Sûfi, Allah için bekarlığı tercih ettiği gibi; Allah için de evliliğe adım atar. Bekarlığın bir maksat ve dönemi olduğu gibi, evliliğin de bir gaye ve zamanı vardır. Sâdık bir mürid, bekarlığın ve evliliğin zamanını iyi bilir. Çünkü onun azgın tabiatı, ilim bağıyla kontrol altındadır. Bekarlık kendisi için uygun olduğu zaman, tabiatı kendisini sıkıştırmaz. Evliliğe de ancak, nefsi uslanıp rıfk ile muameleyi hak ettiği zaman adım atar. Bu da nefsin serkeşliği gidip, kendisinden istenen şeye boyun eğdiği zaman olur. Nefis, faydalı şeylere alıştırılıp, zararlı şeylerden sakındırılan bir çocuk gibi eğitilince, bu kıvama gelmiş olur. O, kontrol altına alınıp itaate alıştırıldığında, Allah’ın emrine gelir ve kalple mücâdelesinden vazgeçer. Bundan sonra, kalble nefis arasında, adâletle sulh gerçekleşir ve ikisi de dengeli hareket eder. Sûfiler içinde, kendilerine takdir edilen zamana kadar bekarlığa sabredenlere, özel bir eş seçilir ve Allahu Teâlâ ona birçok sebep ve yardımcılar hazırlar. O da kendisine gelen bu ilahi ihsan ve…
ÜYE KÜTÜPHANESİ
Okumaya kaldığınız yerden devam edin.
Tam metin Meclis üyelerine açıktır. Üyelik ücretsizdir; okuduğunuz bölümü defterinize kaydedebilir ve özel notlarınızı aynı yerde tutabilirsiniz.