HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Kütahya'dan İstanbul'a
Seyyid Abdullah Efendi, Seyyid Ahmed b. Beşir'in oğlu olarak Kütahya'da yetişti. İstanbul'a geldikten sonra Debbağzâde Mehmed Efendi'nin Anadolu kazaskerliği döneminde mülâzemet aldı. Doğum tarihi kaynakta verilmez.
Medrese yolu
Kırk akçeli medrese derecesinden sonra 1098/1687'de Galata Sarayı'ndaki yeni medreselerin altıncısına ilk müderris tayin edildi. Ardından Hamid Efendi, Maktul Hasan Paşa, Kenan Paşa ve Bâzirgânbaşı medreselerinde görev yaptı. Bu çizgi, tıp mesleğiyle ilmiye öğretiminin aynı kişide birleştiğini gösterir.
Fâtih Dârüşşifası
Ömrünün sonlarında Fâtih Sultan Mehmed Dârüşşifası'nda reisü'l-etıbbâ, yani hekimlerin başı oldu. Kaynak tedavi usulleri veya yazdığı bir tıp eseri bildirmez; bu sebeple ona eser ve yöntem isnat edilmemiştir.
Şahsiyet portresi
Şeyhî onu tababetle tanınan, hayırla anılmayı ve nefsini olgunlaştırmayı isteyen, hoş sohbetli bir kişi olarak anlatır. “Tekmîl-i nefs” ifadesi ahlâkî bir niteleme olarak korunmuş; açık mürşid, icazet ve silsile bulunmadığı için tarikat aidiyeti çıkarılmamıştır.
Vefatı ve defin çevresi
1109 Şabanında/1698'de ansızın vefat etti ve Okmeydanı yakınındaki mezarlığa defnedildi. Kesin mezar noktası bilinmediğinden tahminî koordinat eklenmemiştir.
Kimlik sınırı
Bu kişi; Kütahya kökeni, babasının Seyyid Ahmed b. Beşir oluşu, 1098'de Galata Sarayı Sâdise Medresesi'nin ilk müderrisi ve Fâtih Dârüşşifası reisü'l-etıbbâsı olmasıyla tanımlanmalıdır.