliyatı · rur ve bunları da Allah yolunda savaşan gazilere verirdi. Dünya zevklerinden hiç hoşlanmaz ve haz almaz, bu fâni âlemde Allah ve Resûlüne lâyık olmaya ve milletini özellikle hristi